İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/417 E. 2024/1038 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/417
Karar No
2024/1038
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/417 Esas

KARAR NO : 2024/1038

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 16/05/2022

KARAR TARİHİ: 25/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili...'in 28.09.2021 tarihinde sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile davalı sürücü...'in sevk ve idaresindeki...plakalı aracında seyahat eden davalı...'in aracın yolcu kapısını açması sonucunda müvekkili...plakalı aracın kapısına çarptığını, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, olay yeri kaza tespit tutanağında müvekkili...'in 2918 sayılı KTK'nın 54/1-b maddesini, davalı araç sürücüsünün ise Trafik Yönetmeliği'nin 110-b-3 maddesinin ihlal ettiğinin değerlendirildiğini, tarafların sigorta şirketleri tarafından düzenlenen mutabakat formunda davalı yanın %75 kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise %25 oranında kusurlu olduğuna kanaat getirildiği, davalı araç sürücüsünün ...Sahil Bulvarı gibi trafik akışının çok hızlı ve yoğun olduğu bir bölgede gündüz saatlerinde aracını uygunsuz bir şekilde durdurup yolcu indirmiş olması sebebiyle kazanın meydana geldiğini, davalı araç sürücüsünün; araç trafiğinin hızlı aktığı bir bölgede kontrolsüz olarak yolcu indirmiş olması sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin zararını karşılamak için davalı... şirketine 05/11/2021 tarih ve... numaralı dosya ile başvuru yapıldığını, ayrıca davalı... ve diğer davalılar ile uzlaşma amacıyla arabuluculuk kanun yoluna başvurulmuşsa da anlaşılama sağlanamadığını, müvekkilinin meydana gelen kaza nedeniyle uzun süre çalışamadığını, halihazırda kazaya bağlı olarak sürekli iş görmezlik yaşadığını, yine kazaya bağlı olarak ekte sunulan tedavi giderlerini yapmak zorunda kaldıklarını, müvekkilinin kaza sebebiyle şiddetli elem ve keder yaşadığını ve davalı yanın müvekkilinden özür dahi dilemediğini belirterek, haklı davamızın kabulüne, sürekli iş göremezlik, iş gücü kaybından kaynaklanan gelecekte oluşacak zarar miktarı sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın, geçici iş göremezlik sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın, tedavi ve iyileşme giderleri için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.400,00 TL'nin davalı araç sürücüsü ve araç sahibi yönünden haksız fiil tarihinden itibaren, davalı... açısından bildirimde bulunulan 05.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, faizde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini, manevi tazminat olarak 15.000,00 TL'nin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı araç sahibi ve araç sürücüsünden alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya ilişkin delillerin tebliğ edilmediğini, delillerin kendilerine tebliği gerektiğini, müvekkili şirketi usul ve mevzuata uygun yazılı başvuru yapılmadığını, ceza dosyasının celbini talep ettiklerini, uzlaştırma olması halinde feragat nedeniyle haksız davanın reddi gerektiğini, SGK tarafından karşılanması beklenen bakıcı, tedavi ve geçici iş göremezlik giderlerinin müvekkilinden talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, genel şartlar taraflar tarafından değil Hazine Müsteşarlığınca hazırlandığı için Türk Borçlar Hukuku’ndaki genel işlem koşulu kapsamında değerlendirilemeyeceğini, dolayısı ile Genel Şartlar hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu doğrultuda geçici iş göremezlik tazminatının-geçici bakıcı-tedavi giderlerinin teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme de olmadığına göre, bu kalemlere ilişkin taleplerin reddi gerektiğini, davacının maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle maluliyet oranını ve malül kaldığını tam teşekküllü hastane raporları ile belgelendirmesi gerektiğini, tarafların kusur oran ve aidiyetlerinin kesinleşmediğini, bu nedenlerle başvuru konusu kazaya sebebiyet veren tarafın tespiti ve oranlarının tespitinin olayla ilgili olası çelişkilerin giderilmesi ve konusunda uzman bir bilirkişiden oluşan uygun, denetime elverişli kusur raporunun temin edilmesine karar verilmesi gerektiğini, davacının motosiklet sürücüsü olması kask ve koruyucu tertibatının olmaması sebebiyle %20 den az olmamak kaydıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının yeterli sürücü belgesi-alkol durumunun araştırılmasını talep ettiklerini, varlığı halinde %20 den az olmamak kaydıyla indirim yapılması gerektiğini, sosyal güvenlik kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, karşı tarafın başvuru şartını yerine getirmediğini bu nedenle muaccel bir alacak olmadığını, davacının alacağına faiz yürütüleceği düşünülse bile faizin de ancak aleyhe yapılan başvuru tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek ile birlikte tazminat hesabı yapılacaksa TRH-2010 mortalite tablosuna uygun hesaplama yapılması gerektiğini belirterek, haksız, mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı davanın usulden reddine, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına ceza dosyanın celbini, ilgili dosya eksikliği tamamlandıktan sonra dosyanın kül halinde İstanbul Adli TıP Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verilmesini, aleyhe karar verilmesi halinde güncel mevzuata uygun maluliyet raporu alınması için İstanbul Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verilmesini, müvekkili şirketin kaza tarihi itibariyle sorumluluğunun tespiti açısından satış belgelerinin talep edilmesine karar verilmesini, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddi ile yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar... ve... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili...'in sevk ve idaresindeki...plakalı aracın sağ ön koltuğunda seyahat eden müvekkilinin arkadaşı...’in, aracın bütün önlemler alınarak duraklaması ile sağ ön kapıyı açması neticesinde, aracın sağından gelen davacı... sevk ve idaresindeki ... plakalı motorun aracın durakladığını ve kapısının açıldığını fark etmemesi sonucunda müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın sağ ön kapısına çarpması ile dava konusu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, olayın yaşandığı yer olan asansör yaya ışıklarının bulunduğu mevkide olayın yaşandığı sırada trafik lambalarının kırmızı olarak yandığını, yani davacı motosiklet sürücüsünün böyle bir olay yaşanmasa da yavaşlayarak durması gerektiğini, ancak sürücünün trafik lambalarının kırmızı yanmasına dahi aldırış etmeden hızını hiç azaltmaksızın zaten sağ şeritte bulunan ve dörtlü flaşörleri açık olan müvekkiline ait aracın sağından geçmek isterken, sağ ön kapısına çarparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini, davalı müvekkillerinin somut olayda herhangi bir kusurları bulunmadığını, dava konusu somut olayda kaza tespit tutanağında her ne kadar sürücü...’in Trafik Yönetmeliği’nin 110-b-3 maddesini ihlal ettiği kanaatine varılmış ise de, yapılan bu tespiti kabul etmediklerini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca kaza tespit tutanaklarının, tek başına, hüküm kurmak için yeterli olmadığını, sürücünün değil, aracın kapısını açmak suretiyle bir eylemde bulunan yolcu...’in kusurunun bulunduğunu, davanın müvekkillerine değil, TBK 49 hükmü kapsamında, zararı doğuran eyleme sebep olan yolcu...’e karşı yöneltilmesi gerektiğini, soruşturma dosyasında davalı müvekkilleri... ve...’ya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığından, müvekkillerinin soruşturma dosyasında tarafı bile olmadığını, soruşturma dosyası kapsamında alınan 21/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda da sonuç olarak yolcu...’in ve davacı...’in kazanın meydana gelmesinde etken olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin duraklama yaptığı yerin, yönetmelik kapsamında duraklamanın yasak olduğu yerlerden olmadığını, somut olayda esasen, mağdur olduğunu iddia eden davacı... tam ve asli kusurlu olduğunu, motosiklet sürücüsü olan davacının, dörtlü flaşörleri açık olan ve zaten yolun en sağ şeridinde bulunan davalı müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın sağından geçmeye çalıştığını belirterek, davanın, müvekkilleri bakımından husumet yönünden reddine, haksız, mesnetsiz, usul ve yasaya aykırı açılmış olan davanın esastan reddine, sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise, tarafların kusur durumunun ve davacının varsa sürekli/geçici maluliyetinin tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Trafik Kaza Tespit Tutanağı, ... numaralı ZMMS poliçesi ve hasar dosyası,

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma sayılı dosyası,

Türk ... Sigorta AŞ., Karşıyaka İlçe Emniyet Müdürlüğü, Konak Sosyal Güvenlik Merkezi ve İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü yazı cevapları,

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından gönderilen davacıya ait tedavi belgeleri ve radyolojik tetkiklerin kayıtlı olduğu bir adet CD,

Türkiye Noterler Birliği'nce gönderilen...plaka sayılı araca ait araç tescil özet raporu,

Salih İşgören Polis Merkezi Amirliği tarafından gönderilen davalı...' ve davalı...'ya ait Sosyal Ekonomik Durum Tespit raporları,

Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından gönderilen davacıya ait Sosyal Ekonomik Durum Tespit raporu,

Tanık... ve...'in beyanları,

30.05.2023 tarihli keşif tutanağı, keşif icrası sonucu Trafik Bilirkişisi tarafından düzenlenen 08.06.2023 tarihli rapor,

Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 25.10.2023 tarihli rapor,

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Rapor Birimi tarafından düzenlenen 14.02.2024 tarihli rapor,

İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/567 Esas sayılı dosyası,

Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyeti tarafından düzenlenen 27.08.2024 tarihli rapor,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, 28.09.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının yaralanması sebebiyle oluşan sürekli iş göremezlik oranı ve geçici iş göremezlik süresi ile ilaç tedavi giderleri nedeniyle uğramış olduğu maddi zararların davalılardan tahsili istemine ilişkin tazminat davasıdır.

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85/1.maddesi gereğince, bir motorlu aracın işletilmesi, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten doğan zarardan sorumlu olur. 85.maddenin son fıkrası gereğince araç işleteni aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olur.

TBK'nun 49.maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren bu zararı gidermek ile yükümlüdür. Aynı kanunun 50.maddesi gereğince zarar gören zararın ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

Davacı tarafça dava dilekçesi ile 28.09.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda yaralanması nedeniyle davalı... şirketinden ve davalı araç sürücüsü ile araç malikinden 25.400,00 TL maddi, davalı araç sürücüsü ile araç malikinden 15.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 40.400,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

Olay hakkında yürütülen kovuşturma dosyası olan İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 03.02.2023 tarihli kusur raporunda davalı araçta yolcu konumunda bulunan dava dışı...'in bir kusurunun bulunmadığı, davacı...'in ise asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Müştekisi davacı olan, sanık... hakkında taksirle yaralama suçundan yürütülen dava sonucunda kusur raporu da dikkate alınarak, sanık...'ın yolcu konumunda bulunduğu otomobilden yolun sağ tarafında dörtlü ikaz lambaları açık araçtan inmek istediğinde kapıyı açtığı sırada sağ gerisinden araçları yolun banket kısmından seyirle geçmek isteyen müştekinin kullandığı motorsikletin bu kapıya çarpması nedeniyle sanığın kusurunun bulunmadığı, bütün kusuru geriden gelip yolun sağında dörtlü lambaları yanık olarak duran arabanın sağından banket üzerinden geçmeye çalışan müşteki Alper'e ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından müştekinin yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda sanık...'ın kusursuz olması nedeniyle CMK nun 223/2-c.maddesi gereğince beraatine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.

Mahkememizce dava konusu trafik kazası nedeniyle araç sürücülerinin kusur durumu ve oranının tespiti için, mahallinde trafik bilirkişisi refakatinde keşif yapılmış, yapılan keşif sonucu keşif sırasında dinlenen tanık beyanları ve kaza tespit tutanağı da dikkate alınarak düzenlenen 08.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı...'nın maliki, davalı...'in sürücüsü olduğu...plakalı araç ile gündüz vakti aracını sevk ve idare edip olay mahalline sağ şerit üzerinden geldiğinde, önünde kırmızı ışıktan dolayı duran en son aracın arkasına yanaşıp durduğunda, aracındaki yolcusunu acil durumlarda yolun sağında zorunlu haller için kullanılan banket içerisine girip yolun en sağına herhangi bir aracın (iki tekerlekli) geçemeyeceği ölçüde boşluk bırakması ve tüm olumsuzlukları ön görüp iç ve dış aynaları ile gerisine ilişkin kontrolleri yaparak gözetimindeki yolcusunun kapıyı açmasına ve inmesine izin vermesi gerekirken sürücü bu hususlara riayet etmeyerek karıştığı kazada, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 110/a maddesinde belirtilen "Araç sürücüleri araçlarını, gidiş yönlerine göre yolun en sağ kenarında durdurarak, yolcularını sağ taraftan indirmek ve bindirmek, yolcular da araçların sağ tarafından inmek ve binmek zorundadırlar." Yine aynı yönetmeliğin 110/b-3 maddesinde belirtilen "Durakladıktan sonra aracın sağını kontrol etmeden kapı açmak ve kontrolsüz inip binmek," hükmünü ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda kusurlu olduğu, davacının ... plaka sayılı motosikleti ile önünde bulunan aracın arkasına geçip güvenli bir mesafe bırakarak seyrini sürdürmesi veya önündeki araç durmuş ise duran aracın arkasına yanaşarak durması ve daha sonra önündeki aracı trafik kurallarına ve nizamlarına uygun şekilde geçmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyip yola gereken dikkat ve özeni göstermeyerek, motosikletinin seyrini ve hızını yol, görüş, hava, trafik ve vasıtanın teknik özelliğini kale alarak, müteyakkız şekil ve tedbir alabilecek düzeyde tutmadığı, görüş mesafesini kontrol altında bulundurmayarak, yolun sağındaki banketi kullanmak suretiyle, dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde önündeki aracın sağından geçmek isterken, hatalı geçiş sergilemesi sonucu, açılan otomobilin kapısına çarpması ile yaralandığı kazada, 2918 sayılı KTK 84. Maddesi ve 54/1-b maddesinde belirtilen hükümleri ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda kusurlu olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.

Mahkememizce yapılan keşif sonucu 08.06.2023 tarihli Trafik bilirkişisi tarafından kusur yönünden rapor düzenlenmiş ise de raporda iki ayrı araç sürücüsü için kusur izafe edildiği, ancak kusur oranı belirtilmediğinden, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazları da dikkate alınarak Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden dava konusu trafik kazasına ilişkin araç sürücülerinin kusur oranının tespiti istenilmiş, 25.10.2023 tarihli raporda, davacı...'in %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü...'in ise bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.

ATK mevzuatı gereğince ATK Trafik İhtisas Dairesi ile trafik bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlar arasında çelişkinin giderilmesi için ve ceza dosyasının kesinleştiği de dikkate alınarak ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyetince rapor düzenlenebileceği ve bu raporun kusur yönünden nihai ve kesin nitelik taşıdığı dikkate alınarak mahkememiz dosyasında ve kovuşturma dosyasında alınan raporlar arasında çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyeti'nden rapor düzenlenmesi istenilmiş, düzenlenen 27.08.2024 tarihli Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunda;

"Mevcut verilere göre;

A)Davacı sürücü... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile geldiği olay yerinde ön ilerisinde seyreden otomobil ile takip mesafesini koruyarak seyrini güvenli şekilde sürdürme hususuna riayet etmediği,ön ilerisindeki otomobilin trafik lambasının kırmızı yandığı ve araç trafiğinin yoğun olduğu olay yerinde sağa yanaşarak durması akabinde bu otomobilin gerisinde durmayıp otomobilin sağından,banketi de kullanarak kurallara aykırı şekilde sürücü ve yolcu açısından ön görü olmayacak şekilde geçmek istediği esnada araçtan inmek isteyen yolcu... tarafından açılan sağ yolcu kapısına çarpması sonucu meydana gelen dava konusu kazadaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla asli kusurludur.

B)Davalı sürücü... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobili ile ...Sahil Bulvarını takiben geldiği olay yerinde araçlara hitaben yanan kırmızı ışık yandığı esnada yolun sağında durakladığında, aracında yolcu olarak bulunan...’in aracın sağ kapısını açması ile , açılan kapıya geriden, banketi kullanarak seyreden motosikletin çarpması sonucu meydana gelen dava konusu kazada; kazanın oluşu üzerine etken hatalı herhangi tutum ve davranışı görülmediğinden, atfı kabil kusuru yoktur." şeklinde görüş belirtilerek, davacı sürücü...'in %100 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü...'in ise bir kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Davacının sürekli ve geçici maluliyeti bulunduğu iddiası ile tazminat davası açıldığından davacının maluliyetinin belirlenmesi için kaza tarihi olan 28.09.2021 tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği Hükümleri'ne göre maluliyetinin bulunup bulunmadığı yönünde düzenlenen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu'nun 14.02.2024 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının ilgili yönetmelikte karşılığı bulunan engellilik oranının %3 olduğu, geçici maluliyet süresinin 6 ay olduğu tespit edilmiştir.

Toplanan delillere göre; davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edebilmesi için davalı araç sürücüsünün kusurlu olması gerektiği, davalıların kazadan dolayı tazminat sorumluluğu için davalı sürücünün kusurlu eylemi ile davacının yaralanmış olması gerektiği, zarardan davalıların sorumlu olması için davalı sürücünün kusurlu eylemi ile zarar arasında illiyet bağının bulunması gerektiği, olay nedeniyle davalı araçta yolcu konumunda bulunan dava dışı... hakkında soruşturma sonucunda açılan ceza davasında yapılan yargılama sonucunda dava dışı yolcunun kazanın oluşumunda bir kusurunun bulunmadığı belirtilerek davacının yaralanmasına yönelik taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan beraatına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, soruşturma aşamasında alınan rapor ile mahkememizde alınan bilirkişi raporu ile ATK raporları arasında çelişki bulunduğundan çelişkinin giderilmesi amacıyla ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyeti'nden rapor alındığı, düzenlenen bu raporda olayın ayrıntılı olarak irdelendiği, ceza mahkemesince verilen kesinleşmiş beraat kararı ve bu karara dayanak teşkil eden İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen rapor ile ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyeti raporu birlikte değerlendirildiğinde davacı motosiklet sürücüsünün, ön ilerisinde seyreden ve olay yerinde sağa yanaşarak duruşa geçen davalı aracın sağ yanından, davalı araç sürücüsünün ve içindeki dava dışı yolcunun öngörüsü olmayacak şekilde, kurallara aykırı biçimde, banketi de kullanarak geçmek istemekle kazada asli ve tam kusurlu olduğu, davalı araç sürücüsü ve dava dışı yolcunun bir kusurunun bulunmadığı, davalı sürücünün kazada bir kusuru bulunmadığından davalı araçta bulunan dava dışı yolcunun eylemi ile davacının yaralanması arasında bir illiyet bağının bulunmadığı kanaatine varılmakla, bu nedenlerle davacının kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın REDDİNE,

2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 433,77 TL harç mahsup edildikten sonra artan 6,17‬ TL harcın davacıya iadesine,

3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Maddi tazminat davası yönünden; davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 25.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

5-Manevi tazminat davası yönünden; davalılar... ve... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar... ve...'e verilmesine,

6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

7-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının yatırana iadesine,

Dair; davacı vekilinin ve davalılar... ve... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

25/12/2024

Katip ...

E-imzalıdır.

Hakim ...

E-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/417, K. 2024/1038, T. 25.12.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-417-e-2024-1038-k-3523a032b4ca