İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/398 E. 2023/510 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/398
- Karar No
- 2023/510
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/398 Esas KARAR NO : 2023/510 DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 11/05/2022 KARAR TARİHİ : 08/06/2023 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; maliki ve kaza anındaki sürücüsü müvekkili olan... plakalı araç 10.04.2021 tarihinde İzmir İli, Karabağlar İlçesinde dava dışı... ve davalı yanınZMS (trafik) sigortacısı olduğu... plakalı araçlar arasında meydana gelen trafik kazası sonucunda davacı aracında hasar meydana geldiğini kazanın oluş biçiminde davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... nolu ZMS (trafik) poliçesiyle sigortalı... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu müvekkilinin aracında meydana gelen zararın tespiti ve tazmini maksadıyla davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine... nolu hasar dosyası açıldığını ancak, dosya sürüncemede bırakılarak hasar tazmin edilemediğini, ardından arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak uzlaşma sağlanamadığını, sonuçta dava tarihine kadar müvekkilinin aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı zararı tazmin edilememiş olması nedeniyle iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre davalı sigorta şirketi oluşan değer kaybı zararından da sorumlu olduğunu bilirkişi incelemesine göre değer kaybı zararı olduğunun tespiti halinde davalı sigorta şirketi bundan da sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00-TL hasar zararına, 50,00-TL değer kaybı zararına ilişkin maddi tazminatın davalının temerrüt tarihinden itibaren işeyecek yasal faiziyle iş bu davada yapılacak yargılama giderlerinin (AAÜTm.16/c uyarınca dava şartı arabuluculuk görüşmelerine katılma ücreti giderininde dahil edilmesi ile) ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili, 27.03.2023 Tarihli ıslah dilekçesi ile; bilirkişi raporunda dava konusu kaza nedeni ile müvekkilinin toplam hasarı 32.821,77-TL ve 7.500,00-TL reel değer kaybı olarak belirlendiğini, zarara yönelik olarak 50,00-TL değer kaybı ve 50,00-TL maddi hasar talep edildiğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunu, buna göre zarara yönelik talepleri maddi hasar yönünden 32.771,77-TL ve değer kaybı yönünden 7.450,00-TL daha arttırarak toplam 40.321,77-TL’ye ıslah ettiklerini ve bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. ıslah taleplerinin kabulünü, 40.321,77-TL tazminatın davalıdan temerrüt tarihinden işleyen avans faizi ile tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamıyla sınırlı olduğunu, öncelikle davacı tarafın delillerinin kendilerinin tebliğini talep ettiklerini müvekkili şirkete ilgili düzenleme gereği usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından iş bu davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, davacı tarafından yapılan hasar başvurusunda genel şartlar gereği sunulması zorunlu evraklar sunulmamış olduğundan müvekkili şirketçe başvuru sahibine ödeme yapılmadığını dolayısıyla davacı tarafından yapılmış geçerli bir başvuru söz konusu olmadığından dolayı ilgili davanın hiçbir incelemeye gerek duyulmaksızın reddi gerektiğini, dava konusu kaza zaman aşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan davanın zaman aşımı doğrultusunda reddi gerektiğini, karşı tarafça sunulmuş olan ekspertiz raporunda araç hasarı ve değer kaybına ilişkin tutarlar fahiş olduğundan iş bu raporu kabul etmediklerini, öncelikle araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı ücretinden müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını, değer kaybı uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, huzurdaki davaya konu kaza sonucunda müvekkili şirkete başvuru yapılmış olup iş bu talep müvekkili tarafından reddedildiğini ve müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını uzman bilirkişiden kusur raporu alınması gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilecek olması ihtimalinde değer kaybı hesaplamasının, genel şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 15/11/2022 tarihli raporun sonuç kısmına göre; " ... -Davalı... Sigorta A.Ş. nezdinde 08.03.2021/2022 tarihleri arasında... sayılı ZMS (trafik) poliçesiyle dava dışı ... Otomotiv Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi adına sigortalı ... plakalı 2020 model... marka otomobil sürücüsü...’ün kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nın diğer sürücü kusurlarından54/A ve 56/C ile sürücü asli kusurlarından 84/Dve 84/G hükümlerini ihlal ettiği, -... plakalı 2016 model... otomobilisürücüsü dava dışı ...’ın, kazanın oluşumuna katkı sağlayacak kurallara aykırı etken davranış faktörü görülmediği, -... plakalı 2017 model ... marka otomobilin malik/sürücüsü davacı ...ın kazanın oluşumuna katkı sağlayacak kurallara aykırı etken davranış faktörü görülmediği, -Başkaca kazanın oluşumuna katkı sağlayacak etken kişi, kurum, kuruluş ve dış etmenler olmadığıgörüş ve kanaatine varılmıştır. -Somut olayda davalı ... Sigorta A.Ş. kazada kusurlu olan ... plaka sayılı aracın... numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup, ... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Heyetimiz Trafik Uzmanı tarafından kazanının meydana gelmesinde etken olmadığı tespit edildiğinden %100) sigortalısının kusuru oranında, sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 26.999,60 TL. olarak belirlenen gerçek zarar bedelinden ve Yargıtay içtihatlarına göre belirlenen 7.500,00 TL reel değer kaybı bedelinden sigortalısının kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı müteselsilen sorumlu ve ödemekle yükümlüdür. -Dosya kapsamında davalı ...Sigorta A.Ş.nin Sn. Mahkemenin müzekkeresine verdiği 24.05.2022 tarihli cevabında davacı tarafından yapılan hasar ihbarının 15.04.2021 tarihinde tebliğ edildiğinin bildirildiği, nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla davalı şirketin 28.05.2021 tarihinden itibaren -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüde düşeceği ve yasal faiz ödemek zorunda olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi heyetinden alınan 26/12/2022 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; "...Kök Raporda davaya konu aracın Ekspertiz Raporu incelenirken, 6 kalem yedek parçanın Kök Raporda düzenlenen tablo içerisine sehven aktarılmadığı tespit edilmiş ve bu kalemlerin tablo içerisine aktarılarak hasar onarım bedeli yeniden tespit edilmiştir. -Somut olayda davalı...Sigorta A.Ş. kazada kusurlu olan... plaka sayılı aracın ... numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup, ... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Heyetimiz Trafik Uzmanı tarafından kazanının meydana gelmesinde etken olmadığı tespit edildiğinden %100) sigortalısının kusuru oranında, sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 32.821,77 TL. olarak belirlenen gerçek zarar bedelinden ve Yargıtay içtihatlarına göre belirlenen 7.500,00 TL reel değer kaybı bedelinden sigortalısının kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı müteselsilen sorumlu ve ödemekle yükümlüdür. Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla tespit, görüş ve kanaatimi saygılarımla arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde davacıya ait... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı sürücü idaresindeki... plaka sayılı araç arasında gerçekleşen 10/04/2021 tarihli trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı zararının davalı tarafça tazmin edilmediğini ileri sürerek hasar ve değer kaybı zararının tazmini talep edilmiştir. 2-Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde davalı şirketin poliçe limiti ve sigortalı aracın kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacı şirkete dava öncesi yazılı başvuru şartının yerine getirilmediğini, tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının talebinin fahiş nitelikte olduğunu ve sair nedenler ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. Dava konusu kaza tarihi 10/04/2021 olup dava tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresi sona ermediğinden zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Özel nitelikte bir dava şartı olan sigorta şirketine dava öncesinde yazılı başvuru şartının düzenlendiği KTK 97.maddesi yerleşik yargısal uygulamada yargılama sırasında tamamlanabilen bir dava şartı olarak değerlendirilmekte olup, her ne kadar davacı tarafça dava öncesinde yazılı başvuru şartının yerine getirilmediği anlaşılmış ise de davacı vekilinin 10/10/2022 tarihli dilekçesi ekinde yer alan e-posta kayıtlarında 08/10/2022 tarihinde hasar ve değer kaybı zararının karşılanması talepli yazılı başvuru yapıldığı ve dava şartının tamamlandığı görüldüğünden uyuşmazlığın esasına yönelik inceleme yapılmıştır. 3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun; 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir. 4-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. 6-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. 49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." 7-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış, -Fiilin hukuka aykırı olması -Zararın meydana gelmesi, -Kusur, -Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır. Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır. 8-Mahkememizce dava konusu kazanın gerçekleşmesinde araç sürücülerinin kusurlarına ilişkin adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 14/11/2022 tarihli bilirkişi raporunun kusura ilişkin bölümünde dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı olan aracın dava dışı sürücüsü...'ün kazanın oluşumunda kural ihlali ile kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün ve kazaya karışan diğer araç sürücülerinin kusurunun ve kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Rapora karşı davalı tarafça itirazlar ileri sürülmüş ise de kaza tespit tutanağına da yansıyan kazanın gerçekleşme şekline göre davalının sigortalısı araç sürücüsünün önde seyreden araca çarpması ve sonrasında karşı şeride geçerek yine 2.bir kazaya sebebiyet vermesi şeklinde gerçekleşen kazada davalının sigortalısının %100 oranında kusurlu olduğu kanaati oluştuğundan bilirkişi raporunda gösterilen kural ihlalleri mahkememizce de uygun bulunmakla davalının %100 kusur oranına göre sorumlu olduğu kabul edilmiştir. 9-Davacıya ait araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli ve değer kaybı zararının tespiti hususunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 14/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle 135.000,00-TL değerinde olduğu, araçtaki hasarın onarım bedelinin KDV dahil 26.999,60-TL olacağı, aracın 7.500,00-TL değer kaybı zararına uğrayacağı, aracın onarımının ekonomik olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı her iki taraf vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş, davacı itiraz gerekçesi olarak aracın ön tampon, direksiyon sütunu ve şanzıman hasarının da zarara dahil edilmesi gerektiğini, ayrıca işçilik ücretlerinin eksik hesaplandığını, aracın değerinin piyasa değerinin altında gösterildiğini ileri sürerek itirazda bulunmuştur. Davalı vekili itiraz dilekçesinde yedek parça fiyatlarının iskonto uygulanmaksızın hesaplanmasının yerinde olmadığını, aracın onarımına ilişkin fatura sunulmaksızın talepte bulunulduğundan KDV hariç bedel üzerinden zarar hesaplanması gerektiğini, aracın hasar ve değer kaybı hesaplamasının fahiş nitelikte olduğunu ileri sürerek itirazda bulunmuştur. Mahkememizce davacı ve davalı tarafların itirazlarını karşılar ek rapor alınması için dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından sunulan 26/12/2022 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde taraf itirazlarının gerekçeli olarak karşılandığı, kök raporda yer alan hesaplamaların açıklandığı ve araçtaki hasar bedelinin 32.821,77-TL olarak belirlendiği, değer kaybı zararının ise kök raporda yer aldığı gibi 7.500,00-TL olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Rapora karşı davalı vekilince itirazlar ileri sürülmüş ise de davacıya ait araçta meydana gelen hasarla ilgili olarak serbest piyasa rayiçlerinde yer alan parça fiyatları üzerinden KDV dahil olarak yapılan hesaplamanın hukuka uygun olduğu, değer kaybı zararı miktarının araçta meydana gelen hasar ve aracın niteliği dikkate alındığında dosya kapsamı ve serbest piyasa koşullarına göre makul düzeyde olduğu gözetilerek davalı itirazları yerinde görülmemiş, davacıya ait araçta 32.821,77-TL hasar ve 7.500,00-TL değer kaybı zararı oluştuğu kabul edilmiştir. 10-Davacı vekilinin 27/03/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değeri 40.321,77-TL'ye yükseltilmiştir. Davacı tarafın gerek kusur yönünden gerekse zararın miktarı yönünden mahkememizce hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi raporları ile haklılığını ispat ettiği anlaşıldığından ıslah edilen dava değeri üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle poliçeden dolayı sorumluluk sınırı araç başına 43.000,00-TL olup meydana hüküm altına alınan toplam zarar miktarı poliçe limiti altında kaldığından herhangi bir kısıtlama yapılmaksızın ispat edilen zararın tümü hüküm altına alınmıştır. 11-Davacı tarafça temerrüt tarihinden itibaren avans faizi uygulanması talep edilmiş olup, dava öncesi sigorta şirketi tarafından 15/04/2021 tarihinde ekspertiz incelemesi talep edildiği ve aynı tarihte araç üzerinde ekspertiz incelemesi yaptırıldığı anlaşıldığındna 15/04/2021 tarihinden itibaren faiz işletilmiş, zarar veren aracın ruhsat kaydının hususi olduğu dikkate alınarak faiz türü yasal faiz olarak belirlenmiştir. 12-Davacı tarafça ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş olup yerleşik yargısal içtihatlar uyarınca davacının kaza öncesi değer kaybının tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırması halinde bunun yargılama giderlerine dahil edilebileceği, ekspertiz ücretinin bir zarardan ziyade yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, davacı tarafça yaptırılan ekspertiz ücreti olan 295,00-TL'nin serbest piyasa rayiçlerine uygun olduğu, ekspertiz hizmeti ile davacının dava açıp açmama yönünde haklılık durumunu dava öncesi tespit ettirebileceği, bu nedenle gereksiz bir harcama olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek bu harcamanın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine karar verilmiştir. 13-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilerek haklılık durumuna göre tahsili yönünde hüküm kurulmuştur. Davacı tarafça arabuluculuk görüşmelerinde vekil olarak yer alınmasından dolayı A.A.Ü.T. 16/2. Maddesi uyarınca arabuluculuk vekalet ücretine hükmolunması talep edilmiş ise de bahsi geçen düzenlemede açık bir şekilde "akdi avukatlık ücretinin" düzenlendiği, akdi avukatlık ücreti ile tarafın kendisi ile vekili arasındaki ücrete ilişkin asgari ücretin belirlenmiş olduğu, bu ücretin karşı tarafa yükletileceğine dair bir değerlendirme yapılamayacağı gözetilerek arabuluculuk vekalet ücreti takdir edilmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜNE, 32.821,77-TL hasar onarım bedeli ve 7.500,00-TL değer kaybı zararı olmak üzere toplam 40.321,77-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına 15/04/2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.275,38-TL harcın peşin olarak alınan 80,70-TL ile ıslah harcı olarak alınan 3.689,00-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.015,32-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halında davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan harçtan iade edilen kısmından mahsubu ile 2.673,68-TL toplamı 2.754,38-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 80,70-TL başvuru harcı ile 76,00-TL posta ve tebligat ücreti, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 2.156,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/06/2023 Katip... e-imzalıdır
Hakim... e-imzalıdır