İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/79 E. 2026/96 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/79
Karar No
2026/96
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/79 Esas KARAR NO :2026/96

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:25/01/2011 KARAR TARİHİ:13/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; 30/08/2009 günü meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin zorunlu trafik sigorta poliçesi olmayan ... plakalı aracın sürücüsü konumundaki müvekkilinin aracına kuurlu çarpması sonucunda sakat kaldığını, bu kaza ile ilgili olarak açılan .... Sulh Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu bulunduğunu, davalı tarafın güvence hesabı yönetmeliğinin 9. Maddesi gereğince trafik sigortası yaptırmamış işletenlerin neden olduğu bedensel zararlar için kişi başına sakatlık halinde kaza tarihi itibariyle trafik sigorta limiti olan 150.000,00 TL bedeni teminat sağlandığını, müvekkilinin yolcu olması nedeniyle kusursuz oluşu ve tüm diğer unsurlar birlikte değerlendirildiğinde davalı şirketin limit dahilinde zarardan sorumlu olacağı aktüerya bilirkişisi hesaplanması sonucu anlaşılacağını belirterek, davanın kabulü ile hesaplanacak tazminat bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini bilvekale talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemeleri olduğunu, davanın iş bölümüne göre asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davanın kaza konusu araç malikine ihbarının gerektiğini, davacıda meydana gelen zararda kaza konusu aracın kusuru bulunmadığını, müvekkili kurum tarafından davacılara ödeme yapıldığından haksız davanın reddinin gerektiğini, müvekkili kurumun ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili kurumun munzam zarar sorumluluğu olmadığını, davacı müterafik kusurlu olduğunu, faiz istemi başlangıç tarihi ve yargılama gideri isteminin haksız ve hukuku aykırı olduğunu belirterek, davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini bilvekale arz ve talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın; trafik kazasından kaynaklı maluliyete ilişkin maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Taraflarca bildirilen deliller toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan bilirkişi raporu gerekçeli, denetime elverişli ve hüküm vermek için yeterli kabul edilmiş olup, usul ekonomisi gereği başkaca araştırma yapılmasına gerek görülmemiştir. Mahkememizin 05/04/2019 tarih .... sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen bu kararın davacı / davalı tarafça temyiz incelemesi üzerine dosyanın Yargıtay' a gönderildiği, Mahkememizden verilen 05/04/2019 tarih ve ... sayılı kararı Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 01/02/2021 tarih ve 2019/4211 Esas 2021/400 Karar sayılı ilamıyla BOZULMAKLA, 04/11/2021 tarihli 2021/18719 Esas 2021/8172 Karar sayılı ilamıyla Karar Düzeltme Talebinin Reddine karar verildiği anlaşılmakla dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendi: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 01/02/2021 tarih ve 2019/4211 Esas 2021/400 Karar sayılı ilamı ile; " Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; KTK'nun 78. maddesi ve Karayollari Trafik Yönetmeliği hükümlerine ve aracın özelliğine göre takılması gereken koruyucu kaskın takılıp takılmadığının araştırılması; kaza nedeniyle oluşan maluliyetin (kafatası kemik kırığından kalan görme- duyma azalması ile nörolojik arazın), koruyucu kask takılması halinde dahi oluşup oluşmayacağı ve kask takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması; koruyucu ekipmanların takılmamış olması ve maluliyetle illiyeti bulunduğunun saptanması halinde, BK'nın 44. maddesi (TBK md. 52) uyarınca tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması; kask takmama ile maluliyet arasında illiyet bulunmadığının saptanması halinde ise, davacının kask takıp takmadığına ilişkin olarak kaza tespit tutanağında da belirleme yapılmadığı gözetilerek, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmaması gerekirken, eksik incelemeyle %20 müterafik kusur indirimi yapılması doğru olmamıştır. 3- Hükme esas kabul edilen 02.06.2015 tarihli aktüer raporunda; davacı için 264.013,38 TL. tazminat hesaplandığı, davalı Güvence Hesabı'nın davadan önce ödediği bedelin güncellenmiş değerinin 64.511,34 TL. olarak saptandığı; ancak, kaza tarihi itibariyle geçerli sigorta teminat limiti olan 150.000,00 TL'den, davalı ödemesinin güncellenmiş bedelinin düşülmesiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının 85.488,66 TL. olacağı şeklinde görüş bildirildiği; mahkemenin de, bu hesap biçimini aynen kabul ederek, bu bedelden kusur ve müterafik kusur indirimlerini yapıp belirlediği tutarı hüküm altına aldığı görülmektedir. Davalı Güvence Hesabı tarafından davadan önce yapılan ödeme, zararın belirlenmesinde dikkate alınması gereken bir husus olup, davalının sorumluluğu da hesaplanan tazminat miktarına göre ve sigorta teminat limitiyle sınırlı biçimde tayin edilecektir. Bu itibarla; davalının ödediği bedelin güncellenmiş değeri olan 64.511,34 TL'nin 150.000,00 TL'lik teminat limitinden değil, davacı için hesaplanan zarardan düşülmesi gerektiğinin gözetilmeyişi doğru değildir. 4-Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları ile de kabul edildiği üzere; tazminatın saptanabilmesi için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Sorumluluk hukukunda, tazminat denkleştirilirken yapılacak indirimler arasında bir sıra söz konusudur. İndirim nedenleri genellikle, biri gerçek zararın diğeri de tazminatın belirlenmesine ilişkin olmak üzere ikiye ayrılır. Kural olarak, önce gerçek zararı bulmak gerektiğinden, zararla ilgili indirim sebepleri önce, tazminatla ilgili indirim sebepleri ise daha sonra uygulanmaktadır. Buna ilaveten, tazminat alacaklısına ilişkin indirim sebeplerinin önce, tazminat borçlusuna ilişkin indirim sebeplerinin de sonra uygulanması gerekmektedir. Somut olayda; mahkemece, davalı ödemesinin güncellenmiş bedelinin sigorta teminat limitinden (hatalı biçimde) düşülmesiyle belirlenen tutar üzerinden, davalı sorumluluğuna yol açan araç sürücüsünün kusur oranı olan % 40'a denk gelen bedelin belirlendiği; daha sonra da % 20 müterafik kusur indiriminin yapıldığı görülmektedir ki bu belirleme zarar ve tazminatın saptanmasına ilişkin sıraya aykırıdır. Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında mahkemece; davacının maluliyeti nedeniyle tam kusur üzerinden bilirkişi tarafından hesap edilen 264.013,38 TL. tazminattan davalı % 40 kusuruna denk gelen tutarın belirlenmesi; belirlenen bu bedelden davalının davadan önce ödediği tazminatın güncellenmiş değeri olan 64.511,34 TL'nin düşülmesi; elde edilecek tutardan da, şartlarının oluştuğu (yukarıda 2 nolu bentte) açıklanan biçimde) saptandığı takdirde % 20 müterafik kusur indiriminin yapılması ile sonuç tazminatın belirlenmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA..." karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 01/02/2021 tarihli bozma ilamına istinaden dosyanın uzman doktor bilirkişi heyetine tevdii edildiği, 15/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; motorsiklet kazalarında darbenin kafa bölgesine (göz-kulak burun-beyin) gelme ihtimalinin yüksek olduğu, bu nedenle koruyucu kask takılması gereklidir/zorunlu olduğu, kask takılsa da takılmasa da kaza anında kafa bölgesi travmaya maruz kalabileceğini, ancak kazanın etkisi kask takılmayanlarda takılanlara göre daha fazla olduğu,, bu nedenle kask takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir. 03/09/2025 Tarihli aktüerya bilirkişi raporunda özetle; uyuşmazlık noktaları yönünden, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde davacıya yapılan ödemenin yetersiz olduğunun tespit edildiği, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 103.978,00 TL hesaplanmış ise de; ıslah olunan talep tutarının aşılıp, aşılamayacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, temerrüt başlangıcının 07.01.2011 kısmi ödem tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, tarafların beyanları, bilirkişi raporları, ceza dosyası ve Yargıtay ilamına göre ; Olay tarihi olan 30/08/2009 tarihinde davacının ... ili ... ilçesinde kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile mezarlık istikametinden Migros yönüne seyir halinde iken karşı yönden gelen ... ' in kullandığı ... plakalı motosiklet ile kafa kafaya çarpıştığı, bu sırada arkadan gelmekte olan ... plakalı motosiklet sürücüsü ... ' in kullandığı motosikletin frenlerinin tutmaması nedeniyle duramadığı ve davacıya çarptığı, meydana gelen kaza sonucu yaralanan davacının ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından alınan 01/06/2012 tarihli rapora göre % 74 oranında malul kaldığı, kazanın oluşumunda aldırılan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 29/05/2014 tarihli raporuna göre davacının kusursuz olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ... ' in % 60 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...' in ise % 40 oranında kusurlu bulunduğu, kazaya karışan ... plakalı motosikletin kaza tarihinde ZMMS poliçesinin bulunmadığı, davanın ... plakalı motosiklet yönünden onun kusuruna tekabül eden % 40 kusur için açıldığı, bu nedenle davalının tazminattan sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmaktadır. KTK'nun 78. maddesi ve Karayollari Trafik Yönetmeliği hükümlerine ve aracın özelliğine göre takılması gereken koruyucu kaskın takılıp takılmadığının araştırılması; kaza nedeniyle oluşan maluliyetin (kafatası kemik kırığından kalan görme- duyma azalması ile nörolojik arazın), koruyucu kask takılması halinde dahi oluşup oluşmayacağı ve kask takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verildiği, uzman doktor bilirkişi heyetince motorsiklet kazalarında darbenin kafa bölgesine (göz-kulak burun-beyin) gelme ihtimalinin yüksek olduğu, bu nedenle koruyucu kask takılması gereklidir/zorunlu olduğu, kask takılsa da takılmasa da kaza anında kafa bölgesi travmaya maruz kalabileceğini, ancak kazanın etkisi kask takılmayanlarda takılanlara göre daha fazla olduğu, bu nedenle kask takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir.

Dava konusu olay tarihinde ZMMS poliçe limitlerinin tedavi giderleri yönünden 150.000 TL , sakatlık yönünden ayrıca 150.000 TL olduğu, ödeme makbuzlarında davacıya 07/01/2011 tarihinde 46.022,00 TL maluliyet maddi zarar ödemesi yapıldığı,( 150.000 TL - 46.022,00 TL = 103.978,00 TL ) (bakiye tedavi gideri yönünden 150.000 TL - 27.602,00 TL = 122.398,00 TL) 15/10/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davacının kask takmamasının oluşan maluliyet ile illiyet bağı olduğu anlaşılmakla maddi zarar tutarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, Davacının sürekli iş göremezlik zararının 1.786.301,77 TL olduğu, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde davacıya yapılan ödemenin yetersiz olduğunun tespit edildiği, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 103.978,00 TL hesaplandığı, temerrüt başlangıcının 07.01.2011 kısmi ödeme tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu hususu tespit ve rapor edildiği denetlemeye hükme elverişli bilirkişi raporuna göre davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Asıl ve ıslah ile açılan DAVANIN KABULÜ ile, 103.978,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 07/01/2011 tarihinde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 7.102,73 TL harçtan peşin alınan 18,40 TL ile 350,00 TL tam harcın mahsubu ile bakiye 6.734,33 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, ( Mahkememizin ... Karar, 2019/428 Harç nolu 24/07/2019 tarihli 1.500,31 TL Harç Tahsil Müzekkeresinin işlem yapılmaksızın iadesine, ) 3-Davacı tarafından yapılan 18,40 TL başvurma harcı, 18,40 -TL peşin harç, 2,90-TL vekalet harcı, 350,00 TL tamamlama harcı , 26.400,00 TL bilirkişi ücreti , 697,20 TL davetiye ve teskere gideri olmak üzere toplam 27.486,90-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacının / davalının gider / delil avanslarından artan bakiyelerinin davacı / davalı / vekillerine iadesine,

Davacı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/02/2026

Katip ... E-İMZA

Hakim .. E-İMZA

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/79, K. 2026/96, T. 13.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-79-e-2026-96-k-22d8a324fd54