İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/666 E. 2024/530 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/666
- Karar No
- 2024/530
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/666 Esas KARAR NO : 2024/530
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 12/02/2009 KARAR TARİHİ : 25/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi sözleşmesinin teminatı olarak müvekkili şirkete ait taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, ipotek tesisi işlemleri sırasında davalı bankaca müvekkili şirket yetkisiz temsilcilerine senet altına imza attırdığını, davalı bankanın takibe konu senetle ilgili olarak ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alarak takibe koyduğunu, davalı bankanın bu takip ile davacının tüm taşınmazları, bankalarda bulunan nakitleri ve müvekkile ait tüm araçlarının haczedildiğini, davacının ... 9. İcra Hukuk Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile senet altındaki imzaya itiraz ettiğini ve aynı mahkemenin ... Esas sayılı dosyası ile taşkın hacizler nedeniyle şikâyette bulunduğunu, davalı bankanın ise ... 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçtiğini, bu aşamada davacı müvekkil tüm malvarlığının haczedildiğinden ticari faaliyetlerinin zarar gördüğünü, ödemelerinin imkânsızlaştığını ve davalı banka ile borcun tasfiyesi hususunda bir anlaşma imzalamak zorunda kaldığını, anlaşmanın uygulamaya konulduğunu, davalı bankanın ... 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ipotekli taşınmazın satışını sağlayarak yaklaşık 12.milyon TL civarında bir tahsilât yaptığını, her iki dosya ile takip edilenin tek alacak olduğunu, bunun dava dışı ...Ltd. Şti’nin davalı banka ile arasındaki kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, ancak davalı bankanın halen ... 9. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takibine devam ettiğini, takibe konu senet altındaki imzaların müvekkili şirketi borçlandırıcı işlem yapmaya yetkili kişilerin imzaları olmadığını, senet altındaki imzaların şirket genel müdürü ...ve muhasebe müdürü ...'a ait olduğunu, bu kişilerin şirketi borçlandırıcı işlem yapma yetkileri olmadığını, alacaklı banka tarafından bu durumun bilindiğini, davalının yetkisiz temsilcilere bono imzalatılırken, bir oldubittiye getirilerek söz konusu kişilerin hataya düşürüldüğü, böylece müvekkil şirketin hiç gerekmediği halde borç altına sokulduğu düşünüldüğünde davalı banka yetkililerinin hileli davrandıkları, bu nedenle dahi müvekkil şirketin söz konusu senet ve kredi sözleşmesine atılan imzalar nedeniyle sorumlu tutulamayacağının tartışmasız olduğunu, müvekkilinin borcu kabul etmediğini ve itirazda bulunduğundan sözleşme ile bağlı olmama iradesini açıkladığını, sonuç olarak takibe konu senet nedeniyle müvekkili şirketin borçlu olmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin ana sözleşmesine göre üçüncü şahıslar lehine borçlanmasının mümkün olmadığını, dava dışı .. Şti. ile müvekkili şirket arasında 30 Aralık 2004 tarihli inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre dava dışı yüklenici şirketin, davacıya ait ... İli, ... İlçesi, ... Beldesi...Mevkii 16, 18, 19 pafta ve 1614 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde inşaat yapacağı, yaptığı işin karşılığında kendisine aynı yerde bulunan 1609 parselde kayıtlı taşınmazın devredileceğini, dava dışı yüklenicinin davacı müvekkiline karşı taahhütlerini büyük ölçüde yerine getirdiğini, ancak nakit sıkışıklığı nedeniyle kendisine devri gereken 1609 parselin devrini, taahhütlerini tamamen yerine getirmeden müvekkili şirketten talep ettiğini, bunun kabul görmemesi üzerine nakit temini için bankalardan alacağı krediler için 1609 parselin ipotek edilmesini talep ettiğini, müvekkilinin, yüklenicinin taahhütlerini büyük ölçüde yerine getirmesi, eksik kalan işler için de yükleniciye nakit temini sağlayacak olması nedeniyle taşınmazın değerinden daha düşük bir limitle (16.000.000.YTL.) ipotek edilmesine muvafakat ettiğini, bu taşınmazın yükleniciye devredilmesi gereken taşınmaz olduğunu, müvekkilinin iradesinin kendisini borçlandırmak olmayıp yüklenicinin payına düşen taşınmaz üzerine ipotek tesisi ile ona düşecek taşınmazı borçlandırma yönünde olduğunu, davalı bankanın bununla yetinmeyerek, ipotek işlemlerinin bir parçası imiş müvekkili şirketin yetkisiz temsilcilerine dava konusu senet ve kredi sözleşmesi altına da imza attırdığını, müvekkili şirketin hiç borçlanma iradesi ve bunun için geçerli bir sebep dahi yokken, davalı banka yetkililerinin şirket genel müdür ve muhasebe şefini kandırdığı ve hileli olarak onların sözleşme altına ve senede imza atmasını sağladığını, müvekkilinin sözleşmeyi ve senedi kabul etmediğini, kabul anlamına gelmemek üzere bir an için dava konusu senet ve kredi sözleşmesi altındaki imzaların müvekkili şirketi bağlayacağı kabul edilse dahi alacağın kaynağı olan kredi borcunun ödendiğini, davacının her ne kadar icra dosyalarına göre borçlu olarak görünse de davalı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasındaki kredi sözleşmesinde üçüncü şahıs durumunda olduğunu, dava dışı şirketin kullandığı kredi miktarı ve ödemelerinin müvekkili şirket tarafından kesin olarak bilinmediğini, davalı bankaya kullanılan kredilerin ve ödemelerin bir dökümünün kendisine verilmesi hususunda başvuru yapılmış ise de bankaca bu talebe olumlu cevap verilmediğini, davalı banka tarafından gönderilen ... 4. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameye göre ödenmesi gereken tüm nakdi krediler toplamının 12.756.088.YTL olduğunu, ayrıca 1.285.564.YTL teminat mektubu bedelinin depo edilmesi ve çek yaprakları nedeniyle bankanın sorumlu olduğu 28.275.YTL. nin depo edilmesinin ihtar edildiğini, ayrıca müvekkili şirketin başvurusu sonucu davalı bankanın 29.08.2008 tarihli cevabi yazısında 'Bankamız tarafından ...Ltd. Şti.ne kullandırılan nakdi/gayrı nakdi kredi tutarı, dava/noter masrafları gecikme dâhil 27.08.2008 tarihi itibarıyla toplam 14.521.116,81 YTL. dir” denildiğini, kısaca dava dışı ... Ltd. $ti.'nin davalı bankaya olan borcunun bankanın beyanına göre en fazla 14.521.116.81YTL olduğunu, aynı ihtarnamenin sonunda ipotekli olan müvekkili şirket taşınmazının paraya çevrileceği ve ayrıca dava dışı asıl borçlu ...Şti.ne ait iki adet taşınmazın da paraya çevrileceğinin ihtar edildiğini, ancak yapılan araştırmalarda davalı bankanın ihtarnameye yazmış olduğu ipotekli taşınmazların ihtarnamenin keşide tarihinden önce 21.03.2008 tarihinde haricen davalı bankaya satıldığının tespit edildiğini, tapuda satış bedelleri 104 parselde kayıtlı taşınmaz için 4.915.000.YTL, 106 parselde kayıtlı taşınmaz için ise 933.000.YTL olarak gösterildiğini, davalı bankaca devralınan iki taşınmazın rayiç bedellerinin en az 17.260.000.YTL olduğundan davalının en az 17.260.000.YTL. Tahsilât yaptığını, bu bedelin dahi ihtar edilen miktarın üzerinde olduğunu, kısaca borçlu ... Ltd. Şti.nin davalı bankaya olan kredi borçlarının fazlasıyla ödendiğini, bu nedenle müvekkili şirket hakkında yürütülen ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu alacağın ödendiğini, bu nedenle bu dosya nedeni ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti gerektiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili şirketin ... 9.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafından ... 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından ve ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından alacak miktarından fazla yapılan tahsilâtlardan şimdilik 100.000.YTL. lik kısmının taraflarına reeskont faizi ile birlikte iadesine, davalının tüm işlemlerde kötü niyetli hareket ettiğinden, takip konusu alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı dava dilekçesinde ... 9. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespitini ve fazla ödenen 100.000,00 TL bedelin istirdadını talep etmiş, harcı 100.000,00 TL üzerinden yatırmış olması nedeni ile borçlu olmadığının tespiti talep edilen miktarın belirlenmesi ve eksik harcı yatırması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı vekili 23.06.2009 havale tarihli dilekçesi ile özetle; davalının ... 9.b İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında bakiye alacak miktarı olarak 5.000.000,00 TL olarak belirtmesi nedeni ile söz konusu takip dosyasından 5.000.000,00 TL miktarında borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, eksik harcı 5.000.000,00 TL üzerinden yatırmıştır. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacı şirketin davalı bankanın ... Şubesi müşterilerinden...Ltd. Şti.'ye kullandırdığı kredilere Genel Kredi Sözleşmesi ile kefaletinden ve aynı borç için verilen bonoya verdiği avalinden dolayı borcu bulunduğunu. ayrıca davacının belirtilen borç için ...'deki 1609 parsel nolu taşınmazını bankaya ipotek verdiğini, bu ipotekle ilgili tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ... 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas, ...Esas sayılı dosyalarından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını ve ipotekli taşınmazın icra ihalesinde 12,185,000 TL'ye alacağa mahsuben satın alındığını, ihalenin kesinleştiğini, davacının "senet altında imzası olan şahıslara ikinci derece yetki verilmiştir" beyanının gerçeğe aykırı olduğunu, senet üzerindeki imzalardan birinin 1. derecede imza yetkilisi Genel Müdür ...'e, diğeri de 2. derecede imza yetkilisi Muhasebe Şefi ...'a ait olduğunu, takip konusu bono ve henüz takibe konu edilmeyen Genel Kredi Sözleşmesinin şirketi temsile yetkili kişilerce imzalandığını, TTK. 20. maddesi yanında, çift imza ile temsil edilen bir şirketin banka tarafından hile ile borçlandırıldığı iddiasının ciddiyetten uzak olduğunu, davacının "Ana sözleşmeye göre şirketin 3. şahıslar lehine borçlanması mümkün değildir" iddiasının da hakikate aykırı olduğunu, şirket ana sözleşmesinin 4. ve 19. maddesinde açıkça ".. tasarruf ve temellüke dair bütün muameleleri yapabileceği gibi, bütün hakları iktisap ve borçları iltizam edebilir", İktisadi maksat ve mevzuunun gerektirdiği bilcümle ticari, sınai ... ve benzeri muamele ve işleri yapabilir." Dendiğini, davacı şirketin 29.03.2007 tarihli 3 sayılı yönetim kurulu kararında da davacı şirketin asıl kredi borçlusu şirketle ticari ilişki ve dayanışma içinde bulunduğu, kredi teminine yönelik çözümler arandığı ve bu yönde kararlar alındığının açıkça görüldüğünü, izah edilenlerin dışında davacı borçlu şirketin iç çalışmalarındaki fiili uygulamalar-kısıtlamalar var ise bunların TTK.321/2., TTK.321/4., TTK.540, 541, 542. ve BK.451. maddeleri gereği iyi niyetli kişilerin haklarını etkilemeyeceğini, alacağın takibi için başlatılan icra takibinden sonra davacı borçlu ile borcun tasfiyesiyle ilgili 29.07.2008 tarihinde protokol imzalandığını. Bu protokolde davacı tarafından davaya konu borcun açıkça "kabul" edildiği ve menfi tespit davası açmayacağının beyan ve taahhüt edildiğini, protokolün davacı tarafça ikrar edildiğini, ayrıca davacı borçlunun ... 9. İcra Hukuk Mahkemesine ... dosya numarası ile yaptığı itirazlardan ve tüm taleplerinden feragat ettiğini, feragatten sonraki duruşmalarda da bu iradeyi yenilediğini, davacının sözde haklı olduğunu iddia ettiği bir konuda hukuki sonuç alma imkanı varken bundan vazgeçerek borcun tasfiyesine yönelik protokol imzalamasının bu davanın haksızlığını gösterdiğini, davacının borcu kabul ettiği protokolü müzayaka ve tehdit altında imzaladığı ve protokolün gabin sebebiyle davacı borçlu şirketi bağlamadığı iddiası tamamen gerçek dışı olduğunu, borcun takipten ve davacının icra mahkemesindeki takibe itirazından sonra protokole bağlanarak tasfiyesi yoluna gidilmesinin davacının iddia ettiği BK. 21. ve 30. maddelerdeki tehdit, müzayaka ve gabin unsurlarını taşımadığını, tehditle protokol akdedildiği iddiasının tamamen asılsız ve yakışıksız olduğunu, alacağın kanuni haklarını kullanarak tahsil etmeye çalışan bir bankanın davacıyı üstelik avukatlarının huzurunda tehdit ettiği iddiasının hem inandırıcılıktan uzak hem de gülünç olduğunu, akitte gabinden bahsedilebilmesi için edimler arasında aşırı nispetsizlik bulunması ve akdin diğer tarafın hiffetinden, tecrübesizliğinden ve müzayaka halinden faydalanılarak gerçekleştirilmiş olması şartlarını birlikte taşıması gerektiğini, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğunu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını kanunun himaye etmeyeceğini, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyi niyet iddiasında bulunamayacağını, dava konusu borcun tasfiyesine yönelik olarak akdedilen 29.07.2008 tarihli protokolün ilam mahiyetine haiz olduğunu, bahsi geçen protokolün günler süren müzakereler neticesinde sağlanan uzlaşmanın neticesinde imzalandığını, dava öncesi ilam niteliğini haiz bir belge ile giderilen uyuşmazlığın daha sonra iyi niyet kurallarına aykırı olarak dava konusu yapılmasında hukuki menfaat bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, kredi borcunun taşınmaz alımları ile ödendiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, bilindiği üzere davalı bankanın Bankacılık Yasasının Katılım Bankalarına vermiş olduğu yetki gereği finansal kiralama işlemleri yapabildiğini, ...'daki bankanın kredi müşterisi ...firmasına ait ..., ..., ..., ..., ... parsel nolu taşınmazların müvekkili bankanın başka bir kredi müşterisi olan ...Tic. Ltd. Şti. ile yapılacak Finansal Kiralama Sözleşmesine konu edilmek üzere müvekkili bankaca ... firmasından 04.01.2008 tarihinde satın alındığını, taşınmazların toplam bedeli olan 8.000.000,00 TL nin satıcı ... Endüstrisinin müvekkili bankadaki hesabına ödendiğini, ödenen bu bedellerden bir kısmı ile kredi müşterisi firmanın bankaya olan vadesi gelmiş kredi borçları için mahsup yapıldığını, kalanı kredi hesabının temerrütte bulunmaması ve kredinin kapatılmasının söz konu olmaması sebebi ile firma kullanımına bırakıldığını, Finansal Kiralama işlemi için satın alınan bu taşınmazların ... bankaya olan borçları için müvekkili bankaya ipotekli olmadığını, ... köyündeki 4 pafta 104 ve 106 parsel nolu taşınmazlar ile ... Aşarlık 5 parselde bulunan 20 taşınmazın toplamda 6.886.978,30 TL bedel ile müvekkili bankaya devredildiğini, devir bedeli olan tutarların 25.03.2008 tarihinde ... firmasının 17-... nolu hesabına ödendiğini, ödenen bu bedelin tamamı ile ... firmasının kredi borçlarının tahsilâtı yapıldığını, ... firmasının kredi hesabının ... tarihinde ... 4. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kat edilmiş olup, hesap katından önce müvekkili banka tarafından devralınan ...Köyündeki 104 ve 106 parsel ile ...'taki 5 parsel üzerindeki taşınmazların tüm bedellerinin kredi borcuna mahsup edildiğini, Leasing amacıyla alınan ...'daki ..., ..., ..., ..., ... parsel nolu taşınmazların bedelinden de mevcut muaccel borçlarının tahsilâtının yapıldığını, bakiyesinin hesap katı söz konusu olmadığı için hesap sahibi firmanın tasarrufuna bırakıldığını, devralınan taşınmazların bedelinin ... firmasının takibe konu borçlarının dışındaki borçlarından düşülmüş olmasının, kalan borçları için tahsilât yapılmış olması sebebiyle davacının borcun kalmadığı iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığını, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın ve kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava; davalı tarafından davalı hakkında başlatılan ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu borcun ödenmesi nedeni ile söz konusu takip dosyasına davacının borçlu olmadığının tespiti ile fazla ödenen bedelin davalıdan istirdadına ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere göre dosya kapsamı 29.07.2008 ve 12.01.2010 tarihli protokoller ile alınan bilirkişi raporu karşısında; davalı ile dava dışı kredi borçlusu arasında gerçekleştirilen gayrimenkul devirlerinde herhangi bir usulsüzlüğün olmadığı, dava tarihi itbariyle davacının davalı bankaya borçlu olduğu, istirdatı gereken bir bedelin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine ve davalının tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir. Mahkememizin kararı davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 19. HD'nin ... sayılı kararı ile bozulmuş olup; Yargıtay bozma ilamında" Davacı talebi fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla, ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı bonoya dayalı kambiyo senedi yolu ile takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafından ... 10. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından ve ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından alacak miktarından fazla yapılan tahsilatlardan şimdilik 100.000 TL’lik kısmının reeskont avans faizi ile ödenmesine ve %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ilişkindir. Yargılama sırasında dava değerini 5.000.000 TL üzerinden beyan ederek tamamlama harcını 23.06.2009 tarihinde yatırmıştır. Dava konusu takiplerden ... 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı 16.000,000 YTL bonoya dayalı takipte asıl alacak değeri 14.069,928 YTL olarak gösterilmiştir. Bu takibe karşı davacı borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Takipten ve dava tarihinden sonra 12.01.2010 tarihinde yapılan protokol ile davacı borçlu ... A.Ş.’nin borcunun protokol tarihi itibariyle 5.146,000 TL olduğu tespit edilmiş olup, davacı ... bu borcu tabloda gösterilen taksit tarihlerinde 48 taksitte toplamda 3.500,000 TL olarak ödeyecektir, şeklinde kararlaştırılmıştır. Buna rağmen, protokol ve dosyadaki bilirkişi (31.10.2012) tarihli tesis edilen hükümde bu yönler gözetilmeden ve tartışılmadan davanın tümden reddi doğru olmadığı gibi davacının diğer taleplerinden biri olan kredi borçlusu asıl borçlu şirket ... Şirketinin kredi teminatı olarak verdiği 104 ve 106 nolu iki adet ipotekli taşınmazın, davalı banka tarafından hesap kat edilmeden ucuz fiyatla almasının kefil ve ipotek veren üçüncü kişi konumundaki davacı şirketin durumunu ağırlaştırdığı iddiasına gelince; kredi borçlusu asıl borçlu şirket ... Limited Şirketinin kredi teminatı olarak verdiği 106 nolu parselin ipotek bedeli 10.000,000 TL, 104 nolu parselin ipotek değeri 7.260,000 TL toplamı 17.260,000 TL olarak gösterilmiştir. Davalı bankanın 14.05.2008 tarihli hesap kat tarihinden önce bu ipotekli taşınmazları 21.03.2008 tarihinde 4.915,000 TL ve 933.000 TL bedellerle gösterilen değerlerinin çok altında satın alındığı da sabittir. Bu durumda mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 592. (818 sayılı Borçlar Kanunu m.500) madde hükümleri gözetilerek Genel Kredi Sözleşmeleri, kat ihtarnamesi, keşif, ipotekler, bilirkişi raporları ve taraflarca imzalanan protokoller de dikkate alınarak, davalı bankanın davacının, gayrimenkul ipoteğinden doğan sorumluluğu ile kefaletten doğan sorumluluğunun, davalı bankanın yaptığı bu işlem nedeniyle ağırlaştırılıp ağırlaştırmadığı yönü üzerinde yeterince durulup tartışılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir" denilmektedir. Yargıtay bozma ilamı yerinde görülerek uyulmasına karar verilmiş ve yargılama bu doğrultuda sürdürülmüştür. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda TBK nun 592 (BK nun 500. Md) maddesi hükmü gözetilerek davalı bankanın davacının taşınmaz ipoteğinden doğan sorumluluğu ile kefaletten doğan sorumluluğunu ve ipotekli taşınmazları 21.03.2008 tarihinde 4.915,00 -TL ve 933.000,00 -TL bedelle ve ipotek değerinden daha düşük tutarda satın alma işleminden dolayı davacının durumunu ağırlaştırıp ağırlaştırmadığının tespiti yönünden inceleme yapılarak bilirkişi raporu düzenlenmiştir 24.08.2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; somut olayda BK nun hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalı bankanın kendisine daha yüksek bedel üzerinden ipotek edilmiş olan taşınmazları düşük bedelden paraya çevirerek borca mahsup etmesinin TBK nun 500. Maddesi kapsamında kefilin durumunu ağırlaştırdığı iddia edilmiş ise de, davalı bankanın yaptığı ifa uğruna edim işleminin bankanın aldığı ekspertiz raporunda belirtilen değerlere uygun olduğu, SPK lisanslı vakıf ekspertizden alınan değerleme raporunda bulunan miktarlara uyumlu olacak şekilde 25.03.2008 tarihi itibariyle borca mahsup edildiği, 2010 tarihli protokolle borcun 3.500.000,00 -TL olarak sınırlandırıldığı, davacının aval sorumluluğunu bu miktar üzerinden kabul ettiği, bu tarihten sonrasında davacının istirdatını isteyebileceği bir ödemenin bulunmadığı belirtilmiştir. Davacı vekilinin itirazları üzerine düzenlenen 21.06.2016 tarihli ek raporda; davalı bankanın ipotekli taşınmazları "ifa uğruna edim" şeklinde ve o tarihteki rayiç değerleri üzerinden alacağına mahsup ettiği anlaşıldığından TBK nun 592.(BK nun 500.) Maddesinin uygulanmasını gerektirir bir zararın söz konusu olmadığı ve istirdatı istenebilecek bir ödemenin bulunmadığı belirtilerek kök rapordaki görüşler tekrar edilmiştir. Mahkememizden verilen 27/12/2016 tarih ve ...Esas ...sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizden verilen 27/12/2016 tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin'nin 11/11/2020 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kararın ONANMASINA karar verilmiş; davacı vekilinin KARAR DÜZELTME talebi üzerine Yargıtay 11.Hukuk dairesinin 04/04/2022 tarih ... E - ... K sayılı ilamı ile ":....hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiş olup Yargıtay ilamında;" ilk bozmadan önce talimat yoluyla ve keşfen yaptırılan bilirkişi incelemesiyle taşınmazların değerini tespit ettirilmiş olup, 29.04.2010 tarihli bilirkişi raporuyla; (21.03.2008 tarihi itibariyle) 104 nolu parselin değerinin 6.466.505 TL, 106 parselin değerinin ise 1.140.131 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Davalı bankanın esas aldığı ekspertiz raporunda ise, 104 nolu parselin değeri 4.915.000 TL, 106 nolu parselin değeri ise 933.000 TL olarak tespit edilmiş olup, mahkemece alınan bilirkişi raporuyla ekspertiz raporu arasında taşınmazların değeri hususunda ciddi anlamda farklılık bulunmaktadır. Bu nedenle, mahkemece, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden salt davalı banka tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesine dayalı olarak taşınmazların rayiç değeri üzerinden satın alındığı sonucuna ulaşılması isabetli görülmemiştir. Bunun yanında, bilirkişi heyetince, davalı bankanın taşınmazları alacağına mahsuben aldığı, taşınmazların satışından elde edilen bedelin hemen hemen tamamının asıl borçlu firmanın gecikmiş borçlarına mahsup edildiği belirtilmişse de, burada bahis konusu yapılan borcun sebebinin ne olduğu başka bir deyişle banka ile asıl borçlu arasında davacının müteselsil kefil olarak imza ettiği genel kredi sözleşmesi dışında başka bir kredi sözleşmesi yahut borç doğuran ilişki bulunup bulunmadığı varsa bu şekilde yapılan mahsubun davacı kefilin durumunu ağırlaştırıp ağırlaştırmadığı da denetime açık bir şekilde gösterilip incelenmemiştir. Belirtilen nedenlerle mahkemece, yukarıda gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru olmadığından, Dairemizce hükmün bu nedenle bozulması gerekirken yazılı şekilde onandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairemizin 11.11.2020 gün, ... Esas-... Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkeme hükmünün davacı yararına bozmayı gerektirmiştir" gerekçesi ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamı sonrasında dava; mahkememizin 2022/666 esasına kaydı yapılarak, 07/02/2023 tarihli celsede Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Taraflarca gösterilen deliller toplanmış, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak bilirkişi raporu alınmıştır. ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Talimat sayılı dosyasında alınan Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ...tarafından düzenlenen 11/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi'nde kain 4 pafta 104 ve 106 parsel no taşınmazların 21.03.2008 tarihi itibariyle rayiç değerinin belirlenerek daha önce dosyaya ibraz edilen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi istemine ilişkin dava konusu taşınmazların 21.03.2008 tarihi itibariyle zemin ve yapı rayiç değerlerinin; ¸olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce dosya bilirkişi incelemesine tevdi edilmiş olup hükme esas alınan ,Banka E. Müdürü/Müfettişi ..., Banka E. Müfettişi ..., Prof. Dr. Yeminli Mali Müşavir ..., Öğretim Üyesi ..., Öğretim Üyesi... tarafından düzenlenen 05/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda ve aynı görüyü muhafaza eden 24/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda belirtilen görüşler ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda ; Davalı banka ile dava dışı ...Ltd.Şti. arasında imzalanan 22.03.2007 tarihli ve 16.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi, davacı ...Ş.’nin kefaleti ve davalı banka lehine; Maliki dava dışı kredi borçlusu olan ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, 16-18-19-7-8 Pafta, 1609 parseldeki taşınmazın tamamı üzerinde 16.000.000,00 TL tutarlı 1. derecede, Maliki dava dışı kredi borçlusu olan ... İli, .. İlçesi, ... Köyü, 4 Pafta, 106 parsel üzerinde taşınmazın 2/11 payı üzerinde 10.000.000,00 TL 1. derecede, Maliki davacı ... A.Ş. olan ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, 4 Pafta, 104 parsel üzerinde taşınmazın tamamı üzerinde 7.260.000,00 TL 2. Derecede, ipotek tesisi, ayrıca borçlusu dava dışı ... Şti., alacaklısı davalı banka olan 22.03.2007 tanzim tarihli, 14.05.2008 vadeli 16.000.000,00 TL tutarlı bonoya istinaden dava dışı şirkete krediler kullandırıldığı, Maliki dava dışı kredi borçlusu olan dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, 4 Pafta, 106 parsel ve 104 parsel no.lu ipotekli taşınmazlar için davalı bankaca ekspertiz raporları düzenlettirildiği ve ekspertiz raporlarındaki en yüksek değerler esas alınarak; dava dışı kredi borçlusuna 106 parseldeki taşınmazın 2/11 payı için 946.995,00 TL bedel ve 104 parseldeki taşınmazın tamamı için ise 4.988.725,00 TL bedel ödenerek, kat ihtarnamesi öncesinde 21.03.2008 tarihinde taşınmazların davalı bankaca satın alındığı, Davacının hesabına alacak kaydedilen 946.995,00 TL’lık ve 4.988.725,00 TL’lık tutarların, dava dışı asıl borçlunun mevcut kredi borçlarına mahsup edildiği, 14.07.2008 Takip Tarihi itibariyle yapılan hesaplama sonucunda; davalı bankanın 12.785.935,30 TL asıl alacak tutarı ve 642.708,55 TL işlemiş faiz + BSMV olmak üzere, toplam 13.428.643,85 TL nakit alacak tutarı hesaplandığı, ancak takip talebinde 12.683.339,90 TL asıl alacak, 313.040,65 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 12.996.380,55 TL nakit alacak tutarı talep edildiği, bu durumda taleple bağlı kalınmasının yerinde olacağı, Davacı malik ...A.Ş.’nin davalı bankaya ipotekli olan ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, 16-18-19-7-8 Pafta, 1609 parseldeki taşınmaz için dava dışı asıl borçlu ile davacı ipotek borçlusu aleyhine, ... 10. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile 14.07.2008 tarihinde İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu ile icra takibi yapıldığı ve 19.12.2008 tarihinde yapılan satış ihalesinde, banka lehine ipotekli olan taşınmazın 12.185.000,00 TL bedelle alacağa mahsuben davalı bankaca satın alındığı, söz konusu tutardan masraf ve vergiler düşüldükten sonra dava dışı asıl borçlunun hesabına 31.12.2008, 13.01.2009 ve 25.05.2009 tarihlerinde toplam 12.053.817,36 TL’nin alacak kaydedildiği, Davalı banka ile A... A.Ş. arasında 12.01.2010 tarihli İkinci Protokol’ün imzalandığı, söz konusu protokol tarihi ile takip tarihi arasında ipotekli taşınmaz satışından 12.053.817,36 TL’lık tahsilat sağlandığı, ayrıca dava dışı asıl borçlu lehine verilen bir kısım teminat mektuplarının nakde dönüşmesi nedeniyle banka kaynağından toplam 867.702,05 TL muhataplara ödeme yapıldığı, söz konusu tahsilat ve ödemeler Borçlar Kanunu’nun 84. maddesi gözetilerek yapılan hesaplama sonucunda, 12.01.2010 İkinci Protokol tarihi itibariyle davalı bankanın toplam 5.742.790,64 TL nakit ve 388.014,90 TL gayrinakit alacak tutarının bulunduğu, Davalı banka ile davacı ...Ş. arasında 12.01.2010 tarihinde imzalanan İkinci Protokolde, davacı ...Ş. aleyhine oluşan nakit borç tutarı, davalı bankaca protokol tarihi itibariyle 5.146.000,00 TL olarak tespit edilmekle birlikte; taraflarca bu borç tutarının 48 taksit halinde toplam 3.500.000,00 TL olarak ödenmesinin kararlaştırıldığı, Davalı banka kayıtları incelendiğinde, protokol gereği taraflarca imza altına alınan Ödeme Planındaki taksitlerin, davacı ...Ş. tarafından ödeme planındaki taksit tarihlerinde davalı bankaya 3.346.243,40 TL’lık kısmının ödendiğinin tespit edildiği, bu durumda davacının davalı bankaya protokol gereği 153.756,60 TL (= 3.500.000,00 TL – 3.346.243,40 TL) borcu bulunduğu, Talimat yolu ile alınan Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 11.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda, 21.03.2008 tarihi itibariyle; 104 Parselde mevcut Arsa + Bina için (Tamamı) = 7.065.355,00 TL, 106 Parselde mevcut Arsa + Bina için (2000/11000 Pay) = 1.229.467,44 TL rayiç değer tespiti yapıldığı, davaya konu taşınmazların davalı banka tarafından 21.03.2008 tarihindeki satın alınma bedelleri ile söz konusu taşınmazlar için 11.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda, 21.03.2008 tarihi itibariyle tespit edilen bedeller karşılaştırıldığında, davalı banka lehine toplam 2.359.102,44 TL’lık eksik bir değer tespitinin söz konusu olduğu, 104 No.lu Parsel için ;11.07.2023 Tarihli Rapordaki Belirtilen Değerin 7.065.355,00 TL ,21.03.2008 Banka Tarafından Satın Alınma Tutarının 4.988.725,00 TL, aradaki farkın ise 2.076.630,00 TL olduğu, 106 No.lu Parsel için;11.07.2023 Tarihli Rapordaki Belirtilen Değer 1.229.467,44 TL , aradaki farkın 946.995,00 282.472,44 TL olmak üzere toplam 2.359.102,44 TL fark olup taşınmazların 11.07.2023 tarihinden önce dikkate alınmış olan değerlerin ortalaması ile davalı banka tarafından 21.03.2008 tarihindeki satın alınma bedelleri karşılaştırıldığında, davalı banka lehine toplam 581.391,47TL’lık eksik bir değer tespitinin söz konusu olduğu, 104 No.lu Parsel için; 11.07.2023 tarihinden önce dikkate alınmış değerlerin ortalamasının 5.537.190,71 TL, 21.03.2008 Banka Tarafından Satın Alınma Tutarının 4.988.725,00 TL olup aradaki farkın 548.465,71 TL olduğu, 106 No.lu Parsel için; 11.07.2023 tarihinden önce dikkate alınmış değerlerin ortalamasının 979.920,76 TL , 21.03.2008 Banka Tarafından Satın Alınma Tutarının 946.995,00 TL olup, aradaki farkın 32.925,76 TL olmak üzere toplam farkın 581.391,47 TL olduğu belirtilmiş olup bu durumda davacı tarafından; 11.07.2023 tarihli raporda belirtilen değerlerin benimsenmesi halinde, müflis davalı bankadan 2.205.345,84 TL’nin, 12.01.2010 Protokol tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte talep edilebileceği, 11.07.2023 tarihinden önceki tarihlerde dikkate alınmış olan değerlerin ortalamasının benimsenmesi halinde ise bankadan 427.634,87 TL’nin, 12.01.2010 Protokol tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte talep edilebileceği belirtilmiştir. Davacı tarafça ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı bonoya dayalı kambiyo senedi yolu ile takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, davalı tarafından ... 10. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından ve ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından alacak miktarından fazla yapılan tahsilatlardan şimdilik 100.000 TL’lik kısmının reeskont avans faizi ile ödenmesine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş 23.06.2009 tarihinde dava değeri 5.000.000 TL üzerinden beyan ederek tamamlama harcı yatırılmıştır. Dava konusu takiplerden ... 9. İcra Müdürlüğünün ...sayılı 16.000,000 YTL bonoya dayalı takipte asıl alacak değeri 14.069,928 YTL olarak gösterilmiş olup bu takibe karşı davacı borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda TBK nun 592 (BK nun 500. Md) maddesi hükmü gözetilerek davalı bankanın davacının taşınmaz ipoteğinden doğan sorumluluğu ile kefaletten doğan sorumluluğunu ve ipotekli taşınmazları 21.03.2008 tarihinde 4.915,00 -TL ve 933.000,00 -TL bedelle ve ipotek değerinden daha düşük tutarda satın alma işleminden dolayı davacının durumunu ağırlaştırıp ağırlaştırmadığının tespiti yönünden inceleme yapılarak bilirkişi raporu düzenlenmiş olup Mahkememizce bilirkişi raporunda belirtilen 11.07.2023 tarihinden önceki tarihlerde dikkate alınmış olan değerlerin ortalamasının benimsenmesi gerektiği yönündeki seçeneğine itibar edilerek davacının davalı bankaya fazladan (581.391,47TL– 153.756,60TL=) 427.634,87TL. Ödediği kanaatine varılmakla davacının ... 9. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı bonoya dayalı kambiyo senedi yolu ile takip nedeniyle davalıya fazla ödediği 427.634,87 TL’nin 12.01.2010 Protokol tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte talep edilebileceği kanaatine varılmış, davacı tarafça kötü niyet tazminatı isteminde bulunulmuş ise de, İİK'nun 72/4 maddesi gereğince alacaklı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için dosyada alınmış bir tedbir kararının bulunmadığı, istirdat istemi yönünden kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceği anlaşıldığından yerinde görülmemeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile; davacının menfi tespit isteminin kısmen kabulü ile davacının davalıya 427.634,87 TL borçlu olmadığının tespiti ile 427.634,87 TL'nin 12/01/2010 protokol tarihinden itibaren işleyen Avans Faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin Reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 29.211,74-TL maktu karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 29.211,74-TL nispi karar ve ilam harcından 68.850,00-TL peşin alınan harcın mahsubuna, bakiye 39.638,26-TL nispi karar ve ilam harcının harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 65.868,88-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 337.447,30-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan ilk gideri, bilirkişi ücreti ve posta masrafı olmak üzere toplam 53.675,60-TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre %8 'inin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından dosya üzerinde yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre %92 'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 8-Davalı tarafça yatırılan avanstan bakiye avans kalmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 9-HMK 333.maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren yasal süresi içeresinde Yargıtay ilgili dairesinden temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/09/2024
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır