İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/886 E. 2026/240 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/886
- Karar No
- 2026/240
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/886 Esas KARAR NO: 2026/240 DAVA: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 22/11/2022 KARAR TARİHİ: 12/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; şahıs şirketi olan müvekkilinin davalı şirketin iştiraki olan ---- acentesi olduğu, verdiği hizmet karşılığında -----düzenli fatura kestiği, ---- davalı şirket tarafından kötü yönetilmesi, davalı şirketin ----şirketinin aktiflerini kullanmak suretiyle mali darlığa düşmesine neden olması sebebiyle müvekkilinin kestiği faturaların bedelinin ödenmediği, alacağın tahsili amacıyla müvekkili tarafından -----aleyhine icra takibi başlatıldığı, devam eden süreçte davalı şirketin bir dizi muvazaalı işlemle borçları ödemekten kaçarak yüzlerce ticari alacaklının zarara uğramasına sebebiyet verdiği, davalı şirkete karşı gerek Ticaret Mahkemelerinde gerekse İş Mahkemelerinde açılan davalar ile davalı şirket ile -------arasında organik bağ bulunduğunun tespit edildiğini ve tüzel kişilik perdesinin aralandığı, -----tamamen boşaltılması nedeniyle icra takibi sonunda müvekkilinin alacağını tahsil edemediği, bu nedenle alacağın tahsili için bu defa davalı şirkete hacze gidildiği, davalı şirket tarafından ileri sürülen istihkak iddiasının-------- Esas sayılı dosyası ile kaldırıldığı ve davalı şirketin borçtan sorumlu olduğuna hükmedildiği, kararın kesinleştiği, ---- davalı şirketin iştiraki olduğundan TTK m. 195 uyarınca davalı şirketin hakim şirket konumunda olduğu, davalı şirketin ---- üzerindeki hakimiyetini kötüye kullanarak alacaklıların zararına yol açtığı, ayrıca müvekkili ve tüm alacaklıların davalı şirketin piyasadaki gücü ve itibarı dolayısıyla ---- yaptığı, fakat davalı şirketin bu güveni kullanarak alacaklıları zarara uğrattığı, ------ kayıtları incelendiğinde şirketin--- kurulduğunda ilk yönetim kurulu üyesinin davalı şirket kurucu ortaklarından --- olduğu, şirketin --- tarihli ve daha sonraki genel kurulunu davalı şirketin merkezinde gerçekleştirdiği, şirket genel kurul toplantılarının katip üyesi olan ----- davalı şirket çalışanı ve aynı zamanda davalı şirket bünyesinde bulunan diğer şirketlerin de genel kurul katip üyesi olduğu, ---- mali zorluğa düştüğü süreçte muvazaalı olarak davalı şirket yönetiminde bulunan kişilere devredildiğini, ---- sonradan yönetim kurulu başkanı olarak gelen ---- davalı şirketin 10 yıllık çalışanı olduğu, sonraki süreçte davalı şirketteki görevine geri döndüğünü iddia ederek, haklı davalarının kabulü ile ----------sayılı dosyasındaki alacağına ilişkin olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ---- davalıdan tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; organik bağ ile tüzel kişiliğin perdelenmesinin aralanması kurumlarının birbirinden farklı kurumlar olduğu, davacının iddiasını somutlaştırması gerektiği, tüzel kişiliğin perdesinin aralanmasının mümkün olmadığı gibi organik bağın da bulunmadığı, müvekkili şirketin bir yatırım holdingi olduğu, faaliyet alanın ise yatırım yapma ve hisse alım satımı olduğu, borsa aracılığıyla yada borsa harici birbirinden farklı birçok şirketin hisselerini alıp sattığı, halka açık olarak işlem görmekte olan müvekkili şirketin iştirakleri-------- yayımlanan bağımsız denetim raporlarında konsolide olarak açıklandığı, yatırım yaptığı veya hissesini aldığı şirketlerin bu bağımsız denetim raporunun içinde yer almadığı, sadece yatırım amacının söz konusu olduğu, işletmek amacının bulunmadığı, borçlu olduğu iddia olunan-----yer aldığı üzere dava dışı -------olduğu, borçlu olduğu iddia edilen şirkette pay sahibi sıfatı haiz olmayan müvekkili şirkete mesnetsiz husumet yöneltildiği, müvekkili şirketin ----- herhangi bir ortaklığı bulunmadığı gibi aynı şirketler grubuna da dahil olmadığı, tüzel kişiliğin perdesinin aralanması kapsamında perdenin kaldırılması söz konusu olsa dahi öncelikle perdenin arkasındaki ilk kişiye yani pay sahibine gidilmesi gerektiği, bu kişinin ise müvekkili şirket olmadığı, dolayısıyla ----- talepte bulunulmaksızın müvekkili şirketten talepte bulunulmasının hukuka aykırı olduğu, müvekkili şirket ile ----- şirketi arasında hiçbir şekilde iştirak ilişkisi, ortaklık ilişkisi veya hakimiyet ilişkisi bulunmadığı, şirketlerin faaliyet konularının bile tamamen birbirinden farklı olduğu, davacının iddianın yersiz ve mesnetsiz olduğu, davacının varlığını iddia ettiği alacağın zamanaşımına uğradığı beyan edilmekle, ilgili talebin zamanaşımı yönünden reddi gerektiği, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmaması nedeniyle müvekkili şirket yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, --------- Esas sayılı dosyasında bulunan alacağa ilişkin alacak davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; davacı vekili tarafından inceleme günü Noterlikçe tasdik edilmemiş şekilde yeşil dosya içerisinde davacıya ait olan -----defterlerinin sunulmuş olduğu, başkaca defter ve belgenin sunulmadığı, sunulan defterin tasdiksiz olması nedeniyle tarafınca incelemesi yapılamadığı, davacı şirketin adresinin-----nedeniyle, --- talimat yazılıp, davacı şirket defterleri üzerinde ve dava konusu alacak yönünden bilirkişi raporu aldırılabileceği değerlendirildiği, dava dışı -------- ait ticari defterlerin inceleme gününde ibraz edilmemesi nedeniyle dava dışı şirkete ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılamadığı belirtilmiş, davalı ------- yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde,----- yılına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu görülmüştür. Somut olayda, davacı alacaklı borçlu ------davalı -----arasında organik bir bağ olduğunu, bu nedenle davalının borçlunun borçlarından sorumlu olduğunu ileri sürmektedir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesine eklenen mahkeme kararlarında dava dışı borçlu ile davalı arasında organik bağın olduğu, ortaklık yapılarının benzer olduğu, unvanlarının benzer olduğu tespit edilmiştir. ----- internet sitesi üzerinden yapılan incelemede -----eski unvanın ------- olduğu, yönetim kurulu başkanının ----olduğu, eski yönetim kurulu başkanının------olduğu; eski yetkililerinin raporda tablo halinde gösterildiği görülmüştür. Raporun sonuç kısmında; davacının Alacak Talebi Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, davacı şirket tarafından, dava dışı ----- aleyhine başlatılan ---- asıl alacak, --- takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam --- tutarlı alacağının tahsili amacıyla ------- Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğu, takibin kesinleştiği, huzurdaki davada davacının talebinin şimdilik kaydıyla ---- olduğu, davacı şirketin adresinin ---- nedeniyle ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, yapılan tespitler doğrultusunda, davacı şirketin alacak talebine ilişkin hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu mütala edilmiştir. İtirazlar üzerine dosyanın aynı bilirkişi heyetine ek rapora gönderildiği, bilirkişilerin ------ tarihli ek raporlarında bilirkişi kök rapor kanaatini değiştirecek hususun bulunmadığı mütala olunmuştur. Somut olay da davanın davacının dava dışı ----- (eski ünvanı; -------) ye karşı başlatılan takip dolayısıyla borçludan tahsil edilemeyen alacağın davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, ------- şirketlerinin yetkililerinin aynı olduğu, aralarında organik bağ bulunduğu, davacının dava dışı ------- alacağından davalı şirketin sorumlu tutulmasının gerektiği, İcra takibin de takip dayanağı belgenin mutabakat olduğu davacının dava dışı ----- alacaklı olduğunun sabit olduğu, davacının ıslah talebiyle bağlı kalınarak bilirkişi raporları da hükme esas alınarak alacağı davalıdan talep edebileceği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. (-------)
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 1-Davacının ---- Esas sayılı dosyasına konu olan --- alacağın ----tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Karar harcı 3.904,67 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 -TL peşin harç ile, 1.050,00 TL tamamlama harcı toplamından mahsubu ile bakiye 2.773,97 -TL harcın davalıdan alınarak hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80-TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ile 1.050,00 -TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.211,4 -TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 1.253-TL tebligat ve müzekkere gideri, 8.797,00 -TL bilirkişi ücreti ücreti olmak üzere toplam 9.050,00 -TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 8.744,06 TL sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00 -TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden davanın reddedilen kısmı yönünden; karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 2.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.507,20 -TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 52,74-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde-------- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/03/2026