İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/755 E. 2024/253 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/755
- Karar No
- 2024/253
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/755 Esas KARAR NO : 2024/253
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/09/2022 KARAR TARİHİ : 19/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket, düğün-nişan-kına organizasyonları için davalı şirketle organizatör firma olarak anlaşma sağladığı, davalı şirket tarafından yapılan organizasyonlara ilişkin müvekkili şirketin, davalı şirket adına düzenlediği 22.05.2019 tarihli fatura gereğince 17.407,36 TL alacaklı olduğunu, faturaya karşı TTK Md. 21/2 gereğince, faturayı teslim aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriğine yönelik bir itirazda bulunmayarak faturayı da kabul ettiğini, davalı borçlu şirket tarafından 2019 yılından itibaren bu fatura alacağı kasıtlı ve kötüniyetli olarak ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından, haklı alacak talebi dolayısıyla borçlu ..... Organizasyon firmasına karşı Bakırköy .... İcra Müdürlüğünde .... E. numarasıyla, fatura dayanak gösterilerek ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, beyan ederek haksız itiraz ile duran takibin devamına ve borçlunun yapmış olduğu haksız inkar sebebiyle %20 İcra İnkar Tazminatına da hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususların yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, bu beyanlara itibar edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın iddia etmiş olduğu hususları ispat yükü altında olduğunu, müvekkil şirkete tebliğ veya tebellüğ edilmiş hiçbir fatura bulunmadığı gibi ticari defterlerinde de bahse konu davacı yana ait hiçbir fatura kaydına rastlanılmadığını, davacının sadece faturaya dayanarak alacak talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında, dava dilekçesinde iddia edilen hususların hiç bir zaman gerçekleşmediğini, davacının taleplerinin tamamen karşılıksız maddi menfaat temin etmeye yönelik olduğunu, beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Dava, İİK 67.kd.ye dayalı davalının hakkındaki icra takibine vaki itirazının iptale istemine ilişkindir. Davacı taraf, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasında takibin 17.407,36 TL asıl alacak ve bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili istemli ilamsız icra takibi yaptığı ve fakat davalının İİK 68 md. Uyarınca itiraz ederek takibi durdurduğu saptanmıştır. Ayrıca itirazın iptali davasında İİK 67.maddede belirtilen ve hak düşürücü nitelikte olan 1 yıllık süresi içinde açıldığı da tespit olunmuştur. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyası celp edilmiş, İTO kayıtları çıkarılarak dosya kapsamına alınmış, SGK kayıtları ve BA/BS formları ilgili kurumlardan celbedilmiş ve defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi 23.05.2023 tarihli raporunda "Davacı .... Turizm Ticaret Ltd. Şti. kanuni defter kayıtlarında davalı ....Organizasyon Tic. Ltd. Şti.'den 17.407,37 TL alacaklı olduğu, takip konusu 22.05.2019 tarih .... no.lu 17.407,36 TL'lik faturanın davacı kanuni defterlerine .... yevmiye no.su ile kayıt edildiği, Davalı .... Organizasyon Tic. Ltd. Şti. kanuni defter kayıtlarında dava konusu faturanın bulunmadığı, Davacının fatura konusu konaklama hizmetini sunduğunun kanıtlamasına ihtiyaç bulunduğu" görüşü bildirilmiştir. Tüm doya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, Açılan dava itirazın iptali davası olup 22.05.2019 tarihli 17.407,36 TL bedelli faturadan kaynaklı alacak talep edilmekte olduğu, Davalı tarafın taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını ve karşı taraftan alınma bir hizmet olmadığını aksine organizatör olarak anlaşıldığı iddia edilmiş olmasına göre kendisinin alacaklı olması gerektiği yönünde savunmada bulunulduğu, takibe konu faturanın incelenmesinde her ne kadar Davacı şirket tarafından düzenlenmiş ise de faturanın muhatabının .... Organizasyon .... Organizasyon olduğu, Davalı şirket adına düzenlenmediği, ayrıca Konaklayan ismi .... Organizasyon- ... , giriş tarihi: 30.03.2019, cıkış tarihi: 22.05.2019 olduğu, Davacı tarafın dava dilekçesinde Davalı tarafla düğün- nişan- kına organizasyonları için organizatör firma olarak anlaşma sağladığını beyan etmesine rağmen 23.10.2023 tarihli beyan dilekçesinde bir organizatör firmanın konaklama yapmasının mümkün olmadığı ve faturanın yanlışlıkla konaklama hizmeti olarak kesildiğini davalı tarafla organizatör olarak anlaşma yapıldığını beyan etmiştir. Davaya konu fatura Davacı tarafın ticari defterlerine kayıtlı olmakla birlikte Davalı tarafın ticari defterlerinde bulunmamaktadır. Faturanın sadece ticari defterlere işlenmiş olmasının alacağı ispata yeterli olmadığı ve fatura içeriği hizmetin verildiğinin ispat edilmesi gerekmektedir. Bu ispata yönelik .... yazışmaları ibraz edilmiş ise de konaklama hizmeti verildiğine dair bir husus bulunmamaktadır. Davacı yan Davalıyla organizatör olarak anlaşma yaptığını iddia etmekte ise de bu durumda da Davalının borçlu değil alacaklı olması gerekmekte olup fatura içeriği, yanlış düzenlendiği ve hizmet verildiği hususları ispatlanamadığından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca Davacı tarafın icra takibini yaparken kötü niyetle hareket ettiği ispatlanamadığından kötü niyet tazminatının koşulları oluşmadığından reddine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar kısa kararda verilen hüküm istinaf yolu açık olmak üzere açıklanmış ve okunmuş ise de dava değeri ve2024 yılı kesinlik parasal miktarları dikkate alındığında yapılan maddi hata düzeltilerek verilen hüküm kesin olmak üzere açıklanmış ve gerekçeli karar bu şekilde düzeltilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, Kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarına alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 297,28- TL harcın indirilmesi ile eksik kalan 130,32-TL bakiye harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar oluşturulmasına yer olmadığına, 5-Yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 17.407,36-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 1.560,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, verilen karar kesin olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024
Katip ... ☪ e-imzalıdır. ☪
Hakim ... ☪ e-imzalıdır. ☪