İlk Derece Mahkemesi · Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/692 E. 2023/37 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/692
- Karar No
- 2023/37
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/692 Esas KARAR NO : 2023/37
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - .... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ......
DAVA : İtirazın İptali (Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 18/10/2022 KARAR TARİHİ : 25/01/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalının davacının ...' daki açılacak şubenin açılış işlemlerinin yanı sıra işletme ve yönetim faaliyetlerini de yerine getireceği konusunda anlaştıklarını ,bu anlaşmaya göre davacının edimini yerine getirmesi karşılığında kazanılan tüm paradan şirkete ortak olma vaadiyle %50 oranında pay verileceğinin kararlaştırıldığını, 2014 yılı Ocak ayına kadar şube açılışı için davacının masraf yaptığını, şubede çalıştırılan işçilerin ücretlerinin davacı tarafından ödendiğini, davacıya %50 pay verilmediğini, masrafları da davalıdan alamadığını, davacının şubenin zarar ettiğini, tek başına işletme kararını aldığını belirterek, davacının işten el çektirildiğini, ortaklık ilişkisini inkar ettiğini, davacının yapmış olduğu 94.000,00 TL masraf kadar davalının sebepsiz zenginleştiğini, alacağın 70.700,00 TL' sinin tahsili için davalı aleyline ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde ...ilinde açılmış şube açılışından kaynaklı alacak isteimnde bulunduğunu, ancak davalının şahsına yöneltilmiş bir alacak talebi bulunduğunu, davalının şirket hissedarı olduğunu, şirket borçlarından şahsi sorumluluğu olmadığını, Müvekkil ...' in işbu davaya ilişkin pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, müvekkil ile davacı arasında imzalanmış geçerli bir sözleşme bulunmadığını, aksini ispat edebilecek nitelikte bir delil dosyaya sunulmadığı, müvekkilinin ne şahsı adına ne de hissedarı bulunduğu şirket adına davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, delil olarak sunulan kredi kartı ekstresinin ispat için yetersiz olduğunu, şahsi harcamalar yer aldığını, aradan 9 yıl güçtiğini, davacının ne şahsı adına ne de hissesi bulunduğu şirket adına davacıya borcunun bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. H U K U K İ N İ T E L E N D İ R M E - G E R E K Ç E : Dava, şirkete ortak yapma vaadiyle şirketin şube açılışı için yapılan masrafların tahsili için yapılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı dava dilekçesinde hukuki sebep olarak sebepsiz zenginleşmeye dayanmış , delil olarak dava dışı şirketin ticari defterlerini göstermiştir. (TBK 79) ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde: Davacı tarafından davalı aleyhine 09/09/2022 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde 70.700,00TL asıl alacak, 74.066,97 TL işlenmiş faiz olmak üzere toplam 144.766,97 TL istendiği, ödeme emrinin davalıya 22/09/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 23/09/2022 tarihinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğu, davacının yasal süresi içerisinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan “itirazın iptali” davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır. Ticaret Sicil Kayıtlarında göre davacının dava dışı şirketin Bursa Şubesinin müdürü olduğu tespit edilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde; Dava dışı .... ilinde açılmış olan şubesinin açılışından ve yönetiminden kaynaklı olarak yaptığını iddia ettiği harcamalar nedeniyle davalıyı hasım göstererek icra takibi yapmıştır. Dava dilekçesi ekindeki yazışmaların davalı ile yapıldığı anlaşılmakta ise de davalı dava dışı şirketin ortağı ve yetkilisidir. Limited şirket hisse devrinin geçerli olabilmesi için esas sermaye payının devrine ilişkin yazılı bir sözleşme yapılması gerekir. Bu sözleşmeye uygulamada limited şirket hisse devri sözleşmesi denir .Şirket payının devri veya devir vaadi hakkındaki sözleşmelerin yazılı şekilde yapılması ve imzaların noterce tasdik edilmesi gerekmektedir. Davacı hisse devri yapılacağı vaadi şubeye masraf yaptığını beyan ettiği ve davacının şirkete ortak olarak alınmadığı anlaşılmakla davacı şubeye yaptığı masrafların tahsilini dava dışı şirketten sebepsiz zenginlemeye dayalı olarak talep edebilir. Eğer bir sebepsiz zenginleşme varsa sebepsiz zenginleşen dava dışı şirkettir. Bu durumda da davacı icra takibindeki taleplerini dava dışı şirkete karşı yöneltmesi gerekmektedir. HMK nın 124. Maddesine göre iradi taraf değişikliği mümkün ise de itirazın iptali davası icra takibine bağlı bir dava olup icra takibi üzerinden yargılama yürütüldüğünden mahkemede taraf değişikliği yapılması ile takipte yanlış yöneltilen husumet düzeltilemeyeceğinden yanlış hasıma yöneltilen takipte ödeme emrinin de yanlış hasıma tebliği nedeniyle düzeltilebilir bir durum olmadığından HMK nın 124. Maddesinin uygulanma kabiliyeti bulunmamıştır. Bir hakka ilişkin davada davacı olma sıfatı da hakkın sahibine ait bulunmakta ve buna aktif husumet denilmektedir. Sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi de o hakka uymakla yükümlü olan kimse olup, bu da pasif husumet (davalı sıfatı) olarak adlandırılmaktadır. Sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf sıfatı, usul hukukuna değil maddî hukuka ilişkin bir sorundur; diğer bütün maddi hukuk sorunlarında olduğu gibi, dava şartı değildir. Taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için (defi değil) bir itirazdır. Davacı tarafından dava dışı şirketin şube açılışı için yapılan masrafların davalı ortaktan talep edilemeyeceği, ortağın kişisel sorumluluğu bulunmadığı, doğrudan ortağa yapılan bir ödeme iddiası da bulunmadığından davalı ortağın icra takibindeki borca itirazında haklı olduğu, davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın REDDİNE, Yasal şartlar oluşmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90 TL harçtan, dava açılışında alınan 1.951,62 TL peşin harcın düşülmesi ile fazla yatırıldığı anlaşılan 1.771,72 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde YATIRANA İADESİNE, 3) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.200 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 6) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak YATIRANLARA İADESİNE, Dair, Davacı/Vekili Av. ...' in yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/01/2023
Katip ...
Hakim ...
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."