İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/74 E. 2023/457 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/74
Karar No
2023/457
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/74 Esas KARAR NO : 2023/457 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/01/2022 KARAR TARİHİ : 25/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA;Davacı vekilinin dava dilekçesinde ve özetle; yurt dışında ikamet eden davacı Türkiye'de bulunduğu 13.08.2021 tarihinde kendisine ait... Plakalı aracı ile Isparta ilinden Burdur ili istikametine doğru Km... yolu üzerinde seyir halinde iken,aynı istikamete doğru seyir halindeki davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile davacı aracının sağ arka kapı kısmına çarpmasıyla meydana geldiği,kazaya ilişkin tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere,maddi hasarlı trafik kazasına davalı sürücünün kusurlu olduğu, kazadan sonra mukim olduğu Almanya'ya dönen davacı araçtaki hasarın giderilmesi amacıyla yetkili servise yapmış olduğu başvuru sonucunda,araçtaki hasarın onarım bedeli KDV dahil toplamda 1.604,04 Euro bedel olarak tespit edildiği,12.10.2021 tarihinde davalı şirkete başvuru yapılmışsa da,davacının zararı giderilmediği, dava açmadan evvel zorunlu dava şartı arabuluculuk başvurusunda da müspet sonuca ulaşılamadığından zararın tazminini istemi ile Sayın Mahkemenize başvurma zarureti tarafımıza hasıl olduğu,fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla,davanın kabulü ile eldeki dava konusu trafik kazası nedeniyle davacı aracında meydana gelen toplam 1.604,64 Euro maddi tazminatın aynen ya da mümkün olmaması halinde fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının 3095 Sk. 4/a uyarınca işletilecek faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketi bakımından (poliçe limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla) sigorta şirketine yapılan hasar başvurusunun tebliğ tarihine 8 işgününün eklenmesiyle ulaşılacak 21.10.2021 tarihinden; davalı araç sahibi/sürücü bakımından ise, kaza tarihi olan 13/08/2021 tarihinden itibaren başlayacak şekilde tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde ve özetle; kaza tespit tutanağı ve davacıya kusur atfedilmemesi açıkça hatalı olup; usul ve yasaya aykırıdır,kaza tespit tutanağı kapsamında da görüleceği üzere,kontrol noktasına gelmeden öncesinde yolun sola doğru daraldığı,şeritli yolun trafiğe kapalı yol olarak krokiye aktarıldığı da sabittir. yolda uyarı levhası olup olmadığı,söz konusu sola daralan yoldaki geçiş hakkının hangi araçta olduğu değerlendirilmeksizin,doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma gerekçesi ile davalıya kusur atfedildiği,davalı sağ şeritte ilerlerken herhangi bir uyarı işareti ya da uyarıcı levha konulmaksızın yolun sola doğru daraldığını fark ederek,sinyal vermiştir. sol şeritte bulunan davacı, yolun daraldığını görüp, davalının sinyal vermesine rağmen hızını artırmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiği, bu nedenle de kaza tespit tutanağı ile tutanak kapsamındaki kusur oranına açıkça itiraz ettiği,kaza tespit tutanakları aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli belgelerdendir.Bu nedenlerle de yolun durumu ve diğer hususlar aydınlatılmaksızın salt kaza tespit tutanağına dayalı olarak davacı tarafından tazminat talep edilmesini kabul etmek mümkün değildir. Davacının Türkiye'den ne zaman ayrıldığı, kaza sonrasında tekrar bir kazaya karışıp karışmadığı tespit edilmeksizin, yurt dışında tek taraflı yaptırılan tespit ve tamir bedellerinin tarafımızdan talep edilmesi açıkça usul, yasa ve hakkaniyete aykırıdır. Davacının, aracını Türkiye'de yaptırmayıp, Almanya'da yaptırması kötü niyetin bir sonucudur. Bu nedenle de davacının Ağustos 2021 ayında Türkiye'de ne kadar kaldığının tespit edilmesi amacıyla davacının Türkiye'ye giriş – çıkış belgelerinin dosyaya celp edilmesini, bu kaza nedeniyle araçta oluşan/oluşabilecek olan hasar ile bu hasarın rayiç değerinin de bilirkişi aracılığı ile tespit edilmesini akabinde de kusur oranına göre Türk Lirası üzerinden ve yasal faiz üzerinden hesaplama yapılmasını, davacının davasının tümüyle reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı sigorta şirket vekilinin cevap dilekçesinde ve özetle; davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığı,bu sebepten ötürü başkaca hiçbir incelemeye gerek duymaksızın başvurunun usulden reddedilmesi, yeni düzenlemeye göre Zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırılmış dava öncesinde sigorta kuruluşu'na başvuru zorunluluğu getirildiği, haliyle başvurunun tam yapılması gerektiği,davaya konu kaza meydana gelmeden önce uyuşmazlık konusu aracın daha önce hasar aldığı tespit edilmişolup hesaplamalarda işbu hususunda dikkate alınması,davalı şirketin KDV'den sorumluluğu — bulunmadığından başvurunun kabulü anlamına gelmemek kaydı ile hesaplamanın KDV dahil edilmeden yapılması gerektiği,ayrıca başvuruya konu hasarlanan parçaların tazminat hesabında eşdeğer parça fiyatları üzerinden hesaplama yapılmamış olması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu,aleyhe hüküm kurulması halinde tazminatta parça ve işçilik iskontosu uygulanmalı ve bu oran da en az yüzde otuz olması, davalı şirket başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabilir, öncelikle sayın mahkemeniz huzurunda ikame edilen haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı 13/08/2021 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı ...... plakalı aracın sürücüsü ve işleteni, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 12/10/2021 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, başvurunun 13/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği ve ...numaralı hasar dosyasının açıldığı görülmüştür. Davalı... Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Kazaya karışan... plakalı araç 25.07.2021-2022 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır (12/09/2022 tarihli cevabi yazı). Kaza 13/08/2021 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır. Davalı ...' ın sorumluluğu incelendiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı... plakalı aracın işleteni ve sürücüsüdür. Araç sürücüsü yukarıda değinilen maddeye ve TBK madde 49. Maddesine göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kaleminden sorumlu olacaktır. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden kusur ve hasar bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. Bilirkişiden alınan 09/11/2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ...E. sayı ile görülmekte olan dava dosyasında; - Davalı sürücü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/f maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğu. - Davacı sürücü ... kazanın oluşumuna etki edecek her hangi bir kural ihlali olmadığı. - Ülkede hesaplanan söz konusu araçta meydana gelen yedek parça ve işçilik maliyetinden oluşan gerçek zararın; 1.604,04 €. olduğu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmak üzere tespit, görüş ve kanaatimi saygılarımla arz ederim. " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan rapor denetime açık olmayıp, davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunun bedeller kısmının aynısının rapora yansıtıldığı, hasar bedellerinin kaza tarihinde ki rayice uygun olup olmadığının denetlenemediğinden yeniden rapor alınmasına ilişkin ara karar kurulmuş ve Bilirkişi heyetinden alınan 28/02/2023 tarihli raporunun sonuç kısmına göre; "1- ... plaka sayılı davalı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 46/b-c maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğu kanaatine, 2- ... yabancı plaka sayılı davacı araç sürücüsü ... meydana gelen kazanın oluşumuna etken faktörü olmadığı kanaatine, 3- ... plaka sayılı araçtaki hasar bedeli KDV hariç 1.195,03 Euro veya KDV dahil 1.422,09 Euro olabileceği kanaatine, Hususundaki ortak görüş görüş,tespit ve kanaatimizi içeren raporumuzun, hukuki değerlendirmesi ve nihai kararı Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan raporlarda yer alan kusura ilişkin açıklamalar kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan ve kazanın oluş şekli dikkate alındığında davalı sürücünün tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Yabancı plakalı araçların hasar bedeli ve araç değeri belirlenirken araç Türkiye' de onarılmış olsa dahi aracın kayıtlı olduğu ülkedeki piyasa değeri gözönüne alınarak hasarın bedelinin belirlenmesi gerekecektir. Mahkememizce aldırılan ikinci bilirkişi raporunda bu hususa dikkat edildiğinden ve davacının maliki olduğu aracın hasar gören parçalarının kaza ile irdelenerek bulunduğu anlaşıldığından hükme esas alınmıştır. Tüm bu nedenler ile; 13/08/2021 tarihli çift taraflı trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi, davalı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu mahkememizce TBK' nın 51. Maddesi gereği belirlendiğinden, araç sürücüsünün kusurlu davranışı sonucu davacının maliki olduğu araçta 1.422,09 Euro zararının oluştuğu, mahkememize sunulan son bilirkişi raporu ile sabit olduğundan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda, diğer davalı ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -1.422,09 EURO hasar tazminatının davalı... A.Ş. yönünden (davalının kaza tarihindeki poliçe limiti olan 43.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) 26/10/2021 temerrüt tarihinden, diğer davalı ... yönünden ise 13/08/2021 tarihinden itibaren yabancı paralar için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işletilecek değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası olarak müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 1.484,84 TL karar ve ilam harcının yatan 418,71 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.066,13 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kadına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 418,71 TL ve 80,70 TL başvurma harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 145,35 TL posta ve diğer giderler ile 2.100,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 2.245,35 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 1.987,67 TL' sinin tüm davalılardan (davalı sigorta şirketi yönünden sorumlu olunan poliçe limitinin (43.000 TL), toplam hükmedilen maddi tazminata 1.422,09-Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası karşılığı tutarına) oranı dahilinde sorumlu olması kaydıyla), müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 9.200,00 TL vekâlet ücretinin tüm davalılardan (daavalı sigorta şirketi yönünden sorumlu olunan poliçe limitinin (43.000 TL), toplam hükmedilen maddi tazminata 1.422,09-Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası karşılığı tutarına) oranı dahilinde sorumlu olması kaydıyla), müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 2.817,87 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk giderinin kabul red oranına göre 1.203,93TL' sinin davalı sigorta şirketinden bakiye kalan 156,07 TL' nin ise davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/05/2023

Katip ... e-imzalıdır

Hakim... e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/74, K. 2023/457, T. 25.05.2023, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-74-e-2023-457-k-02655f443eed