İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/621 E. 2025/844 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/621
- Karar No
- 2025/844
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/621 Esas KARAR NO : 2025/844
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/09/2022 KARAR TARİHİ : 04/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.07.2021 tarihinde, sürücü müvekkil ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ...plaka sayılı araç seyir halinde iken; yine aynı istikamet için kavşakta dönüş yapan sürücü ...'un sevk ve idaresinde bulunan ve tamamen kusurlu bulunan ...plaka sayılı aracın müvekkile ait araca sol arka ve yan kısımlarına çarpması sonucu çift taraflı ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araç içerisinde müvekkillerden ..., ... ve ...'ın bulunduğunu, trafik kazasında ... ve ... ciddi şekilde yaralanmış olup .... Devlet Hastanesine kaldırıldıklarını, kazada ağır yaralanan ve hayati tehlikesi bulunan ...'ın ise yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamış olup 15.07.2021 tarihinde yaşamını yitirdiğini, müvekkillerinin müteveffa ...'ın mirasçıları olduğunu, kazaya sebep olan aracın, kaza tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, müteveffa ...'ın ölümü ile diğer müvekkillerin yaralanması sebebiyle sigortalananın zorunlu mali sorumluluk poliçe teminatı kapsamında sigorta şirketine 09.09.2021 tarihinde başvuru yapıldığını, müvekkillerin zarara uğramasına neden olan ve kazaya sebep olan aracın poliçesinin davalı ....A.Ş. tarafından yapıldığını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına uyarınca sigortacı, sigortalısının 3.kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, davalı sigorta şirketine 09.09.2021 tarihli başvuru dilekçesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmuşsa da; davalı sigorta şirketi tarafından müteveffa ...'ın ölümü sebebiyle ...'a maddi tazminat bedeli ödemiş olup müvekkillerinin diğer taleplerinin cevapsız bırakıldığını, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında destekten yoksun kalma vb. maddi tazminat bedeli ödenmiş olup bu nedenle davalılardan sigorta şirketine karşı ölüme bağlı olarak maddi tazminat talebimiz bulunmadığını, işbu kapsamda davalılardan sigorta şirketi ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ve anlaşma sağlandığını, müvekkillerden ... ve ... da ciddi şekilde yaralanmasına rağmen sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı müvekkili sürücü ...'ın işbu kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin aracın içerisinde sıkıştığını ve kolunun kırıldığını, kolunun yaklaşık 45 gün alçıda kaldığını sonrasında fizik tedavi gördüğünü, kaza sebebiyle işlerini aksattığını ve ticari olarak zarara uğradığını, aynı araçta bulunan ...'ın da yaralandığını ve bu hususta tedavi gördüğünü, ancak müvekkillerinin hastane ve tedavi giderlerini kendileri karşılamak zorunda kaldığını, 03.07.2021 tarihinde gerçekleşen kazada ölüm ve yaralanma sebebiyle müvekkillerin manevi zararlarının olduğu tartışmasız olduğunu, haksız fiil, tarihi itibariyle de davacıların tazminat alacakları muaccel hale geldiğini, ölüm itibariyle de davacıların manevi tazminat alacakları muaccel hale geldiğini, bugüne kadar müvekkillere herhangi bir ödeme yapmamış olan ve davanın kabulüne karar verilmesi halinde söz konusu kazada sorumlu olduğu tartışmasız olan davalı ... ve ...'un yedinde müvekkillerinin manevi zararlarını karşılayacak herhangi bir mal kalmama ihtimali olabileceğinden, ... ve ...'un üzerine kayıtlı araç ve gayrimenkullerin mahkemece tespit edilerek üçüncü şahıslara devrini önlemek maksadıyla dava sonuçlanıp kesinleşinceye kadar teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini belirterek, fazlaya ve fazize ilişkin her türlü dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla; müteveffa ...'ın vefatı sebebiyle müvekkillerimizin her biri için uğranılan zararlara (maddi tazminata) yönelik davalılar ... ve ...'a karşı tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla, ... için 50.000,00- TL, ... için 25.000,00- TL, ... için 25.000,00- TL, ...için 25.000,00- TL ...için 25.000,00- TL olmak üzere toplamda 150.000,00- TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Necati ve ...'dan alınarak müvekkillere ödenmesine, müvekkili ... ve ...'ın trafik kazasında yaralanması sebebiyle; ... için 250,00- TL, ... için 250,00- TL, olmak üzere toplam 500,00- TL uğranılan maddi tazminatın olay tarihi olan 03.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkil ... ve ...'ın trafik kazasında yaralanması sebebiyle; ... için 25.000,00- TL, ... için 25.000,00- TL olmak üzere toplamda 50.000,00- TL manevi tazminatın olay tarihi olan 03.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan ... ve ...'dan alınarak müvekkillere ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı T... Aş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, Müvekkil Şirketin sorumluluğunda bulunmayan Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (Maddi Destek) vesair dolaylı zararların ödenmesini talep ettiğini ve kötüniyetli davrandığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun, “gerçek zarar” ilkesi uyarınca belirlendiğini, TTK’nın 1459. maddesi gereğince; sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, sigorta hukuku uyarınca zarar sigortalarında sigorta şirketinin sorumluluğu, sigorta sözleşmesi kapsamında hasara bağlı olarak hak sahibinin malvarlığındaki azalmanın giderilmesi suretiyle hasar öncesi eski durumun iadesinin sağlanması olduğunu, dava dilekçesinde maddi tazminata (destekten yoksun kalma tazminatı, maddi destek) ilişkin olarak her ne kadar HMK madde 107 gereğince müvekkil sigorta şirketine ve diğer davacılara yönelik olarak 200.000-TL manevi tazminat ve şimdilik toplam 500,00 TL maddi tazminat bedeli belirlenmişse de; dilekçenin içeriğinden davacının manevi ve maddi tazminat talebi içeriğinin farklı kalemler içerdiği anlaşıldığını, bu nedenle, kalıcı, geçici vs. talebinin hangi tazminat türlerine ilişkin olduğunun açıklamasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 109. Maddesinde kısmi dava açılabilecek haller belirtildiğini, anılan madde uyarınca talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olduğu durumlarda kısmi dava açılabildiğini, işbu davaya konu edilen tazminat talebinin niteliği itibariyle bölünebilir olmadığından davacının kısmi dava açmada hukuki yararı bulunmadığını, davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın talebini parça parça talep etmesinde bir hukuki yararı bulunmadığını, beraber bu taleplerin hakkın kötüye kullanılması olarak nitelendirilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının kısmi dava açmada hukuki yararı bulunmadığını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/h maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olup; müvekkili şirket tarafından daha öncesinde davacıya herhangi bir ödeme yapılmış ise, yapılan her türlü ödemenin faiziyle birlikte güncellenmiş halinin hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesini, davacılar murisinin müterafik kusur değerlendirmesinin yapılması ve kusuru bulunması halinde hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indiriminin yapılmasını, sigortanın bir zenginleşme aracı olmayıp, meydana gelen kaza nedeniyle sigorta şirketi, sigortalısının sadece oluşan maddi zararlarını tanzim etmekle yükümlü olup, sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal ve bedeni zarardan ötürü sigortacı poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil, üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesi gerektiğini, KTK’nın tazminatın biçimi ile ilgili borçlar kanunun haksız fiil hükümlerine gönderme yaptığı ve borçlar kanununda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizin yasal faiz olduğu, ayrıca müvekkil şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında uygulanacak faizin her halde yasal faiz olacağını belirterek reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılara yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, yazılı bildirimde bulunmamışlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı vekilinin 10/11/2025 tarihli dilekçe ile delil avansının yatırıldığı ancak taraflarla sulh aşamasına gelindiğinden bu aşamada dosyanın bilirkişiye tevdi edilmemesi talebinde bulunduğu, 11/11/2025 tarihli ara karar ile taraflara sulh görüşmelerine dair beyanda bulunmak üzere iki haftalık süre verildiği ve taraf vekillerinin sulh görüşmelerine dair beyan dilekçesi sundukları anlaşılmıştır. Davacı vekili 04/12/2025 tarihli celsedeki beyanında; davalı asıllarla sulh olunduğunu, bu bağlamda diğer davalı sigorta şirketi yönünden de diğer davalılar tarafından ödemeler yapıldığı için sulh sebebiyle karar verilmesine yer olamadığına dair karar verilmesini, sigorta şirketi yönünden davacılar aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili 04/12/2025 tarihli celsedeki beyanında; davacılar vekilinin diğer davalılar ile sulh olunduğu ve ödemelerin yapıldığına dair beyanlarına bir diyecekleri olmadığını, müvekkili açısından da davacılar vekilinin talebi doğrultusunda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiş, müvekkili yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunduğunu beyan etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/1. maddesinde: "(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sulh doğrultusunda davanın konusuz kaldığı, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş ve davanın açılmasına davalı sigorta şirketi tarafından sebebiyet verilmediği ile davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları gözetilerek davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunması gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Tarafların sulh olması sebebiyle davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 684,81-TL peşin harcın mahsubu ile artan 69,41-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 5-Davalı Davalı ... A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T.'deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş'ye verilmesine, 6-... Arabuluculuk Bürosu tarafından ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.640,00-TL arabuluculuk tarife bedelinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 7-Artan gider/delil avansından artan avans olması halinde, hüküm kesinleştiğinde ve talep edildiğinde yatırana iadesine, Dair, hazır olan tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.04/12/2025
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*