İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/621 E. 2025/1149 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/621
Karar No
2025/1149
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/621 Esas KARAR NO : 2025/1149

DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 13/07/2022 KARAR TARİHİ : 12/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı davalı şirkette azınlık hisse sahibi olduğunu, davacının %15 hissesi mevcut olduğunu, davacının %15 hissedarı bulunduğu şirketin aile şirketi olduğunu, davacı şirketin .... ile uzun süredir anlaşmamakta aralarında birden fazla dava ve ihtilaf bulunmakta olduğunu, müvekkilin şirketin bulunduğu fabrika ve müştemilatına dahi yaklaştırılmamakta ve şirket ortaklığı hakkında ne sağlıklı bir rapor alamadığını ve nasıl yönetildiğinden bihaber durumda olduğunu, davalı şirketten uzun yıllardır kar payı ve gelir elde edemediğini, şirketi yönetmekte olan çoğunluk hisse sahipleri şirketi keyfi ve hesap vermeksizin yönettiklerini, davalı şirketin mali raporları davacı ile paylaşılmadığını ve şirketin işleyişinden bihaber olduğunu, davacı iş bu dava ikame edilmeden önce T.T.K 513 e göre A.Ş şiketin haklı nedenle tasfiyesi isteyeceği hususunda Bakırköy ... Noterliği 01/06/2022 tarih ve .... Yevmiye No'lu ihtar tebliğ ettiğini ancak bu hususta da bir sonuç alamadığını, davacı azınlık haklarını gereğince korunamadığını düşündüğünden T.T.K 531 md. mucibince davalı şirketin şirketin haklı tasfiyesine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise davacı payının bilirkişi marifeti ile tespiti ve günün rayiç ve koşullarına göre pay bedelinin ödenmesi ile birlikte ortaklık yapısından çıkmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını istemiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Türk Ticaret Kanunu'nda belirtilmiş olan haklı sebeplerin ne olduğu konusunda herhangi bir tanım yada unsur belirtilmediğini, haklı sebeplerin tespitinde uygulama ve doktrin haklı sebeplerin varlığını T.M.K. 2. Maddesi'ndeki ''dürüstlük kuralına'' dayandığını, ayrıca kesinlikle haklı sebeplerin varlığının mevcut olduğu kabul anlamına gelmemekle birlikte, T.T.K. Madde 531 hükmü doktrin ve Yargıtay kararları doğrultusunda incelendiğinde alternatif çözümlerin feshe göre öncelik kazandığının görüldüğünü, T.T.K. bu konuda hakime takdir yetkisi verdiğini, böylece şirketin devamlılığı ile sermayenin dağılması engellenerek genel ekonomik menfaatlerin yanı sıra kamu menfaatlerinin korunması da sağlanmış olacağını, davacının müvekkilinin tasfiyesinin talep etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafa ait, davalı şirket ile aynı işi yapan ve aynı müşterilere iş yapan rakip firma olan ... Sanayi İnşaat ve Ticaret Ltd. Şti. (İstanbul Ticaret Sicili: ... ) bulunduğunu, davacı taraf daha sonra bu şirketteki hisselerini eşi ve oğluna devretmiş ise de, gerçekte anılan şirketin idaresini halen yürüttüğünü, davacı taraf, davalı şirketi kendisine rakip olarak gördüğünü, davalı şirketi mali ve idari bakımdan zararlandırmak gayesi ile sürekli her yolu denediğini, davacı tarafın şirket ortaklığı hakkında bilgi ve rapor alamaması ile ilgili iddiaları gerçeği yansıtmadığını, davalı şirketin gerçekleştirmiş olduğu 24.10.2019 Tarihli Olağan Genel Kurul Toplantı Tutanağı iş bu iddiaları çürüttüğünü, Genel Kurul öncesi İdare Meclisi ve Murakıp Raporları ile Bilanço ve Kar-Zarar Hesapları toplantı gününden en az 15 gün evvel hissedarların tetkikine hazır bulundurularak, davet mektupları ... Şubesi'nden 03.10.2019 tarihinde iadeli taahhütlü posta ile 12 ortağın adresine gönderildiğini, davacı tarafça, İdare Meclisi ve Murakıp Raporları ile Bilanço ve Kar-Zarar Hesapları incelendiğini, buna rağmen davacı tarafın, davalı şirkete ait bilanço ve mali tabloları inceleyemediğine binaen açmış olduğu '' Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi'' istemli dava Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E., ... K. Sayılı 12.03.2021 tarihli karar ile reddedildiğini, Davacı tarafça "şirket yönetiminden haberdar edilmediği, tarafına bilgi ve belge verilmediği, şirketin keyfi şekilde yönetildiği iddiası ile şirketteki %15’lik payını pazarlık usulü satmak talebiyle teklifte bulunduğuna" yönelik Bakırköy .... Noterliği 01.06.2022 Tarih ve ... Yevmiye No'lu İhtarnamesi keşide edilerek Müvekkil Şirket' e tebliğ edildiğini, anılan İhtarname' ye Beyoğlu .... Noterliği 13/06/2022 Tarih ve ... Yevmiye No'lu İhtarnamesi ile cevap verilmiş, ancak anlaşma sağlanamadığını, şirketin devamlılığı T.T.K.’ nun ruhuna göre her zaman esas olduğunu belirterek davalı vekili davanın reddini, aksi takdirde davacı pay sahibinin gerçek hisse değerinin belirlenip, makul bir ödeme planı ile şirketten çıkarılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirketin %15 oranında hissedarı olduğunu, davalı şirketin aile şirketi olup ortaklar arasında uzun süredir anlaşmazlık, dava ve uyuşmazlıkların bulunduğunu, kendisine bilgi verilmediğini, uzun süredir kar payı dağıtılmadığını beyanla TTK 531.maddesi uyarınca davalı şirketin fesih ve tasfiyesini, mahkeme aksi kanaate olursa hissesinin rayiç bedelinin kendisine ödenerek ortaklıktan çıkarılmasını istemiştir. Davalı ise, davacı iddialarını kabul etmediklerini, somut olayda şirketin feshi ve tasfiyesi için haklı bir nedenin bulunmadığını, davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını savunarak davanın reddini veya davacının şirketten çıkartılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkememizce toplanan deliller ve belgeler ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, mahkemece resen SMMM, makine mühendisi ve nitelikli hesaplaması uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan 31/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Uzun süreden beri herhangi bir kar payı dağıtmayan, kar marjı çok cüzi düzeyde kalan, hatta öz sermayesini dahi kaybetme tehlisiyle karşı karşıya kalan davalı şirketin, haklı nedenle fesih şartlarının oluştuğu, ancak Sayın Mahkemenin aksi kanaate olması ve davalının, davacının ayrılma payını ödemeye hazır olduğunu belirtmek suretiyle şirketin devamı yönünde irade göstermesi halinde davacının şirketten ayrılmasına karar verilmesi gerektiği, davacının en yakın tarihli ayrılma paylarının 3.454.364,99-TL olarak hesaplanabileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. mahkemenin 16/11/2023 tarihli ara karar ile 31/07/2023 tarihli bilirkişi raporuna taraflarca yapılan itirazlar da değerlendirilerek, yeni bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verilmiş ve Mahkemece resen seçilen SMMM, gayrimenkul değerleme uzmanı, nitelikli hesaplama uzmanı, makine mühendisi bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. 05/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusunun, davacının, davalı şirket ortaklığından çıkarılması talebinden ibaret olduğu, davacının 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, İstanbul İli, ... İlçesi, ... mahallesi ... ada 1 Parselde 8.970,00 m2 Yüzölçümlü Ana Taşınmaz Niteliği Arsa Olan Taşınmaz Döv- Has Çelik Dövme Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi Adına tapuda Kayıtlı olan taşınmazın 02.05.2025 Rapor tarihi itibariyle değeri 355.000.000,00 TL olarak hesap edildiği, detayları sunulan makine ve teçhizatın işbu rapor tarihi itibariyle, mevcut hallerinde ortalama olarak piyasa rayiçlerinde toplam 23.250.000._TL rayiç bedele sahip olduğu, hurda olarak belirtilen makinelerin de hurda bedelleri olarak toplam 500.000._TL rayiç bedele sahip olduğu, şirket bünyesinde bulunan demirbaşların detaylı listesi bulunmasa da, listelerde görülen ve ayrıca yerinde inceleme sırasında müşahade edilen, ofis mobilyaları (masa/koltuk/dolap v.b.), bilgisayarlar, yazıcılar, klimalar, cep telefonları, televizyon, güvenlik kamera sistemleri, mutfak malzemeleri, büro malzemeleri, v.b. demirbaşların işbu rapor tarihi itibariyle ortalama 500.000 TL civarında rayiç bedele sahip olduğu, ... San. ve Tic. A.Ş.’ye ait 4 adet aracın güncel rayiç değerinin toplam 2.175.000.TL olduğu, neticeten, Davalı şirket hissedarı davacının 31.12.2024 mali tablolarına göre çıkma payının 74.461.032,11 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce taraf itirazları üzerine gayrimenkul değerleme uzmanı, SMMM, nitelikli hesaplamalar uzmanı ve makine mühendisi bilirkişilerden oluşturulan yeni bilirkişi kurulundan bilirkişi raporu aldırılmış olup, dosyaya sunulan 02/05/2025 tarihli raporda özetle; dava konusunun davacının davalı şirket ortaklığından çıkartılması talebinden ibaret olduğunu, davacının 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde bulunduğu, İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, 1 parsel, 8.970,00 m2 yüz ölçümlü ana taşınmaz niteliği arsa olan taşınmaz .... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın rapor tarihi itibariyle değerinin 355.000.000,00-TL olarak hesap edildiği, makine ve teçhizatın işbu rapor tarihi itibariyle mevcut hallerinde ortalama olarak piyasa rayiçlerinde toplam 23.250.000,00-TL rayiç bedele sahip olduğu, hurda olarak belirtilen makinelerin de hurda bedeli olarak toplam 500.000,00-TL rayiç bedele sahip olduğu, şirket bünyesinde bulunan demirbaşların detaylı listesi bulunmasa da listelerde görülen ve ayrıca yerinde inceleme sırasında müşahade edilen ofis mobilyaları, bilgilsayarlar, yazıcılar, klimalar, cep telefonları, televizyon, güvenlik kamera sistemleri, mutfak malzemeleri, büro malzemeleri vb. Demirbaşların işbu rapor tarihi itibariyle ortalama 500.000,00-TL civarında rayiç bedele sahip olduğu, ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait 4 adet aracın güncel rayiç değerinin toplam 2.175.000,00-TL olduğu, neticeden davalı şirketin hissedarı davacının 31.12.2024 mali tablolarına göre çıkma payının 74.461.032,11-TL olduğu görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Tüm bu açıklamalar ışığında; davacının davalı şirketin %15 payına sahip ortağı olduğunu, davacının "Davalı şirketin aile şirketi olup ortaklar arasında uzun süredir anlaşmazlık, dava ve uyuşmazlıkların bulunduğunu, kendisine bilgi verilmediğini, uzun süredir kar payı dağıtılmadığını beyanla TTK 531.maddesi uyarınca davalı şirketin fesih ve tasfiyesini" istediği, davacının kendisine bilgi verilmediği yönündeki iddiasının davalı şirketin 24/10/2019 tarihli genel kurul toplantısı tutanağı ile yerinde olmadığı, davacının yine aynı iddialar ile açtığı Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı "Özel Denetçi Tayini" talepli davada mahkemenin "Davadan önce davacının şirketten bilgi talebinde bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşıldığından, davacının bu sebebe dayalı fesih talebi yerinde görülmemiştir. Davacı "Uzun süredir kar payı dağıtılmaması" hususunu da fesih sebebi olarak ileri sürmüş ise de; bu durumun ilgili genel kurul kararının iptali yoluyla sağlanabileceği, ancak davacının böyle bir iptal davası açtığına ilişkin dosyaya bilgi ve beyan sunmadığı görülmüştür. Davacı taraflar arasında birden fazla dava olduğundan bahsetmiş ise de, buna ilişkin somut bir delil sunmadığı, dava dosyalarını da bildirmediği anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan 31/07/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, "Davalı şirketin uzun süredir kar payı dağıtmadığı, kar marjının çok düşük düzeyde kaldığı, hatta öz sermayesini dahi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olması nedeniyle haklı nedenle fesih şartlarının oluştuğu" belirtilmiş ise de; ilk raporun yetersiz görülmesi üzerine mahkememizce aldırılan 02/05/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporundaki tespitler dikkate alındığında, davalı şirketin öz kaynaklarını koruduğu, şirketin karlılığının düzenli bir şekilde artış gösterdiği, bu nedenle bu sebebe dayalı fesih ve tasfiye isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Raporlar arasında şirketin mali durumu yönünden farklılıklar var ise de, mahkememizce daha geniş katılımlı (gayrimenkul değerleme uzmanı ilavesiyle) oluşturulan ve güncel mali verilere dayalı olarak düzenlenen 02/05/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporuna üstünlük tanınmıştır. Somut olayda davacının şirketin feshi ve tasfiyesi istemi "Feshin son çare" olacağı ilkesi dikkate alınarak yerinde görülmemiştir. Feshin ağır ve başkalarını da etkileyecek bir karar olduğu düşünüldüğünde; fesih şartlarının daha ayrıntılı ve hassas bir şekilde değerlendirilmesi zorunludur. Somut olayda anonim şirket olan davalının ekonomik büyüklüğü ve işleyişi gözetildiğinde, şirketin feshine karar verilmesi hakkaniyete aykırı olacaktır. Davacının çıkma isteminin TTK 531.maddesi uyarınca "Duruma uygun çözüm" olduğu düşünülmüş ise de; davacı tarafa çıkma konusundaki istemini rakamsal olarak açıklaması ve gerekli nispi harçları yatırması için verilen kesin sürelere rağmen davacı vekilinin "Bilirkişi raporunda eksik inceleme yapıldığından bahisle" davacı taleplerinin rakamsal olarak açıklanmasından kaçınılmış ve gerekli nispi harçlar ödenmemiştir. Davacı vekilinin rapora karşı beyan dilekçesinde ileri sürülmeyen ve dava tarihinin üzerinden 3 yıl geçtikten sonra (belgeye de dayalı olmadan) ileri sürülen yeniden bilirkişi incelemesi talepleri mahkememizce yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak davacının davalı şirket ortaklığından çıkma isteminden vazgeçmiş sayıldığı ve davalı şirketin hacmi, ekonomik büyüklüğü, işleyişi ve fesih nedeni olarak ileri sürülen hususların yukarıda ayrıntılı olarak değerlendirildiği üzere somut olayda fesih kararı verilmesine yetecek nitelikte olmayışı gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın düşürülmesi ile eksik kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

4-Davalı kendisini davada vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/11/2025

Başkan ...

e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır

Katip ...

e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/621, K. 2025/1149, T. 12.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-621-e-2025-1149-k-c0671876ee54