İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/535 E. 2025/36 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/535
Karar No
2025/36
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/535 Esas KARAR NO:2025/36

DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/08/2022 KARAR TARİHİ:17/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili Şirket ile davalının 01.03.2021 tarihinde boyut bakımından 3 çeşit kutu ile 1 çeşit standın teslimi karşılığında mutabık kaldıkları Sözleşme akdettikleri, davalı tarafından teslimi gerçekleştirilecek olan kutuların özellikleri (renk, boyut vb.) gerek teklif formuyla gerekse taraflar arasındaki iletişimlerle tespit edildiğini, taraflar arasındaki Sözleşme uyarınca teslimatın ilk olarak 18.03.2021 tarihinde yapılması kararlaştırıldığı ve davalıya avans ödemesi olarak 04.03.2021 tarihinde 48.500 TL ödeme yapıldığını, verilen bu siparişe istinaden ilk teslimatın, (1 hafta gecikmeyle) 25.03.2021 tarihinde ve ayıplı olarak gerçekleştirildiğini, Müvekkil Şirketin işbu ayıplı ve gecikmiş teslimata karşı aynı gün davalıyla iletişime geçmiş Whatshap görüşmelerinde ayıplı ürünlerin 01.04.2021 tarihinde değiştirilmesini davalıdan talep ettiği ve davalı tarafından kabul edildiği, davalı tarafından ikinci sevkiyat mutabık kalındığı üzere 01.04.2021 tarihinde gerçekleştirilmiş, fakat ürünler nicelik itibariyle ayıplı (eksik) olarak teslim edildiklerini, teslim alınan kutuların, Müvekkil Şirketin çalışanları tarafından ayıplara karşı incelenerek muayene edilmiş ve kutularda herhangi bir kusura rastlanmaması üzerine sipariş teslimindeki gecikme de nazara alınarak derhal İtalya, Avusturalya, Tayvan, İsveç, Fransa, Rusya ve Kanada'daki müşterilere tedarik edildiklerini, ancak bu kutuların gizli ayıplı olduğu yurtdışına gönderimlerinin yapılması ardından İtalya ve Avustralya'daki müşterilerden gelen geri bildirimlerle öğrenildiğini, alınan geri bildirimlerde, davalı tarafından teslim edilen kutularda, sıvamalarda kayma, kalitesiz bant kullanımı dolayısıyla üst bantlarda kopma, kalitesiz bant kullanımı dolayısıyla bantlarda açılma, dip kilitlerde şişme ve açılma, yan taraflarda açılma ile karşılaşıldığının belirtildiği, bu süreçte davalı tarafından önerilen yapıştırma veya bantlama gibi onarım metodlarının denenmesine rağmen bunlardan hiçbir sonuç elde edilememiş ve hatta bu işlemler ek masraflara neden oldukları, dolayısıyla, müvekkilinin numune gönderdiği Kanada'da mukim müşterisini kaybettiği, İtalya ve Avustralya'daki müşterileri ile akdettiği sözleşmeleri ifa edebilmek için önemli masraflar yaptığı ve bu müşteriler nezdinde itibar kaybı yaşadığını, netice itibariyle, davalı tarafından sözleşmenin ihlal edildiğini ve müvekkili şirkete amaca uygun olmayan ayıplı ürün teslim edildiğini, ayıplı ürünler dolayısıyla müvekkili şirket tarafından davalı'ya 20 Eylül 2021 tarihinde ihtarname gönderilerek doğan kayıp ile zararın talep edildiğini ve davalının, sebep olduğu kayıp ve zararların tazmininden kaçındığını, davalı tarafından teslim edilen ürünlerdeki ayıpların tespit edilmesi amacıyla, .... Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde delil tespiti başvurusunda bulunulduğunu ve 04.03.2022 tarih ve ... sayılı Değişik İş kararı ile mahallinde bilirkişi aracılığı ile tespit yapılmasına karar verilerek davaya konu kutuların "ürün taşımaya ve sergilemeye uygun olmadığı" ve neticeten "ayıplı olduğu" sonucuna varılan rapor tanzim edildiği, delil tespitine ilişkin olarak tanzim edilen bilirkişi raporunda kutuların kurulduğunda numune ile aynı geometrik şekle gelemediği; Kutularda yer yer kayma ve açılmalar olduğu; Kutuların yapışkan bölümlerinde kopma ve açılmalar olduğu; Kutuların alt kutularındaki karton dişlerinin uygun şekilde kilitlenme yapmadığı, düzgün bir şekil oluşturmadığı; Kutular birlikte değerlendirildiğinde alt kutu ile üst kapak kutusunun ölçülerinin birbiriyle uyumlu olmaması nedeniyle aralarında boşluklar kaldığı, dolayısıyla kutuların boşluk toleransının hatalı hesaplanarak üretildiği; Numunedeki malzemenin (karton) et kalınlığı ile teslim edilen ürünlerdeki malzemenin et kalınlıklarının aynı ölçülerde olmadığı Yapılan deney sonucunda açık halde iken kurulan kutunun kısa bir süre içerisinde kendiliğinde açılmaya başladığı ve numuneye uygun geonjeifik şeklin elde edilemediği tespitlerinde bulunarak ayıp olduğuna karar verildiği, davalı tarafından üretilen ve teslim edilen her iki sevkiyattaki kutuların ayıplı olması, ürünlerin taşımaya ve sergilemeye uygun olmaması ve söz konusu ayıbın giderilmesi için hiçbir faaliyette bulunulmaması dolayısıyla müvekkili şirketin birçok zarara uğradığını, müvekkili şirket nezdinde doğan kayıp ve zararların; Müvekkili Şirketin, ayıplı olarak üretilen kutular dolayısıyla dava dışı Vitamin Matbaadan kutu temin etmek zorunda kaldığını, (Zarar Kalemi 1: Vitamin Matbaa'ya tekrar ürettirilen kutular) 77.558,45 TL, Müşterilerinden ayıplı olarak gönderilen kutuların içeriğinin ayıpsız kutulara taşınması için işgücü tedarik etmek zorunda kaldığı (Zarar Kalemi 2: işçilik Masrafı) 10.500 TL, Avustralya'da mukim müşterisinin siparişlerini tekrar göndermek için taşıma ve işgücü masrafı yapmak zorunda kaldığı (Zarar Kalemi 3: Avustralya için Taşıma ve İşçilik Masrafı) 7.654,19 Euro + 1.848 Avustralya Doları, İtalya'da mukîm müşterisinin siparişlerini tekrar göndermek için taşıma ve işgücü masrafı yapmak zorunda kaldığı (Zarar Kalemi 4: İtalya için Taşıma ve İşçilik Masrafı) 3.601,40 TL + 757,51 Euro, İtalya’daki satışlar 2 aylık resesyon (durma) sürecine girmek zorunda kaldığı 6.110,30 Euro, müvekkili şirketin kar kaybına uğradığını, ve birçok sipariş Gedilmek zorunda kalındığı (zarar kalemi 6: Müşterilerden Gelen Geri Dönüşler) (Belirsiz Alacak) olduğunu belirterek, fazlaya ve değer belirlemeye dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, zarar meblağını davanın açıldığı an itibaren ile tam ve kesin tespit etmek mümkün ve beklenebilir olmadığından, şimdilik tespit edilebilen ve harca esas asgari tutar 20.000 TL olmakla, HMK madde 107 uyarınca belirsiz alacak davası kapsamında müvekkil şirketin uğramış olduğu kâr kaybı zararlarının tespiti ve avans faizi ile birlikte tazmini, Davalının sözleşmeye aykırı ifada bulunmuş olması sebebiyle Müvekkili Şirket nezdinde doğan zararların tazmini için şimdilik 91.659,85 TL tutarındaki zararlarının temerrüt tarihi olan 20 Eylül 2021 tarihinden itibaren fiili ödeme gününe dek işleyecek avans faiziyle, 14.522 Euro ile 1.848 Avustralya Dolarının ise 3095 Sayılı Kanun madde 4/a kapsamında fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Tarafların 23/07/2018 tarihinden dava konusu olay tarihine kadar benzer ürünlerin ticaretinde aralıksız çalıştıklarını, yıllara sari şekilde devam eden silindir oyuncak kutu ticaretinde, Davacıdan hiçbir şikayet de gelmediğini, ancak Davacı maliyetleri düşürmek amacıyla yıllardır başarılı şekilde devam eden silindir kutudan vazgeçtiğini, çok daha ucuz maliyetli olan dikdörtgen prizma formundaki kutuları satın almak istediğini, davacının daha ucuz bir ürün istediği açıkça epostasında zikredildiğini, akabinde tarafların müştereken kutunun tasarımı ve şeklini, açılıp-kapanma yöntemlerini kararlaştırdıklarını, davacının ilk önce “kutulama esnasında kendisinin kutuları yapıştıracağını” belirttiğini, müvekkilince ürün kapağının bantla kapanmasının ideal bir çözüm olmadığı konusunda davacının uyarıldığını, nitekim Davacının da Şirket ortağının da uyarısıyla önce bantla kapama yönteminin uygun olmadığı kanaatine vardığını, müvekkilinden kutuların tutkalla yapışmış şekilde teslim edilmesini istediğini ancak sonrasında maliyet artışından ve yapıştırma işçiliğinden kaçmak için dava konusu kutuların sipariş edildiğini, son olarak ürüne ilişkin çizimler, materyal, boyutlar, malzemeler vs. Davacıya teyit amacıyla gönderildiğini ve davacının mevcut riskleri bile bile ürünün üretimi için siparişini verdiğini, böylece ilk sevkiyatların 16-17-18 Mart 2021 tarihlerinde gerçekleştirilmeye başlanıldığını, 18 Mart 2021 tarihinde Davacı, teslim edilen ürünlerde, baskı bozulması ve sıvama açılması olduğunu beyan ettiğini, bunun üzerine baskıyı yapan matbaa ile iletişime geçildiğini, davacının da 19 Mart 2021 tarihli e- postasında“Düzeltme Olacak Baskılar” başlığı altında açıkça hangi üründen kaç adet kutuya ihtiyaç duyduğunu yazdığını, burada önemli bir hususun belirtilmesi gerektiğini Davacının göndermiş olduğu 19 Mart 2021 tarihli e-postada hali hazırda “hatalı malları” kendi müşterilerine bile bile gönderdiğini de beyan ettiğini, Baskıyı yapan matbaanın hatayı kabullenmesi üzerine, tekrar gerekli kağıdın tedarik edildiğini ve 22 Mart 2021 tarihinde yeni ve düzgün partinin baskısına geçildiğini, böylece Davacının ayıplı olduğu belirtilen tüm ürünlerin değiştirildiğini, dava dosyasına sunulan delillerden, ikinci-ayıpsız ürün sevkiyatını 19 Mart 2021 tarihinde henüz almamış olan Davacının ayıpsız ürünlerin davacıya 25-26 Mart 2021 tarihinde teslim edildiğini, basiretli ve dürüst tacirliğe uymayacak şekilde Müşterilerine bile bile ilk sevkiyatta bulunan ve hatalı olarak üretilmiş ürünleri gönderdiğinin anlaşıldığını, dolayısıyla, buradan kaynaklanmış bir zarar var ise, bu durum tamamen Davacının muayene yükümlülüğünü ihlal etmesi ve kasten müşterilerine hatalı ürünleri göndermesinden kaynaklandığını, müvekkilinin zamanında kendisine bildirilen ürünler ile ilgili olarak, üzerine düşen sorumluluğu zamanında ve eksiksiz yerine getirdiğini, davacı da ayıptan ötürü doğmuş bulunan hakkını “ayıpsız misli ile değiştirme” olarak kullandığını ve konunun orada kapandığını, 25-26 Mart 2021 tarihinden sonra başlayan 2. sevkiyata ilişkin ise Davacı’dan hiçbir şikâyet gelmediğini, Oysa ilk sevkiyatta olduğu gibi kutuların fiili özelliklerinden kaynaklı bir bozukluk olsa Davacı tarafça kolayca tespit edilebilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği gibi, bu kutuların taban kısmındaki dişlilerin iç içe geçmediği, düzgün bir yüzey oluşturmadığı, yapışma bölümlerinde açılmaların ve kaymalar olduğu gibi iddiaların kutular meydana getirilirken anlaşılmaması mümkün olmadığını, davacının istediği üzerine, bu kutuların üst kapakları çift taraflı bant ile yapıştırılmadan Davacıya teslim edildiğini, bunların yapıştırılması Davacı tarafından gerçekleştirildiğini, davacının iddia ettiği gibi kutunun formunu almaması halinde, kutunun oluşması ve kapağının çift taraflı bantla yapıştırılmasının da mümkün olamayacağını, bir an için aksi düşünülse dahi bu sefer de Davacının muayene yükümlülüğünü açık şekilde ihlal ettiği sonucuna varılmasının zorunlu olduğunu, bir şekilde Davacının muayene ettiğinin dahi kabulü halinde bu sefer de kabul edilen ürünler için zamanında ayıp ihbarında bulunulmadığı, Mart ayında teslim edilen ürünler için Eylül ayında ihbarda bulunulduğunun tartışmasız olduğunu, olayın gelişiminden Davacının bir şekilde yeni parti ürünler için de ayıp iddiasında bulunması ve bu iddianın gerçek olması halinde Müvekkilinin bunları da bedelsiz olarak değiştireceği net bir şekilde anlaşıldığını, satın konusu kutuların, teslim anında ayıplı olduğunu hiçbir şekilde kabul etmediklerini, davacı’nın kutuları uygun koşullarda muhafaza etmediğini, davacının kendi üzerine düşen kutuları formuna getirmediği, tabandaki mukavvaları yerleştirmediği ve hatta Bilirkişilerden de gizlediği, raf ömrü dolan çift taraflı bantlardan teslim anındaki performansını beklediği anlaşıldığını, bir an için Davacı’nın iddiaları kabul edilse bile ortada gizli bir ayıptan söz edilemeyeceğinden ayıp iddiasının en geç kutuların oluşturulması ve oyuncakların gönderilmesi esnasında ortaya çıkması gerektiğini, fakat Davacı’nın o zaman herhangi bir ayıp iddiasına bulunmadığı, zararı arttırdığının da yine açık olduğunu, ikinci sevkiyat ile sevk edilen ürünlerde hiçbir ayıp bulunmadığını, bir an için aksi düşünülse dahi süresinde ihbar yapılmadığından Davacı’nın tüm haklarının düştüğünü, iddia edilen zarar kalemleri ile Müvekkili tarafından yapılan satışın da bir ilgisi olmadığını buna rağmen dava konusu ürünleri Müvekkiline aşama aşama tedarik eden aşağıda unvan ve adresleri bulunan tedarikçilere davanın ihbarını talep ettiklerini, mümkün değil ise de Müvekkilimiz aleyhine bu ürün nedeniyle bir hüküm kurulması halinde, söz konusu aleyhe hüküm ilgilisi tedarikçiye rücu edileceğini bu nedenle davanın ... Matbaacılık San. Ve Tic. Ltd. Şti, ... San. Ve Tic. Ltd. Şti, ... Ltd. Şti.'ne ihbarını talep ettiklerini belirterek, haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesinini talep etmiştir. Dava, taraflar arasında akdedilen alım satım sözleşmesi uyarınca davacının davalıdan aldığı ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile davacının uğradığını belirttiği zararlara ilişkin tazminat davasıdır. .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişi heyeti 27/05/2023 tarihli raporunda özetle; davalının yükümlülüğünün davacı şirketin istemiş olduğu kalite, özellik ve ölçülerde kutu teslimi, Davacının edim yükümlülüğünün ise buna karşılık bedel ödeme yükümlülüğü olduğu; anılan edimlerin eser sözleşmesinin tipik unsurlarından olduğundan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesi olarak nitelendirilebileceğini, somut ihtilafta, ayıptan doğan sorumluluğun maddi ve şekli şartlarının mevcut olduğu; davacı ayıplı ürünlerin değiştirilmesini veya onarılmasını ya da eseri alıkoyup bedelden indirim isteme hakkına sahip olduğu, Davacının dosyaya sunduğu zarar kalemleri ve dava dilekçesindeki talepleri ile ilgili olarak; a. Vitamin matbaadan fazladan temin etmek zorunda kaldığı kutularla ilgili uğradığı zarar kapsamında sunulan faturalardan 77.558,45 TL’si zarar kapsamında talep ettiği, yukarıdaki tabloda gösterildiği gibi davacının, dava dışı vitamin şirketinden bu miktarda kutu satın aldığının belirlendiği ve bu kutu bedellerini ayıplı ürünlerin değiştirilmesini ve/veya onarılması kapsamında talep edebileceği, b. Müşterilerinden ayıplı olarak gönderilen kutuların içeriğinin ayıpsız kutulara taşınması için işgücü tedarik etmek zorunda kaldığını iddia ettiği 10.500 TL işçilik masrafı olarak dosyaya sunduğu dekontun her zaman düzenlenebilen bir dekont olduğu ve bu bedeli talep Edemeyeceği, c.Avustralya'da mukim müşterisinin siparişlerini tekrar göndermek için taşıma ve işgücü masrafı yapmak zorunda kaldığını iddia ettiği masraflardan 1.848 Avusturalya doları “ düşük kaliteli kutuların değiştirilmesi nedeniyle işçilik ücretleri “ içerikli olduğu, d. Davacı taraf Avustralya’da mukim müşterisine ürün göndermiş ise, ürünlere yaptırdığını iddia ettiği masrafları davalıdan talep edebileceği, ancak 7.654,19 Euro ile ilgili taşıma masrafı da bu ürünleri satmak için yaptığı masraftır. siparişler tekrar gönderilecek ise Türkiye de ayıplı olduğunun farkına varmış olduğu malları göndermemesi gerekir. Çünkü Avustralya'ya gönderilmiş ürünlerin kutuları bozuk olduğu için 1.848 Avustralya doları masrafı talep ettiği, netice olarak 7.654,19 Euro talep edilebilir bir menfi zarar olamayacağı, e. İtalya'da mukim müşterisinin siparişlerini tekrar göndermek için taşıma ve işgücü masrafı yapmak zorunda olduğu iddia ile ilgili, Burada 757,51 Euro tutar aynen C bendinde izahatın benzer bir durumdur. Davacı tarafın dosyaya sunulan tercüme edilmiş içeriğe göre "Eski Oyuncak Kutularının montajı ve yenileri ile değiştirilmesi için işçilik maliyeti" olarak tercüme edildiği, 3.601,40 TL tutarlı fatura ise Nakliye faturası olduğu, 12.07.2021 tarihinde Dava dışı ... tarafından "Navlun Bedeli+ Yurt Dışı Gümrükleme Bedeli" olarak kesilmiştir. Davacının bu gümrükleme bedelinin tamamının oyuncaklara ait taşıma olduğunu ispat etmesi gerektiği ve talep edilecek bir zarar kalemi olmadığı, f. İtalya’daki satışlar 2 aylık resesyon (durma) sürecine girmek zorunda kalmıştır, 6.110,30 Euro ile ilgili olarak, talep edilen zarar kaleminin düz A4 kâğıda yazılan bir rakam olduğu ve bunun her zaman düzenlenebilir bir evrak olduğundan talep edilemeyeceği ve geçerliliği hakkında takdirin mahkemeye ait olduğu, g. Müvekkili şirketin kar kaybına uğradığını ve birçok sipariş iptal edilmek zorunda kalındığına dair iddia da; Dosya kapsamındaki delillerden zarar hesabının yapılamadığı; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi gereğince davalının eylemine bağlı olarak kazanç kaybı ile ilgili zarar iddiasında bulunan davacının ispat külfeti altında bulunduğu tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi heyeti 19/12/2023 tarihli ek raporunda özetle; Davacının dosyaya sunduğu zarar kalemleri ve dava dilekçesindeki talepleri ile ilgili olarak; a. Vitamin matbaadan fazladan temin etmek zorunda kaldığı kutularla ilgili uğradığı zarar kapsamında sunulan faturalardan 77.558,45 TL’si zarar kapsamında talep ettiği, yukarıdaki tabloda gösterildiği gibi davacının, dava dışı vitamin şirketinden bu miktarda kutu satın aldığının belirlendiği ve bu kutu bedellerini ayıplı ürünlerin değiştirilmesini ve/veya onarılması kapsamında talep edebileceği, b. Müşterilerinden ayıplı olarak gönderilen kutuların içeriğinin ayıpsız kutulara taşınması için işgücü tedarik etmek zorunda kaldığını iddia ettiği 10.500 TL işçilik masrafı olarak dosyaya sunduğu dekontun İİK. 68. Maddede belirtilen imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren belge olduğu ve bedelini talep edebileceği, c. Avustralya'da mukim müşterisinin siparişlerini tekrar göndermek için taşıma ve işgücü masrafı yapmak zorunda kaldığını iddia ettiği masraflardan 1.848 Avusturalya doları “ düşük kaliteli kutuların değiştirilmesi nedeniyle işçilik ücretleri “ içeriklidir. Davacı taraf Avustralya’da mukim müşterisine ürün göndermiş ise, ürünlere yaptırdığını iddia ettiği masrafları davalıdan talep edebileceği, d. Ancak 7.654,19 Euro ile ilgili taşıma masrafı da bu ürünleri satmak için yaptığı masraftır. siparişler tekrar gönderilecek ise, Türkiye de ayıplı olduğunun farkına varmış olduğu malları göndermemesi gerekir. Çünkü Avustralya’ya gönderilmiş ürünlerin kutuları bozuk olduğu için 1.848 Avustralya doları masrafı talep etmektedir. Davacının ödeme yaptığı ... şirketine ihracak ile ilgili belgeler belirsizdir. Netice olarak 7.654,19 Euro talep edilebilir bir menfi zarar olamayacağı, e. İtalya'da mukim müşterisinin siparişlerini tekrar göndermek için taşıma ve işgücü masrafı yapmak zorunda olduğu iddia ile ilgili, Burada 757,51 Euro tutar aynen C bendinde izahatın benzer bir durumdur. Davacı tarafın dosyaya sunulan tercüme edilmiş içeriğe göre "Eski Oyuncak Kutularının montajı ve yenileri ile değiştirilmesi için işçilik maliyeti" olarak tercüme edildiği ve Bedelinin talep edilebileceği, 3.601,40 TL tutarlı fatura ise Nakliye faturası olduğu, 12.07.2021 tarihinde Dava dışı ... tarafından “ Navlun Bedeli+ Yurt Dışı Gümrükleme Bedeli “ olarak kesildiği, Davacının bu gümrükleme bedelinin tamamının oyuncaklara ait taşıma olduğunu ispat etmesi gerekir. Taşımanın ayıplı kutular olduğu net olarak ispat edilmedikçe talep edilecek bir zarar kalemi olmadığı, f. İtalya’daki satışlar 2 aylık resesyon (durma) sürecine girmek zorunda kalmıştır, 6.110,30 Euro ile ilgili olarak, talep edilen zarar kaleminin düz A4 kâğıda yazılan bir rakam olduğu ve bunun her zaman düzenlenebilir bir evrak olduğundan talep edilemeyeceği ve Geçerliliği hakkında takdirin mahkemeye ait olduğu, g. Müvekkili şirketin kar kaybına uğradığını ve birçok sipariş iptal edilmek zorunda kalındığına dair iddia da; Dosya kapsamındaki delillerden zarar hesabının yapılamadığı; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi gereğince davalının eylemine bağlı olarak kazanç kaybı ile ilgili zarar iddiasında bulunan davacının ispat külfeti altında bulunduğu tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi heyeti 07/06/2024 tarihli ek raporunda özetle; yapılan inceleme ve değerlendirmeler ışığında, kök ve ek rapordaki görüşlerini aynen muhafaza ettiklerini ancak davacının taleplerinin kök ve ek rapordaki tespitleri şu şekildedir; a. Vitamin matbaadan fazladan temin etmek zorunda kaldığı kutularla ilgili uğradığı zarar kapsamında sunulan faturalardan 77.558,45 TL’si zarar kapsamında talep edebileceği, b. Müşterilerinden ayıplı olarak gönderilen kutuların içeriğinin ayıpsız kutulara taşınması için işgücü tedarik etmek zorunda kaldığını iddia ettiği 10.500 TL işçilik masrafı olarak dosyaya sunduğu dekontun İİK. 68. Maddede belirtilen imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren belge olduğu ve bedelini talep edebileceği, c. Avustralya'da mukim müşterisinin siparişlerini tekrar göndermek için taşıma ve işgücü masrafı yapmak zorunda kaldığını iddia ettiği masraflardan 1.848 Avusturalya doları “ düşük kaliteli kutuların değiştirilmesi nedeniyle işçilik ücretleri “ içeriklidir. Davacı taraf Avustralya’da mukim müşterisine ürün göndermiş ise, ürünlere yaptırdığını iddia ettiği masrafları davalıdan talep edebileceği, d. Ancak 7.654,19 Euro ile ilgili taşıma masrafı da bu ürünleri satmak için yaptığı masraftır. siparişler tekrar gönderilecek ise, Türkiye de ayıplı olduğunun farkına varmış olduğu malları göndermemesi gerekir. Davacının ödeme yaptığı ... şirketine ihracat ile ilgili belgeler belirsizdir. Netice olarak 7.654,19 Euro talep edilebilir bir menfi zarar olamayacağı, e. İtalya'da mukim müşterisinin siparişlerini tekrar göndermek için taşıma ve işgücü masrafı yapmak zorunda olduğu iddia ile ilgili, burada 757,51 Euro tutar aynen C bendinde izahatın benzer bir durumdur. Davacı tarafın dosyaya sunulan tercüme edilmiş içeriğe göre ” Eski Oyuncak Kutularının montajı ve yenileri ile değiştirilmesi için işçilik maliyeti” olarak tercüme edilmiştir. Bedeli talep edilebilir. 3.601,40 TL tutarlı fatura ise Nakliye faturasıdır. İlgili fatura Türkiye İtalya nakliyesi olarak kadri maruf olarak değerlendirildiği, f. İtalya’daki satışlar 2 aylık resesyon (durma) sürecine girmek zorunda kalmıştır, 6.110,30 Euro ile ilgili olarak, talep edilen zarar kaleminin düz A4 kâğıda yazılan bir rakam olduğu ve bun8un her zaman düzenlenebilir bir evrak olduğundan talep edilemeyeceği ve Geçerliliği hakkında takdirin mahkemeye ait olduğu, g. Müvekkili şirketin kar kaybına uğradığını ve birçok sipariş iptal edilmek zorunda kalındığına dair iddia da; Dosya kapsamındaki delillerden zarar hesabının yapılamadığı; ancak davacı ile İtalya şirketi arasındaki ilişkinin 2 yıl sonra kesilmesi davalının ürettiği ayıplı ürüne bağlanamaz ve davacı bu sebeple kar kaybı talep edemeyeceği tespit ve rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Davacı taraf iddiasında, taraflar arasında akdedilen alım satım sözleşmesi uyarınca davalıdan aldığı ürünlerin ayıplı olduğundan bahisle uğradığını belirttiği zararların davalıdan tahsiline ilişkin tazminat davası olup, dava dilekçesi incelendiğinde, davacının taleplerinin; kar kaybı zararı için 20.000,00-TL'nin avans faizi ile davalıdan tahsili (HMK 107), ayıplı teslim edilen kutular nedeniyle belirlenen 91.659,85 TL'nin temerrüt tarihi 20/09/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile ve 14.522 Euro + 1.848 Avustralya Dolarının ise 3095 sayılı Kanun 4/a maddesine göre fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının tahsili taleplerine ilişkin olup, netice olarak toplam harca esas değer 327.992,28-TL olarak belirtilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporları incelendiğinde, 27/05/2023 tarihli raporda, davacının talep ettiği zararlarından; TL cinsinden olan 91.659,85-TL talebinin, 77.558,45-TL tutarındakinin istenebileceği, 10.500,00-TL ve 3.601,40-TL tutarındakilerinin istenemeyeceği, Euro cinsinden olan 14.522-Euro talebinin 757,51-Euro tutarındakinin müşterisine ürün göndermişse talep edebileceği, 7.654,19-Euro ve 6.110,30-Euro tutarındakilerinin istenemeyeceği, Avusturya doları cinsinden olan 1.848 Avusturya Dolarının ise Avusturyada mukim müşterisine ürün göndermişse talep edebileceği, Kar kaybı zararı için dosyada mevcut delillerle hesaplama yapılamadığı belirlenmiştir. 19/12/2023 tarihli 1. Ek raporda; kök rapordaki kanaatler değişmemiştir. 07/06/2024 tarihli 2. Ek raporda, davacının talep ettiği zararlarından; TL cinsinden olan 91.659,85-TL talebinin, 77.558,45-TL ve 10.500,00-TL tutarındakilerinin istenebileceği, 3.601,40-TL tutarındaki italya için hakliye ücretinin de istenebileceği, Euro cinsinden olan 14.522-Euro talebinin 757,51-Euro tutarındakinin italya'da ürün değişimi yapıldığı ve işçilik masrafı olarak davacıya fatura edildiğinden talep edebileceği, 7.654,19-Euro ve 6.110,30-Euro tutarındakilerinin istenemeyeceği, Avusturya doları cinsinden olan 1.848 Avusturya Dolarının ise Avusturya'da mukim müşterisine ürün göndermişse talep edebileceği, Müşterisi ile ilişkisinin 2 yıl sonra kesilmesi nedeniyle Kar kaybı zararı talep edemeyeceği belirlenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesi olarak nitelendirilebileceği, davacının ayıp iddiasına ilişkin olarak dava açılmadan önce delil tespiti dosyası olarak .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında alınan 31/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda kutuların ürün taşımaya ve sergilemeye uygun olmadığı tespit edilerek ayıplı olduğu neticesine varıldığı, davacının ürünlerini ulaştırdığı ülkelerde yapılan geri dönüşlerde, davacının ürettiği oyuncaklar ile ilgili olumsuz geri dönüş olmadığı, ancak kutular ile ilgili bazı şikayet ve iyileştirilmesi hususlarında geri dönüşler olduğu görülmekle netice olarak davacının davalıdan temin ettiği kutuların yapıştırıcılarının tutmaması, parçalanması, kalitesiz olması nedeniyle davalının oyuncak kutularının ayıplı olduğu değerlendirilmiştir. Bu durumda ayıp nedeniyle davacı davalıdan değişim, onarım veya bedelden indirim seçimlik haklarına sahiptir. Davacı, davalıdan aldığı ayıplı oyuncak kutuları nedeniyle dava dışı matbaadan yeni kutular temin ettiğinden ve fazladan temin edilen kutulara ilişkin 77.558,45-TL bedeli ve kutuların değiştirilmesi için 10.500,00-TL işçilik masrafının talep edilebileceği netice olarak toplam 91.659,85-TL'nin davalıdan tahsili gerektiği değerlendirilmiştir. Davacının İtalya'daki müşterisine tekrar gönderim yapması nedeniyle 3.601,40-TL Türkiye İtalya arası nakliye faturası ve 757,51-Euro İtalya'da değiştirilen ürünler için işçilik masrafı da İtalya'ya ürün gönderildiği ve değişim için işçilik ücretinin istenebileceği değerlendirilmiştir. Aynı durum Avusturya'da değiştirilen ürünler için de geçerli olup, Mahkememizce alınan ikinci ek raporun içeriğinde Avusturya'ya ürün gönderildiği belirlendiğinden 1.848 Avusturya Doları Avusturya'da değiştirilen ürünler için işçilik masrafının da istenebileceği değerlendirilmiştir. Davacı tarafça talep edilen diğer alacak kalemleri yönünden yapılan değerlendirmede ise, 7.654,19-Euro taşıma masrafının, davacının ürünlerini satmak için yaptığı masraf olup, ayıplı olduğu belirlendiğinden ürünlerin gönderilmemesi gerekmesi nedeniyle davacının talep edebileceği zarar kalemleri arasında bulunmadığı değerlendirilmiş, ayrıca 6.110,30-Euro zarara ilişkin sunulan belgenin, her zaman tek taraflı olarak düzenlenebilen bir belge mahiyetinde olması ve davalı tarafı bağlayıcılığının olmaması nedeniyle istenemeyeceği değerlendirilmiştir. Son olarak da 20.000,00-TL kar kaybı talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davacının dava dışı şirketle aralarındaki ticari ilişkinin 2 yıl sonra kesilmesi ile davacının oyuncakları için davalı tarafından üretilen ayıplı kutular ile ilişkilendirilememesi nedeniyle davacının davalıdan talep edebileceği kar kaybı zararı da bulunmadığı değerlendirilmiştir. Davacı dava dilekçesi içeriğinde değinilen davalıya keşide ettiği 20/09/2021 tarihli ihtarname ile davalıyı temerrüte düşürdüğünü iddia etmişse de dava dilekçesi ekinde ihtarname bulunduğu ancak tebliğine dair belge bulunmadığı anlaşıldığından 15/01/2025 tarihli celse ihtarname tebliğ şerhinin sunulması için süre verilmiş ve davacı vekili 17/01/2025 tarihinde tebliğ şerhini sunmuş, ihtarnamenini davalıya 27/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği ve ihtarname ile verilen sürenin bitimi itibariyle davalının temerrütünün 05/10/2021 tarihinde gerçekleştiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, 91.659,85-TL'nin temerrüt tarihi olan 05/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 757,51-Euro'nun temerrüt tarihi olan 05/10/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek temerrüt faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, 1.848 Avusturya Doları'nın temerrüt tarihi olan 05/10/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek temerrüt faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kar kaybı zararına ilişkin talebin reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 8.807,68- TL harçtan, 5.601,29-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.206,39 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 479,30-TL tutarındaki kısmının davalıdan tahsili, bakiye 1.080,70-TL tutarındaki kısmının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 269,00-TL tebligat/ posta gideri, 9.750,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.019,00-TL nin haklılık durumuna göre 3.078,31-TL tutarındaki kısmı ile 80,70-TL başvurma harcı, 5.601,29-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 8.771,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilemesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 46.514,3-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı şirket yetkilisi ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/01/2025

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/535, K. 2025/36, T. 17.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-535-e-2025-36-k-1cb0559c5f44