İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/913 E. 2025/30 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/913
- Karar No
- 2025/30
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/913 KARAR NO : 2025/30 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 21/11/2022 KARAR TARİHİ : 14/01/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu, müvekkil şirketin yetki alanında olan sayaç okumaya göre elektrik enerjisini Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine aykırı kullanım tespit edilmiştir. Bu kullanım müvekkil şirket ekipleri tarafından tespit edilmiş ve tutanak altına alınmıştır. Nitekim, tespit tutanakları aksi ispatlanıncaya kadar geçerli olan belgeler ve etkili deliller olduğunu, Davalı borçlu hakkında İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Ödeme emri borçluya tebliğ edilmiş, borçlu yasal 7 günlük süre içerisinde itiraz ettiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafa, dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olmasına karşı davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Elektrik Mühendisi...nın 11/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42 ve devamı maddelerine göre hesaplama yapıldığında davalıya düzenlenmesi gerek kaçak elektrik faturasının 3.021,40 TL olduğu, gerçek yada tüzel bir kişinin elektrik borcundan sorumlu tutulabilmesi için ya abonelik sözleşmesinin tarafı olması, ya da abonelikte tüketilen elektrik enerjisinin fiili kullanıcı olması gerektiği, davalının takip tarihi itibariyle borcunun 3.173,50 TL olduğu, ticari faiz oranları uygulandığında davalının takip tarihi itibariyle borcunun toplamda 3.100,63 TL olduğu tespit edilmiştir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu süre hak düşürücü süredir, Hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davacının haksız ve kötü niyetli olmasından kasıt, bir alacağı olmadığını bildiği halde, icra takibine girişmiş olmasıdır. İcra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. İtirazın iptali davası ancak para alacağına ilişkin ilamsız takiplerde açılabilir. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, davacı alacaklı, davalı borçlu tarafından itiraz edilen takip konusu alacağının varlığını ve miktarını genel hükümlere göre ispatla yükümlüdür. İtirazın iptali davasında; takip talebinde gösterilen borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıl olup, takip dayanağı belgelerden başka belgelere dayanılamaz. Diğer bir deyişle takip dayanağı yapılabilecek güçte olup da takipte dayanılamayan belge, itirazın iptali davasında ispat vasıtası olarak kullanılamaz. Takibe etkili olan itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu olan alacak olduğu, bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının itirazın iptali davası için bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.İtirazın iptali davasında yapılan yargılama sonunda: takip tarihindeki duruma göre karar verilir.İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibarıyla belirlenir. Ancak dava tarihine kadar bir ödeme yapılmış ise, yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan alacak yönünden itirazın iptali davası açılmalıdır. Dava tarihinden sonra yapılan ödemeler ise icra müdürlüğünce dikkate alınır.İtirazın iptali sonunda, dava konusu alacağın varlığı ve miktarı sabit olursa mahkeme davayı kabul ve itirazı iptal eder. Ayrıca mahkeme, davacının dava dilekçesinde tazminat da talep etmiş olması halinde, davalı borçluyu hüküm altına alınan alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum eder. Davalı borçlunun, ödeme emrinin tebliği üzerine evvelce itiraz ettiği alacağı, ilk duruşmada kabul etmiş olması, icra inkar tazminatına mahkumiyetten kurtulmasını gerektirmez.Dava sonunda hükmedilen alacağın %20’si oranındaki tazminata karar verilebilmesi için davacı alacaklının zararının varlığı ve miktarını ispat etmesi gerekmez. Kanun koyucu, davalı borçlunun itirazının iptali halinde, itiraz sebebiyle davacı alacaklının zarara uğramış olduğunu kabul ederek, davacının dava dilekçesinde sadece talep etmiş olmasını davalı borçlunun hükmedilen meblağın en az %20’ si oranında bir tazminata mahkum edilebilmesi için yeterli görmüştür. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun usulüne uygun bir şekilde borca itiraz etmek suretiyle takibin durmuş olması yeterli olup, borcu itiraz sebebi önemli değildir. Yine davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için 2004 sayılı yasanın 67. Maddesi gereği süresinde itirazın iptali davası açılmış olması, davacı alacaklının dava dilekçesinde talep sonucunda icra inkar tazminatını istemiş olması, davanın alacaklı lehine kabulüne karar verilmiş olması, davalı borçlunun takip tarihi itibarıyla itirazında haksız olması gerekir. İtirazın iptal edilmiş olması, itirazın haksız olduğunu göstermez. İtiraz iptal edilmiş olmasına rağmen davalı borçlu haklı ise tazminata mahkum edilmez. Hem itiraz iptal edilmiş ve hem de itirazın haksız olduğu sonucuna varılmışsa, diğer yukarıda anılı şartlarında varlığı halinde icra inkar tazminatına hükmedilir. İtirazın haksız sayılabilmesi için, takip konusu alacağın doğduğu anda varlığı ve miktarı itibarıyla taraflar arasında likit olması gerekir. Takip konusu alacağın varlığı, miktarının belirlenmesi hakim kararını gerektirmemeli, muhtacı muhakeme olmamalıdır. Takip konusu alacak yapılacak basit bir hesaplama ile belirli bir hale gelebilecek ise bu alacak da likit sayılır. Dava açıldıktan sonra takibe konu edilen borcun ödenmiş olması hali, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine engel değildir. Davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun kötü niyetli olması gerekmez. Dosya kapsamına göre yapılan inceleme neticesinde; davalı hakkında ... numaralı kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlendiği, davalının kendisine sağlanan elektrik enerjisi kesilmiş olduğu, bu hususun tutanakta yer alan " ayırıcı açılıp fiziki irtibattan enerji kesilip" tespitinden anlaşıldığı, tutanaktaki bu tespitler ve endekslere ilişkin tespitler neticesinde davalının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-ç maddesinde de belirtildiği şekilde enerji kullandığı ve bu durumda kaçak elektrik enerjisi kullanımının bu haliyle sabit olduğuna mahkemece kanaat getirilmiştir. Davalı tarafın kaçak elektrik enerjisi kullanımı tespit tutanağının aksini ispata yarar bir evrak sunamamış olduğu da bir arada değerlendirildiğinde her ne kadar keşif yapılmışsa da keşif mahallinde başkaca bir firmanın faaliyet gösterdiği, davalı firmaya ulaşılamadığı ve davalının tutanak aksini ispata yarar delilde sunamamış olduğu gözetilerek keşfe son verilmiş ve kullanılan kaçak elektriğin parasal karşılığının hesabının elektrik elektronik mühendisi bilirkişi tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından anapara alacağının davacı talebiyle aynı olarak hesaplandığı görülmüştür. Her ne kadar bilirkişi tarafından farklı iki faiz türü seçenekli olarak hesaplanmışsa da elektrik kullanımı sebebiyle tahakkuk ettirilen faturalarda 6183 sayılı yasanın faiz hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından ve ancak şartlarının oluşması halinde ticari faiz uygulanabileceğinden, asıl alacağa ticari faiz yürütülmek suretiyle yapılan hesaplamaya itibar edilmek ve alacak miktarı likit olduğundan icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-)Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-)İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın 3.021,40 TL asıl alacak, 67,14 TL ticari faiz ve 12,09 TL ticari faiz kdv si olmak üzere toplamda 3.100,63 TL üzerinden İTİRAZIN İPTALİ İLE TAKİBİN DEVAMINA, 3-)Hüküm altına alınan alacak miktarı olan 3.100,63 TL'nin %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-)Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 80,70 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 5-)Davacı tarafça yatırılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 4.942,65 TL keşif harcı, 3.500,00 TL keşif araç ücreti, 3.000,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 430,25 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 12.034,30 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul ile kısmen red oranına göre 11.673,27 TL nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 6-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 3.100,63 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE, 8-)1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, Dair, miktar bakımından kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2025 Katip... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır