İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/727 E. 2021/1463 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/727
- Karar No
- 2021/1463
- Karar Tarihi
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/727 Esas KARAR NO : 2024/730 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/05/2023 KARAR TARİHİ : 23/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... .... illası Sabit Mobilya İşleri Keşif Özeti Listesi" olarak adlandırılan proje kapsamındaki imalat ve montaj işlerinin bir kısmının davalının talimatına uygun olarak iptal edildiğini, bir kısmının yine davalının talimatı ile projede öngörülenden eksik imal edildiğini, bir kısmının da yine talimat doğrultusunda adet ve miktar olarak projede belirtilenden fazla yapıldığını, müvekkilinin bunun dışında sözleşmenin ekinde yer alan projede hiç kararlaştırılmayan birtakım ilave imalat ve montaj işlerini de davalının talimatına uygun olarak yerine getirdiğini, müvekkili tarafından üstlenilen bir kısım lake kaplama ve boya işlerinin bedellerinin tarafların anlaşmaları neticesinde ... ilinde faaliyet gösteren "... Cila... Ltd. Şt." adlı firmaya yaptırıldığını, bu işlerin bedelinin de müvekkili adına davalı tarafından taşeron firmaya ödenerek bu bedellerin müvekkili adına keşide edilen yansıtma faturaları ile kayıt altına alındığını, davalının bir kısım iş bedelini ise doğrudan müvekkiline nakden ya da havale yolu ile ödediğini, 01.01.2020- 22.11.2021 dönemine ilişkin olarak davalının müvekkiline elektronik posta yolu ile gönderdiği muavin defter kaydının sunulduğunu, bu belgede müvekkilinin 09.11.2021 tarihi itibarıyla davalıdan 121.308,07 TL alacaklı olarak gözüktüğünü, kendi kayıtları ile de sabit olmasına rağmen müvekkiline olan bakiye borcunu ödemeyen davalı hakkında ... 27. İcra Müdürlüğü' nün 2022/10281 E sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile takip başlatıldığını, iş bu takibe davalı tarafça itiraz edildiğinden takibin durduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle; ... 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/10281 E sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere hükmedilecek icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Projede olup da iptal edilen işler listesi içeriğinin (davacı tarafın sunduğu EK-3 listesi içeriği) kendi kayıtlarına göre doğru olduğunu, bu listeye göre, davalı müvekkilinin Ek-2 de bulunan "Selcan Hn. Villası sabit mobilya işleri keşif özeti listesi" kapsamında 8.180,00 TL alacağı oluştuğunu, projede belirtilenden eksik yapılan işler listesinin (davacı tarafın sunduğu EK-4 listesi) içeriğinin kendi kayıtlarına göre doğru olduğunu, bu listeye göre davalı müvekkilinin Ek-2 de bulunan "Selcan Hn. villası sabit mobilya işleri keşif özeti listesi" kapsamında 7.330,00 TL alacağı oluştuğunu, yine davacının sunduğu mevcut projeye ilave yapılan işler listesinin (davacı tarafın sunduğu EK-5 listesi içeriğinin) kendi kayıtlarına göre doğru olduğunu, bu listeye göre davalı müvekkilinin "Selcan Hn. villası sabit mobilya işleri keşif özeti listesi" kapsamında 6.870,00 TL borcu oluştuğunu, davacı tarafın sunduğu projede yer almayan ilave işlerin detay listesi kapsamında; 1. kat ilave kollektör dolabı, ebeveyn yatak odası 14 nolu dolap, ebeveyn yatak odası komodinler, zemin kat ilave kollektör dolabı/asansör tarafı, 1. Bodrum küre raf, garaj girişi 5 nolu tezgah altı dolap, şaft kapakları, çocuk odaları komodinler, 2. Bordum raf yerine harpuşta yapılması, çocuk odaları led kanalları, 1. Bodrum şömine önü kapama, ebeveyn odası hilton aynaları bakımından davacı tarafın talebinin kendi kayıtları ile örtüştüğünü ve davacının talebinin uygun olduğunu, diğer taraftan ebeveyn yatak odası yatağı ve yatak başlığı yönünden davacının bahse konu taahhüdünü tamamlamadığını, ürünlerin imalatının tamamlanması için yapılması gereken dolgu ve kumaş kaplama işlerinin ...'da müvekkili tarafından Desen Perde Sistemleri İnş.san.iç Ve Dış Tic.ltd.şti.'ne yaptırıldığını, bu imalatlara ilişkin müvekkilinin 13.003,60 TL KDV dahil olarak Desen Perde Sistemleri firmasına ödediğini, bilahare müvekkilinin 30 nolu hakediş dosyası muhteviyatında bu bedeli işveren ...’den tahsil ettiğini, sonuç olarak; davacının bu ürünlerin bitmiş mamul hali için teklif ettiği toplam bedel olan 6.820,00 TL + 7.640,00 TL = 14.460,00 TL KDV hariç bedelden, müvekkili tarafından ödenen ürün imalatları tamamlama bedeli olan 11.020,00 TL KDV hariç bedel düşüldükten sonra geriye kalan 3.440,00 TL KDV hariç bedelin bu iki kalem imalat için davacıya ödenmesinin uygun olduğunu, yine proje kapsamında "formalık" yönünden davacının ürünü planlandığı gibi üretemediğini, cam kapaklarının yapılmadığını, 10 cm kalınlığı ve 15 cm derinliği olan 140 cm x 200 cm ebadında dikdörtgen lake boyalı çerçeve yapıldığını, sonuç olarak; davacının bu ürünün planlandığı gibi cam kapakları yapılmış olarak bitmiş hali için teklif ettiği toplam bedel olan 2.750,00 TL KDV hariç bedelin ... olduğunu, bu kalem imalat için yarısı olan 1.375,00 TL KDV hariç bedelin davacıya ödenmesinin uygun olacağını, yine proje kapsamında ebeveyn yatak odası tavan lambri yönünden; davacının teklifini hazırlayıp yazım aşamasında söz konusu ebeveyn odası tavan lambri imalatını kendi hatası sonucu keşif özeti hesaplarına ve teklifine yazım olarak dahil etmediği ancak metrekare olarak ve parasal olarak dahil ettiği dikkate alındığında, davacıdan sonradan talep edilmiş ve oluşturulmuş bir imalat kalemi olmadığını, bu nedenle davacıya bu imalat için bir bedel ödenmesinin uygun olmadığını, yine çocuk odası aynaları yönünden; davacının iddia ettiği gibi çocuk odalarında herhangi bir ayna imalatının yapılmadığını, dolayısıyla bu imalat için bir bedel ödenmesinin uygun olmadığını, yine kompakt laminant aksesuarları yönünden; davacının listeye eklediği bu ürünün hiç kullanılmadığını, davacı çalışanına iade edildiğini, bu hususta tanık dinletebileceklerini, bu kalem yönünden bedel ödenmesi talebinin uygun olmadığını, yapılan açıklamalar ışığında müvekkilinin davacıya toplam borcunun 392,332,03 TL olduğunu, müvekkilinin davacıya yapılan ödemelerinin, kesilen yansıtma faturalarının ve gecikme cezası faturalarının toplamının 478.325,34 TL olduğunu, böylece ödemeler mahsup edildikten sonra müvekkili firmanın davacı firmaya cari hesap borcu kalmadığını, aksine davacıdan 85.993,31 TL alacaklı olduğunu belirterek açıklanan nedenlerle davanın reddine, takibe konu edilen asıl alacak tutarının %20'sinden az olmamak kaydı ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava dosyasına konu ... 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/10281 E sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı ... tarafından, davalı borçlu ...Endüstri Teknoloji....Ltd.Şti. aleyhine, cari hesap alacağı adı altında 121.308,07 TL alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlunun yasal süre içerisinde, takibe konu borca ve ferilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür. Birleşen ... .... ... .... esas sayılı dosyasında sunulan dava dilekçesinde özetle; işveren üçüncü kişi ...'e ait villanın müteahhitliğini kapsamında davacı ...'ya mobilya işlerinin 16/06/2020 tarihli sözleşme ile taşere edildiğini, mobilya işlerinin tamamlanmasının aynı zamanda asıl işin yani üçüncü kişi ...'e ait villanın teslime hazır hale gelmesini sağlayacağını, 16/06/2020 tarihli Sabit Mobilya işleri sözleşmesinin 6.2 maddesinde sözleşme süresinin 60 takvim günü olarak belirlendiğini, aynı maddede avans ödemesinin yapılması ile sözleşme süresinin başlayacağının kararlaştırıldığını, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart ile amaçlananın ana işin işverene süresinde tesliminin sağlanması olduğunu, davalının bu hükmü kabul ederek sözleşmeyi imzaladığını..., 22/08/2022 tarihli faturaya konu edilen 167.700-TL cezai şart alacağının kabul edilerek davanın ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/727 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiği, karşı aynı olay nedeniyle ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığını, ... 2 .Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/727 E. Sayılı dosyasıyla işbu dosyanın bağlantılı olması, taraflarının aynı olması ve davalar arasında sıkı ilişki bulunması nedeniyle birleştirilerek karar bağlanmasını, belirterek ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/727 esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının birleştirilmesini talep ettiği görülmüştür. Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... 2. ATM'nin 2022/727 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu kanıtlandığını, hukuki sürecin başından itibaren, müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek niyeti ile hareket eden davalının haksız olarak alacak davası açtığını, karşı yanın işin geç teslim edildiği yönündeki iddialarını kabul etmediklerini, ayrıca, karşı yanın asıl edimin ifasını kabul etmesi nedeni ile, müvekkilinden gecikme tazminatı talep edilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, karşı yan gecikme tazminatı dışında işin geç teslim edilmesinden kaynaklı olarak mal sahibi tarafından hak edişlerinin eksiltilerek ödendiğinden bahisle müvekkilinden ayrıca tazminat talep etmesinin hukuksal bir dayanağının olmadığını, öncelikle karşı yanın böyle bir zararının olduğuna ilişkin ortada kesin bir mahkeme hükmünün bulunmadığını, müvekkilinin karşı yan ile mal sahibi arasındaki ilişkide taraf olmadığı gibi mal sahibi sıfatı ile anılan üçüncü kişinin de bu davada taraf olmadığını, bu nedenle karşı yanın mal sahibinden ödemelerini zamanda alıp almadığı, mal sahibinin hak edişleri zamanında ödeyip ödemediği, ödemeleri geciktirmekte haklı olup olmadığı, karşı yanın bundan kaynaklanan zararı olup olmadığı hususlarının iş bu davanın konusu olmadığını belirterek, açıklanan nedenlere birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dosyada davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış olup; dosya kapsamına alınan 24/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; incelenen davacı taraf 2021 yılı resmi defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı ile davalı arasında davacı resmi defterlerine göre, defter kayıtlarında davalıya konut sabit mobilya işlerinin işçilik ve malzeme dahil imalat ve montaj işi mobilya ürünleri teslim edildiği, karşılığında davalıdan banka havalesi ile ödemelerin yapıldığı, buna göre; davacı ...'nın, davalı ...Endüstri Teknoloji Insaat Taahhüt Üretim Pazarlama Sanayi ve İç Dış Ticaret Ltd. Şti.'nden 2020 yılı resmi defter kayıtlarına göre dönem sonu 137.191,53 TL, 2021 yılı resmi defter kayıtlarına göre son muavin defter kayıtlarının 03/09/2021 tarihi dikkate alınarak davacı tarafın davalı taraftan 258.500,53 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Eser sözleşmesine konu konutta 10/03/2023 tarihinde re'sen refakate alınan bilirkişi heyeti ile keşif icra edilmiş olup; yerinde inceleme yapılmak ve davalı taraf ticari defterleri, toplanan deliler üzerinden taraf iddia ve savunmaları kapsamında uyuşmazlık noktaları hususunda rapor düzenlenmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisine alınan 04/04/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu ile; davalının 2020-2021 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64 ve müteakip maddelerinde belirtilen kanuni şartları tam olarak taşıdığı, ilgili defterlerin sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu, davalı ticari defter ve belge kayıtlarına göre, davalının icra takip tarihi olan 15.06.2022 tarihi itibariyle davacıya 98.739,48 TL borçlu olduğu, dosyadaki bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu işe ilişkin davacının yapmış olduğu toplam iş bedelinin toplamda KDV dahil 411.584,31 TL olarak hesaplandığı, davalı tarafından davacıya toplamda 297.192,46 TL ödeme yapıldığı, davalının yapılan iş karşılığında davacıya ödemesi gereken bakiye tutarın 114.391,85 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. 20/12/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; asıl dava dosyası yönünden, kök rapordaki görüş ve kanaatin değişmediği, birleşen dava dosyası yönünden, davalı/karşı davacı sözleşme hükümlerinin süresinde yerine getirilmemesi ve yapılan eksik işlerin dava dışı kişi şahıs/firmalara tamamlattırılması 19.02.2021 tarihli faturaların düzenlendiği kabulünden hareketle, davacı/karşı davalı işin tamamlanma süresi olan 60 gün içinde tamamlamadığı, sözleşme hükmünden hareketle kısmen ...'nın kabulünde olduğuna ve ilave süre 12 gün olarak dikkate alındığında, işin teslim tarihi 04.02.2021 tarihine göre 160 gün olduğu, sözleşmenin 9. maddesi hükmüne göre gecikilen her gün için sözleşme toplam bedelinin %0,3'ü(binde üç) oranında gecikilen her takvim günü için gecikme cezası uygulanır hükmünden hareketle; 325.000,00x %0,3x 160= 156.000,00 TL gecikme cezası hesaplandığı, buna göre, birleşen dava dosyası yönünden, davacı/karşı davalının 156.000,00 TL tutarında gecikme cezası karşılığı alacaklı olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi kuruluna ait 19/03/2024 tarihli 2.ek raporda özetle; asıl dosya yönünden davalı/karşı davacı vekilinin itirazları incelendiğinde; "04.02.2021 tarihinde Bahtiyar Kapkın ve ... Cila tarafından eksik ve kusurlu imalatlar kabul edilebilir oranda giderilmiş veya bitirilmiş, Bahtiyar Kapkın işi teslim ile birlikte 11.800,00 TL'lik, ... Cila ise 1.632,88 TL'lik 19.02.2021 tarih GIB2021000000002 nolu ve 19.02.2021 tarih GIB2021000000003 no'lu faturaların davalıya yansıtıldığından kaynaklı alacaklı olduğu itirazı yönünden; kök rapor sayfa 20'de; “Sayın Mahkemece görevlendirme sonrası, davacı tarafın ticari defterlerinin bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen, 24.01.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre kayıtların 2020 yılı yönünden kısmi olarak uyuşmakta olduğunu, bu duruma göre 2020 yılında; davacının davalıdan, bu yer almayan kayıtlar yönünden alacak tutarının, 395.931,88-258.740,35 =137.191,53 TL olduğunun hesaplandığı, dava dışı Desen firmasının davacının ilave işler olarak yapması gerekipte yaparak teslim ettiği ürünlere ait davalı adına düzenlenen GIB2020000000003 numaralı 19.11.2020 tarihli 1 adet fatura kapsamında toplam 13.432,88 TL tutarın ... adına avans ödeme olarak kayıtlarda yer aldığı, bu tutarın 2022 yılına davacı avans ödemesi olarak 13.432,88 TL olarak devrettiği, bu durumun davalı tarafından davacının üstlendiği işin sözleşme kapsamında harici olarak yaptırıldığı ve ödemenin Desen firmasına yapılan karşılığı davacıdan alacaklı olarak avans hesabına kayıt altına alındığı hususuna yer verilmiş olup, bu durum ...Endüstri firmasının ...'dan alacaklı olduğunu gösterdiği, yapılan itiraz yönünden yapılan değerlendirmede, bu alacak tutarının ... borcu olduğu kabulüne göre, kök raporda yapılan hesaplamanın revize edilmesi gerekeceği, bu durumda; davalının davacıya toplam ödemesi; 297.192,46 + 13.432,88= 310.625,34 TL, yapılan iş KDV hariç 361.535,00TL, fatura düzenlenen KDV hariç 275.606,93 TL, fark (fatura düzenlenmesi gereken) KDV hariç 85.928,07 TL olmakla, davalının 15.06.2022 icra takip tarihi itibariyle davacıya(...) 101.392,78 TL bakiye borcu kaldığı, diğer hususlarda herhangi bir değişikliğe gidilmediği, bu suretle, asıl dava dosyası yönünden, ayrıntılı olarak değerlendirilen itirazlar kapsamında; davalının 15.06.2022 icra takip tarihi itibariyle davacıya(...) 101.392,78 TL bakiye borcu kaldığı, birleşen dava dosyası yönünden, davacı/karşı davalının 156.000,00 TL tutarında davalıdan(...) gecikme cezası karşılığı alacaklı olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyetine ait 19/11/2024 tarihli 3.ek raporda özetle; asıl dava dosyası yönünden, davalının 15.06.2022 icra takip tarihi itibariyle davacıya(...) 101.392,78 TL bakiye borcu kaldığı, birleşen dava dosyası yönünden takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere; işin niteliği, yapımı tarihi ve işin teslim tarihi dikkate alınarak, ... 03.09.2020 tarihli e-mailinde belirttiği 12 gün ek süre talebinin, ilave süre olarak uygun olduğu dikkate alınarak, sözleşmenin 9. maddesi hükmünden hareketle hesaplama yapılarak; 156.000,00 TL gecikme cezası hesaplandığı, şayet, davalı/davacı ...firmasının sözleşme kapsamında cezai şart kapsamındaki ilave işler için ek süre uygulanmayacağı itirazının sayın Mahkemece kabulü ve takdirine göre ise, işin teslim tarihi 04.02.2021 tarihi itibariyle ilave süre hesaplanmadığında gecikilen sürenin 172 gün olacağı, bu duruma göre de, 325.000,00x%0,3x172 = 167.700,00 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. Birleşen dosyada davacı tanığı ... katıldığı oturumda; "davaya konu projenin iç mimarı olarak görev aldım, davacı ... ile sözleşme yapıldı, bu sözleşmenin akdedildiği tarihten itibaren 60 günün sonunda işin teslim edileceğini vaat etmişti, sözleşme akdedildikten 40-45 gün geçtiği halde sahada hiçbir işlem yapılmadı, bu konuda kendisini uyardık, aradan 1,5-2 ay geçmesine rağmen işin sadece %40'ı teslim edilmişti, yapılan işin de kusurlu olduğunu gördük, gelen malzemeler kusurlu sağlam değildi, ...'nın işi geciktirmesi sebebi ile mobilya işlemlerini de biz tamamlayamadık ve teslim edemedik, daha sonra sözlü olarak da işin boyunu aştığını, bir daha böyle bir işe girmeyeceğini sözlü olarak beyan etti, kendisi sözlü olarak da cezai şartı ve gecikme bedelini kabul ettiğini belirtti, ayrıca mail yoluyla da bu durumu kabul ettiğini belirtti, bizim hesapladığımız gecikme bedeli 92 gün üzerinden hesaplanmışken, kendisinin mail yolu ile attığı yazıda 62 gün üzerinden gecikme bedeli hesaplanmıştı, ...nın teklifi üzerine bizde ayıplı ve kusurlu ürünleri bizde kendi çalıştığımız mobilyacılar ile giderdik," şeklinde beyanda bulunmuştur. Birleşen dosyada davacı tanığı ...katıldığı oturumda; "ben birleşen dosyanın davacısı şirketin kalfası olarak çalışmaktayım, işin 17 Ağustos da teslim edilmesi gerekirken gecikme yaşandığını biliyorum, Kasım 17'ye kadar gecikme sürdü, 17 Kasım da yapılan teslimat da eksik idi, biz de bu bahse konu eksiklikleri kendi çalıştığımız firmalar ile anlaşarak giderdik, ... da bu yönde bize teklif etmişti, bizde onun teklifi üzerine başka firmalarla eksikliği giderdik, ...nın da gecikme cezasını ödeyeceğine dair sözlü beyanını iç mimara söylerken duydum," şeklinde beyanda bulunmuştur. Birleşen dosyada davalı tanığı ... Talimat Mahkemesi aracılığıyla alınan beyanında; "Ben davacı şirketin inşaat mühendisiyim, Davacı ile davalı şirket mobilya işleri hususunda işçilik ve malzeme dahil imalat ve montaj hususunda anlaşmışlardır, daha sonra sözleşme dışında bir takım işler ve yapılan işlerde bazı değişiklikler talep edildi, bizde buna uygun şekilde işleri tamamladık, davalıya teslim ettik, ancak bazı kalem alacaklarımız ödenmemiştir, hatırladığım kadarıyla sözleşme 17 Haziran 2020 tarihinde imzalanmıştır, işin teslimi konusunda taraflar 2020 yılının Ağustos ayının son haftasında teslim edileceği konusunda anlaşmışlardır, ancak yapılan mobilyalar Kasım ayının ilk haftasında davalıya teslim edilmiştir, biz şantiyede çalışmaya 11 Temmuz gibi başladık çünkü işe başlamadan önce bir takım onayların yapılması gibi ön hazırlık gerekliydi, biz işe başladık ancak elektrik verilmediği için herhangi bir çalışma yapamadık, sonra 26 Ağustos ta dolaplar hazırdı kapaklar boyanmıştık, ebeyn yatak odası diye bir yer var orda sonra mal sahibi kapakların cam olmasını talep etmiş, talep tarihi 26 Ağustostur, hatta whatsapp yazışması da elimizde mevcuttur, bizde yaptığımız mobilyaları iptal edip mal sahibinin istediği şekilde üretime başladık, ayrıca yatak odasında kumaş kaplamalı tavan ve yatak kenarları ve ayrıca döşemeler vardı, bunların kumaş seçimini 13 Eylül de yaptılar, ancak bu kumaşlar elimizde olmaz ise eğer biz üretilmesi için bayilere talepte bulunuyoruz, onların da üretim süresi göz önünde bulundurulduğunda bize teslimi epey bir zaman alıyor, 15 Eylül deki bir whatsapp yazışmalarında biz onları çocuk dolaplarının kirişlerinin açık mı kalınacağı soruldu, onlarda bize kirişlerin kapatılmasına yönelik talepte bulundu bunun üzerine bizde yeniden bu kirişlerin kapatılması için mobilyaları tekrar yapılmasına başlandı, Ekim ayı içerisinde de bodrum kattaki şömine kısmında şömineyi koyduktan sonra bizim montaj yapmamız gerekliydi, onlar şömineyi ekim ayı içinde koydukları için o tarihlerde montajı yapabildik," şeklinde beyanda bulunmuştur. Birleşen dosyada davacı vekili 04/12/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; ...'nın ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 727 E. Sayılı dosyasından açmış olduğu davasının takas mahsup taleplerimizin kabulü ile reddine; buna karşın karşı davanın kabulü ile, dava dilekçesinde 1.000 TL olarak talep etmiş oldukları alacağın arttırılarak neticede, 156.000 TL cezai şart alacağının kabulüne, davalının ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/727 E. Sayılı dosyasına konu etmiş olduğu alacaklarının takas ve mahsubu sonucunda, kalan alacaklarının davalı ...'nın ... 12. İcra Müdürlüğü'nün dosyasından başlatılan icra takibi tarihi olan 07.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, ancak Mahkemece ayrı bir dava ile cezai şart alacağının dava konusu edilmiş bulunulması nedeniyle takas mahsup talebinin yerinde görülmemesi halinde ise birleşen davanın 156.000 TL'nin üzerinden kabulü ile işbu alacağın davalı ...'nın ... 12. İcra Müdürlüğü'nün dosyasından başlatılan icra takibi tarihi olan 07.09.2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, davalının geç teslimi nedeniyle asıl iş sahibi tarafından eksiltilen 77.025,00 TL iş bedeline tekabül eden %33 müteahhitlik hizmet bedeli alacağının düşülmesinden kaynaklanan zarara karşılık şimdilik 100,00 TL, davalının geç teslimi nedeniyle asıl iş sahibinin taraflarına yapması gereken 3 adet hakediş ödemesinin geciktirilmesi nedeniyle müvekkilinin söz konusu ödemeleri geç almasından kaynaklanan ticari faiz kadar zarara karşılık şimdilik 100,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesini talep etmiştir. Asıl davanın, davacı taşeronun eser sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, birleşen davanın ise; eser sözleşmesi ile üstlenilen edimin davalı taşeron tarafından eksik, ayıplı ve geç ifa edildiği gerekçesiyle uğranılan maddi zarar ve cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında 16/06/2020 tarihli götürü bedelli eser sözleşmesi akdedildiği, davacı ...'nın taşeron, davalı ...Endüstri...Ltd.Şti.'nin yüklenici, dava dışı ...'ün iş sahibi olduğu, iş bu sözleşme kapsamında, iş sahibi ...'e ait ... ili, Gölbaşı ilçesi, Karşıyaka mahallesi, 113635 ada, 2 no'lu parselde bulunan konutun sabit mobilya işlerinin, iş sahibi ile davalı yüklenici arasında düzenlenen ana sözleşme, proje ve ilgili mevzuata uygun olarak her türlü malzeme, ulaşım ve işçilik gideri dahil olmak üzere yapımı işinin davacı taşeron tarafından, KDV hariç 325.000,00 TL bedel mukabilinde üstlenildiği, asıl dava dosyasında, davacı taşeron, tarafların karşılıklı mutabakatı ile, proje kapsamında bir kısım işlerin iptal edildiği, bir kısım işlerin eksik imal edildiği, bir kısım işin ise projede belirtilenden adet ve miktar olarak fazla imal edildiğini belirtilerek bu kapsamda ödenmeyen bakiye alacağının tahsili amacı ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davalı, asıl dosyada davacı yüklenici şirket ise; asıl dosyaya sunduğu cevap dilekçesi ile davacının projede olup da iptal edilen işler listesi, eksik yapılan işler listesinin ve mevcut projeye ilave yapılan işler listesinin kendi kayıtlarına göre doğru olduğunu, ancak proje kapsamında üstlenilen bir kısım işin eksik ve ayıplı imal edildiğini, aynı zamanda sözleşme ile belirlenen süre içerisinde işin tamamlanmadığını belirterek, asıl davanın reddi ile, birleşen dosya kapsamında ceza-i şart alacağının ve geç ifa nedeniyle uğradığı maddi zararın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahallinde yapılan keşif, taraf ticari defter, kayıtları ve taraf delilleri üzerinden yapılan inceleme neticesinde; hükme esas alınan 19/03/2024 tarihli 2. ek rapor ile, tarafların kabulünde olan ve karşılıklı anlaşma ile iptal edilen, eksilen ve ilave yapılan iş bedelleri ayrı ayrı belirlenmiş olup, davacı taşeronun hakettiği imalât bedelinin, davalının banka yoluyla yaptığı ödemelerin mahsubu suretiyle yapılan hesaplama neticesinde, davacının takip tarihi itibariyle 101.392,78 TL tutarında alacaklı olduğu belirlenmiştir. Birleşen davada ise, davacı yüklenicinin ceza-i şart alacağı istemi yönünden; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6. maddesinin; “6.2. İşin süresi, sözleşmenin imzalanmasına müteakip yapılacak avans ödemesi dekont tarihi ile başlayacaktır. İş en geç 60 takvim gününde bitirilecektir. Alt yüklenici müteahhitin iş programına uyacaktır. Alt yüklenici anılan 60 günlük sürenin sonunda taahhüdü altındaki işleri kesin kabule hazır duruma getirmek zorundadır...." Aynı sözleşmenin 9. Maddesinin; "Alt yüklenici sözleşme konusu işlerin tamamını sözleşmede kararlaştırılan sürede tam, ayıpsız ve eksiksiz olarak tamamlamaması ve kesin kabulünün yapılmaması halinde herhangi bir süre verilmesine, bildirimde bulunulmasına ya da hüküm alınmasına gerek olmaksızın müteahhit tarafından kendisine gecikme cezası uygulanacaktır. Gecikme cezası; sözleşme konusu işin toplam bedelinin %0,3'ü (binde üç) oranında gecikilen her takvim günü için uygulanacaktır. Cezai şartın uygulanmasından doğan toplam ceza bedeli herhangi bir süre verilmesine, bildirimde bulunulmasına ya da hüküm alınmasına gerek olmaksızın alt yüklenicinin hakkedişlerinden ve/veya teminat çekinden kesilerek tahsil edilecektir. Bu yeterli olmadığı takdirde bu bedelin tahsili için yasal yollara başvurulacağını, alt yüklenici kabul ve beyan eder. Alt yüklenici bu cezai şart bedelini fahiş olmadığı ve bu cezai şart bedeline itiraz etmeyeceğini gayrikabili rücu kabul beyan ve taahhüt eder.” şeklinde düzenlendiği, işin başlangıç tarihinin 04/07/2020, davalının kabul ve oluru ile ilave yapılan işler kapsamında, işin mahiyetine göre belirlenen ilave sürenin 12 gün olduğu kabul edildiğinde, işi teslimde gecikilen sürenin 160 gün olduğu, sözleşmeye göre gecikme cezasının 325.000x%0,3x160=156.000 TL olarak hükme esas alınan 19/03/2024 tarihli 2.ek rapor ile hesaplandığı ve taraflar arasında akdedilen 16/06/2020 tarihli sözleşme kapsamında davacı taşeronun iş bu ceza-i şart alacağından sorumlu olduğu belirlenmiş olup, hükme esas alınmıştır. Davacı taşeronun UYAP sistemi üzerinden malvarlığı sorgulaması yapılmış ve üzerine kayıtlı taşınmazlar olduğu dikkate alınarak, belirlenen ceza-i şartın davacının ekonomik olarak mahfına yol açmayacağı kanaatine varılarak, takdiri indirim yoluna gidilmemiştir. Birleşen dosyanın davacısı, dava dilekçesi ile, asıl davaya konu edilen alacağın takas ve mahsubu neticesinde, kalan alacağına mahsuben, 1000 TL ceza-i şart, 200,00 TL geç ifa nedeniyle uğranılan maddi zarar olmak üzere toplam 1.200,00 TL'nin karşı taraftan tahsilini talep etmiş olup, 04/12/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinde 1.000 TL olarak talep etmiş oldukları alacağın arttırılarak neticede, 156.000 TL cezai şart alacağının kabulüne, davalının ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/727 E. Sayılı dosyasına konu etmiş olduğu alacaklarının takas ve mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/2022 Tarih, 2017/(23)6-873 Esas, 2022/605 Karar sayılı ilamında takas ve mahsup kavramları ayrıntılı olarak açıklanmış olup, buna göre; Hukukumuzda takas, birbirine karşı bir miktar para veya aynı cins alacağa sahip kişilerden birinin karşı tarafın kabulüne ihtiyaç duymaksızın tek taraflı beyanı ile bu alacakları az olanı tutarında sona erdiren yenilik doğurucu bir hukukî işlemdir. Böylece takas ifa masraf ve külfetine katlanmadan, her iki tarafı da borcunu ifa ve alacağını tahsil etmiş durumuna getirir. Somut olayda uygulanması gereken ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu’nun 139. maddesinde; “İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir” şeklinde hüküm bulunmaktadır. Yapılan bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere takasın söz konusu olabilmesi için iki tarafın karşılıklı olarak birbirinden alacaklı (birbirinden borçlu olması) gerekir. Alacak ve borç karşılıklı değilse veya iki kişi arasındaki borç ilişkisinin, dışında kalan kişilerden olan alacaklar ya da borçlar takasa konu olamaz. Takas bildiriminde bulunan kimse karşı tarafa borçlu bulunmalı, aynı zamanda karşı taraftan alacaklı olmalıdır. Ayrıca takas için, yalnız borçlularda değil, borçlarda da karşılıklılık bulunmalıdır. Ancak aynı nitelikteki cins (nevi) veya özdeş edimlerin takası mümkündür. Özdeşliğin, TBK’nın 143. maddesindeki “Borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirdiği anda” mevcut olması gerekir. Karşılıklı alacaklardaki özdeşlik, cins ve nitelik bakımından aranır. Yoksa miktar bakımından bir özdeşlik söz konusu değildir. Çünkü, TBK’nın 143. maddesinin birinci fıkrasında da belirtildiği gibi, takasla, her iki borç, takas edilebilecekleri anda, daha az olan borç tutarınca sona erer. Aynen ifa borcu, sonradan tazminat borcuna dönüşmüşse, diğer tarafın borcu da para borcu ise, özdeşlik gerçekleşmiş olduğundan takas yapılabilir. Özdeşlik koşulu, alacakların kaynağının da aynı olmasını gerektirmez. Bu bakımdan sözleşmeden doğan bir alacağın, karşı tarafın haksız fiilden doğan tazminat alacağı ile takası mümkündür (Uygur, Turgut: 6098 sayılı Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1,3. Baskı, Temmuz 2013, s. 920-925). Başka bir ifadeyle alacakların aynı cinsten olması, borçlanılan edimlerin ifada birbirlerinin yerine geçebilecek nitelikte olması anlamına gelmektedir. Takas için aranan üçüncü koşul kural olarak her iki borcun muaccel (ifasının istenebilir) olmasıdır. Dördüncü koşul ise, tarafların alacak ve borçlarının geçerli ve ifa edilebilir olması gerekmektedir. Taraflardan birinin alacağı muaccel olduğu hâlde, karşı tarafa olan borcu için bir vadeden yararlanıyorsa, bu alacak talep edildiğinde diğer taraf henüz muaccel olmayan kendi alacağını takas olarak ileri süremez (Uygur, s. 925). Yenilik doğuran bir hak olan takasın, davadan önce ve dava sırasında alacak sahiplerinden her biri tarafından ileri sürüleceği gibi, bu yola gitmeksizin taraflar alacaklarını ayrıca dava konusu edebilirler. Diğer bir anlatımla takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, savunma olarak da ileri sürülmesi olanaklıdır. İlke olarak, takas def'î de diğer def'îler gibi süresinde verilen cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Aksi hâlde takastan kurtulmak isteyen borçlu hemen bir ihtilaf çıkartarak amacına ulaşabilir. Öte yandan ihtilaflı alacağın takas edilebilir olduğunu söylemekle de takasın ortaya konulması ile ihtilafın alacaklı lehine hâlledilmiş olduğu anlamı çıkmamalıdır. Sonuçta hâkim anlaşmazlığı çözerek sonucuna göre takas def’î talebini red veya kabul edecektir (Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2021 tarihli, 2019/(22)9-267 E., 2021/1463 K. sayılı kararı). Mahsup ise bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı külfetlerin, bu alacaktan indirilmesini ifade eder. Meselâ, bir malı sahibine iade ile yükümlü zilyedin o mal için yaptığı bazı masraflar, o maldan elde ettiği semerelerin bedeline mahsup edilir (MK. m. 907). Bunun gibi, haksız fiilden zarar gören kimsenin bu fiilden elde ettiği bir menfaat olmuşsa, böyle bir menfaat uğranılan zarara mahsup edilir. Görülüyor ki bu olaylarda karşılıklı alacaklar yoktur; sadece, alacağın net miktarını bulmak için yapılan bir hesap ameliyesi bahis konusu olmaktadır (Akman, Sermet/Burcuoğlu, Halûk/Altop, Atillâ/ Tekinay, Selâhattin Sulhi.: Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler,7. Bası, İstanbul 1993, s. 1013). Mahsup yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olmayıp sadece alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Burada ayrı ve müstakil iki alacak bulunmamaktadır. Mahsup savunmasını, alacak miktarının indirilmesinde yararı olan herkes ileri sürebilir ve borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından re’sen nazara alınır (Hukuk Genel Kurulunun 04.03.2021 tarihli ve 2017/15-496 E., 2021/208 K. sayılı kararı). Sonuç itibariyle takas ve mahsup farklı kavramlardır. Takasta karşılıklı aynı cins muaccel alacak ve borç söz konusu olduğu hâlde, mahsupta karşılıklı birer alacak söz konusu değildir. Mahsup, bir alacaktan (zararlı olayın zarar görene sağladığı diğer faydalar, giderlerdeki tasarruflar gibi) bazı kalemlerin düşülmesine izin veren bir sayışma işlemidir. Mahsupta mahsup hakkına sahip olan taraf bu hakkını karşı taraf alacağını kendisinden istemedikçe ileri süremez (Uygur, s. 940). Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; birleşen dosyanın davacısının dava dilekçesi ile takas ve mahsup talebini ileri sürdüğü, tarafların karşılıklı muaccel alacaklarının bulunduğu ve yukarıda açıklanan TBK'unun 139.maddesinde düzenlenen yasal koşulların oluştuğu dikkate alınarak, birleşen dosyanın davacısının takas isteminin yerinde olduğu kanaatine varılmakla, takas isteminin kabulü ile, davacının asıl dava dosyasında belirlenen 101.392,78 TL alacağının, birleşen dosyada belirlenen davacının ceza-i şart alacağı ile takasına, bu suretle asıl dosyada davacının bakiye alacağı kalmadığından reddine, birleşen dosyada davacının bakiye kalan 54.607,22 TL ceza-i şart alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Asıl dava dosyasında alacağın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, bu nedenle alacağın likit olarak kabul edilemeyeceği dikkate alınarak, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Birleşen davada, ceza-i şart alacağına ilişkin davanın kısmi dava olarak açıldığı, 04/12/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile alacağın 156.000 TL'ye yükseltildiği dikkate alınarak, takas sonucu bakiye kalan ceza-i şart alacağı yönünden, ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilerek birleşen dosyanın davalısından tahsiline karar verilmiştir. Birleşen dosya kapsamında davacının, asıl iş sahibinin yaptığı müteahhitlik hizmet bedeli kesintisi ve asıl iş sahibinden ödemeleri geç almasından kaynaklı ticari faizdan kaynaklanan zararının tahsili istemleri yönünden; asıl dosyanın davacısı taşeronun işi geç teslim etmesi ile asıl iş sahibinin yüklenicinin hakedişlerinden yaptığı kesinti ve ticari faize bağlı oluştuğu iddia olunan maddi zarar arasında nedensellik bağının kurulamadığı, birleşen davanın davacısının oluştuğunu iddia ettiği maddi zararını somut deliller ile ispat edemediği dikkate alınarak sair taleplerinin reddine karar verilmiştir. Aslı davanın takas nedeni ile reddine karar verilmiş ise de; Avukatlık Kanunu 164,165.maddeleri kapsamında, vekalet ücreti vekile ait olacağından ve vekalet ücreti, takas ve mahsuba konu olamayacağından asıl ve birleşen davada davacıların hak kazandığı alacak miktarı üzerinden lehlerine vekalet ücreti takdir edilerek, harç ve yargılama giderinin kabul ve reddedilen alacak üzerinden taraflar arasında paylaştırılması yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN; Davacının ... 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/10281 esas sayılı takip dosyası nedeni ile 101.392,78 TL alacaklı olduğunun tespiti ile, davalının takas talebinin kabulü ile, davalının birleşen dosya kapsamında belirlenen alacağının, davacının alacağından fazla olması sebebi ile davacının 101.392,78 TL alacağı ile davalının 156.000,00 TL alacağının takasına ve bu suretle asıl davanın reddine, Davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine, a-Alınması gereken 6.926,15 TL harçtan peşin olarak alınan 1.465,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.461,05 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, b-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 1.465,10 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine ve kabul edilen miktara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 19.915,29 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 13.033,20 TL yargılama giderinden (kabul ve red oranına göre) 10.893,14 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, f-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.303,84 TL'sinin davalıdan, bakiye kalan 256.16 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, 2-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN; Davalının takas talebinin kabulüne karar verildiğinden bakiye kalan 54.607,22 TL cezai şart alacağının ıslah tarihi olan 04/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen dosyada davacının sair taleplerinin reddine, a-Alınması gereken 10.656,36 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan toplam 2.829,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.826,46 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, b-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 2.829,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 200.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, e-Davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 15.915,50 TL yargılama giderinden, 15.894,80 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, f-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120.00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.115,95 TL'sinin davalıdan, bakiye kalan 4,05 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine yazı yazılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ YARGILAMA GİDER DÖKÜMÜ: ASIL DAVA DOSYASINDA Bilirkişi Ücreti : 11.200,00 TL Posta Masrafı : 1.741,00 TL Başvurma Harcı : 80,70 TL Vekalet Harcı : 11,50 TL BİRLEŞEN DAVA DOSYASINDA Bilirkişi Ücreti : 10.000,00 TL Posta Masrafı : 5.710,00 TL Başvurma Harcı : 179,90 TL Vekalet Harcı : 25,60 TL