İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/602 E. 2025/373 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/602
- Karar No
- 2025/373
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/602 Esas KARAR NO : 2025/373 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 03/08/2022 KARAR TARİHİ : 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından----------- numaralı “İşyerim Paket Sigortası Poliçesi” ile sigorta teminatı altına alınmış olan riziko adresinde bulunan taşınmazda 19.04.2021 tarihinde vuku bulan yangın neticesinde hasar meydana geldiğini, söz konusu riziko adresi, --------- Mah. -------- İş Merkezi Apt. No:--------- ------------ olduğunu, TTK, TBK, sigorta poliçesi klozları ile genel ve özel şartlar gereği, müvekkil tarafından taşınmazın maliki olan dava dışı sigortalı ---------Ş'ye söz konusu hasarın bedeli olarak tespit edilen 187.777,29-TL, 28.09.2021 tarihinde ödenmiş olduğunu bu ödeme üzerine sigortalı ----------Ş müvekkilden nakden ve tamamen aldığını beyan ettiği 187.777,29-TL için ibraname, mutabakatname ve tazminat makbuzu imzalamış olduğunu, dava konusu hasardan davalı -----------Ş. sorumludur. Müvekkil şirketin sigorta bedeli olarak yaptığı ödemenin halefiyet ilkesi, rücuen ve alacağın temliki hükümlerine göre davalıdan tahsili gerekmekte olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nda yer alan “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” madde 49 ve devam eden hükümler uyarınca davalı -----------Ş. Nin meydana gelen zarardan sorumluluğu bulunduğunu, TTK md. 1472/1'de yer alan “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmü de müvekkilin sigortalısına ödediği bedelin davalılardan tahsilini talep edebileceğini açıkça ortaya koyduğunu, yukarıda açıklandığı üzere, müvekkil şirket TTK 1472 md. vd ve TBK 183 vd hükümleri gereği, sigortalısının haklarına halef olduğundan ve alacağı temlik aldığından, sigortalıya ödenen bedeli tazminle yükümlü olan davalı aleyhine tarafımızca ---------- İcra Müdürlüğü ------------- E. sayılı dosya ile icra takibi başlatılmış olduğunu, söz konusu icra takibine karşı davalı/ borçlu tarafından haksız ve mesnetsizce itirazda bulunulmuş ve icra takibi durdurulduğunu, söz konusu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ve ------------ sayılı icra takibine konu alacağın ferileri ile birlikte tahsiline karar verilmesini; talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; dava konusu uyuşmazlığa temel teşkil eden olaydan özetle yangın itfaiye raporu dikkate alınarak tespitte bulunulmuş ve ------------ tarafından düzenlenen 26.04.2021 tarihli ve ------------ sayılı yangın raporunda; müdahaleden önceki son durum bölümünde kliniğin UPS odasının güç ünitesinin yanmakta olduğu, müdahaleden sonraki son durum bölümünde Kliniğin UPS odasındaki güç ünitesi ve klima yanmak, klinik dahili islenmek, patlayan sulu söndürme sisteminden dolayı klinik dahili ve bina asansör dahili ıslanmak suretiyle zarar gördüğü, olayın çıkış sebebi bölümünde kliniğin UPS odasındaki klima kablolarının iç elektrik tesisatındaki herhangi bir nedenle meydana gelen arıza sonucu kablo izolelerinin eriyerek tutuşmasıyla yangın olayının meydana geldiği tespit ve kanaatlerine yer verilmiş olduğunu, yukarıda alıntı yapılan kısımda yangının çıkış nedeni belirlenmiştir ki yapılan bu tespit ile olayda kastımız olmadığı gibi kusurumuzun da olmadığı açık olduğunu, somut olayımız bakımından, davalının ileri sürdüğü halefiyet hakkının temeli haksız fiil sorumluluğuna dayanmaktadır. 6098 sayılı TBK Madde 49 vd- "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı arak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. " hükümleri amirdir. Dolayısıyla, yangının çıkışına kusuru veya kastı ile sebebiyet vermeyen müvekkilimizin doğan zarardan sorumlu tutulması da mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesini; talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; TTK m.1472 hükmü kapsamında halefiyete dayalı rücuen tazmin istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır. Davacının ihtiyati haciz ve tedbir talepleri tensiben yapılan değerlendirme neticesinde reddedilmiş; yapılan istinaf başvuru neticesinde de ---------- sayılı 03/11/2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmüştür. Taraflarca delil olarak dayanılan hasar dosyası ve poliçe kayıtları, icra dosyası, celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. İtirazın iptali istemine konu ----------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 187.777,29 TL asıl alacak 15.797,73 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 203.575,02 TL alacağın tahsili için 07/04/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Sigorta poliçesinin incelenmesinde; dava dışı ------------ Şirketi'ne ait muayenehanenin, 20/02/2021-20/02/2022 başlangıç ve bitiş tarihli olarak davacı sigorta şirketi tarafından --------- sayılı poliçe ile sigortalandığı, dekorasyon yangın limitinin 665.000,00 TL, demirbaş-ecihaz yangın limitinin 145.000,00 TL, makine tesisat yangın bedelinin 445.000,00 TL, kasa yangın bedelinin 6.000,00 TL olduğu görülmüştür. -------------tarafından düzenlenen 26/04/2021 tarihli raporda; müdahaleden önceki son durum bölümünde kliniğin UPS odasının güç ünitesinin yanmakta olduğu, müdahaleden sonraki son durum bölümünde Kliniğin UPS odasındaki güç ünitesi ve klima yanmak, klinik dahili islenmek, patlayan sulu söndürme sisteminden dolayı klinik dahili ve bina asansör dahili ıslanmak suretiyle zarar gördüğü, olayın çıkış sebebi bölümünde kliniğin UPS odasındaki klima kablolarının iç elektrik tesisatındaki herhangi bir nedenle meydana gelen arıza sonucu kablo izolelerinin eriyerek tutuşmasıyla yangın olayının meydana geldiği yönünde rapor sunulduğu görülmüştür. Belirlenen uyuşmazlık noktalarının çözümü teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi ------------- tarafından sunulan 11/06/2023 tarihli rapor içeriğinde; dava konusu yangının çıkış sebebinin anlaşılabilmesi için hemen yangından sonra henüz deliller ortada iken yapılan inceleme ve değerlendirmelerin büyük önem taşıdığı, olaya ilişkin bir inceleme ve gözlem imkânı da olmadığı için, yangının çıkış sebebine ilişkin değerlendirmeler, olaya ilişkin itfaiye olay raporu ve bilirkişi raporu üzerinden, sunulan fotoğraflardan elde edilen bulgulara dayanılarak yapıldığı, dosyada bulunan fotoğraflardan elde edilen ve bilirkişi raporunda verilen görüşle de örtüşen bulgulara göre, yangınların çıkış it sinde en büyük ve en önemli tespit olan yangına sebep olan cihazın en büyük hasarı gördüğü tespitinden hareketle, en büyük hasarın oluştuğu UPS cihazının yangının çıkış yeri olduğu ve yangının ilk olarak UPS cihazının kısmından başlamış olduğu, itfaiye raporunun aksine yangına klima iç elektrik tesisat kablolarının kesinlik içermeyen ilk gözleme dayalı eksik bir görüş olarak değerlendirilmesi gerektiği, yangının çıkışına sebep olduğu değerlendirilen UPS cihazının nasıl olup ta yangına sebep olabileceğine dair yapılan teknik analizler sonucunda; UPS cihazında bulunan kondansatör ve akü grubunun içerisinde kimyasal maddeler barındıran malzemeler olduğu için yangın riski taşıyan malzemeler olduğu, kondansatör grubunun patlaması halinde bağlı hattın kısa devre olacağı, bu durumda akülerin içerisindeki kimyasal maddenin bitimine kadar elektrik tesisat kabloları üzerinden yüksek akım geçeceği, taşıma kapasitesinin üzerinden akım geçen elektrik kablosunda da ısınma, kavrulma oluşacağı, bunun da elektriksel kaynaklı bir yangına sebep olacağı anlaşıldığı için, dava konusu yangına da UPS cihazında bulunan işlevini yitirmiş kondansatörlerin öncelikle sebep olduğu, 16/12/2020 tarihli anlaşma ile davalının bakım ve sorumluluğunda olduğu anlaşılan cihazda 24/01/2021 tarihinde arızalı olduğu tespit edilen akü grubunun 25/01/2021 tarihinde değiştirildiği, ancak yangının çıkışına sebep olduğu anlaşılan kondansatör grubunun ise değiştirilip değiştirilmediğinin bilinmediği, oysa 11 yıllık olduğu anlaşılan bu cihazda bu parçaların bu sürede mutlaka değiştirilmiş olması gerektiği anlaşıldığı için, davalının cihazın yangına sebep olduğu anlaşılan kondansatör grubundan da sorumlu olduğu ve UPS cihazının sebep olduğuna dair kanaate varılan yangından da sorumlu olduğu yönünde rapor sunulduğu görülmüştür. Söz konusu rapora yapılan itirazlar ve mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde dosya bu kez yangın uzmanı elektrik mühendislerinden oluşan heyete tevdi edilmiş, bilirkişiler---------, ---------, ---------- tarafından sunulan 03/12/2024 tarihli rapor içeriğinde; dosyadaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, yangının 20 kVA etiket gücünde davalı tarafından imal edilmiş Kesintisiz Güç Kaynağının üst tarafındaki evirici bloğundan başladığı, rapor içinde verilen blok diyagramda evirici ve kritik yükler kutu içine alındığı, bu kutu içinde evirici ve yükler kapalı elektrik devresi oluşturmaktadır, yani genliği büyük harmonikli akımların akmakta olduğu, endüktans ve kondansatörlerde sürekli olarak bu harmonikli akımların ısınma etkilerini azaltmaya çalışmakta olduğu, teknik olarak, blok diyagramdan görüleceği üzere kesintisiz güç kaynağı doğrultucu kısmından şebejeye üç adet kablo ile irtibatlı olup, eviriciden de üç adet kablo çıktığı, bu üç adet kablo odadaki ana dağıtım panosuna girerek baraları beslediği, dosyadaki resimlerde ana dağıtım panosunda herhangi bir patlama ve yangın emaresi olmadığı görüldüğü, panodaki W otomatların tümü ve ana şalter güvenlik için akım geçirmez pozisyona alındığı, ana dağıtım panosundan ise çok sayıda değişik kesitlerde kabloların çıkış yaparak kablo tavalarından işletme içine dağıldığı görüldüğü, kesintisiz güç kaynağı tüm bu kablolara akım vermek durumunda olup işletmede küçük güçlü elektromik cihazlar yanında çeşitli amaçlarda kullanılan buzdolabı/dolapları, klima/klimalar, bilgisayarlar ve benzeri elektrikli cihazlar olduğu dikkate alındığında, bu işyerinin kurulu elektriksel gücünün 20 kW'tan çok daha fazla olacağı görüldüğü, dava dışı işyerinin kesintisiz güç kaynağının bakım ve onarımı için ---------- firmasıyla imzaladıkları ve yangın tarihinde geçerli 16/12/2020 ile 16/12/2021 tarihleri arasında geçerli Bakım Sözleşmesi bulunduğu, bu kesintisiz güç kaynağının aküleri 25/01/2021 tarihinde değiştirildiği, bu koşullar altında kesintisiz güç kaynağına bağlı yüklerin elektriksel anlamda kaynağı evirici katını zorladığı, kesintisiz güç kaynağının 11 yıldır işletmede devrede kaldığı, bu durumda cihazda üretimden kaynaklı ayıptan söz edilemeyeceği, yangının işletme koşullarına ve kaynağın sürekli olarak fazla yüklenmesine bağlı olarak evirici katındaki elektrik elektronik parça veya tesisatında meydana gelen ani ve beklenmedik bir hata ile başladığı bilirkişi heyetimizin ortak görüşü olup, bu durumda ------------ firmasına atfı kabil kusur verilemeyeceği, davacı tarafın itirazın iptalinde haklı olmadığı yönünde rapor sunulduğu görülmüştür. Söz konusu raporların ilgili kısımları HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlık, davacının iş yeri paket sigortası ile teminat altına aldığı dava dışı sigortalının iş yerinde meydana gelen yangının neden kaynaklandığı, yangının çıkış nedeninin davalı tarafından sağlanan ------------ marka UPS cihazı kaynaklı olup olmadığı, davacının sigortacısına ödediği hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili talep edip edemeyeceği, davalının itirazının haklı olup olmadığı, alacağın likit olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı sigortalı -----------Ş. Arasında sigortalının ---------- Mahallesi -----------Caddesi ------------ İş Merkezi Apt.D.iş Kapı -------- iç kapı ---------- ---------- adresinde bulunan iş eri için 20/02/2021-2022 tarihleri arasındaki rizikoyu kapsar şekilde yangın sigortası nevi olan iş erim paket sigorta poliçesi akdedildiği, söz konusu iş yerinde yaşanan 19/04/2021 tarihinde meydana gelen yangında sigortalının menkullerinin kullanılamaz hale geldiği ve davacı tarafından yapılan 20/04/2021 tarihli ekspertiz neticesinde davacı tarafından sigortalısına gerekli muafiyet de uygulanmak suretiyle 187.777,29 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından hem itfaiye rapor hem de ekspertiz raporundaki veriler dikkate alınarak kliniğin UPS odası güç ünitesinin yanması ve UPS'nin davalı tarafından sağlanması sebebiyle yangın olayının meydana gelmesinde davalının sorumlu olduğu isnadıyla huzurdaki davanın açıldığı, yargılama sırasında alınan tek kişilik bilirkişi raporunun belirlenen uyuşmazlık noktalarını aydınlatmaya yeterli olmadığı, somut uyuşmazlıkta yangına sebebiyet verdiği iddia edilen UPS cihazının atıldığı yönündeki beyan sebebiyle ve eksper tarafından sunulan rapor içeriği ile dosyamızda alınan bilirkişi raporu içeriği ile taraf iddia ve savunmalarını tartışır ve karşılar şekilde davalı tarafından sağlanan UPS cihazının teslimi ve kullanım süresi dikkate alınarak, kondansatör ve akü grubuna bağlı olarak ayıplı teslim veya sonradan oluşmuş ayıp veya arıza sebebiyle yangın meydana gelip gelmediği, sorumluluk bakımından yangının oluşumunda davalının sorumlu olup olmadığı, davacıya müterafik kusurun yüklenip yüklenemeyeceğinin tespiti gerektiği, bu kapsamda kurulan ara karar ile teknik üniversite yangın uzmanı nitelikli elektrik mühendislerinden oluşan bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli olduğu, heyet raporunda yapılan tespitler ve mahkemece nazara alınan sebeplere istinaden dava dışı işyerinin kesintisiz güç kaynağının bakım ve onarımı için ----------- firmasıyla imzaladıkları ve yangın tarihinde geçerli 16/12/2020 ile 16/12/2021 tarihleri arasında geçerli bakım sözleşmesi bulunduğu, bu kesintisiz güç kaynağının akülerinin 25/01/2021 tarihinde değiştirildiği, bu koşullar altında kesintisiz güç kaynağına bağlı yüklerin elektriksel anlamda kaynağı evirici katını zorladığı, kesintisiz güç kaynağının 11 yıldır işletmede devrede kaldığı, bu durumda cihazda üretimden kaynaklı ayıptan söz edilemeyeceği, yangının işletme koşullarına ve kaynağın sürekli olarak fazla yüklenmesine bağlı olarak evirici katındaki elektrik elektronik parça veya tesisatında meydana gelen ani ve beklenmedik bir hata ile başladığı, bu durumda ------------ firmasının yangının meydana gelmesinde kusurlu atfedilemeyeceği kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.843,28-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 32.572,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde----------- arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 1.560,00 TL ücretin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/04/2025