İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/419 E. 2024/1016 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/419
- Karar No
- 2024/1016
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/419 KARAR NO : 2024/1016 DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 27/05/2022 KARAR TARİHİ : 05/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği 27/05/2022 tarihli dava dilekçesinde; davacı ile ... ' nin 06/04/2022 tarihinde ... Mersis numaralı ...'ni kurduklarını, şirket ortakları arasında şirketin kuruluş tarihi itibariyle şirket ortaklığı ilişkisi haricinde duygusal anlamda bir sevgililik ilişkisinin de mevcut olduğunu, tarafların bu süre itibariyle nişanlanma dönemine hazırlık süreci içerisinde olduklarını ancak taraflar arasındaki bu ilişkinin sona erdiğini, tarafların artık gerek şirket nezdinde gerekse özel hayatlarında bir araya gelmesinin mümkün olmadığını, şirketin feshini talep etmenin zorunlu hale geldiğini, taraflarca ...'ne karşı sermaye koyma borcu taahhüdünün de gerçekleşmediğini, dava konusu şirketin iki ortaklı bir şirket olup şirket müdürünün ... olduğunu, şirketin ortaklarının bir araya gelmesi mümkün olmadığından şirket'in genel kurulunun dahi toplanamadığını, tasfiyenin, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 529. Maddesinde sayılan sona erme sebeplerinin ortaya çıkması ile başlayan ve şirketin ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliğini sonlandıran süreci ifade ettiğini, TTK nun 636 maddesinde ise Limited Şirketler için benzer bir düzenleme yapıldığını, ilgili kanun hükmü uyarınca limited şirketlerde tasfiye davası açılmasının şartlarının, uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından birinin mevcut olmaması, genel kurulun toplanamaması hallerinden birinin gerçekleşmesi üzerine, durumun kanuna uygun hale getirilmesine dair süre verilmesine rağmen durumun düzeltilememiş olması halinde, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin isteminin mevcut olması halinde, mahkemece şirketin feshine dair karar verileceğini, ortaklar arası güven ve iş birliğini zedeleyen davranışların TTK. Madde 549/4 göre haklı nedenlerle limited ortaklığın sona ermesi nedeni olduğunu, şirket ortaklarının bir birlerine karşı güveni kalmadığından ve artık bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olmadığından haklı nedenlerden dolayı şirketin feshi için mahkemeye başvurma zorunluluğu hâsıl olduğunu ayrıca diğer şirket ortağı ...'nin şirket müdürü olması nedeniyle davanın açılmasıyla birlikte feshi talep edilen şirkete ilişkin işlem yapma hakkının ve sorumluluklarının kısıtlanması gerektiğini, şirket müdürlerinin görevden alınmaları ile genel kurulun azil yönünde alacağı bir karar ile yada ticaret mahkemesi tarafından verilecek bir karar ile olabileceğini, 6102 sayılı md.630/1 ile “Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir.” düzenlemesi ile genel kurulun müdürleri görevden alma ve yetkilerini sınırlama hakkına sahip olduğunun düzenlendiğini, şirket müdürünün azli konusundaki gerekliliğin genel kurulda alınabilecek bir karar ile olanaklı olabileceğini ancak dava konusu feshi istenen şirkette genel kurulda karar alınması olanaklı olmadığından mahkemeden bu konuda talepte bulunma zorunluluğu doğduğunu, dava konusu şirketin devri veya kararlar alınması için davacı tarafından Ankara ... Noterliği'nin 09/05/2022 tarih ve... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davacı vekiline yetki verilmiş olup diğer ortak/davalı ... ile... nolu telefon üzerinden sesli ve mesaj yolu ile görüşmeler yapıldığını, akabinde 25/05/2022 tarihinde Mali Müşavir ...e işyeri adresi olan "Antalya İli... Mahallesi...Apartmanı... Muratpaşa/Antalya" adresinde Mali Müşavir ...in de katılımı ile devir ve tasfiye konusuna ilişkin görüşmeler yapıldığını ancak bu çabanın da sonuçsuz kaldığını keza, 6102 sayılı TTK’nın 630/2 ve 639/3 ile limited şirket müdürünün azli hususunda mahkemeye başvuru hakkının düzenlendiğini, söz konusu düzenleme uyarınca her ortağın, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebileceğini, haklı sebebin genel olarak sürekli edimli bir hukuki ilişkinin devamını çekilmez kılan sebep olarak tanımlandığını, sınırlayıcı olmamakla birlikte azil bakımından haklı sebebin TTK. 630/3’te tanımlandığını, yasal düzenlemede yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin haklı sebep olarak kabul olunacağının düzenlendiğini, bu durumda, mahkemece, her somut olayın özelliğine göre açıklanan biçimde azil için haklı nedenlerin oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, şirket müdürünün azli hususunda haklı sebeplerin dava konusu somut olayda mevcut olduğunu belirtmiş , davalı şirketin feshi ile şirket müdürü ...'nin müdür olmasından kaynaklanan yetkilerinin şirketin feshi ve tasfiyesi sonuna kadar kısıtlanmasına karar verilmesine, şirket ortaklarının birbirlerine karşı güvenleri kalmadığından ve bu şartlar altında şirketin devamının mümkün olmadığından haklı nedenlerin varlığından dolayı ... Mersis numaralı ...’nin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili Mahkememize verdiği 17/10/2022 tarihli cevap dilekçesinde; davalının mimar olduğunu, Beykent Üniversitesi mezunu olup 2018 yılından bu yana serbest olarak çalıştığını, davacı ile birlikte 06/04/2022 tarihinde şirket ortağı olarak... Mimarlık Mühendislik Ltd Şti.'ni kurduklarını, tarafların hissedar olarak kurdukları şirkete ilişkin kuruluş ve akabinde faaliyet masraflarını ortak yaptıklarını, davalının mimarlık ve ortaklık görevini şirket bünyesinde ziyadesiyle yerine getirdiğini, tarafların özel hayatlarında sevgili olması ve sonrasında bunun sonlanmasının şirket feshi için geçerli bir sebep olmadığını, dava dilekçesinde TTK md. 636/3 e dayanarak haklı sebebin varlığında fesih isteyebileceğini belirttiğini, buna sebep olarak ise ortaklar arası güven ve işbirliğini zedeleyen davranışların TTK 549/4 e göre haklı nedenlerle limited ortaklığın sona erme nedeni olduğunu beyan ettiğini, TTK md. 636/3 fıkrasında haklı nedenlerin neler olduğunun tanımlanmadığını, örnek olarak da gösterilmediğini, bu kavramın niteliklerinin gösterilmesi ve tanımlanmasının yargı kararlarıyla öğretiye bırakıldığını, İsviçre öğretisinde; genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlalî, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının düzenli azalmasının haklı sebep sayıldığını, buna karşılık varsayımlar ve olumsuz beklentilerin haklı sebep sayılmadığını, ileri sürülen sebeplerin haklı olup olmadığına karar verecek olanın mahkeme olduğunu, kabul manasına gelmemekle birlikte, mahkemenin sebepleri haklı bulsa bile fesih kararı vermek zorunda olmadığını, şirketin feshini haklı kılan sebeplerin varlığına rağmen, yaşatılmasının ekonomik ve rasyonel açıdan daha doğru olacağına kanaat getiren mahkemenin şirketi feshetmek yerine, fesih talebinde bulunan pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebileceğini zaten davacı tarafın, aralarındaki ilişkinin sonlanması sebebiyle İzmir ... Aile Mahkemesi ... E. Sayılı dosya üzerinden taraflar nişanlanmadıkları halde sanki nişanlılarmış gibi haksız ve hukuki mesnetten yoksun bir halde nişanın bozulması nedeniyle tazminat davası açtığını, davacının kendi kusurlarını örtmek adına çeşitli bahaneler ile davalar açarak davalıyı zor durumda bırakmaya çalıştığını, davanın da yine bu amaçla ikame ettirildiğini aynı zamanda davacı tarafın, davalının şirket müdürü olması sebebiyle işlem yapma hakkının ve sorumluluklarının kısıtlanması taleplerinin de reddinin gerektiğini, davanın davalının ticari faaliyetlerini yerine getirememesi, maddi olarak zorlanması amacıyla açıldığını, davacı tarafından davalıya yöneltilen şirketin feshi iddialarının haklı sebep olarak nitelendirilemeyeceğinin yanı sıra, davacının taleplerinin davalının ticari faaliyetlerine engel olmak ve maddi olarak zarara uğratmak amacı gütmesi nedeniyle, davanın reddedilmesine karar verilmesi gerektiğini belirtmiş ,davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirketin sicil dosyasının incelemesinde; davalı şirketin ortaklarının davacı ... ile davalı ... olduğu, şirketin 06.04.2022 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, davalı ...'nin kuruluş ana sözleşmesi ile şirket müdürü olarak seçildiği ve şirketin halen faal olduğu belirlenmiştir. Alanya C. Başsavcılığı ' nın ...E sayılı evrakının incelemesinde; yakınanın Alanya Belediye Başkanlığı, şüphelinin ..., suçun imar kirliliğine neden olma olduğu belirlenmiştir. Antalya C. Başsavcılığının...E sayılı evrakının incelemesinde; müştekinin ..., şüpheliler ...,..., ..., suçun Yol Kesmek Suretiyle Silahla Birden Fazla Kişi İle Yağma, Cebir Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma olduğu, şüpheliler hakkında Antalya Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldığı, şüpheliler ... ile... hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 16/09/2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesi ' nin... E sayılı dosyasının incelemesinde; müştekinin ..., sanıkların ..., ..., ..., ..., suçun Yol Kesmek Suretiyle Silahla Birden Fazla Kişi İle Yağma, Cebir Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma olduğu, dosyanın halen derdest olduğu belirlenmiştir. İzmir ... Aile Mahkemesi ' nin ... E sayılı dosyasının incelemesinde; davacının ..., davalının ..., davanın Tazminat (Nişanın Bozulması Nedeniyle Tazminat Ve Hediyelerin Geri Verilmesi) davası olduğu belirlenmiştir. Davalı şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilmesine yönelik yasal koşulların oluşup olaşmadığı konusunda şirket kayıt ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 28/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirkette, davacı ve davalı şahısların %50 oranına sahip oldukları, davalı şirketin 06/04/2022 tarihinde mükellefiyetinin başladığı, 31/12/2022 tarihi itibariyle Hasan Tahsin Vergi Dairesi tarafından resen terk ettirildiği, davalı şirketin 2022 yılında herhangi bir faaliyette bulunmadığı, davalı şirket ortakları tarafından, şirkete taahhüt edilen sermaye tutarlarından herhangi bir ödeme yapılmadığı, davalı şirkete ait herhangi bir varlık veya borç bulunmadığı, diğer bir deyişle şirketin aktif ve pasifinin bulunmadığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen belgelerde genel kurulla ilgili toplantıya çağrı, genel kurul karar/toplantı tutanağı vb. belge bulunmadığının tespit edildiği belirtilmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda ; davacı tarafça davalı şirketin ortaklarının bir araya gelmesi mümkün olmadığından şirketin genel kurulunun dahi toplanamadığı, şirket ortaklarının sermaye koyma borcu taahhüdünün gerçekleşmediğinden bahisle, davalı şirketin TTK 636/3 maddesi gereğince fesih ve tasfiyesine karar verilmesine yönelik olarak Mahkememize dava açıldığı, davalı şirketin mevcut ortaklarının davacı ... ile davalı ... olduğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı şirketin 31/12/2022 tarihi itibariyle Hasan Tahsin Vergi Dairesi tarafından resen terk ettirildiği hususunun vergi dairesince de tespit edilmiş olduğu, 2022 yılı kurumlar vergisi Beyannamesi incelemesinde, şirketin herhangi bir gelir elde etmediği, şirketin herhangi bir gideri bulunmadığı, gelir tablosunda hiçbir veri bulunmadığı, bilanço da sermaye hesabında 500.000,00 TL.; Ödenmemiş Sermaye hesabında -500.000,00 TL. bulunduğu, hesapların birbirini sıfırladığı ve Özkaynaklar hesabının 0,00 (sıfır) değerli olduğu tespit edildiği, tüm bu hususlar göz önüne alındığında TTK'nun 636/3 maddesinde belirtilen şirketin haklı sebeplerle feshi koşullarının oluştuğu, incelenen tüm dosya kapsamıyla anlaşılmış, davalı ... yönünden davanın kabulü ile davalı şirketin feshi ve tasfiyesine şirkete tasfiye memuru atanmasına, davanın niteliği göz önüne alındığında davada husumetin yalnız şirkete yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu diğer ortaklara husumet yöneltilemeyeceği anlaşıldığından davalı ... yönünden davanın pasif husumet yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan REDDİNE, 2-Davalı ... ' ne karşı açılan davanın KABULÜ ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü ' nün Merkez - ... sicil numarasında kayıtlı ... 'nin FESİH VE TASFİYESİNE , Tasfiye memuru olarak ... ' un atanmasına, Tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına, 2-Eksik kalan 346,90 TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına, 3-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... 'nden alınarak davacıya verilmesine , 4-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... 'ye verilmesine , 5-Davacı tarafça davalı ... yönünden yapılan 8 davetiye bedeli 238,50 TL , bilirkişi inceleme ücreti 1.250,00 TL olmak üzere toplam 1.488,50 TL yargılama giderinin davalı ... ' nden alınarak davacıya verilmesine , Davacı tarafça davalı ... yönünden yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasnıa, Davacı tarafça yatırılan 172,90 TL harç giderinin davalı ... ' nden alınarak davacıya verilmesine, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar Davacı vekili Av. ...'un yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2024
Başkan ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Üye ... E-imzalıdır Katip ... E-imzalıdır