İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/872 E. 2026/82 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/872
Karar No
2026/82
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/872 Esas KARAR NO : 2026/82

DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/12/2022 KARAR TARİHİ : 05/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili şirkette 20/08/2020 tarihine kadar şirket müdürü olarak görev yaptığını, davalının görev yaptığı süreler içinde müvekkili şirketi zarara uğrattığını tespit ettiklerini, bunlardan bazılarının ... ait ..., ... olarak bilinen taşınmaz ... ( 1 Nolu parsel) üç ayrı Sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeler kapsamında derneğin 2018- 2019 dönemine ait kira borcunun ödenmediği iddiası ile müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, yapılan itiraz neticesinde takibin durduğunu, bunun üzerine derneğin müvekkili hakkında kira bedelinin ve bağış bedelinin ödenmediği gerekçesi ile icra hukuk mahkemesinde itirazın iptali ile birlikte tahliye davası açtığını, açtıkları bu davanın reddedildiğini, istinaf ve temyiz incelemesi sonucunda karar kesinleştiğini, derneğin 2015 yılında sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açtığını, bu davanın da reddedilerek kesinleştiğini, müvekkili şirket hakkında açılan diğer davaların devam ettiğini, GS derneğinin davalar devam ederken 2020 yılı kira bedelinin ödenmediği gerekçesi ile müvekkili şirket aleyhine tahliye talepli olarak ... 28.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından takip başlattığını, ödeme emrinin şirketin ... adresi olarak davalının kasıtlı olarak verdiği kendisine ait e-posta adresine tebliğ edildiğini, ancak davalının şirket adına süresinde itiraz etmediğini, ve şirket avukatını bilgilendirmediğini ve şirket adına herhangi bir cevap dilekçesi vermediğinden takibin kesinleştiğini, takibin kesinleşmesi üzerine derneğin ... 22 İcra Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasından tahliye davası açtığını, 18/03/2021 tarihinde mahkeme taşınmazın tahliyesine karar verdiğini, bu durumun müvekkili şirket tarafından basındaki yayınlar aracılığı ile öğrenmeleri üzerine İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde eski hale getirme talebinde bulunduklarını, bu taleplerinin reddolunduğunu ve akabinde tahliye kararı infaz edilerek müvekkilinin adadan tahliye edildiğini, müvekkili şirket eski müdürü olan davalının kasıtlı olarak verdiği kendisine ait e posta adresine açılan takip ve davayı şirkete haber vermemesi sonucu gerçekleşen tahliye ile müvekkilinin dava konusu taşınmazla fiili bir ilgisi kalmadığını, tahliye ettikleri adada bulunan ve müvekkili şirket tarafından inşa edilen tesislerin tamamı içindeki bütün menkul malları karşı tarafça alıkonulduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin milyonlarca zararı oluştuğunu, davalının müvekkili şirkette görev bittiğinde e posta adresini şirkete devretmediğini, hattı kendi adresi olduğunu gizleyerek şirkete ve ortaklarına zarar verme planları adına uhdesinde tutarak postaları takipte kaldığını, bütün bunların davalının şirketin hakim ortağının başkaca şirketlerdeki emanet hisselerini geri istemesi sırasında o şirketlerde yaptığı kasıtlı hareketleri sırasında ortaya çıktığını, davalının şirketin ve kendisinin e-mail adresine ve şirketin ... tebligat adresine gelen bütün icra takiplerine, ödeme emirlerine, dava dilekçelerine, mahkeme tebligatlarına bilerek bakmayarak şirketi savunmasız durumda bıraktığını, müvekkili şirketin bahsini ettikleri derneğe ait adaya tahliye edildiği zamana kadar toplam da 10.000.000 USD yatırım yaptığını, yatırımların ve malların tamamının davalının bilinçli olarak şirkete zarar vermek istemesi nedeniyle karşı tarafın mülkiyetine geçtiği halde şirketten kira bedelini tahsil etmek için şirketin diğer bütün mallarına hak ve alacaklarına icra dosyasına girmiş ve girecek olan alacaklarına haciz koyduğunu, davalının yönetim kurulu başkanı ve sorumlu müdürü olduğu süre zarfında şirkete ait ... kaydına, kendi e mailini ve telefonunu kaydettirmiş olup, bu şekilde yapılan tebligatların akıbetlerinin belirsiz olduğunu, bu tebligatları göre işlem yapılıp yapılmadığı, ne kadar hak kaybı oluştuğunun müvekkili şirketin yeni yönetim kurulu başkanı tarafından araştırıldığını mahkemece de tüm zararların değerlendirilmesini talep ettiklerini, GS derneği ile yapılan kira sözleşmesi 2027 yılına kadar devam edecekken davalının kasıtlı eylemleri nedeniyle müvekkili şirketin tahliye edildiğini, müvekkili şirketin 9 yıllık kar gelirinden mahrum kaldığını, adanın aylık getirisinin beklenen süreçte aylık en az 1.000.000,00 TL tahmin edildiğini, bu hususta yapılacak inceleme ile belirlenecek zararların tahsili gerektiğini, davalının bunun yanında şirket müdürü olarak denetim gözetim yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, şimdilik tespit edebildikleri iki adet fatura karşılığı biri 1.500.000 TL, diğer 8.000.000,00 TL böyle borçlanma olmadığı halde şirketin muhasebe kayıtlarında bu faturaların kasıtlı işlendiğini, akabinde faturalar süresi içinde iade edilmeyerek bu yolla şirket borçlandırıldığını, davalının bunun dışında yaptığı usulsüzlüklerin mali bilirkişi aracılığı ile tespitini ve belirsiz alacak niteliğindeki zararların tahsilini talep ettiklerini, davalının süresi içinde şirketin vergi ve SGK borçlarını, işçi alacaklarını, piyasaya olan borçları ve banka kredi taksitlerini ödemediğini, şirket kötü yönetim sonucu borçlarını ödeyemez hale getirildiğini, şirket aleyhine onlarca davalar açıldığını, şirketin mal varlığı davalı tarafından yok edildiğinden şirketin hissedarı ve şu anda yönetim kurulu başkanı olan Mehmet Koçarsan şirketin on milyonlarca Türk lirası borçlarını şahsen ödeme zorunda kaldığını, bu nedenle şirket ortağına borçlanmış olup gecikmeden dolayı uğranılan tüm zararları davalıdan tahsilini talep ettiklerini, davalının bu hareketlerinin kasıtlı olduğunu, müvekkili şirketin hakim ortağına ait şirketler grubu içinde bulunan ... A.Ş nin milyarlarca TL tutarındaki alacak içeren bütün davalarından da şirket hissedarları ve avukatlarına haber vermeden feragat etmesi ile eski çalışma arkadaşlarına attığı tehdit ve şantaj ve mesajları ile öğrendiklerini, yine şirketler grubunun bir diğer şirketi ... A.Ş aleyhine icra takipleri yapıldığını, icra müdürlüğü şirketin ... hesabına tebligat yapıldığını ve tebligat şirket sorumlusu tarafından vekillere bildirilmediğinden ödeme emrinin kesinleştiğini, ayrıca ... AŞ hissedarı olan ... A.Ş ye 3. şahis olarak haciz ihbarnamesi gönderildiğini, ihbarnameleri yine şifreleri davalı ...'da bulunan ... hesabına gönderildiğinden bu haciz ihbarnamelerine de itiraz edilemediğini ve ... AŞ tarafından 764.900,00 TL ödemek zorunda kaldığını, davalının 2019 yılında ...'dan şantajla 500.000 TL talep ettiğini, ...'ın şantajı kabul etmediğini davalının bir sonraki yıllarda da mükerrer defa şantaj işlemini kademeli olarak artırarak sürdürdüğünü, davalı 2021 yılında bu defa 1.000.000 TL ödenmesi halinde ...'ın kendisine emanet verdiği hisseleri devredeceğini, genil kurulu yapıp şirketten ayrılacağını aksi taktirde şirketi yok edeceğini beyan ettiğini, davalının bir an için eylemlerinde kasıt bulunmadığı kabul edilse dahi ihmali ile şirket ... adresini devretmediğinden ve icra takibine süresinde itiraz etmediğinden zararın oluştuğunun aşikar olduğunu, şirket müdürünün sorumluluğunun kusurdan doğan bir sorumluluk olup bu kusurun kasti yada ihmali olmasında zararın tazmini yönünden bir fark olmadığını, banka kredi faizleri mahkeme harçları cezalar vs gibi alacakların tamamının davalı tarafından ödenmesini talep ettiklerini, daha önce şirketin denetimi yapılmadığından şirketin zararlarını tam olarak bilmediklerini, meydana gelen gelişmeler neticesinde şirkette yapılacak denetimler neticesinde çıkacak zararlarında hesaplanarak müvekkiline ödenmesini talep ettiklerini, bütün alacaklarının ancak bilirkişi marifetiyle tespit edileceğinden huzurdaki davayı belirsiz alacak davası olarak açmak zorunda kaldıklarını beyan ederek öncelikle davalının ...A.Ş'deki hisseleri üçüncü şahıslara devretmesi, sahip olduğu menkul ve gayrimenkul mallar ile araçlarını satmaması, taşınmazlar üzerine ipotek vs gibi takyit koymaması, üçüncü şahıslara irtifak, intifa hakkı vermemesi, kiralamaması, işgal ettirmemesi için ihtiyati tedbir kararı yada mal varlığı üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini akabinde 10.000 USD yatırım alacağı ve kar kaybının, davalının sorumlu olduğu dönemde ödenmeyen kamu borçları ve gecikme tazminatlarının, usulsüz fatura ve ödemelerle uhdesine geçirdiği yada şirketten tahsiline göz yumduğu bedellerin, banka kredi faizleri, mahkeme harçları, cezalar vs alacakların, denetim raporları sonucunda meydana gelen zararların şimdilik her bir kalem için 100.000 TL nin haksız fiil tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tazmin edilerek müvekkiline verilmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Öncelikle usule ilişkin itirazlarda bulunarak, davacının talep ettiği bazı alacak kalemlerinin belirlenebilir alacaklar olduğunu, bu alacaklar yönünden belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının dava dilekçesinde şirketin borcu olmamasına karşın 1.500.000 TL ve 8.000.000,00 TL değerinde iki faturanın işlenmesi nedeniyle şirketin zarara uğradığını iddia ettiğini, yine müvekkilinin kusuru nedeniyle ... AŞ yönünden 764.000 TL zararın oluştuğunu belirttiğini, bu alacakların belirlenebilir olduğunu bu nedenle belirsiz alacak davasını konu edilemeyeceği nazara alınarak dava şartı yokluğundan anılan alacaklara yönelik taleplerin usulden reddi gerektiğini, ayrıca müdürlere karşı açılacak sorumluluk davalarında TTK m.309 daki zamanaşımı sürelerinin uygulandığını, bu madde uyarınca dava davacının sorumlulukları ve zararı öğrenmesinden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrayacağını, açılan davanın şirkete ait ... hesabının yönetilmesinden kaynaklanmakta olup, davacının davada ilesi sürdüğü tüm bu hususları en geç ... 28 İcra Müdürlüğü tarafından...esas sayılı dosyasından 27/09/2020 tarihinde yapılan tebligata süresi içinde cevap verilmemesi nedeniyle öğrendiğini kabul ettiğinin kabul edilmesi gerektiğini icra takibinin 30 gün sonra kesinleştiği nazara alındığında 27/10/2020 tarihinde zararın öğrenildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle davacının davadaki iddialarını hiç bir şekilde kabul etmemekle birlikte davanın süresinde açılmadığından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı şirketin kendi organlarına dava açabilmesi için genel kurul kararı gerektiğini, davacının bu yönde bir karar dosyaya sunmadığını, ayrıca davacının şirket iştiraki ...AŞ ve ... AŞ isimli şirketleri zarar verildiğini iddia ederek tazminini talep ettiğini, bu hakkın davacıda değil hakkın sahibi şirketlere ait olduğunu, davacının bu şirketlere ilişkin alacak taleplerinde davacı sıfatı olmadığını, sıfat yokluğundan davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacının dava değerini 10.000 USD ve 100.000 TL olarak belirttiğini, dilekçe incelendiğinde davacının her bir kalem için 100.000 TL istediği toplamda 7 kalemin bulunduğunu, bu nedenle davacının 700.000 TL üzerinden harici ikmal etmesi gerektiğini beyan etmiş olup esasa ilişkin cevaplarında ise müvekkili davalının davacı şirkette 20/08/2020 tarihine kadar müdürlük görevini başarıyla sürdürdüğünü, görev sonrasındaki fiillerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının müvekkilinin görevden ayrıldıktan sonrasında devam eden yargılama ve hukuki süreçlerin şirket avukatları tarafından özenle takip edilmediğini, usulüne göre yapılmayan tebligatlara ya da diğer işlere ilişkin gerekli itirazların zamanında yapılmadığını ve oluşan zararda müvekkilini sorumlu tutmaya çalıştığını, davacının dilekçesinde belirttiği ... derneğine ait ... diğer adıyla ... na ilişkin sözleşmelerin müvekkilinin görev yaptığı dönemde müvekkilinin başarısıyla imzalandığını, davacının müvekkilinin müdür olduğu dönemde kurduğu ilişki ve imzalanan sözleşmeler neticesinde itibar ve gelir elde ettiğini, müvekkilinin görev yürüttüğü süre boyunca ... ile sözleşmeden doğan ilişkinin devam ettiğini, mal sahibi dernek tahliye amaçlı açtığı davaları ve bu amaçla başlattığı icra takiplerin tamamını kaybettiğini, müvekkilinin davacı şirkette 22/08/2022 tarihi itibarı ile bağının kalmadığını, müvekkilinin görev yaptığı dönem sonrasında 22/09/2020 ve 19/11/2020 tarihlerinde şirkete yapılan bazı tebligatlar ve sonrasındaki işlemler ile ilgili olarak kendisine kusur izafe edilmesini kabul etmediklerini, davacının iddia ettiği şekilde şirketler ile ilgili tebligatın şirket yetkililerinin mail adresine yapılmadığını, tebligatların Ticaret Bakanlığı tarafından ilgili şirkete özgülenmiş ... adresine yapıldığını, ayrıca müvekkilinin görevi olmadığı ve şirket ile bir ilgisinin bulunmadığı bir tarihte şirket adına takibe itiraz etmesinin beklenmesi dahası bundan dolayı kusurlu tutulmasının mümkün olamayacağını, müvekkilinin şirket yetkilisi olarak şirket yetkilisi olduğu dönemde görevi gereği ve yasal sorumluluk bulunmasından ötürü şirketin ...adresini aktif ederken kendi cep telefonu ve şahsi e-mail adresini vermekle suçlandığını, müvekkilinin aktivasyon işlemi sırasında yetkili olarak kendi mail ve cep telefonunu tanımlamasının son derece olağan olduğunu, e tebligat yönetmeliği uyarınca muhatabın tebligat hesabına erişerek gelen elektronik tebligat olup olmadığını kontrol etmesinin esas olduğunu, muhataba bilgilendirmelerin herhangi bir nedenle yapılmamış yahut geç yapılmış olması tebligatın geçerliliğini etkilemeyeceğini, 01/01/2019 tarihinden sonra tebligat kanununca yapılacak tebligatları elektronik olarak alması zorunlu tutulduğunu, bu kapsamda Ticaret Bakanlığınca şirketler için birer ... adresi oluşturulduğu ve şirketlere tebliğ edildiğini, müvekkilinin bu kapsamda yapılan duyurular üzerine şirketin .... adresini aktif hale getirdiğini, bu işlem sırasında hem kendi e-mail adresini hem de davacı şirketin e-mail adresini tanımladığını, müvekkilinin şirket müdürü olarak görev yaptığı dönemde şirketin ... adresine kendisiyle birlikte şirket vekili olan ... ile ...'ın asistanı olan Serap Koç tarafından erişim sağlandığını bu hususun PTT ye yazılacak müzekkere ile de doğrulanacağını, müvekkilinin görevi bittikten sonra ... adresinin denetiminin şirkete geçtiği noktasında bir tereddüt bulunmadığını, bu tarihten sonra ... adresine erişim yapılacak yetkili kişilerin yahut tebligata ilişkin bilgilendirme mail ve mesajı alıp alınmamak, alınacaksa hangi numara ve adreslere alınacağının belirlenmesi şirketin uhdesinde olup sadece birkaç dakikada gerçekleştirilebilecek türden işlemler olduğunu, davacının tamamen kendi denetiminde olan ... adresini kontrol etmesi ... tercihlerine ilişkin değişiklik yapabilecekken yapmayarak önceki tercihler nedeniyle müvekkilini sorumlu tutmasının kabul edilemeyeceğini, ayrıca davacının şirket muhasebe kayıtlarında borçlu olmamasına karşın 1.500.000 TL ve 8.000.000 TL değerindeki iki adet faturanın işlenmesi nedeniyle şirketin zarara uğradığını iddia ettiğini, bu iddianın maddi dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, faturaların dava dilekçesi ekinde kendilerine tebliğ edilmediğinden bu nedenle afaki iddiaları cevaplamadıklarını, davacının iddia ettiği zararlarla müvekkiline atfettiği fiil arasında illiyet bağı olmadığını, ayrıca dava dışı ...AŞ ve ...'nın zarara uğradığı iddiası dava ile ilgisi olmadığından cevaplandırmadıklarını beyan ederek davanın öncelikle usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER; Bilirkişi incelemesi, şirketin defter ve kayıtları, sicil kayıtları, yazılan müzekkere cevapları, ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas, ... 14. Sulh Hukuk Mahkemesi ...esas sayılı dosyaları, celp edilen icra dosyaları, PTT cevabi yazısı, taraf açıklamaları ve tüm dosya kapsamı, GEREKÇE; Dava, limited şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan maddi zararın tahsili taleplerine ilişkindir. TTK'nın 644/1-a maddesi yollaması ile uygulanması gereken TTK'nın 553/1 maddesi uyarınca şirket yöneticileri yasadan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, bu yüzden oluşan zararlar nedeniyle ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı sorumludur. Yöneticinin, ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların da dolaylı zarar görmesine yol açar. Davacı, davalının şirketin borçlarını ödemediğini, icra takiplerine itiraz etmediğini ve fiktif faturalar düzenleyerek şirketi zarara uğrattığını iddia etmiştir. Davalı müdürün sorumluluğunu gerektirir şirketi zarara uğratan kusurlu bir eylemi bulunup bulunmadığı hususunda uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun somut bilgi ve belgeye dayalı, tarafların ve hakimin denetimine açık ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun olduğu kanaati ile mahkememizce değerlendirmeye esas alınmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesi ve sunulan delillere göre yapılan incelemede; ...Tarihli ...’ye göre; davalı ...’un davacı ...Tic. Ltd. Şti.’deki müdürlük görevi ... tarihli ... Sayılı Genel Kurul Kararı ile sonlanmıştır. Dava dilekçesinde ise davalının müdürlük görevinin 20.08.2020 tarihinde sonlandığı açıklanmıştır. Müdürün 30.09.2020 tarihinden önce istifasına ve azline ilişkin bir belge bulunmadığından davalı ...' un müdürlük görevi 30.09.2020 tarihli genel kurul kararı ile sona ermiştir. Dolayısıyla davalı ... şirkete yeni bir müdür seçildiği 30.09.2020 tarihine kadar yaptığı veya yapmadığı iş ve işlemlerden varsa şirkete verdiği zararlardan sorumludur. 30.09.2020 tarihinde yapılan genel kurulda Memet Koçarslan hem şirketin müdürlüğü görevine getirilmiş ve hem de şirketin tek ortağı haline gelmiştir. Bu tarihten sonraki sorumluluk ise yeni seçilen müdür ...’a aittir. ... 2020 yılı kira bedelinin ödenmediği gerekçesiyle ... 28. icra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında davacı şirket aleyhinde tahliye talepli icra takibi başlatmış ve ödeme emrini şirketin ... adresine göndermiştir. Takip itiraz edilmeden kesinleşmiştir. İtiraz edilmediği için şirketin zarara uğradığı ifade edilen ... 28. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 2019-2020 dönemine ait 120.204,97 TL kira alacağı ve işlemiş faizine ilişkin ödeme emri 22.09.2020 tarihinde alıcının posta kutusuna konulmuş, e tebligat olduğundan 5 günlük sürenin dolmasıyla 27.09.2020 tarihinde tebliğ edilmiş sayılmış ve takip 30 gün sonra 27.10.2020 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda 7 günlük itiraz süresi 04.10.2020 tarihinde, 30 günlük ödeme süresi ise 27.10.2020 tarihinde sona ermiş olduğuna göre, gerek 7 günlük gerek 30 günlük süreler davalının görev süresinin dolmasından sonra dolmuştur. Davalının görev süresinin dolduğu 30.09.2024 itibariyle gerek itiraz süresi gerekse ödeme süresi dolmamıştır. Yeni seçilen müdür ... şifresinin istenmesine rağmen kendisine verilmediğine ve müdür seçildikten sonra ... şifresini almak için gerekli işlemlere derhal başladığına ilişkin her hangi bir belge de sunmamıştır. Nitekim dosyada mevcut PTT yazısında yeni müdür ...'ın 05.04.2021 tarihinde işlem yetkilisi olarak sisteme tanımlandığı belirtilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından borca itiraz edilmemesi bir kusur olarak davalıya atfedilmiş olsa da hangi gerekçe ile borca itiraz edileceği, borcun gerçek olup olmadığı belirtmemiştir. Diğer yandan, borca süresinde itiraz edilmese dahi, davacı şirketin gerçekten borcu olmadığı halde, sırf takibe süresinde itiraz edilmemesi sebebiyle takip kesinleşmiş olsa dahi, sonradan açılacak menfi tespit/istirdat davası ile aynı sonuçlara ulaşılması mümkündür. Ancak itiraz süresi ve ödeme süresi yeni seçilen müdürün görevde olduğu dönemde sona erdiği gibi, sonrasında da açılmış bir menfi tespit davası bildirilmemiştir. Bilirkişi raporuna göre şirketin bankasında veya kasasında borcu ödeyecek parası bulunmamaktadır. Bu durumda ... 28. icra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına itiraz edilmemesinde davalının sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından ... Şti.’ye gerçekte borç olmadığı, davalının kasten düzenlenen faturaları kaydederek borç yaratıldığı yapılan icra takibine itiraz edilmediği ileri sürülmüştür. Ancak ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi .... esas ...karar sayılı dosyasında bu konuda yapılan yargılamada borcun borcun gerçek olduğuna karar verilmiştir. ... 14. Sulh Hukuk Mahkemesi ... E. (... 5 ATM ...E.) ise takibe itiraz edilmiştir. Dolayısıyla davalının sorumluluğu bulunmamaktadır. Davalı ...’un dosyaya sunulan deliller ve yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde görev yaptığı dönemde davalı şirketi zarara uğratacak bir eyleminin, müdürlük görevini ifa ederken bir kusurunun tespit edilemediği, görevini yaparken göstermesi gereken özeni göstermediğine ilişkin somut delil bulunmadığı, yasadan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğine dair bir kusuru tespit edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan , Peşin yatırılan 4.895,03 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 4.163,03 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden A.A.Ü.T ne göre reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.861,76 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2026

Başkan (e-imza)

Üye (e-imza)

Üye (e-imza)

Katip (e-imza)

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/872, K. 2026/82, T. 05.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-872-e-2026-82-k-3da34f0ad3d2