İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/655 E. 2025/736 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/655
- Karar No
- 2025/736
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/655 Esas KARAR NO : 2025/736
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/10/2022 KARAR TARİHİ:05/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkil şirket ile davalı yan arasında ticari bir alım-satım ilişkisinin olduğu, bu ilişkiden kaynaklı müvekkil şirketin davalı yana 25.11.2021 tarih ve ... numaralı fatura ile ürünler gönderdiği ancak davalı yan tarafından ürünlerin ayıplı olduğunun iddia edilmesi üzerine davalı yanın müvekkil şirkete 11.01.2022 tarih ve ... numaralı fatura ile iade faturası kestiğini ancak ürünleri göndermediği, müvekkil şirketin ürünlerdeki ayıpları karşılamak adına 20.01.2022 tarih ve ... numaralı fatura ile yeni ürünleri faturalandırıp gönderdiğini, davalı yanca müvekkil şirkete düzenlenen iade faturasındaki ürünlerin teslim edilmemesi ve düzenlenen E-Arşiv faturaya itiraz/iptal talebinin oluşturulamaması sebebi ile müvekkil şirket tarafından 03.02.2022 tarih ve 03.02.2022 tarihli iade faturası düzenlendiği, davalı yanın ayıplı ürün ihbarını yasal süresinde yapmadığı için ürünleri kabul etmiş sayılacağını, davalı yan tarafından söz konusu borca ilişkin bir ödeme yapılmaması ve ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin müvekkil şirkete teslim edilmemesi nedeni ile ....İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını ancak davalı yanın itiraz etmesi nedeni ile icra takibinin durduğu, davalı yan tarafından icra takibine yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi, itiraz haksız ve kötü niyetli olduğundan asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı yana hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davacı şirket arasında örnek numune üzerinde yapılan anlaşma ile davacı, 625 adet 40 cm parlak beyaz, 6 metre uzunluğunda ve 42 adet ... lambri panel teslim işini üstlendiğini, ürünlerin montajı müvekkiline ait olduğunu, ürünlerin müvekkiline gönderildiğini, davacı 25.11.2021 tarihli faturayı düzenlediğini ve müvekkil ürün bedeli olan 74.784,66 TL'nı iki ayrı makbuzla davacının hesabına gönderdiğini, gönderilen ürünlerin kalitesiz olduğunu, ve gönderilen numune ile aynı olmadığını, ürünlerin ayıplı olduğunu, ,yenisi ile değiştirilmesi için mail atıldığını ancak maile yanıt verilmediğini ve ürünlerin değiştirilmediğini, .... Noterliğinin 28.12.2021 tarih ve ... nolu ihtarıyla, ürünlerin değiştirilmesi bir kez daha istendiğini bunun üzerine ürünlerin arızalı olduğunu kabul ederek yeni ürün göndermeyi kabul ettiklerini, bunun üzerine müvekkilinin iade faturası düzenleyerek davacıya gönderdiğini, davalının ürünlerin sökümünün maliyetli olacağını bildirdiğini, davacının arızalı ürünleri fabrikaya teslim edildiğinde, fabrika kurulum makinaları kurulmadan davacının ürünleri monte edildiğini, bu montaj işinden sonra fabrika ve tesisleri kurulduğunu, fabrika kurulumundan sonra ürünlerde arıza çıktığını, davacının ürünlerinin bazıları fabrikanın içinde kurulu makinelerin üstünde kaldığını ve makinalar sökülmeden davacının arızalı ürünlerinin yerinden çıkarılması hem fabrikanın işleyişini durduracağını hem zaman alacak hem de yüksek maliyet gerektireceğini belirttiklerini, davacının söküm ve montaj işini yapması istendiğini ve beklendiğini, ancak davacı ayıplı ürün nedeniyle ürünlerin montaj ve sökümünü yapmadığı gibi ve maliyetini üstleneceğine dair bir beyanda bulunmadığını ikinci kez kestiği ve bedeli ödenmiş faturayla icra takibi yaptığını, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava; .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı hususlarına ilişkindir. İcra Dairesine ve ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... davalı ... aleyhine 12/08/2022 tarihinde 74.784,66 TL alacağına ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi... 03/10/2023 tarihli raporunda '' İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/655 Esas numaralı dosyasında davacı ... MAKİNE İMALAT VE NAKLİYAT LİMİTED ŞİRKETİ ‘nin gerek işyeri dahilinde gerekse resmi kayıt ve belgelerinde yapılan inceleme neticesinde, olayların ve delillerin hukuki takdiri Sayın Mahkeme’nize ait olmakla birlikte; davacının davalı yandan cari bakiyesi olan 74.784,66 TL tutarında alacağının olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. '' şeklinde görüşte bulunmuşlardır. Bilirkişiler Prof.Dr.... ve ... 17/05/2024 tarihli raporlarında ''Ayrıntıları yukarıdaki bölümlerde arz edilen talimat mahkemesi vasıtası ile incelenen davacı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemelerle ilgili olarak tanzim edilmiş bilirkişi raporunda yer alan tespitler ile tüm dosya muhteviyatı belgeler üzerinde yapılan incelemelerde ;Davalı şirket inceleme günü defter ve belgelerini Sayın Mahkemeye ibraz etmediğinden ve yerinde inceleme yetkisi talep etmediğinden dolayı davalı tarafın ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığı, Davacı şirketin 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin talimat mahkemesi vasıtası ile Bilirkişi SMMM... tarafından incelenerek Bilirkişi Raporu tanzim edildiği, sunulan Bilirkişi Raporu'nda ; Davacı şirket tarafından davalı şirket adına tanzim edilen 25.11.2021 tarih ... nolu 74.784,66 TL.lık faturaya karşılık davalı şirket tarafından tanzim edilen 11.01.2022 tarih ... nolu 74.784,66 TL.lık iade faturasının davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun belirtildiği, Ayrıca davacı şirket tarafından davalı şirket adına 20.01.2022 tarih ... nolu 74.784,66 TL.lıkfaturanın ve 03.02.2022 tarih ... nolu 74.784,66 TL.lık iade faturasının tanzim edildiği, Davalı şirket tarafından da “16/11/2021 tarihli teklife istinaden” 18.11.2021 ve 24.11.2021 tarihlerinde toplam 74.784,56 TL.lık EFT ile ödeme yapıldığı,bu faturalar ile ödemelerin davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun Böylece davacı şirketin ticari defterlerine göre davacı şirketin davalı şirketten 74.784,66 TL alacaklı olduğunun belirtildiği, Davacı ve davalı şirket kayıtları ile ilgili bölümde detaylı olarak dosyada mevcut taraflar arasında tanzim edilmiş faturaların, nakliye faturalarının ve belgelerin incelenmesinde ;Davacı ve davalı tarafından tanzim edilmiş faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve düzenlenen faturaların e-arşiv fatura olduğu, e-arşiv fatura sisteminde; e-arşiv faturalar düzenlendikten sonra karşı tarafın e- arşiv fatura portalına düşer ancak yetkilileri mali müşavirler kdv beyannamesi düzenlenmesi aşamasında interaktif vergi dairesinden bu şirket adına düzenlenmiş fatura olup olmadığının kontrol edilmesi aşamasında tanzim edilmiş faturalar görülebilirancak fatura içeriği görülemez sadece kim tarafından düzenlendiği, tarihi , tutarı, numarası görülebilir,bu sebeple e-Arşiv faturalarının faturayı tanzim eden firmalar tarafından karşı tarafa tebliğ edilmesi gerekmektedir. İptal işlemleri için fatura alıcısı tarafından faturayı düzenleyen ile iletişime geçilip fatura düzenleyenden e-arşiv portal sisteminde iptal talebi oluşturması talep edilebilir. Fatura düzenleyen tarafından İptal talebi oluşturulur ise fatura düzenlenen taraf kabul ederse faturanın iptali gerçekleşir ya da iade faturası düzenlenmesi gerekir. Buna göre davalı tarafından davacı adına e-arşiv fatura olarak iade faturası düzenlendiği, Davacı tarafça malların davalı tarafa teslim edildiği, ayıplı mallarla ilgili olarak davalı tarafça da davacı adına e-arşiv iade faturası tanzim edildiği, davacı tarafça da taraflar arasındaki mail yazışmalarından da görüleceği üzere malların kendilerine iade edilmemesi sebebi ile bu iade faturasının kabul edilmeyerek tekrar davalı tarafac-arşiv fatura düzenlendiği, Dava dosyası içerisinde davacı ile davalı arasındaki ilişkiyi belirleyen yazılı bir sözleşme görülemediği, bununla birlikte taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi satış ya eser sözleşmesi olarak nitelendirilebileceği, Davacı, ürünlerdeki bozukluğa montajı sırasında sebebiyet verilmiş olabileceğini, ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğunu; davalı ise, ayıbın çeşitli zararlara yol Sayın Mahkemece ayıba karşı tekeffülden doğan sorumluluğun şartlarının gerçekleştiğine kanaat getirilmesi halinde davalının kanundan doğan seçimlik haklarını kullanabileceği, davalının buna göre ayıpsız benzeriyle değiştirilmesi hakkını kullandığı davacının da buna göre dava konusu ayıplı ürünlerin yerine ayıpsız benzerini davalıya teslim hususunun her iki tarafın beyanlarından anlaşıldığı; Kanunda ayıpsız benzeriyle değiştirilmesi halinde iade iade masraflarının kimin tarafından karşılanması gerektiğinin düzenlenmediği, ancak öğretide bu yükün satıcıya ait olması gerektiğinin belirtildiği, Sayın Mahkemece bu görüşe itibar edilmesi halinde ayıplı ürünleri geri alma masraflarına davacının katlanması gerektiği, Davalı ayıplı ürünler bakımından satış bedelini ödemiş olduğundan sözleşmeden doğan borç ifa ile sona ermiş olup, ayıpsız benzeriyle değiştirme hakkını kullanması satıcıya bir daha (satış) bedelini talep etme hakkı vermeyeceği; Bununla birlikte Sayın Mahkemece ayıba karşı tekeffülden doğan sorumluluğun şartlarının gerçekleşmediğine ve/veya alıcı davalının hem ilk teslim edilen ürünleri, hem de sonra teslim edilen ürünleri kullanmakta olduğuna kanaat getirildiği takdirde davacının davalıdan ürün bedellerini talep etme hakkına sahip olabileceği; Davalının hem ilk teslim edilen ürünleri, hem de sonra teslim edilen ürünleri kullanmakta olduğu iddiasının, uzmanlık alanımızda olmadığından heyetimizce değerlendirilemediği, Davalının ikinci kez hem eski ürünlerin sökümü ve hem de yeni ürünlerin montajı için yüksek maliyet ve mesai gerektirip gerektirmediği, ne kadar maliyet gerektirdiği gibi hususların uzmanlık alanımızda olmadığından heyetimizce değerlendirilemediği, Bilcümle hukuki takdir ve tavsif münhasıran Sayın Mahkeme" olmak koşulu ile, 20 sayfadan oluşan bu raporu, elektronik ortamda ve uyap bilirkişi portalı üzerinden, elektronik imza ile imzalayıp gönderildiği şekl Sayın Mahkemenizin takdirlerine saygılarımızla arz ederiz. 16.05.2024'' şeklinde görüşte bulunmuşlardır. Bilirkişi ... ve ... 22/09/2025 tarihli raporunda ''1-)20/01/2022 tarihli fatura ile davalıya teslim edilen ürünlerin toplamda 125 paket olduğu bu paketlerden 86 paketinin fabrika sahası içerisinde istiflendiği kalan 39 paketin ise kullanılmış olduğu tespit edilmiş, 2-)3750 metre pvc lambrinin sökülmesi için asansörlü iskele veyahut vinç gerekli olup dava tarihi itibariyle 6 metrelik bir lambrinin sökülmesi için gerekli işçilik ve makine, teçhizat dahil 40,00 TL/6 metre olup 3750 metre için denk gelen tutar 25.000,00 TL’dir. Dava tarihindeki nakliye İzmirSivas arası dosyaya sunulan faturalarla paralel olarak KDV Dahil 4.000,00 TL olduğu değerlendirilmiş, 3-)Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Dosya kapsamı incelendiğinde süresi içerisinde ayıp bildirimi yapıldığı görülmektedir. Davaya konu edilen ürünler için nefaset indirimi uygulanacak bir husus olmadığı kanaati hasıl olmuş ve netice itibariyle; Dava konusu ürünlerde, heyet olarak yapılan inceleme neticesinde yukarıda izah edildiği gibi taraflar arasında satın alma sözleşmesi ve buna bağlı teknik şartname ve şahit numune olmadığından herhangi bir gizli veya açık ayıptan söz edilemeyeceği, teslim edilen ve bir kısmı kullanılan ürünlerde yaşanan sorunların montaj uygulamasındaki hatalardan kaynaklı olduğu, dolayısı ile ürünlerin montajından sorumlu olan tarafın yani davalının kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Son takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, tespit ve görüşlerimizi içeren iş bu bilirkişi raporu tarafımızdan tanzim ve imza edilmiştir. Mahkemenin takdirine saygılarımızla arz ederiz. 22.09.2025'' şeklinde görüşte bulunmuştur.
Huzurdaki davada, taraflar arasındaki ticari iş kapsamında ... numaralı fatura ile ürünler gönderdiği sonrasında davalı tarafça ürünlerin ayıplı olduğunun bildirilmesi üzerine davacı tarafça 11.01.2022 tarih ve ... numaralı fatura ile iade faturası kestiği yine davacı tarafça davalıya 20.01.2022 tarih ve ... numaralı fatura ile yeni ürünleri faturalandırıp gönderdiği, davalı yanca şirkete düzenlenen iade faturasındaki ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle eldeki davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. İki part ürünün de gönderildiği hususunda taraflar arasında çekişme bulunmadığı, davalı tarafça ayıplı olduğu ve iadesi talep edilen ürünlerin söküm ve nakliyelerinin davacı tarafça yapılması gerektiği davacı tarafça ürünlerin ayıplı olduğunun kabul edilmesi nedeniyle kendisinden alacak talep edemeyeceğini iddia ettiği anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında mahallinde keşif yapılarak uzman bilirkişi heyetince rapor tanzim edilmesi istenilmiş ve tanzim edilen raporların mahkememiz ve üst yargı denetimine açık ve yeterli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Yapılan tespitte davacı tarafça gönderilen ilk part ürünlerin tamamının kullanıldığı, bu ürünlerden düşenlerin yerine davacı tarafça gönderilen ikinci part ürünlerin kullanıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetince davalı tarafça ayıplı olduğu ifade edilen ürünlerde meydana gelen sorunların montaj uygulamasındaki hatadan kaynaklandığı ve bu kapsamda da sorumluluğun montajı gerçekleştiren davalı tarafa ait olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça ürünlerin ayıplı olduğunun davacı tarafça kabul edildiği ifade edilmiş ise de taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının müşteri memnuniyeti kapsamında yeni ürün gönderdiği ve önceki ürünlerin iadesinin gerçekleştirileceği hususunun ifade edildiği görülmekle davacının ayıp iddiasını kabul ettiği sonucuna varılamayacağı, davalı tarafça halihazırda gönderilen iki sevkiyata ait ürünlerin de kullanıldığı, davacı tarafça ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin iadesi talep edilmiş olmasına rağmen iade edilmediği, teknik bilirkişilerce yapılan tespitte ürünlerde meydana gelen sorunların davalı tarafça yapılan yanlış montaj işleminden kaynaklandığı sabit olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Uyuşmalığın çözümünde ayıp iddiaların bulunduğu alacağın yargılama öncesinde likid ve belirlenebilir olmadığı anlaşılmakla İİK 67/2. Maddesi gereğince icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığı anlaşılmakla talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 74.784,66-TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptali ile takibin diğer hüküm koşullar altında devamına, 2-İcra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 5.108,54 TL karar-ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 903,22 TL harcın mahsubuna eksik kalan 4.205,32 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 903,22 TL peşin harç , 80,70 TL Başvuru harcı ve 4.361,50 TL keşif harcı olmak üzere toplam 5.345,42 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan 33.231,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 7-Dava tam kabul ile sonuçlandığından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
8-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgili tarafa iadesine, 9-Devletçe karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/11/2025 Katip ... Hakim ... E-imza E-imza