İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/827 E. 2025/588 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/827
Karar No
2025/588
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/827 Esas KARAR NO : 2025/588

DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/12/2022 KARAR TARİHİ : 02/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... A.Ş. İle davalı ...Tic, A.Ş. arasında 16.07.2013 tarihli Düzenleme şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi (ana sözleşme) ve bu sözleşmenin devamı olarak 16.12.2015 tarihli ek sözleşme No.1, 05.12.2016 tarihli ek sözleşme No.2, 26.12.2016 tarihli ek sözleşme No.2 EKİ ve 29.03.2017 tarihli ek sözleşme No.3 akdedildiğini, davalı ... A.Ş. ana sözleşme ile; müvekkili arsa sahibi ... A.Ş.'ye ait arsa üzerinde mevcut imar planlarına ve imar mevzuatına, projelerine, sözleşmeye, teknik şartname ve mahal listesine uygun şekilde sosyal donatı alanları ve teknik altyapısı, çevre düzeni ve peyzajı ile birlikte mutabık kalınacak adette konut (...) inşa etmeyi üstlendiğini, davalı ... A.Ş. tarafından inşa edilen söz konusu taşınmazda taraflar arasındaki sözleşme, teknik şartname ve protokollere aykırı olarak bazı işlerin eksik yapıldığını, bir kısmının da ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, eksik ve ayıplı işler nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararların davalı tarafından tazmini gerekmekte olduğunu, müvekkili tarafından davalıya ... 9. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek; ihtarname ekindeki listede belirtilen ve bunlarla sınırlı olmamak üzere eksik ve ayıplı işler bakımından sözleşme ve TBK 470 vd. hükümleri kapsamında yüklenici olarak davalının sorumluluklarının devam ettiğini, eksik ve ayıplı işler bedelleri ile genel hükümler anlamında müvekkilinin maruz kaldığı zararları tazmin etmesi, aksi takdirde her türlü yasal yollara başvurulacağının 21.02.2022 tarihinde ihtar edildiğini, davalının ... 2. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili şirketin talebine olumsuz şekilde cevap verildiğini, müvekkili tarafından tarafından alacak davası açmadan önce yasa gereği zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, ... Arabuluculuk Bürosu'nun ...arabuluculuk dosyasında yürütülen müzakereler sonucunda anlaşmaya varılamadığını, söz konusu eksik ve ayıplı işlerin bedelleri tam ve kesin olarak ne kadar olduğunun alanında uzman bilirkişiler tarafından yapılacak inceleme ve tespitler sonucunda tespit edilebileceğini belirterek fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı kalması kaydıyla; 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi gereğince alanında uzman bilirkişilerce yapılan inceleme ve tespitler sonucunda zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte eksik ve ayıplı işlerin bedellerinin tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVA DEĞER ARTIRIM: Davacı vekili 13/03/2025 tarihli değer artırım dilekçesi ile; talep miktarını 6100 sayılı HMK'nın 107/2. maddesi uyarınca 1.000,00-TL'den 8.102.990,81-TL'ye artırdıklarını, temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla; dava dilekçesinde davacı tarafça ileri sürülen eksikliklerin müvekkili şirkete gönderilen ihtarnamede açık ve net bir şekilde kalem kalem yer almakta olduğunu, talep tarihi itibariyle güncel piyasa koşulları dikkate alınarak iddia edilen eksikliklere dair meblağların belirlenmesi kendisinden beklenebileceğini, bu durumda belirsiz alacak davası açılamayacağından işbu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekmekte olduğunu, taraflar arasında akdedilen 16.07.2013 tarihli Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi ve eki sözleşmeler yine taraflar arasında akdedilen 05.10.2018 tarihli “Hisse Devri ve Tasfiye Protokolü" (EK-1) başlıklı sözleşme ile sonlandırıldığını, yapılan sonraki tarihli Hisse Devri ve Tasfiye Protokolü ile önceki sözleşme ve eklerinin sona erdiği hususunun mahkemenizin tarafları aynı olan ve ticari satımdan kaynaklı alacak iddiasından hareketle açılan ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası kapsamında alınan 18.04.2022 tarihli bilirkişi raporunun (EK-2) inceleme, tespit ve değerlendirmeler başlıklı kısmında "Taraflarca yapılan bu Hisse Devri ve Tasfiye Protokolü, taraflar arasında mevcut olan bir borç ilişkisi sona erdiren, resmi şekle tabi olmayan bir sözleşme niteliğindedir. Önceki sözleşmelerden doğan borç ilişkisini sona erdiren taraf iradelerini içeren iş bu protokol uyarınca, takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere, taraflar arasında akdedilen ana sözleşme ve ek sözleşmelerden doğan bu borç ilişkisinin tasfiye edildiği ve davacı tarafın bu sözleşmelere dayanarak bir talepte bulunamayacağı kanaatindeyiz” şeklinde .” "d) 05.10.2018 tarihli Hisse Devri ve Tasfiye Protokol taraflar arasında akdedilen önceki sözleşmelerden doğan borç ilişkisini sona erdiren taraf iradelerini içeren bir sözleşme olduğu, e) 2018 tarihli Protokol ile ana sözleşme ve ek sözleşmelerden doğan borç ilişkisinin tasfiye edildiği ve davacı tarafın bu sözleşmelere dayanarak bir talepte bulunamayacağı" şeklinde olduğu, taraflar arasında akdedilen 16.07.2013 tarihli Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi ve eki sözleşmeler yine taraflar arasında akdedilen 05.10.2018 tarihli "Hisse Devri ve Tasfiye Protokolü" başlıklı sözleşme ile sonlandırıldığı sabit olduğu, davacının iddialarının kabul edilebilir bir tarafı bulunmamakta olduğunu, sonraki tarihli bu sözleşme gereğince, yüklenici olan müvekkil ... A.Ş.'ye ait hasılat paylaşımı şeklinde inşa edilmiş ancak satışı yapılmayan konutlardaki 9460 hisse davacı şirkete devredilmiş ve buna mukabil karşı edim olarak müvekkil şirkete 29.000.000,00-TL ödenmesi kararlaştırıldığı, yüklenicinin sitede inşaatı yaptıracak/takip edecek bir ekibi kalmayacağı için EK:1 de yazılı işleri yükleniciden aldığı yetkiyle işletmeyi üstlenecek Yeni İşletme Şirketi yaptıracağını, yapılan işlerin faturalarını İşletme Şirketi kendi adına kestireceğini, aynı işleri İşletme Şirketi yükleniciye fatura edeceğini, imalat sözleşmeleri gereği işi yapanlara ödenmesi gereken meblağları yüklenici adına işletme şirketine arsa sahibinin ödeyeceğini, EK:İ'de yazılı işlerin yapım bedeli 10 Milyon TL ile sınırlı olup, bu bedelin aşılması halinde ne arsa sahibinin ne de yeni işletme şirketinin yükleniciden fark talep hakkı olmayacağını, böyle bir fark olması halinde bu farkı yeni işletme şirketinin üstleneceğini, şeklindeki I/A maddesi gereğince; bu aşamadan sonra yüklenici olan müvekkil şirketin iş sahasında inşaatı yapacak ekibi kalmayacağından, mevcut eksik işlerin yapımının davacı şirket tarafından kurulacak yeni işletmenin devralacağını, eksik işlerin yapım bedelinin 10.000.000.00-TL sayılarak müvekkili şirkete ödenecek 29.000.000,00-TL den kesileceğini ve işbu bedelin 10.000.000.00-TL ile sınırlı kalacağı hususunda anlaşıldığını, tasfiye protokolü ile taraflar arasında akdedilen 16.07.2013 tarihli sözleşmeden kaynaklanan ticari ilişkinin sonlandırılıp, yerine 05.10.2018 tarihli sözleşme hükümleri yürürlüğe konmuşken, taraflarca geçersiz kılınan sözleşmelere dayanarak davacı şirketin birtakım taleplerde bulunmasının hukuki zeminde herhangi bir geçerliliği bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmeler neticesinde dava konusu edilmek istenen taşınmazdaki eksikliklerin kim tarafından tamamlanacağı ve bunun bedelinin hangi şekilde karşılanacağı açıkça sözleşme hükümlerinde yazmasına rağmen huzurdaki haksız ve yersiz dava ikame edilerek taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara bir yenisi eklenmek istenmekte olduğunu belirterek işbu haksız ve yersiz açılan davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerine göre eserde eksik ve ayıp sebebiyle tazminat talebidir. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 9. ATM'nin ...Esas sayılı dosya, ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosya, ... 15. ATM'nin ... Esas sayılı dosya UYAP suretleri dosyamız içerisine alınmıştır. ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat ile davalı tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak üzere dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 26/12/2023 tarihli raporda; davacı ile davalı arasında 16.07.2013 tarihli Düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı bina yapımı ve satış vaadi sözleşmesi (ana sözleşme) , 16.12.2015 Tarihli ek sözleşme No.1, 05.12.2016 Tarihli ek sözleşme No.2, 26.12.2016 Tarihli ek sözleşme No.2 EKİ ve 29.03.2017 Tarihli ek sözleşme No:3 ve 05.10.2018 Tarihli hisse devir ve tasfiye protokolü bulunduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin 6102 Sayılı T.T.K. 213 Sayılı V.U.K ve | Sıra Nolu Elektronik Defter Tebliği kapsamında açılış ve kapanış onaylarının zamanında ve usulüne uygun yapıldığı, defterlerin ilgili sair kanunlarda belirtilen usül ve esaslara göre tutulduğu, ( 2013 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdiki bulunmamaktadır) davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre Düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı bina yapımı ve satış vaadi sözleşmesi kapsamında verilen 500.000,00 TL teminat bedelinin davacı carisine borç yazıldığı, karşılığında davacı tarafça ödenen ifraz harcı ve davacı tarafça düzenlenen fatura bedeli toplamı olan 244.019,00 TL nin davacı tarafa alacak yazıldığı tespit edilmiş olup, davalı tarafın ticari defter ve muavin kayıtlarına göre davacı tarafın verilen teminattan dolayı 255.981,00 TL borç bakiyesinin kaldığı, davalı tarafından satış vaadi sözleşmesine istinaden satışı gerçekleşen devre mülklerden davacı payına düşen (9632) tutar ile satışı iptal edilen devre mülklerden dolayı müşterilere ödenmesi gereken iptal iade tutarlarının yer aldığı 159.01 muhasebe hesap numaralı cari muavin kayıtları ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davacının 366.267,16 TL borcunun bulunduğu, 05.10.2018 tarihli imza altına alınan Hisse Devri Ve Tasfiye Protokolü kapsamında davalı tarafından devir edilen 9060 hissene tekabül eden ... Tarih ve... numaralı 29.000.000,00 TL tutarında fatura düzenlediği, düzenlenen fatura karşılığında davacı tarafça toplamda 20.250.000,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemelerden 10.250.000,00 TL sinin sözleşmede belirlenen aylık taksitler halinde (350.000,00 TL ) davalı hesabına, kalan 10.000.000,00 TL” nin 05.10.2018 tarihli hisse devri ve tasfiye protokolü ekinde yer alan ...Köyünde tamamlanması / yenilenmesi gereken işlerin bedeli olarak dava dışı .... A.Ş.' ne gönderdiği tespit edilmiş olup, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafın 8.750.000,00 TL borcunun bulunduğu (son taksit ödeme tarihi 15.01.2021) belirtilmiştir. ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat ile mahallinde keşif yapılarak dosya İnşaat Mühendisi, Makine Mühendisi, Elektrik Mühendisi ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 23/05/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; ... İlçesi, ... Mah. 327 ada 4 parselde bulunan taşınmazda yapılan inceleme neticesinde, sözleşmeye aykırı olarak eksik ve ayıplı işlerin tutarı4.598.918,75 TL İnşaat İşleri , 11.792,000,00 TL Tesisat işleri, 10.250.000,00 TL. Elektirik İşleri olmak üzere toplam 26.640.918,75 TL olduğu, dava tarihi 05/12/2022 itibariyle 26.640.918,75 (2021,19/3149,03) = 17.099.328,03 TL olduğu, dava tarihi 05/12/2022 itibariyle 26.640.918,75 (2021,19/3149,03) - 17.099.328,03 TL olduğu belirtilmiştir. Dosya Mali Müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 05/06/2024 tarihli raporda; davalı kayıtlarında davacıdan toplam alacak 9.372.248,16 TL olarak görünmesine karşılık davacı kayıtlarında bu tutarın 6.542.459,23 TL olarak göründüğü, bu farkın 2.704.996,73 TL'sinin davacının icra dairesine yaptığı ödemelerin davalı tarafından kayıtlara alınmamasından kaynaklandığı, 124.792,20 TL fark devre mülk satışı kaynaklı takip edilen hesaplar arasında tarafların mutabık olmadığı tutar olduğu, mutabakat sağlanamadığı, Cari hesap alacak tutarlarının başka dosyalardan dava konusu yapıldığı, Mahkeme'nin incelenmesini istediği diğer konuların talimat dosyası kapsamında diğer bilirkişiler tarafından rapor haline getirildiği, davacının eksik yapılan işlere ihtarname tarihi olan 21.02.2022 tarihinden itibaren faiz talebi bulunmakta olup, bu rapor tarafımdan yapılan rapordan tamamen ayrı olarak düzenlenmiş olduğundan ve henüz dosyaya konulmadığından tarafınca faiz hesabının yapılmadığı, delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yeniden talimat yazılarak dosya bir önceki bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 02/01/2025 tarihli ek raporda; ... İlçesi, ... Mah. 327 ada 4 parselde bulunan taşınmazda yapılan inceleme neticesinde, tarihli protokolde belirlenmeyen imalatların maliyetinin 688.918,75 TL İnşaat İşleri , 7.458.000,00TL Tesisat işleri, 4.477.605.00TL Elektrik İşleri olmak üzere toplam 12.624.523,75 TL olduğu, dava tarihi 05/12/2022 itibariyle 12.624.523,75 (2021,19/3149,03) = 8.102.990,81 TL olduğu belirtilmiştir. Taraflar arasında 16.07.2013 tarihli Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı Bina Yapımı ve Satış Vaadi Sözleşmesi ve bu sözleşmenin devamı olarak 16.12.2015 tarihli ek sözleşme no:1, 12.05.2016 tarihli ek sözleşme no.2, 29.03.2017 tarihli ek sözleşme no:3 sözleşmeleri ile 26.03.2018 ve 24.04.2018 tarihli protokoller ve 05.10.2018 tarihli hisse devri protokolü aktedilmiştir. 05.10.2018 tarihli sözleşmenin II/A maddesi ile taraflar arasında hasılat paylaşımı kararlaştırılmış, ancak satışı yapılmayan konutlardaki %60 hisse davacı şirkete devredilmiş ve buna mukabil karşı edim olarak 29.000.000,00 TL ödenmesi kararlaştırılmıştır. Yine aynı prıtokolün II/B-1 maddesinde de yüklenicinin işletmeden doğan sorumluluklarının 31.12.2018 tarihi itibari ile sona ereceği de kararlaştırılmıştır. Görüldüğü üzere bu protokol, taraflar arasındaki ilişkiyi tamamen tasfiye amacıyla aktedilmiş bir sözleşmedir. Öte yandan, eser sözleşmelerinde eserin ayıplı ve eksik olduğunu ispat yükü iş sahibindedir. Bu bağlamda iş sahibi TBK 477. maddesine göre eseri derhal muayene etmek ve derhal bunu yükleniciye bildirmek mecburiyetindedir. Aksi halde eseri eksik ve ayıpları ile kabul etmiş sayılır. Somut olayda, taraflarca yukarıda tarihleri ve bilgileri verilen tasfiye protokolleri gereği 2018 yılında mahalline gidilmiş, davacının tayin ettiği uzman ekiplerce eksikler tek tek tespit edilip kayıt altına alınmıştır. Bunun neticesinde davalının sorumluluğunun 31.12.2018 tarihinde sona ereceği kararlaştırılmıştır. Tespit edilen işlerin de yeni işletme şirketi tarafından tamamlanacağı kararlaştırılmıştır. Görüldüğü üzere, bizzat basiretli tacir mükellefiyeti altında bulunan davacı tarafça tayin edilen uzmanlar tarafından eksiklerin tespiti yapılmıştır. O halde, TBK 477.m göre ayıp tespitlerinin de en geç bu tespitler yapılırken yerine getirilmesi davacının ödevidir. Davacı, bu ödevini gerektiği gibi yerine getirmemiş ise artık TBK 477.m gereği eseri bu haliyle kabul etmiş sayılır. Aradan 4 yıl gibi uzunca bir zaman geçtikten sonra ve davacı muayene mükellefiyetine aykırı davrandığı halde bu kabil bir tazminat talep edemeyeceğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 137.763,43-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 6.000,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/07/2025

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/827, K. 2025/588, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-827-e-2025-588-k-85b6f8058ab5