İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/417 E. 2026/126 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/417
Karar No
2026/126
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/417 Esas KARAR NO:2026/126

DAVA:Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:29/06/2022 KARAR TARİHİ:26/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacılar vekili tarafından sunulan 29/06/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'ün sahibi ve işleteni olduğu ... plakalı aracın, 08.07.2021 günü diğer davalı ... sevk ve idaresindeyken müvekkillerinden ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklete çarpması neticesinde, müvekkili ... ile birlikte motosiklette bulunan ...'ın ağır şekilde yaralanmasına sebebiyet verildiğini, kazada müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını ve tüm kusurun davalı ...'da olduğunu, aracının kullanımını tahsis ettiği kişinin kusurlu eylemlerinden araç sahibi ...'ün de sorumlu olduğunu, müvekkillerinin sosyal ve ekonomik seviyesi, davalıların kazanç ve kusur durumları, günümüz ekonomik şartları ile müvekkillerinin çektiği acılar gözetildiğinde talep olunan toplam 750.000,00 TL manevi tazminat miktarı hakkaniyete uygun olduğunu, ..., ... ve ... Sigorta A.Ş. tarafından müştereken ve müteselsilen manevi tazminat ödenmesine hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenlerden dolayı; davanın kabulü ile, belirsiz alacak davası olmak üzere davacı ... için şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihi olan 08.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ..., ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, davacı ... için 500.000,00-TL. manevi tazminatın davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş.'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, davacı ... için şimdilik 1.000,00-TL. maddi tazminatın olay tarihi olan 08.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ..., ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, davacı ... için 250.000,00-TL. manevi tazminatın olay tarihi olan 08.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş.'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, davalı ...'e ait ... plakalı aracın devrinin engellenmesi için aracın üzerine tedbir konulmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. TALEP ARTIRIM : Davacı vekili tarafından sunulan 22/01/2026 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Müvekkili ... hakkında maddi tazminat taleplerinden bakıcı gideri alacağı olarak 8.049,38-TL'nin, tedavi gideri alacağı olarak 23.250,00-TL.'nin, sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı olarak 3.244.480,30-TL'nin kaza tarihi olan 08.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen, davacı ... için 500.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş.'nden müştereken ve müteselsilen, Müvekkili ... hakkında maddi tazminat taleplerimizden bakıcı gideri alacağı olarak 2.683,13-TL'nin, tedavi gideri alacağı olarak 17.500,00-TL.'nin, geçici iş göremezlik tazminatı alacağı olarak 57.952,72-TL'nin, sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı olarak 2.848.080,34-TL'nin kaza tarihi olan 08.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen, davacı ... için 250.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş.'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılar ..., ... ve ... Sigorta A.Ş.'ne yüklenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. CEVAP:Davalı ... Sigorta vekili tarafından sunulan 13/07/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazası anılan zamanaşımı süreleri geçtikten çok sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazları doğrultusunda işbu davanın reddi gerektiğini, genel şartlarda belirtilen belgeler ile müvekkili şirkete resmi bir başvuru yapmadığını, kazada zmms sigortacılarının sorumluluğu bulunmadığını, davacı yan uhdesinde doğduğu iddia olunan maddi zararı, sigortalısının kusuru oranında ve zmms poliçe limitini aşan tutar yönünden ihtiyari mali mesuliyet limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, aleyhe hesaplama yapılacak olması halinde, başvuran tarafça hasar gördüğü iddia edilen kısımların, işbu dava konusu trafik kazası hadisesi neticesinde meydana gelip gelmediği, illiyet bağının tespiti gerektiğini, bu nedenlerden dolayı; davanın reddine, Kazaya karışan araç sürücüsünün kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden kusur raporu alınmasına; varsa derdest ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına, Davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre rapor alınmasına, tazminat oranı ve miktarının tespiti için, yukarıdaki hususlar tamamlandığında Hazine Müsteşarlığı Aktüerler Sicili’ne kayıtlı aktüer bilirkişiden TRH 2010 Mortalite Tablosunda yer alan verilere göre rapor düzenlenerek gerçek zararın tespit ettirilmesine, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde SGK tarafından yapılan-yapılacak ödemelerin müvekkili Şirket’in sorumluluğundan tenziline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvurana yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ... vekili tarafından sunulan 05/08/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... plaka numaralı minibüsün maliki olduğunu, davalı ... ise, yaklaşık 8-10 yıldır, müvekkiline ait minibüste hafta içi şoförü olarak çalıştığını, olay günü davalı ..., çalışma saati bittikten sonra minibüsü Rami benzin istasyonuna park etmesi gerekir iken, müvekkiline hiç haber vermeden ve izni olmadan, minibüs ile evine giderken kazayı yaptığını, aracı ile ilgili her türlü bakımı yaptırdığını, müvekkilinin kusuru olmadığını, bu nedenlerden dolayı; mahallinde keşif yapılarak kusur yönünden rapor alınmasını, davacıların müterafik kusurları sebebiyle, hesaplanacak tazminattan gerekli indirimlerin yapılmasını, kaza ile maddi zarar arasında illiyet bağı olmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesini, davacıların talep etmiş olduğu manevi tazminat fahiş olup zenginleşmeye yönelik olduğunu, davacıların, kaza tarihinden itibaren tazminat taleplerine avans faizi uygulanması taleplerinin reddine karar verilmesini , ... Sigorta'dan yaptırılan zorunlu mali sorumluluk avantaj trafik sigorta poliçesi incelendiğinde sakatlanma ve ölüm kişi başına 430.000 TL, tedavi giderleri kişi başına 430.000 TL teminat limiti olduğu, ... kasko poliçesinde ise bedeni zararlarda kişi başına 500.000 TL, kaza başına manevi tazminat 750.000 TL teminat limiti olması sebebiyle davacıların, davalı müvekkilin ... plakalı aracına tedbir konulması talebinin reddine karar verilmesini, davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ... vekili tarafından sunulan 30/08/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı motosiklet sürücüsünün ... değil ... olduğunu, davacı tarafın kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin %100 tamamen kusurlu olduğuna ilişkin iddialarına itiraz ettiklerini, olay günü müvekkilinin ... caddesini takiben Sinema Caddesine sola dönüş yapmak isterken, Pazariçi istikametinden ... Caddesini takiben Gaziosmanpaşa meydan istikametine seyir halinde olan, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile çarpıştığını, müvekkilinin, önce önünden geçen araçlara yol verdikten sonra, sola sinyal vererek ve sağını kontrol ederek, sola dönüş yapmak üzere hareket ettiğini, müvekkilinin, kendisine doğru herhangi bir aracın geldiğini kesinlikle görmediğini, müvekkilinin kullandığı minübüsün gerek iç aydınlatması ve gerekse farları yanık olduğunu, motosiklet sürücüsünün minübüsü görmemesinin mümkün olmadığını, davacıların belki farlarının bile yanmadığı, gerekli bakımları yapılmadığı bir motosikletle, sola dönüş kavşağına yaklaşırken hızlarını azaltmadan seyrettiklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini, davacı tarafın müvekkilinin %100 kusurlu olduğuna ilişkin iddialarını davacı tarafın ... için 500.000,00TL, ... için 250.000,00TL olarak talep etmiş olduğu manevi tazminat fahiş ve zenginleşme amacı taşımakta olduğunu, bu sebeplerden dolayı; davacıların maddi ve manevi tazminat davasının reddine, masraf ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER: Sigorta poliçesi, Hasar dosyaları, Kaza tespit tutanağı, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/... Soruşturma sayılı dosyası, Tedavi kayıtları, SGK kayıtları, Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmaları, Nüfus kayıtları, Araç tescil kayıtları ve takyidat raporu, Adli Tıp Kurumu raporları, Tanık beyanları, Aktüer bilirkişi raporları, Arabuluculuk anlaşamama tutanakları ve tüm dosya kapsamı. Mahkememizin 22/12/2022 tarihli celsesinde alınan tanık beyanlarında; Davacı Tanığı ...; "Ben Davacı ... babasıyım, kazayı görmedim o gün evdeydim, oğlumun kaza geçirdiğini duydum, abimin arabası ile kaza yerine gittik vardığımızda oğlum ve arkadaşım olan diğer davacı ambulanslarla hastaneye gitti, arkadaşı ile isim benzerliği olduğu için birinin öldüğünü birinin de hastanede olduğunu söylediler ancak ikisi de sağdı, oğlumu devlet hastanesine kaldırmışlar, oğlumun kazada sol kalça kemiği kırıldı, sol dizinin altında yırtık vardı, hastanede çok bağırıyordu uyuttular, ertesi gün ameliyata aldılar, 3-4 gün yoğun bakımda kaldı, tedavisi halen devam etmektedir, askere komanda olarak gitmek istiyordu, şu an askerde ancak hastanededir, sol ayağındaki kazaya bağlı damar incelmesi nedeniyle hastanede tedavi görmektedir, tekrar ameliyat olması gerekecek, kaza tarihinde 18 yaşındaydı, çalışmıyordu askere gideceği için işten çıkmıştı, haziran 24 te askere teslim olacaktı, 7 sinde kaza geçirdi, kazadan sonra sürekli hastaneye gidip geldik, çocuğumu sürekli hastaneye götürdüğüm için bende işimi kaybettim, davacı oğlumun bakımını ben gerçekleştiriyordum, davalılar bizle ilgilenmedi, 1 kuruş maddi yardımda bulunmadı, bir kere dahi bizi aramadılar." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı Tanığı ...; "Ben Davacı ... annesiyim, kazayı görmedim o tarihte Bandırmadaydım, kazadan bir gün sonra döndüm, oğlumun kazada sol ayağı, sol gözü ve kalçasından yaralandı, 15 gün hastanede kaldı, hastanede 1 kez ameliyat oldu 1 kez daha olması gerekiyor, şu an askerde olduğu için askeri hastanede tedavi görmektedir, kaza tarihinde 19 yaşındaydı, bakımını babası ile biz üstleniyorduk, kazadan sonra davalılar bizimle ilgilenmedi, maddi manevi destekledi olmadı, kazadan sonra gece yattığında oğlum hiç uyumadı sürekli kazayı hatırlıyordu, sürekli hastaneye gidip geldik, doktorlar ayağından ümidinizi kesin hiç yürümeyecekler dedi, azim ettim oğlumu yürüttüm şu an bir ayağı aksamaktadır, oğlum şu an askerdir ancak askeri hastanede tedavi görmektedir, bu gün orada heyete girecekti." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı Tanığı ... ...; "Ben kaza anında yoktum, oğlumu hastaneye götürdüklerinde hastaneye gittim, kaza tarihinde 16 yaşındaydı, arkadaşları haber verdi, komşunun arabası ile hastaneye gittik, . halini gördüğümde yaşama ümidi yoktu, ablası ile gitmiştik, oğlumun o halini gördüğümde annesi olarak afedersiniz o an altıma işedim, 2-3 gün boyunca da haseki hastanesinde de yanında kaldım, 7-10 gün yoğun bakımda kaldı, yoğun bakımdan çıktıktan sonra tekrar nöbet geçirdi, yoğun bakıma tekrar girdi, ben kendisinden haber alamadım dışarıda tanık olarak bekleyen ... başhekimden haber alacağını söyledi ancak ben oğlumdan bilgi alamadım, yoğun bakımdan çıkınca siz bu hale getirdiniz diye bizi suçladılar, biz doktorların dedikleri dışında başka bir şey yapmadık, oğlum kaza tarihinde ... otomotivde stajyer olarak çalışıyordu, geçimimizi eşim sağlamaktadır, oğlumun sol gözü kazadan dolayı protezdir, bu protezi almak için kredi çektik halen de krediyi ödüyoruz, oğlumun kazasından dolayı ailecek darmadağın olduk, ablası da bizle ilgilenecek diye işten atıldı, babası da işe gidemedi, çok acı çektik, davalılar hiç bir şekilde bizle ilgilenmedi, davalılar 3 gün sonra geldi, eşimin patronu davalıların akrabası olur bizi bunlarla uğraşmayın diye tehdit ettiler, oğlum şu an ... otomotivde işine devam etmektedir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı Tanığı ... ...; "Davacı ...'ın babasıyım, kaza anında düzcede çalışıyordum, eşim oğlumun kaza geçirdiğini haber verdi, patronumun yazlığını yapıyordum onunla birlikte İstanbula geldik, oğlumu hastanede gördüm ve makineye bağlı şekilde yatıyordu, kafası gözü, ve burnundan darbe almıştı, doktor yaşarsa sakatta kalabilir dedi, sol gözü protezdir, protezi alabilmek için kredi çektik, krediyi halen ödüyorum, oğlum kaza anında hem okuyor hem çalışıyordu, geçimini ben sağlarım, kazadan sonra davalılar ilgilenmedi, kaza sonrası oğlum gözünden ameliyat oldu, burnundan ameliyat olacaktı ancak yapılmadı, çenesinde de kırık vardı riskli olduğu için onun ameliyatı da yapılmadı, gözüne de 20 yaşından sonra dolgu yapılacaktır, kaza sonrası beyninden de ameliyat oldu, ... isimli şahıs davalıların çok kalabalık olduğunu ayrıca arayı düzelteceğini söyledi, patronlarım da uzaktan akrabasıymış patronum da bana onlarla baş edemezsin dedi, bunun dışında tehdit durumu olmadı." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı ... Tanığı ...; "Ben kazayı görmedim, davalı ... iş yerinden arkadaşıyım, yaralılar ambulansa yüklenirken olay yerindeydim, ... kumralın abisi Oktay kumral ambulansın arkasından yaralılar ile hastaneye geçti ben de ... ile birlikte karakola geçtim, sabaha kadar karakoldaydık, arkasından ... Kahraman Verdiyle birlikte yaralıların yanına gittik, durumlarını sorduk yapılacak bir şey var mı dedik, ... abiye yaralılar hakkında da bilgi verdim daha sonra ... abinin annesi ve babasıyla birlikte hastaneye yaralıların yanına ziyarete gittik, hastanede münakaşalar oldu, bunun dışında bilgim yoktur, yapılacak bir şey var mı diye hastane personeline sorduk, yakınlarından birisi ile görüştüm ancak kim olduğunu bilmiyorum, bana arkada gösterdiğiniz tanıklarla hastanede görüşmedim." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı ... Tanığı ...Verdi: "... aile dostum ve iş arkadaşımdır, kazayı görmedim sonrasında kaza yerine gittim, kazaya karışan karşı tarafın kapı komşum olduğunu öğrendim, komşum olduğu için arkadaşım olduğu için köprü kurmak için hastaneye de gittim aralarında sıkıntı olmasın diye uğraştım, hastanenin başhekim yardımcısı dostumdur, kendisiyle yaralılarla ilgili en az 10 kez görüştüm, hastaneye kendim gittim, ... ve ailesiyle birlikte hastaneye gittim, son zaman hastanede bir husumet oluşmuş, ... Kumralın annesine şişe fırlatılmış bu olaydan sonra tekrar gitmediler." şeklinde beyanda bulunmuştur. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 26/12/2022 tarihli adli tıp raporunda özetle; Davalı sürücü ...’ın %75 oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu, Davacı yolcu ...'ın kusursuz olduğu sonuç ve kanaatine varmışlardır. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 24/08/2023 tarihli adli tıp raporunda özetle; ...’ın; Kas-İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye ait sorunlar, Periferik sinir zedelenmesi, Tablo 3.35-Siyatik sinir hasarı-Motor (alt ekstremite engel oranı %75), Duyusal (alt ekstremite engel oranı %17), Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, kalça eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b’ye göre alt ekstremite engellilik oranı %5, Balthazard formülüne göre kişinin toplam alt ekstremite engel oranı %80 olup, Tablo 3.2’ye göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %40 (yüzdekırk) olduğu, İyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceğinin sonuç ve kanaatine varmışlardır. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 24/08/2023 tarihli adli tıp raporunda özetle; ...’ın; Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; Görme Sistemi, Görme sistemi yetersizlik oranı %32, kişinin engellilik oranı %32,Sinir Sistemi, Epilepsi (Uygun ve yeterli tedavi altında), Günlük aktiviteleri engellemeyen ancak gerçekleştirilmesini güçleştiren nöbetler, kişinin engellilik oranı %15,Balthazard formülüne göre; Küçüğün Tüm Vücut Engellilik Oranının %42 olduğu, Söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Hafif Düzeyde Özel Gereksinimi (engel oranı %40-49) bulunduğu, İyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceğinin sonuç ve kanaatine varmışlardır. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 23/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ...'ın; SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen paramedikal giderlerin toplam 10.000,00 TL olarak belirlenmesinin uygun olacağı, %75 kusura göre davacının davalılardan 7.500,00 TL olarak talep edebileceği, göz protezi ameliyatının özel bir sağlık kuruluşunda yapıldığı dikkate alındığı kapsamda bir fatura ibrazı halinde söz konusu tutarın tedavi giderine eklenebileceği, geçici bakıma muhtaçlık süresinin 4 ay olduğu, sürekli bakıma muhtaç olmadığı, ... 'ın; SGK tarafından karşılanmayan ve belgelendirilemeyen paramedikal giderlerin toplam 15.000,00 TL olarak belirlenmesinin uygun olacağı, %75 kusura göre davacının davalılardan 11.250,00 TL olarak talep edebileceği, Kişinin fizik tedavi işlemleri özel bir sağlık kuruluşunda yapıldığı dikkate alındığından fark ücretinin ödenmiş olması muhtemel olduğu bu kapsamda bir fatura ibrazı halinde söz konusu tutarın tedavi giderine eklenebileceği, Geçici bakıma muhtaçlık süresinin 6 ay olduğu, sürekli bakıma muhtaç olmadığı, Her iki davacının da tedavi sürecinde özel hastanelerde de tedavi görmüş olduğu ancak dosyaya tedavi giderine yönelik herhangi bir fatura ibraz edilmediğinden bu kapsamda yapılan tedavi giderinin belirlenemediği, söz konusu özel hastanelerden yapılan tıbbi işlemlere yönelik faturaların ibrazı halinde fatura edilen tutarın belgeli tedavi gideri olarak eklenmesi gerektiği, Davacı ... 'ın davalı ... Sigorta şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ve davalı ... Sigorta Şirketine İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %75 Kusuru oranında; Hesaplanan Geçici Bakıcı Gideri zararının 10.732,50 TL, Tedavi Giderleri zararının 7.500,00 TL olduğu, Tedavi Giderleri ve Geçici Bakıcı Gideri yönünden toplam zararının 18.232,50 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza torihi itibariyle Tedavi Giderleri ve Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 430.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemleri yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, Hesaplanan Efor Sürekli İş Göremezlik zararının 2.318.302,26 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza torihi itibariyle Efor Sürekli İş Göremezlik zararının; Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı ... Sigorta A.Ş tarafından karşılanacakı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 430.000,00 TL (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ZMMS sigortacısının sorumlu) olduğu, İ.M.M Sigortacısı ... Sigorta A.Ş tarafından karşılanacak Maddi Bedeni Kaza Limitinde garame paylaşım sonrası 131.150,31 TL (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere teminatın kaza başına olduğu da anlaşıldığından garameten paylaşılarak İMM sigortacısının sorumlu) olduğu, Limiti aşan zararın 1.757.151,95 TL olduğu, Davacı ... 'ın davalı ... Sigorta şirketine ZMMS ve davalı ... Sigorta Şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %75 Kusuru oranında; Hesaplanan Geçici Bakıcı Gideri zararının 16.473,48 TL, Tedavi Giderleri zararının 11.250,00 TL, Tedavi Giderleri ve Geçici Bakıcı Gideri yönünden toplam zararının 27.723,48 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Tedavi Giderleri ve Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitleri toplamının 430.000,00 tl olduğu, bu zarar kalemleri yönünden davalıların toplam teminat limitini aşan zararının olmadığı, Hesaplanan Geçici İş Göremezlik +Sürekli İş göremezlik zararının 2.141.197,92 TL olduğu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı ... Sigorta A.Ş tarafından karşılanacakı Kişi Başı ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 430.000,00 TL (poliçe limitiyle sınırlı olmak Üzere ZMMS sigortacısının sorumlu) olduğu, İ.M.M Sigortacısı ... Sigorta A.Ş tarafından karşılanacak Maddi Bedeni Kaza Limitinde garame paylaşım sonrası 118.849,69 TL (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere teminatın kaza başına olduğu da anlaşıldığından garameten paylaşılarak İMM sigortacısının sorumlu) olduğu, Limiti aşan zararın 1.592.348,23 TL olduğunun sonuç ve kanaatine varmışlardır. Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan 25/07/2024 tarihli adli tıp raporunda özetle; ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere göre; Erkan oğlu, 2001 doğumlu ...’ın 08.07.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye ait sorunlar, Periferik sinir zedelenmesi, Tablo 3.35-Siyatik sinir hasarı-Motor (alt ekstremite engel oranı %75), Duyusal (alt ekstremite engel oranı %17), Balthazard formülüne göre %79.25X4/5=%63.4 Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, kalça eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b’ye göre alt ekstremite engellilik oranı %5, Balthazard formülüne göre kişinin toplam alt ekstremite engel oranı %64.85 olup, Tablo 3.2’ye göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %33 olduğu, İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği, Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (geçici iş göremezlik) süresi içerisinde 1 ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan 25/07/2024 tarihli adli tıp raporunda özetle; ...’ın 08.07.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirmede; travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği, dolayısıyla aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; Görme Sistemi, Görme sistemi yetersizlik oranı %32, kişinin engellilik oranı %32, II. Sinir Sistemi, Epilepsi(Uygun ve yeterli tedavi altında), Nöbeti olmayan, ancak nöbet geçirme riski olanlar, kişinin engellilik oranı %5, Balthazard formülüne göre %35.40 olduğu, küçüğün tüm vücut engellilik oranının %35 olduğu, söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (geçici iş göremezlik) süresi içerisinde 3 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin sonuç ve kanaatine varmışlardır. Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan 04/02/2025 tarihli adli tıp raporunda özetle; ...’ın 08.07.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye ait sorunlar, Periferik sinir zedelenmesi, Tablo 3.35-Siyatik sinir hasarı-Motor (alt ekstremite engel oranı %75), Duyusal (alt ekstremite engel oranı %17), Balthazard formülüne göre %79.25X4/5=%63.4 Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, kalça eklemi hareket kısıtlılığı, Tablo 3.8a ve Tablo 3.8b’ye göre alt ekstremite engellilik oranı %5, Balthazard formülüne göre kişinin toplam alt ekstremite engel oranı %64.85 olup, Tablo 3.2’ye göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %33 olduğu, Kişinin %33 tüm vücut engellilik oranının dava konusu 08.07.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasında meydana gelen yüz kemik kırıkları,sol kalça kırıklı çıkığı, sol siyatik sinir lezyonu sonucu meydana geldiği, ve dava konusu kaza ile illiyetli olduğu, ayrıca Kurulumuzun 14.04.2023 tarihli muayenelerinden elde edilen bulgular ile tespit edildiği ve sabit olduğu, Mahkemesince Sorulduğu üzere dava konusu olaya bağlı yeni gelişen bir durumun bulunmadığı, maluliyet oranında artış veya herhangi bir azalmanın meydana gelmediği, İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (geçici iş göremezlik) süresi içerisinde 1(bir) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceğinin sonuç ve kanaatine varmışlardır. Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan 04/02/2025 tarihli adli tıp raporunda özetle; ...’ın 08.07.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirmede; travmaya bağlı gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamını söz konusu yönetmelik içermediği, dolayısıyla aynı tarih ve sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında değerlendirildiğinde; Görme Sistemi, Görme sistemi yetersizlik oranı %32, kişinin engellilik oranı %32, II. Sinir Sistemi, Epilepsi(Uygun ve yeterli tedavi altında), Nöbeti olmayan, ancak nöbet geçirme riski olanlar, kişinin engellilik oranı %5, Balthazard formülüne göre %35.40 olduğu, Küçüğün tüm vücut engellilik oranının %35 olduğu, Kişinin %35 tüm vücut engellilik oranının dava konusu 08.07.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasında meydana gelen kafatası kırığı, beyin kanaması, sol göz perforasyonu, yüz kemik kırıkları, toraks travması sonucu meydana geldiği ve dava konusu kaza ile illiyetli olduğu, ayrıca Kurulumuzun 14.04.2023 tarihli muayenelerinden elde edilen bulgular ile tespit edildiği ve sabit olduğu, Mahkemesince Sorulduğu üzere dava konusu olaya bağlı yeni gelişen bir durumun bulunmadığı, maluliyet oranında artış veya herhangi bir azalmanın meydana gelmediği, söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (geçici iş göremezlik) süresi içerisinde 3 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin sonuç ve kanaatine varmışlardır. Bilirkişi Rıdvan Yılmaz tarafından hazırlanan 25/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ...‘ın; Geçici Bakıcı Giderinin İlk Rapora Göre ₺10.732,50 olduğu, Geçici Bakıcı Giderinin Adli Tıp Raporu Uyarınca ₺8.049,38 olduğu, Geçici İş Göremezlik Zararının Bulunmadığı, Hesap Tarihi İtibariyle yapılan ödemenin indirilmesi sonrası sürekli iş göremezlik zararının ₺3.244.480,30 TL olduğu, ...‘ın; Geçici Bakıcı Giderinin İlk Rapora Göre ₺16.473,49 olduğu, Geçici Bakıcı Giderinin Adli Tıp Raporu Uyarınca ₺2.683,13 olduğu, kök raporda yer alan maddi hatanın düzeltilmiş hali ile Geçici İş Göremezlik Zararının ₺57.952,72 olduğu, Hesap Tarihi İtibariyle yapılan ödemenin indirilmesi sonrası sürekli iş göremezlik zararının ₺2.848.080,34 olduğunun sonuç ve kanaatine varmışlardır. Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 03/12/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ...'ın; hesaplanan tedavi gideri toplamının 31.000,00 TL olduğu kusur durumuna göre 23.250,00 TL tedavi giderinin talep edilebileceği, ...'ın; hesaplanan tedavi gideri toplamının 17.500,00 TL olduğu kusur durumuna göre 13.125,00-TL tedavi giderinin talep edilebileceği, davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde kaza başına manevi tazminata ilişkin teminat limitinin 62.500,00 TL olduğu görüldüğünü, manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği, yine hangi davacı yönünden ne kadar manevi tazminata hükmedileceği hususu sayın mahkemenin takdirinde olduğunun sonuç ve kanaatine varmışlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan trafik kazası neticesinde uğranılan maluliyet iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat isteminden ibarettir. Davacı taraf müvekkillerin yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasından dolayı müvekkillerin uğradığı maddi ve manevi zararların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili motoru kullanan şahsın ... olduğunu, müvekkilinin kusuru olmadığını, kusur oranına itiraz ettiklerini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi taraflar kusur durumunun tespiti gerektiğini, kazadan sorumlu olmadıklarını haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. Diğer Davalı zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ... Sigorta A.Ş. hakkındaki davadan feragat edilmesi nedeniyle, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dosya tefrik edilerek Mahkememizin 2024/739 Esas, 2024/792 Karar sayılı ilamıyla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Dava konusu ihtilaf meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı tarafların maluliyet nedeniyle maddi ve manevi zararının bulunup bulunmadığı varsa tazminat miktarı ve davalıların zarardan dolayı kusurlu ve sorumlu olup olmadıkları hususundan kaynaklıdır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 17/06/2022 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanakları ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Dava konusu trafik kazası 08.07.2021 günü saat 22.45 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı minibüs ile ... caddesini takiben seyir halinde iken kaza mahalli olan kavşağa gelip sola manevra ile kavşaktan dönmek istediği esnada aracının ön kısmıyla, karşı yön bölümünden düz seyirle gelen davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin ön kısımlarının çarpışması neticesinde meydana gelmiştir.

Buna göre bedensel zarara ilişkin tazminat TBK 55. maddesindeki ; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz." şeklindeki düzenlemeye göre belirlenecektir. Zorunlu mali mesuliyet sigortasında rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının ödeyeceği tazminat 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesinin yollamasıyla anılan Kanunun 85. maddesine göre belirlenmektedir. Buna göre; sigorta ettiren işleten tarafından motorlu aracın işletilmesi sonucu meydana gelen kişinin yaralanması veya ölmesinden kaynaklanan bedeni zararlara dayalı maddi tazminat ile tedavi giderleri ve maddi hasarlar sigortacının poliçe limitleri dahilinde tazminle zorunludur. Mahkememizce kazaya karışan araç sürücülerinin kusur durumlarının tespiti için alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 26/12/2022 tarih 18257 sayılı kusur raporunun incelenmesinde; Davalı sürücü ...’ın %75 oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu, Davacı yolcu ...'ın kusursuz olduğu tespit edilmiş, dosya kapsamında bulunan kaza tespit tutanağı, soruşturma aşamasındaki görgü ve bilgi sahibi beyanları ile adli tıp tarafından tespit edilen kusur durumunun birbiriyle uyumlu olması, davacı sürücünün alkollü olduğuna yönelik itirazlar yönünden gerek ceza soruşturma dosyasında gerek eldeki dosyada bu hususu ispatlar nitelikte delil bulunmadığından kusur durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 26/12/2022 tarih 18257 sayılı kusur raporundaki tespitlere itibar edilmiştir. Davacıların yaralanmasına sebep olan kazaya karışan ... plakalı aracın 0001-0210-... poliçe numarası ile 15/09/2020 - 15/09/2021 tarihlerini kapsar şekilde davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalandığı ve poliçenin kaza tarihi olan 08/07/2021 tarihini kapsadığı anlaşılmıştır. Sigorta poliçelerine göre kişi başına bedensel zarardan dolayı belirlenen maddi tazminat tutarından sigorta şirketi sigorta poliçesi gereği kaza tarihindeki sigorta poliçe limitleri dahilinde kusur durumuna göre müştereken ve müteselsilen sorumludur. Somut olayda yapılan maddi tazminat ödemesi nedeniyle zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ... Sigorta A.Ş. yönünden feragat edilmiş olup, davalı kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş. yönünden davacılar tarafından sadece manevi tazminat isteminde bulunulmuş ve kaza tarihini kapsayan sigorta poliçesi ile davalı ... Sigorta A.Ş.'nin kaza başına 62.500,00-TL manevi tazminat miktarından poliçe gereği sorumlu olduğu anlaşılmıştır. SGK müzekkere cevabı ile davacılar rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir. Davacı tarafça dava konusu kazadan dolayı uğradığı zararların giderilmesi hususunda davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 21/04/2022 tarihinde başvurulduğu talebin kasko poliçesi kapsamında özel sigorta poliçesinden kaynaklı olması nedeniyle 45 günlük ödeme süresinin dolması üzerine davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 06/06/2022 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü anlaşılmıştır. Mahkememizce davacıların trafik kazası sonrası yaralanmasından dolayı uğradıkları bedensel zararın (maluliyetin) tespiti hususunda Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 24/08/2023 tarihli adli tıp raporları ile; Davacı ...’ın; kişinin tüm vücut engellilik oranının %40 (yüzdekırk) olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceğinin ...’ın; küçüğün hafif düzeyde özel gereksinimi (engel oranı %40-49) bulunduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Tıp Uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenene bilirkişi raporuna göre; Davacı ...'ın; geçici bakıma muhtaçlık süresinin 4 ay olduğu, sürekli bakıma muhtaç olmadığı, Davacı ...'ın; geçici bakıma muhtaçlık süresinin 6 ay olduğu, sürekli bakıma muhtaç olmadığı, her iki davacının da tedavi sürecinde özel hastanelerde de tedavi görmüş olduğu ancak dosyaya tedavi giderine yönelik herhangi bir fatura ibraz edilmediğinden bu kapsamda yapılan tedavi giderinin belirlenemediği, söz konusu özel hastanelerden yapılan tıbbi işlemlere yönelik faturaların ibrazı halinde fatura edilen tutarın belgeli tedavi gideri olarak eklenmesi gerektiği görüşü bildirilmiştir. Mahkememizin 14/12/2023 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı ile; Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 24/08/2023 tarihli raporda; Davacı ... hakkında düzenlenen 16/06/2023-...-B karar numaralı raporda davacı ...'ın kaza tarihinde 17 yaşında olması nedeniyle Çocuklar için Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre belirlenen %40-49 olarak aralıklı engel oranına ilişkin tekrar değerlendirme yapılarak net şekilde engel oranının belirlenmesi ve ayrıca 16/06/2023-...-B karar numaralı raporda davacı ... ile 16/06/2023-9850-A karar numaralı raporda davacı ...'ın geçirdiği kaza nedeniyle başkasının bakımına muhtaç olup olmadıkları varsa bakıma muhtaç oldukları sürenin davacılar yönünden ayrı ayrı belirlenmesi hususunda rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan 25/07/2024 tarihli adli tıp raporunda; Davacı ...'ın kişinin tüm vücut engellilik oranının %33 olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (geçici iş göremezlik) süresi içerisinde 1 ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği, Davacı ...’ın küçüğün tüm vücut engellilik oranının %35 olduğu, söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (geçici iş göremezlik) süresi içerisinde 3 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği tespit edilmiştir. Mahkememizin 19/09/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı ile; düzenlenen raporlarda Adli Tıp 2. Üst Kurulu'nun raporundaki maluliyet oranları (E.... %35 - ... %33) ile Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun raporundaki maluliyet oranları (E.... %40-49 - ... %40) arasında ve Adli Tıp 2. Üst Kurulu raporu (E. ... 3 ay - ... 1 ay) ile Aktüer raporundaki adli tıp uzmanı tarafından belirlenen bakıma muhtaçlık süreleri (E. ... 4 ay - ... 6 ay) yönünden yapılan tespitlerde çelişki bulunduğu anlaşıldığından dosyanını Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Üst Kurulu'na tevdii ile yukarıda açıklanan hususlarda Adli Tıp 2. Üst Kurulu ile Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu raporlarındaki maluliyet oranları yönünden ve Aktüer raporundaki adli tıp uzmanı tarafından belirlenen bakıma muhtaçlık süreleri yönünden çelişkinin giderilmesi hususunda Dosyanın Adli Tıp Kurumu'na yeniden sevkinin sağlanarak rapor düzenlenmesi istenilmiş, bu hususta Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu tarafından 08/10/2024 tarihli cevap yazısı ile Adli Tıp Üst Kurulunun Adli Tıp Kurumu açısından son karar mercii olduğu gerekçesiyle talebin ikinci üst kurul gündemine alınmasını gerektirecek özellikleri taşımadığı yönünde cevap verilmiştir. Mahkememizce celse arasında çelişkinin giderilmesi hususunda dosyanın tekrar Adli Tıp Kurumuna sevki sağlanmış ve Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu tarafından hazırlanan 04/02/2025 tarihli adli tıp raporuna göre; Davacı ...’ın Kişinin %33 tüm vücut engellilik oranının dava konusu 08.07.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasında meydana gelen yüz kemik kırıkları,sol kalça kırıklı çıkığı, sol siyatik sinir lezyonu sonucu meydana geldiği, ve dava konusu kaza ile illiyetli olduğu, ayrıca Kurulumuzun 14.04.2023 tarihli muayenelerinden elde edilen bulgular ile tespit edildiği ve sabit olduğu, Mahkemesince Sorulduğu üzere dava konusu olaya bağlı yeni gelişen bir durumun bulunmadığı, maluliyet oranında artış veya herhangi bir azalmanın meydana gelmediği, İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (geçici iş göremezlik) süresi içerisinde 1(bir) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği, Davacı ...’ın Küçüğün tüm vücut engellilik oranının %35 olduğu, Kişinin %35 tüm vücut engellilik oranının dava konusu 08.07.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasında meydana gelen kafatası kırığı, beyin kanaması, sol göz perforasyonu, yüz kemik kırıkları, toraks travması sonucu meydana geldiği ve dava konusu kaza ile illiyetli olduğu, ayrıca Kurulumuzun 14.04.2023 tarihli muayenelerinden elde edilen bulgular ile tespit edildiği ve sabit olduğu, Mahkemesince Sorulduğu üzere dava konusu olaya bağlı yeni gelişen bir durumun bulunmadığı, maluliyet oranında artış veya herhangi bir azalmanın meydana gelmediği, söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (geçici iş göremezlik) süresi içerisinde 3 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Taraflarca adli tıp raporu kapsamındaki maluliyet oranlarına yönelik itirazlar hakkında Mahkememizin 13/03/2025 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı ile; Adli Tıp İkinci Üst Kurulu'nun son merci olması nedeniyle davacıların maluliyet oranına ilişkin düzenlenen Adli Tıp İkinci Üst Kurulunda yapılan tespit ve değerlendirmeler dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunduğundan taraflar maluliyet oranına yönelik itirazlarının ve yeni maluliyet raporu alınması taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Dava konusu kazaya ilişkin tarafların kusur durumu ile davacıların uğradıkları maluliyete ilişkin tespitler kapsamında aktüer bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, düzenlenen aktüer bilirkişi ek raporuna göre; Davacı ...‘ın; Geçici Bakıcı Giderinin İlk Rapora Göre ₺10.732,50 olduğu, Geçici Bakıcı Giderinin Adli Tıp Raporu Uyarınca ₺8.049,38 olduğu, Geçici İş Göremezlik Zararının Bulunmadığı, Hesap Tarihi İtibariyle yapılan ödemenin indirilmesi sonrası sürekli iş göremezlik zararının ₺3.244.480,30 TL olduğu, Davacı ...‘ın; Geçici Bakıcı Giderinin İlk Rapora Göre ₺16.473,49 olduğu, Geçici Bakıcı Giderinin Adli Tıp Raporu Uyarınca ₺2.683,13 olduğu, kök raporda yer alan maddi hatanın düzeltilmiş hali ile Geçici İş Göremezlik Zararının ₺57.952,72 olduğu, Hesap Tarihi İtibariyle yapılan ödemenin indirilmesi sonrası sürekli iş göremezlik zararının ₺2.848.080,34 olduğu tespit edilmiştir. Düzenlenen aktüer raporunda dava konusu olan davacıların talep ettiği tedavi masrafı, tedavi yol ve medikal malzeme masrafları ile manvei tazminatın poliçe kapsamında olup olmadığı hususlarına ilişkin tıp uzmanı bilirkişi ve aktüer bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş ve düzenlenen ek rapor ile; ...'ın; hesaplanan tedavi gideri toplamının 31.000,00 TL olduğu kusur durumuna göre 23.250,00 TL tedavi giderinin talep edilebileceği, ...'ın; hesaplanan tedavi gideri toplamının 17.500,00 TL olduğu kusur durumuna göre 13.125,00-TL tedavi giderinin talep edilebileceği, davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde kaza başına manevi tazminata ilişkin teminat limitinin 62.500,00 TL olduğu görüldüğünü, manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği, yine hangi davacı yönünden ne kadar manevi tazminata hükmedileceği hususu sayın mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Davacıların maddi tazminat istemi yönünden; Bu haliyle davacılar tarafından meydana gelen trafik kazası sonrası yaralandıkları ve bedensel maluliyete uğradıkları iddiasıyla maddi tazminat isteminde bulunulmuş olup, meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ...'ın %75 oranında, davacı ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu alınan kusur raporu ve dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağı ve delillerle sabit olup, davacıların maluliyet iddiasına ilişkin alınan son Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurul Raporuna göre; Davacı ...’ın Kişinin %33 tüm vücut engellilik oranınınmaluliyet oranında artış veya herhangi bir azalmanın meydana gelmediği, İyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 (onsekiz) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (geçici iş göremezlik) süresi içerisinde 1(bir) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği, Davacı ...’ın Küçüğün tüm vücut engellilik oranının %35 olduğu, söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi olduğu, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (geçici iş göremezlik) süresi içerisinde 3 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin tespit edildiği, davacılar tarafından belgelendirilmiş tedavi masrafları yönünden zarar iddiasının ispatlandığı, bu nedenye düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli aktüer bilirkişi raporu ile Davacı ...‘ın; Geçici Bakıcı Giderinin Adli Tıp Raporu Uyarınca ₺8.049,38 olduğu, Geçici İş Göremezlik Zararının Bulunmadığı, Hesap Tarihi İtibariyle yapılan ödemenin indirilmesi sonrası sürekli iş göremezlik zararının ₺3.244.480,30 TL olduğu, Davacı ...‘ın; Geçici Bakıcı Giderinin Adli Tıp Raporu Uyarınca ₺2.683,13 olduğu, kök raporda yer alan maddi hatanın düzeltilmiş hali ile Geçici İş Göremezlik Zararının ₺57.952,72 olduğu, Hesap Tarihi İtibariyle yapılan ödemenin indirilmesi sonrası sürekli iş göremezlik zararının ₺2.848.080,34-TL olduğu, ek rapor ile ...'ın; hesaplanan tedavi gideri toplamının 31.000,00 TL olduğu kusur durumuna göre 23.250,00 TL tedavi giderinin talep edilebileceği, ...'ın; hesaplanan tedavi gideri toplamının 17.500,00 TL olduğu kusur durumuna göre 13.125,00-TL tedavi giderinin talep edilebileceği tespit edilmekle, aktüer ve tıp uzmanı bilirkişi tarafından davacıların gelir durumu, yaşları ve tespit edilen maluliyet oranları ile geçici bakım süreleri üzerinden yapılan hesaplamalar sonucunda belirlenen miktarların dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, davacıların tespit edilen bu maddi zararını kazada kusur ve sorumluluğu bulunan ... plakalı minibüsün kusurlu sürücüsü davalı ... ile araç işleteni davalı ...'ten talep hakkı mevcut olup, KTK'nın 85/1 maddesinde işletenin sorumluluğu saptandıktan sonra aynı yasanın 88/1 maddesinde zarar görene karşı birden fazla işletenin sorumlu olduğu hallerde bunlar arasında teselsül hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmekle, sürücü ve işleten olan davalıların davacıların uğradığı maddi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Kaza tarihinde dava konusu aracın hakkında feragat nedeniyle tefrik edilen dosyada ret kararı verilen zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ... Sigorta A.Ş. Tarafından maddi tazminata ilişkin yapılan ödeme miktarı hesaplanan tazminat miktarlarından mahsup edilmiştir. Meydana gelen kazada davacıların kazaya karışan motosiklette seyahat etmeleri nedeniyle kaza anında takması gereken kaskı takıp takmadığı hususu belirsiz olduğundan ve bu hususta ispat yükü davalılar üzerinde olmakla aksi yönde bir ispat bulunmadığından hesap edilen maddi tazminat miktarlarından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Bu haliyle davacıların meydana gelen trafik kazası sonucu Davacı ...'ın uğradığı maddi zarar karşılığı 3.244.480,30-₺(TL) sürekli iş göremezlik tazminatı, 23.250,00-₺(TL) tedavi gideri, 8.049,38-₺(TL) geçici bakıcı giderinden oluşan toplam 3.275.779,68-₺(TL) maddi tazminatın kaza tarihi olan 08/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, Davacı ...'ın kaza tarihinde yaşı 18 den küçük olması nedeniyle geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağından geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, Davacı ...'ın geçirdiği trafik kazası sonrası uğradığı maddi zarar karşılığı 2.848.080,34-₺(TL) sürekli iş göremezlik tazminatı, 57.952,72-₺(TL) geçici iş göremezlik tazminatı, 13.125,00-₺(TL) tedavi gideri, 2.683,13-₺(TL) geçici bakıcı giderinden oluşan toplam 2.921.841,19-₺(TL) maddi tazminatın kaza tarihi olan 08/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, Davacı ...'ın fazlaya ilişkin tedavi gideri talebinin davalıların kusur oranına göre sorumlu olmalarından dolayı reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacıların manevi tazminat istemi yönünden; Davacılar trafik kazası sonrası yaralanması nedeniyle uğradığı manevi zararlara ilişkin manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmasına ilişkin gerekli araştırma yapılmıştır. Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Ayrıca Yargıtay HGK'nın 23.6.2004 tarih ve 2004/13-291E.-2004/370K.sayılı kararında manevi tazminat ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; "Manevi tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir." denilmek sureti ile manevi tazminatın belirlenmesine caydırıcılık unsuru ve insan yaşamının önemine özellikle vurgu yapılmıştır. Davaya konu somut olay anılı yasal düzenlemeler ve yukarıdaki ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; davaya konu trafik kazası neticesinde davacıların yaralandığı, davacı ...'ın sol gözünü kaybettiği, %35 oranında maluliyetinin oluştuğu, kazada %25 oranında kendisinin kusurlu olduğu, davacı ...'ın %33 oranında maluliyetin oluştuğu, kazada kusurunun bulunmadığı, kazada %75 kusurlu olan ... plakalı aracın sürücüsü davalı ...'ın, araç işleteni Davalı ...'ün ve kasko poliçesi kapsamında kaza başına toplam 62.500,00-TL limitle sorumlu olan davalı ... Sigorta A.Ş.'nin davacıların uğradığı manevi zarardan sorumlu olduğu, Bu haliyle Mahkememizce; Davacı ... açısından kazada sol gözünü kaybetmesi, olayın oluş şekli, kaza tarihi, tarafların kusur oranı ve sorumlulukları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının yaşı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek olay ve yaralanmanın davacıda yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alındığında Davacı ...'ın geçirdiği trafik kazası sonrası uğradığı manevi zarar karşılığı olan 250.000,00-₺(TL) manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 08/07/2021 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limitinin garamaten paylaşımı sonrası 31.250,00-₺(TL)'sinden sorumlu olmak kaydıyla 06/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, Davacı ... açısından kazanın davacının yaralanması ile sonuçlanması, olayın oluş şekli, kaza tarihi, tarafların kusur oranı ve sorumlulukları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacının yaşı, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek olay ve yaralanmanın davacıda yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alındığında Davacı ...'ın geçirdiği trafik kazası sonrası uğradığı manevi zarar karşılığı olan 200.000,00-₺(TL) manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 08/07/2021 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limitinin garamaten paylaşımı sonrası 31.250,00-₺(TL)'sinden sorumlu olmak kaydıyla 06/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacılar tarafından Davalılar aleyhine açılan maddi tazminat istemine yönelik DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı ...'ın geçirdiği trafik kazası sonrası uğradığı maddi zarar karşılığı 3.244.480,30-₺(TL) sürekli iş göremezlik tazminatı, 23.250,00-₺(TL) tedavi gideri, 8.049,38-₺(TL) geçici bakıcı giderinden oluşan toplam 3.275.779,68-₺(TL) maddi tazminatın kaza tarihi olan 08/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, Davacı ...'ın geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, b) Davacı ...'ın geçirdiği trafik kazası sonrası uğradığı maddi zarar karşılığı 2.848.080,34-₺(TL) sürekli iş göremezlik tazminatı, 57.952,72-₺(TL) geçici iş göremezlik tazminatı, 13.125,00-₺(TL) tedavi gideri, 2.683,13-₺(TL) geçici bakıcı giderinden oluşan toplam 2.921.841,19-₺(TL) maddi tazminatın kaza tarihi olan 08/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, Davacı ...'ın fazlaya ilişkin tedavi gideri talebinin reddine, 2- Davacılar tarafından Davalılar aleyhine açılan manevi tazminat istemine yönelik DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı ...'ın geçirdiği trafik kazası sonrası uğradığı manevi zarar karşılığı olan 250.000,00-₺(TL) manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 08/07/2021 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limitinin garamaten paylaşımı sonrası 31.250,00-₺(TL)'sinden sorumlu olmak kaydıyla 06/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Davacı ...'ın geçirdiği trafik kazası sonrası uğradığı manevi zarar karşılığı olan 200.000,00-₺(TL) manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 08/07/2021 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limitinin garamaten paylaşımı sonrası 31.250,00-₺(TL)'sinden sorumlu olmak kaydıyla 06/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3- Davacılar tarafından yatırılan peşin harcın ve ıslah harcının alınması gereken 454.098,98-₺(TL) harçtan mahsubu ile bakiye 430.353,52-₺(TL) karar harcının davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş. 4.269,38-₺(TL)'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk giderleri olan 1.600,00-TL'nin haksız çıkan davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 5- Yargılama sırasında ödenmeyen adli tıp fatura bedeli olan 34.595,00-TL'nin davadaki haklılık durumuna göre 33.077,00-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, geri kalan 1.518,00-TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 6- Davacılar tarafından yargılama sırasında yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 2.568,46-TL peşin harç ve 21.177,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 23.826,16-TL harç giderinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara eşit şekilde verilmesine, 7- Davacılar tarafından yargılamanın yürütülmesi nedeniyle yapılan tebligat-posta gideri 2.452,75-TL, ödenen adli tıp (kusur) fatura bedeli 1.850,00-TL, adli tıp (maluliyet) fatura bedeli 4.578,00-TL, bilirkişi ücreti 16.000,00-TL olmak üzere toplam 24.880,75-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret durumuna göre 23.789,00-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 8- Davacı ... maddi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 467.851,36-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 9- Davacı ... maddi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 421.839,35-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 10- Davalılar ... ve ... maddi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendilerini birer vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılar ... ve ...'e eşit şekilde verilmesine, 11- Davalılar ... ve ... maddi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendilerini birer vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 4.375,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılar ... ve ...'e eşit şekilde verilmesine, 12- Davacı ... manevi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş. 31.250,00-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 13- Davacı ... manevi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş. 31.250,00-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 14- Manevi tazminatın hakim takdiriyle belirlenmesi nedeniyle reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davalılar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 15- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; davacı asıl ... ve davacılar vekilinin, davalılar ... ve ... vekillerinin yüzüne karşı, davalı ... Sigorta vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2026

Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/417, K. 2026/126, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-417-e-2026-126-k-926153443d16