İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/665 E. 2026/288 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/665
- Karar No
- 2026/288
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/665 KARAR NO : 2026/288
DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 12/09/2022 KARAR TARİHİ : 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İşbu davayla --- sahibi olduğu ---- uçağının düşmesi nedeniyle uğradığı zararlara istinaden ilgili sigorta sözleşmesi uyarınca --- hakkı olan sigorta tazminatına kavuşmaya çalıştığını, bu hususta daha ayrıntılı açıklamalarını delilleriyle birlikte işbu dilekçeye ilişik ayrıntılı dava dilekçesiyle Mahkememize sunulduğunu, dava dilekçesindeki taleplerine ilişkin özetle --- sigortacıların sigorta koruması için zorunlu olduğunu iddia ettikleri tüm bildirimleri zaten halihazırda yapıldığını, bundan bağımsız olarak taraflar arasındaki sözleşme özü ve sözü itibariyle zaten ----- uçağının kazaya uğraması nedeniyle ----’ın uğradığı zararları tazmin etmeyi amaçladığını, gerek yorum kuralları, gerekse sigorta mevzuatının emredici hükümleri bu kabulü kaçınılmaz kılmakta olduğunu, sigortacıların varlığından haberdar oldukları ve karşılığında prim aldıkları bir malvarlığı için şu anda ödeme yapmayı reddetmesi zaten hakkaniyet ilkesiyle de bağdaşmamakta olduğunu, ------ tüm bu ve Mahkememizin takdir edeceği sair sebeplerle, fazlaya dair tüm haklarını saklı tutarak; işbu davanın kabulüyle, 9.899.000 Amerikan Doları tutarındaki sigorta ödemesinin temerrüt tarihi olan 06.08.2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A hükmü uyarınca işleyecek faiziyle birlikte kendisine ödenmesini; vekalet ücreti dahil ilgili tüm yargılama masraflarının karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Düşen uçağın gövde sigortası kapsamındaki uçaklar listesinde bulunmaması, sözleşme öncesinde davacının ve/veya temsilcisi ----- bu uçağın gövde sigortasının yapılması yolunda bir talepte bulunmamış olması, sorumluluk sigortası kapsamında üçüncü kişiye karşı doğan bir tazminat yükümlülüğünün iddia ve ispat edilmemiş olması nedenleriyle, davacının talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava konusu uyuşmazlığın ------ uçağının 22/06/2020 tarihinde test uçuşu sırasında düşmesi sebebiyle davalı sigorta şirketinden istenen sigorta bedeline ilişkin olduğu, uyuşmazlık kapsamında davacının bu tazminatı isteyip isteyemeyeceği, davalının sorumlu olup olmayacağı, zararın poliçelerin kapsamında olup olmayacağı eğer kapsamda ise sorumluluk tutarının ne olacağı hususlarında inceleme yapılacağı hususlarında olduğu görülmüştür. Dosya kapsamında yer evraklarından, dava dışı Savunma Sanayi Başkanlığına teslim edilmek üzere test uçuşları yapılan ---- uçağının 22.06.2020 tarihinde ----- test uçuşu sırasında düştüğü ve kullanılamaz hale geldiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı ---- vekili, müvekkili şirketin maliki olduğu ---- uçağının test uçuşu sırasında kırıma uğradığını ve bu hasarın, davalı ---- ile akdedilen ----- Havacılık Sigorta Poliçesi kapsamında tazmin edilmesi gerektiğini, Davacı, sigorta poliçesinin yenilenmesi sürecinde "tek yetkili" brokeri olarak atadığı ------ projesine dahil 15 uçağın açıkça listelendiği uçak tablosunu dava dilekçesi ekinde sunduğu EK-7/b ile ilettiğini, bu listenin sigortacılara ulaştığını ve poliçe görüşmelerinin bu liste üzerinden yürütüldüğünü, Poliçenin kendisinin de teminat kapsamını "--- dosyasında saklanan" listeye atfen tanımladığını ve ------ nezdindeki yenileme bilgilerinin sigortacılar tarafından görülüp poliçeye aktarıldığının açıkça yazılı olduğunu, Ayrıca, ödenen primin davalının dayandığı listeye göre olması gerekenden ciddi ölçüde yüksek olması ve poliçe tanziminden hemen önce ------ uçakları için prim pazarlığı yapılmış olmasının, projenin teminat kapsamında olduğunu gösterdiğini ileri sürerek meydana gelen kaza nedeniyle uçak gövde sigortası kapsamında ödemenin gerçekleştirilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketinin açıklamalarından davacının yetkili brokeri -----) sigorta sözleşmeleri görüşme sürecini yürüttüğünü, ----- Türkiye temsilcisinin ----- olduğunu, öncü reasürör olan --) şirketi ile görüşmelerin yapıldığını, ------ çalışanın tek sayfalık bir açıklama gönderdiğini, 4 Ekim tarihli e-postanın slip adı verilen poliçe taslığının ------ tarafından eklendiğini, slipte gövde sigortasına alınan uçakların tek tek sayıldığını, broker tarafından hazırlanarak sigorta taslağının reasüröre verildiğini, ------ riskin %13.5'unu üstlenmesi akabinde reasürans piyasasına sunulduğunu, akabinde davalı sigorta şirketine teklif edilerek teklifin değiştirilmeden kabul edildiğini, davacının sunduğu EK 7(a) ve Ek 7(b) nin ------ iletilmediğini, davacının ------ verdiği dosya olduğunu, önce hangar işletmecisinin sorumluluğu kapsamında başvurulduğunu, daha sonra gövde sigortası olarak düzeltildiğini, kaza belgelerinin verilmediğini, halefiyet için hiçbir belge veya bilgi verilmediğini, sigortacının da bu verilerle ödeme yapmadığını, ------- sözleşmeye dahil edildiğini, bu klozda ekteki uçakların sigorta kapsamında dahil edildiğine yer verildiği, mal grubu sigortasının mevcut olmadığını, all risk'in dava ile ilgisinin bulunmadığını, davacının temsilcisi ---- davacının isteklerini sigortacıya aktarmamasından davalının sorumlu olmayacağını, sigortalı olan uçakların ----- tarafından tek tek gönderildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilmek üzere dosya konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdii edilerek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 21/01/2025 tarihli raporda özetle;-----uçağının sigorta poliçesi ekinde bulunan Hava Araçları Listesinde yer almadığını, sigorta kapsamındaki uçakların bu liste ile sınırlandığını, listenin ----- tarafından hazırlanıp sigorta şirketine iletildiğini, ----- klozu kapsamında bu liste dışındaki uçaklar için teminat sağlanmadığını, teknik analiz yapılmadığı için kazanın nedeninin belirlenemediğini, test uçuşları için özel düzenleme yapılması gerektiğini, ----- sözleşmesinin gizliliği gerekçe gösterilerek sunulmamasının sigortacının haklarını korumada zafiyet yarattığını, brokerlerin yetkilerinin sadece sözleşmelerin kurulmasına aracılık etmekten ibaret olduğu ve sigorta ettireni / sigortalıyı temsil yetkilerine haiz olmadıklarını, davalının brokerin davacının temsilcisi olduğuna yönelik değerlendirmenin hatalı olduğunu, dava konusunun sadece hava aracının teminat kapsamında olup olmadığına ilişkin olduğunu, uçağın listede yer almadığını bu kapsamda sözleşmenin TTK m. 1423/2 gereği kurulduğunun kabul edildiğini, listede yer almayan uçak için uğramış olunan zarardan davalı tarafın sigorta poliçesi kapsamında tazminat sorumluluğu olmayacağını tespit etmiştir. İtirazlar doğrultusunda alınan 03/12/2025 tarihli Bilirkişi Heyeti Ek Raporunda; sigortalının brokere sunduğu tablo ile ----- sigortacıya sunduğu tablo arasında fark olması halinde kimin katlanması gerektiğine yönelik takdirin mahkemeye ait olduğunu, bu sorunun cevabının uyuşmazlığın çözümüyle doğrudan ilgisi olduğunu, sözleşme görüşmeleri sırasında broker veya onun ifa yardımcısının kusurlarıyla sigortalının zarara uğramasına sebep olmaları halinde sorumluluklarının gündeme geleceğini, sigortacıların Ek 7 (b) yi görmelerine rağmen Ek 4'e göre teminatın kapsamını belirleyebileceğini, bu hususun sigortalıya bildirilmiş olması ve buna onay vermiş olması halinde sözleşmenin kurulacağını, heyetçe Ek IV'ün broker tarafından sunulduğu kanaat edildiğinden sigortacının bunu sigortalıya sunması gerekmediği görüşünde olduğunu, ---- adına hareket ettiği kanaati olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise poliçede listesi uhdesinde tutulacağı belirtilen ------ verdiği listeyi sigortalının onayına sunması gerektiği görüşünde ise aydınlatma yükümlülüğünün ihlali olarak değerlendirileceğini, all risk esası ile teminat verildiğinden, sigortacı tarafından gerçekleşen rizikonun riziko istisnalarından olduğunun iddia ve ispat edilmediğini, rizikonun teminat kapsamında olduğunu, kök raporda riskin değil kazaya uğrayan uçağın teminat kapsamı dışında olduğu kanaatine varıldığını, Milli Güvenlik mevzuatı açısından paylaşılamayacak belgelerin TTK m. 1447 anlamında sigorta ettirenin paylaşabileceği belgeler olarak değerlendirilemeyeceği, TTK m. 1447/2 kapsamında yükümlülüğün ihlal edilmesi halinde sigortacının ödeyeceği tutar artarsa kusurun ağırlığına göre tazminatta veya bedelde indirim yapılacağını, ihlalin ödenecek tutarda artışa neden olması ve sigorta ettirenin ihlalde kusurlu olması gerektiğini, sigorta bedelinin her bir uçak için 35.000.000,00 USD olarak belirlendiğini, sigorta bedelinin uçak başına belirlendiği bir poliçede teminata dahil uçak sayısının belli olması zorunlu olduğundan grup sigortasının söz konusu olmayacağını tespit etmiştir. Uyuşmazlık ----- uçağının bu sigorta kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmış olup, tam ziya olan hava aracında takseli sigorta yapıldığı için bedelde ve primde bir uyuşmazlık olmadığı anlaşılmıştır. Sigortacının sorumluluğu açısından yapılan değerlendirmede ise; sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğünün söz konusu olabilmesi için; 1.Riziko sigorta sözleşmesinin süresi içinde meydana gelmesi, 2.Gerçekleşen riziko sigorta teminatının kapsamına giren bir riziko olması ve 3.Riziko ile zarar arasında uygun bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Sigorta ettirenin uğradığı zarar eğer sigorta akdiyle teminat kapsamına alınan ve gerçekleşen rizikonun sonucunda oluşmamışsa sigortacının tazminat ödeme yükümlülüğü de doğmamaktadır. Bir diğer ifadeyle, sigortacının bu sorumluluğunun doğabilmesi için, sigorta edilen rizikonun gerçekleşmesiyle meydana gelen zarar arasında illiyet bağının bulunması elzemdir. Somut olayda; davacıya ait, ------. Yineleme) poliçe nolu havacılık gövde, yedek parça, sorumluluğu içeren 2019/2020 Havacılık Sigorta Poliçesi İle sigortalanan ----- uçağı 22.06.2020 tarihinde kaza kırıma uğramıştır. Davacının gövde sigortasına dayanarak talep ettiği sigorta bedeli sigorta sözleşmesinin süresi içinde gerçekleştiğinden sigortacıdan tazminat ödeme borcunun talep edilebilmesi için TTK m. 1427 uyarınca ihbardan itibaren 45 günün geçmesi, geçtikten sonra alacağın 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ve herhalde rizikodan itibaren 6 yıl içinde talep edilmesi gerekir. Zorunlu arabuluculuk görüşmeleri sonunda anlaşılamadığına dair son tutanağın 22.06.2022 tarihli olduğu, davanın 12/09/2022 tarihinde açıldığı, arabuluculuk sürecinde zamanaşımının işlemeyeceği gözetildiğinde sigorta alacağının zamanaşımı süresi içinde talep edildiği ve davalının zamanaşımı itirazının yersiz olduğu anlaşılmıştır. Sigorta poliçesi kapsamı bakımından sorun ----- Havacılık Sigorta Poliçesi’nin kapsamını belirleyen uçak listesinin hangisi olduğu noktasında düğümlenmektedir. Davacı, kendi elinden çıkan ve ------ projesini içeren Ek-7(b) listesine dayanırken, davalı ise Ek-IV listesini esas almaktadır. Sigorta şirketinin hasarın poliçe kapsamı dışında kaldığını ortaya koyması şarttır. Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan sigorta sözleşmesinin tanzim edildiği tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı T.T.K.'nın "İçerik" başlığını taşıyan 1425. maddesinde sigorta poliçesinin, tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerdiği, poliçedeki ibarelerin rahat ve kolay okunacak biçimde düzenlenmesi gerektiğine yer verilmiştir. Teminatın kapsamı, taraflar arasında akdedilmiş bulunan sigorta sözleşmesine ilişkin poliçenin genel ve özel şartlarında açıkça belirtilmiş; sözleşmeye konulan klozlarla sözleşmenin kapsamı da belirlenmiştir. Sigortada kloz, sigorta poliçesinin bir parçasını oluşturan ve poliçenin kapsamını, sigorta şirketinin ve/veya sigortalının yükümlülüklerini detaylandıran veya sınırlayan belirli bir hükümdür. Klozlar, sigorta poliçesinin genel şartlarını belirleyen ve özelleştiren unsurlardır, poliçenin kapsamını, sigortalının ve sigorta şirketinin yükümlülüklerini açıkça belirtir. Tarafların sözleşmede uluslararası havacılık sigorta sözleşmelerinde genellikle yer alan ----- klozlarına yer verdiği görülmüştür. ------ klozu kapsamında taraflar sözleşmenin ekinde tablodaki uçakların sözleşme kapsamında teminat altına alındığını ve bu listenin ----- nezdinde tutulduğuna yer verilmiştir. Poliçenin "Hava Aracı Eki" başlıklı bölümünde teminat kapsamı, "Asli Sigortalıya ait olan (...) Hava Aracı ---- dosyasında saklandığı gibi" şeklinde açıkça tanımlanmıştır. Poliçenin "Bilgilendirme" kısmında ise, ---- nezdinde tutulan yenileme bilgileri reasürörler tarafından görülmüş ve bu poliçeye aktarılmıştır" ifadesi yer almaktadır. Bu hükümler, sigortacıların ---- dosyalarındaki bilgileri gördüğünü ve poliçeyi bu bilgilere dayanarak oluşturduğunu kabul ettiklerini göstermektedir. ---- projesini içeren Ek-7(b) tablosunu brokeri ---- teslim ettiği ve bu belgenin ------ dosyalarında bulunduğu ihtilafsızdır. Davalı tarafından cevap dilekçesinde sigorta sözleşmesinin akdinden önceki olaylar kısmında yer alan 17 nolu paragrafta Ek-7(b) tablosunun davacı şirket tarafından ---- sunulduğu, --- tarafından ----- sunulduğunun davalı tarafça da kabul edildiği anlaşılmaktadır. Davalı sigorta şirketi tarafından Ek-7(b)'deki uçakların teminat kapsamında olmadığı, ------ tarafından ---- bildirilmediği,---- davacının brokeri olduğu iddia edilmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede davacı vekilinin EK-6 ile dosyaya sunduğu sigorta poliçesi kapsamında ----- broker olarak yer aldığı ve davacının ihale ile broker olarak seçtiği gözetildiğinde davalının ------ davacının brokeri olduğu iddiasının ispatına yönelik bir belge sunulmadığı, aksine davanın konusunu oluşturan poliçe kapsamında --- broker olduğunun ihtilafsız olan poliçe kapsamında davalı tarafından da kabul edildiğini ortaya koyduğu, -----brokeri olduğuna yönelik davalı tarafından bir delil sunulmadığı görülmüştür. Davalının da cevap dilekçesi ekinde sunduğu ---ile ----- arasındaki mail yazışmalarından ---- şartlarının ---- aracılığıyla davacının brokerine iletildiği, ------ bir malinde teklif vermezlerse oyun dışında kalacaklarını ----- ilettiği maili ve tüm dosya kapsamında yazışmalar değerlendirildiğinde davalı sigortacı savunmasının aksine --- görüşmelerde davacıdan ziyade ------ aracısı olarak faaliyet gösterdiği değerlendirilmiştir. Davacının cevaba cevap dilekçesinin ekinde EK-24 olarak ----- projesi kapsamındaki 10 uçağın çıkarılmasıyla ilgili görüşmelerin tamamlandığı ve ciroda herhangi bir etkisi bulunmadığından ------ kırmamak adına %1,5 oranında indirim yapıldığına yer verildiğinden sigorta primlerinin ödenmesi sırasında ve sigorta bedelinin belirlenmesi aşamasında ----- tarafından sözleşme kapsamında teminat altına alındığını ortaya koymaktadır. Poliçenin "Bilgilendirme" kısmında yer alan --- nezdinde tutulan yenileme bilgileri reasürörler tarafından görülmüş ve bu poliçeye aktarılmıştır" ifadesi karşısında davalının savunmasına itibar edilememiştir. Poliçenin imzalanmasından yalnızca üç gün önce davacıya, ----- projesindeki 15 uçak yerine 5 uçağın sigortalanması halinde primde %1,5 indirim teklif ettiğini göstermektedir. Bu teklif, ----projesinin sigorta müzakerelerinde yer aldığını ve prim hesabını doğrudan etkilediğini göstermektedir. Davacının bu teklifi reddetmesi üzerine, -yani ----- uçaklarının kapsamda olmasını istemesi üzerine- poliçenin 15 uçak üzerinden tanzim edildiği görülmüştür. TBK.nun 19. Maddesine göre sözleşme içeriğinin belirlenmesinde tarafların gerçek iradelerine göre değerlendirme yapmak gerektiğinde inkar edilmeyen bu yazışmalar göz ardı edilemez. Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi ekinde EK-3 olarak sunulan mail ekinde ---- olarak listeden bahsedildiği ama dosyaya mail ekindeki bu listenin sunulmadığı, aynı listenin davacı tarafından esasa beyan dilekçesi ile sunulduğu, bu liste kapsamında ----- yer aldığı görülmektedir. Davalının cevap dilekçesinin 16 nolu paragrafında listenin sadece brokerin uhdesinde bulunmasının sigortacının brokere güvendiği anlamına geldiği kabul edilerek ---- nezdinde tutulan listenin poliçenin kapsamında olduğu kabul edilmiştir. Mail yazışmalarından da görüldüğü üzere ----- nezdinde tutulan listede ve reasürörler tarafından müzakere edilen liste EK - 7 (b) listesidir. Bilirkişi heyetinin değerlendirmelerinde uçak başına 35.000.00,00 USD belirlenmesi, poliçede uçak sayısının belli olmaması ve grup sigortası olmadığı, kaza geçiren aracın poliçe kapsamında olmadığı tespitleri somut olaya uygun düşmediğinden benimsenmemiştir. Bir kere, poliçede açıkça atıf yapılan belgelerin içeriğinden sigortacı sorumludur. Sigortacının, atıf yaptığı belgeyi incelememiş olması veya belgenin kendisine ulaştırılmadığını ileri sürmesi, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü (TTK m. 18/2) ile bağdaşmaz. Poliçede açıkça teminat kapsamında uçakların ---- kayıtlarında tutulduğu gibi olduğu ve ayrıca reasürörler tarafından kabul edilen şartlar poliçeye aktarılmış olduğundan sigortacının reasürörler tarafından kabul edilen uçak listesini veya ------ kayıtlarını bilmediğini ileri sürmesi basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırılık teşkil edecektir. Sigortacı kuşkusuz sigorta ettirenin gönderdiği Ek 7b listesini gördüğü halde poliçe kapsamını EK-IV listesine göre belirleyebilir ancak bunun için EK IV listesinin sigortalıya bildirildiğini ve sigortalı tarafından buna açık veya zımnen onay verildiğini ispat etmesi şarttır. Taraf iradelerine uygun düşmemiş hususa sigortalının 14 gün içinde itiraz etmemesi sigortacı lehine yorumlanamaz aksine TTK nun 1425 maddesine göre poliçenin teklifnameden veya tarafların kararlaştırdığından farklı olan ve sigortalı aleyhine olan hükümler geçersizdir. Davalı Ek IV listesini poliçe ekinde teslim ettiğini ortaya koyamamıştır. Davalı sigortacının brokerın haberdar olduğunu varsaydığı durumda bile sigortacının Ek IV listesini esas alacağına dair bilgilendirmesinin açık, şeffaf ve kesin olması gerekir. Sigortalı şayet durumu bilseydi -uçağın açıkta kalacağını bilseydi onu da kapsama alacaktı deniyorsa- ki taraflar arasındaki yazışmalara göre durum böyledir, o halde sigortacının bilgilendirmesinin gereği gibi açık, şeffaf olmamasının hukuki sonuçlarına sigortacının katlanması gerekir. Ayrıca davacının vurguladığı 'Ek IV listesine göre ödenmesi gereken primin 3.375.000,20 USD olduğu oysa poliçede yer alan primin 3.960.787,20 USD olduğu, diğer bir ifadeyle poliçenin Ek IV listesinden daha geniş kapsamlı olarak hazırlandığı' iddiasının da aksi ileri sürülmemiş ve ispatlanmamıştır. Sonuç olarak yapılan bu inceleme ve tespitler ışığında poliçedeki şartların hukuken nitelendirilmesi ve tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesi hukuki yorumu gerektirdiğinden teknik bir tespit içermediğinden mahkeme bu konuda bilirkişi raporunda belirtilen tespitle bağlı olmamış, mahkememizce gerekçeleri açıklandığı üzere EK-7(b) nin teminat kapsamında olduğu kabul edilerek, takseli sigorta (TTK m. 1464) şeklindeki sigorta değerinin önceden belirlendiği somut olayda ( ----- uçaklarının her biri için kararlaştırılan 10.420.000 USD olan bedelde %5 muafiyet tenzili ile) davacının 9.899.000,00 USD şeklindeki talebi haklı görülmüş, davacının sigortacıya bildirim yaptığı 22/06/2020 tarihinden 45 gün sonraya denk gelen 06/08/2020 (Perşembe) itibariyle temerrüdün oluştuğu anlaşılmış, davanın kabulüne dair tam bir vicdani kanaate varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 9.899.000,00 USD sigorta bedelinin 06.08.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/A hükmü gereğince işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 12.360.204,79-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.087.042,11-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 9.273.162,68-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70-TL. başvurma harcı, 3.087.042,11-TL peşin harcın toplamı olan 3.087.122,81-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 85.230,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 2.865.428,31- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-6325 Sayılı Kanun m. 18/A-13 uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilleri ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.