İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/366 E. 2023/641 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/366
- Karar No
- 2023/641
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/366 Esas KARAR NO : 2023/641 DAVA : Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) DAVA TARİHİ : 31/05/2022 KARAR TARİHİ : 16/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... tarihinde ... Şirketi' ne %50 pay ile ortak olduğunu, işbu ortaklık için davalı tarafa şirketin borçları, ileri tarihli çekler ve diğer şirket borçları kapatılması ve şirketin üretim için gerekli ham madde vb. ihtiyaçlarının tamamlanması adına toplam ... TL müvekkili tarafından ödeme yapıldığını ancak müvekkilinin, şirketin borçlarının ödenmesi, yatırım yapılması ve ortaklık amacıyla ödemiş olduğu işbu tutar ve diğer ödemelerin şirketin borçları için kullanılmadığını ve şirkete yatırım yapılmadığını, bu minvalde şirket müdürü olan davalı ...'nun müdürlerin bağlılık ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemiş olup hem şirket hem de müvekkil haricen çok büyük zararlar ettiğini, belirtilen ödemelerin diğer ortağın borçları vadesi geldikçe ödemesi için verilmiş olmasına rağmen, şirketin önceki borçları için ödemeler yapılmadığını, Antalya ... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... E. - ... K. Sayılı ve Antalya ... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... E. - ... K. sayılı ilamlarından da net bir şekilde anlaşılacağı üzere müvekkilinin şirkete ortak olmadan önce düzenlenmiş olan çeklerin ödenmediğini ve müvekkilinin bu davalarda sanık olarak yargılandığını, bununla birlikte Antalya ... İcra Ceza Mahkemesi'nin ... E. - ... K. sayılı dosyanın müvekkilinin talimatı üzerine istinafa taşınması talep edildiğini ve süresi içinde vekaletname çıkarılmış olmasına rağmen şirket avukatının sadece diğer ortak olan ... adına istinaf kanun yoluna başvurduğunu ancak müvekkili adına böyle bir işlem gerçekleştirmediğini, böylece karşı taraf ve avukatının müvekkilinin deneyimsizliğinden yararlanarak dosyayı kesinleştirme ve müvekkilinin ortak olmadan önce düzenlenmiş ve yine müvekkilinin bu borçlara ilişkin şirkete ortak olmadan önce ödemeler yapmış olmasına rağmen işbu dosya borcunun müvekkilinin üzerine bırakıldığını, ayrıca müvekkilinin şirkete ortak olurken ... TL ödemesi halinde şirket borçlarının kapatılacağı üstüne yatırım için ham madde alınacağı sözü verildiğini ancak şirketin borçları kayıt altına alınmadığı için şirket borçlarının müvekkilinden gizlenmiş olup, çeklerin karşılıksız çıkmasını ise kendisinin de sanık olarak yargılandığı Antalya ... ve ... İcra Ceza Mahkemelerinden gelen tebligatlar ile öğrendiğini, bu durum üzerine müvekkilinin şirket borçlarının ticari defter kayıtlarını incelemek için davalı ile defalarca görüşmeye çalıştığını, bunun mümkün olmadığını anlayınca kendisinin de müdür olması hasebiyle şirkette çalışması için muhasebeci personelleri işe aldığını ancak davalı tarafça müvekkilinin işe aldığı muhasebe personellerinin dayanaksız sebeplerle ile işten çıkartılmış olup şirketin asıl muhasebecisi ile görüşmesinin de kısıtlandığını ve bu sebeple şirketin defter kayıtlarının müvekkilinden sürekli olarak gizlendiğini, yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince şirketin sürekli zarar etmesi, devamlı kar getirmemesi şirket müdürünün temsil yetkisinin sınırlandırılması için haklı sebep oluşturmakta olduğunu belirterek, dava süresince davalı müdürün yönetim ve temsil yetkisinin TTK madde 235 çerçevesinde kaldırılarak bu yetkinin kayyıma verilmesine işbu kararın üçüncü kişileri bağlaması için tescil ve ilanına, davalının temsil yetkisinin TTK ilgili hükümlerine göre birlikte imza ile sınırlandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava: haklı nedenle davalı şirket müdürünün azline ilişkindir. Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu ... tarihli dilekçesinde; davalı şirket yetkilisi ...'nun da imzasının bulunduğu protokolde görüleceği üzere müvekkilinin hisselerini devretmiş olup, bu hususun ticaret sicil gazetesine de işlendiğini, protokol gereğince tarafların anlaşmaya varmış olup, müvekkilinin davaya konu şirkette hissesi bulunmadığından davanın konusuz kaldığını, davalıların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığınını sözleşmenin 7.maddesinde mevcut olduğunu belirtmiş, dilekçesi ekinde de hisse devir sözleşmesini sunmuş olup, sulh nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gerekli ...-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davacıdan tahsili ile hazine adına gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Taraf vekillerinin vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 16/11/2023
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır