İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/282 E. 2023/149 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/282
- Karar No
- 2023/149
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/282 Esas - 2023/149 T.C. ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2022/282 Esas KARAR NO : 2023/149
HAKİM : .. KATİP :...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALI :... VEKİLLERİ : Av.... ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 14/04/2022 KARAR TARİHİ : 28/02/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Bankanın .... Şubesi tarafından dava dışı asıl borçlu ..ne 19.01.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 100.000,00 TL, 24.08.2017 tarihinde limit artırımı ile 500.000,00 TL, 26.12.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 3.000.000,00 TL, 22.04.2019 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 1.750.000,00 TL tutarında ticari kredi kullandırıldığını, davalının 26.12.2017 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesinde 3.000.000,00 TL tutara kadar müteselsil kefalet verdiğini, kefalet esnasında davalının eş muvafakatinin alındığını, bağıtlanan sözleşmeye aykırı olarak borçluların haksız ve kötüniyetli itiraz ve tutumları nedeniyle müvekkili Bankanın uzun yıllardır alacağına kavuşamadığını, hesap kat ihtarmamesinin davalıya bizzat tebliğ edildiğini, kat ihtarının ardından davalı tarafça borca ya da başkaca bir hususa itirazda bulunulmadığını, hesap kat ihtarnamesi sonrasında sözleşme hükümlerini yerine getirmemesi, kredi borçlarını ödememesi nedeniyle kefil aleyhine ... Sayılı dosyası ile başlatılan takipte toplam 1.675.248,55 TL üzerinden icra takibi başlatıldığını, ödeme emrini tebellüğ eden davalının borca, yetkiye, faize ve fer'ilerine haksız şekilde itiraz ettiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla borçlu kefilin dava tirihi itibariyle sorumlu olduğu kredilerden kaynaklı borcunun dava tarihi itibariyle toplam 69.291,28 TL olduğunu, yetki itirazında bulunulmuş olmakla birlikte icra takibinde yetkili yerin...olduğunu, talep edilen alacağın borçlunun ve davalı kefilin imzalamış olduğu sözleşme hükümlerine dayandığını, kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesinin yasada belirlenen bütün şartları taşıdığını, dava şartı olarak arabuluculuk müessesine başvuruda bulunulmasına karşın anlaşma sağlanamadığını, belirterek; davanın kabulü ile davalının... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, dava tarihi itibariyle davalının sorumlu olduğu toplam 69.291,28 TL tutardan iptali ile takibin takip talebinde yazılı şartlarla devamına, davalının kötü niyetle itiraz etmesi nedeniyle alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı...isimli şirketin işçisi olup mezkur şirketin yönetiminde yer almadığı gibi şirkette hissesinin de bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin tacir sıfatına haiz bulunmadığını, müvekkilinin çalıştığı şirketin isteği ve hatta zorlaması ile davacı yan ile imzalanan 26.12.2017 tarihli ve 113 nolu 3.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesine 3.300.000,00 TL üzerinden müteselsil kefil olduğunu, huzurdaki dosyanın konusu olan 22.04.2019 tarihli 1.750.000,00 TL tutarlı ...'ye de müteselsil kefil olarak imza atmadığını, davacı tarafın müvekkilinin kefil olduğu 26.12.2017 tarihli...'yi yapılandırmak yerine 22.04.2019 tarihli yeni...'ler tahtında müvekkilinin kefil olduğu ... kapsamındaki kredi hesabını kapattığını ve sonlandırdığını, dolayısıyla müvekkilinin sonraki tarihli... de kefil olmadığından dava konusu borçtan sorumluluğunun bulunmadığını, başlatılan takibin haksız olduğunu, takibe konu alacağın likit olmadığı, yargılamayı gerektirdiğinden davacı yanın inkar tazminatı talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın davaya konu takip başlatmakta kötü niyetli olması nedeniyle takibin iptaline ve ödeme emrinde yer alan alacağın% 40'ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek; öncelikle yetki ve eksik harcın tamamlatılmasına dair itirazların kabulüne, esasa girildiği takdirde davanın reddine, kötü niyetli davacı yana takip esas değeri olan 1.675.248,55 TL üzerinden % 40 kötü niyet tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, davacı Banka tarafından kredi sözleşmesi dayanak gösterilerek başlatılan takipte davalı kefilin takip dosyasına yönelik itirazının iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. ...sayılı takip dosyasının celbi sağlanmış Uyap üzerinden gönderilen takip dosyası Mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Takip dosyasının incelenmesinde; davacı Banka tarafından kredi sözleşmesi dayanak gösterilerek davalı ve diğer borçlular aleyhine takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. Davacı Bankaya müzekkere yazılarak dava konusu kredi sözleşmesi ve eklerinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
Dosyanın konusunda uzman bankacı bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmalarını karşılar, mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktaları ile sınırlı olmak üzere davacı alacağının tespitinin istenilmesine, karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; Davacı Banka ile dava dışı ...arasında; 18.01.2017 tarihinde 100.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş, sözleşme limiti 24.05.2017 tarihinde 400.000,00 TL artırımla 500.000,00 TL'ye yükseltildiğini, sözleşmede dava dışı....ın 550.000,00 TL limitle müteselsil kefaleti mevcut olup bu sözleşmede davalı ...'nin kefaleti bulunduğunu, 26.12.2017 tarihinde 3.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş, bu sözleşmeye davalı... ve dava dışı ...n 3.300.000,00 TL limitle alındığını, kefalet sözleşmesi; kefalet tarihi, kefalet limiti ve kefaletin müteselsil olduğu hususu kefillerin el yazısı ile yazılmak suretiyle Borçlar Kanunu hükümlerine uygun olarak tesis edildiği, davalı kefil ...'nin kefaletine ilişkin olarak eş muvafakatinin alındığı, 22.04.2019 tarihinde 1.750.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş, sözleşmeye dava dışı ...'ın 1.950.000,00 TL limitle müteselsil kefaletleri ...'nin kefaleti bulunmadığı, 20.11.2017 tarihli 190.000,00 TL tutarındaki kredi 18.01.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılmış olup bu sözleşmede davalı...nin kefaletinin bulunmadığı, 12.06.2018 tarihli 100.000,00 TL tutarındaki kredi ise davalının kefaletinin bulunduğu 26.12.2017 tarihli sözleşmeye istinaden kullandırıldığının belirlendiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin “kefalet” ilişkisini düzenleyen 9. Maddesinin (f) fıkrasında; “Kefil, kefiller işbu sözleşme aynı müşteri için düzenlenmiş önceki sözleşme/sözleşmelere ek yapıldığı takdirde önceki sözleşme ile kullandırılan krediden doğmuş ve halen devam eden ve doğacak her türlü borçtan da sorumlu olduklarını kabul ve taahhüt ederler.” hükmüne yer verildiği diğer yandan, 12.06.2018 tarihli 100.000,00 TL tutarlı kredi borcu davalının kefaletine haiz 26.12.2017 tarihli sözleşmeye istinaden kullandırılmış olup davalı tarafından bu kredi borcuna karşılık olarak herhangi bir ödeme yapılmadığı, kalan kredi borcu 23.10.2020 tarihinde açılan yeni bir kredi ile kapatılmış olmasına karşın bu yeni kredi önceki borçların yapılandırılması amacıyla kullandırıldığı, dolayısıyla, davalının kefaleti bulunan sözleşmeye istinaden kullandırılmış olan krediden kalan 10.107,63 TL Bankaca yeni vade ve faiz oranı ile kullandırılmış olan kredi ile kapatılmış olup, davalı tarafça kefaleten sorumlu olduğu bu tutara karşılık olarak fiili bir ödeme yapılmadığı için bu krediden davalının kefaleten sorumluluğunun devam ettiği, Mahkemenin takdirinin sözleşmenin 9. Maddesi f fikrası gereğince davalının kefaletinin bulanmadığı önceki sözleşmeden kaynaklı borçtan sorumlu tutulması gerektiği yönünde oluşması durumunda, davalının dava tarihi itbariyle sorumlu olacağı tutar; toplam 69.291,28 TL olarak hesaplandığı, aksi halde sözleşmenin 9/f maddesinin dava konusu olaya uygulanamayacağını, dolayısıyla davalının kefaletinin bulunmadığı sözleşmeden kaynaklı borçtan sorumlu tutulamayacağına kanaat getirilmesi halinde davalının dava tarihi itibariyle sorumlu olacağı tutar;13.752,12 TL olarak saptanmış olup görüş ve kanaatlerde bulunulmuştur. Borcun yenilenmesi dar anlamda borcu sona erdiren nedenlerden biri olup, bir borcun yerine yenisinin geçmesi suretiyle eski borcun sona erdirilmesi sonucunu doğurur. Borcun yenilenmesi alacaklı veya borçlu arasında yapılacak bir yenileme sözleşmesi ile gerçekleşir. Yenilemenin varlığını kabul için öncelikle eski bir borç olmalı, yeni borç onun yerine geçmeli ve taraflar yenileme iradesine sahip olmalıdır. 6098 sayılı TBK'nun 133. maddesinde borcun yenilenmesi hüküm altına alınmıştır. Buna göre "Yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi, ancak tarafların bu yöndeki açık iradesiyle olur. Özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılamaz." Kredi sözleşmesi ...ile akdedildiğinden davalının İcra Dairesinin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık davacı Banka ile dava dışı Tanı Medikal arasında akdedilen kredi sözleşmesinde davalının kefil sıfatıyla sorumlu olduğu iddiası ile başlatılan takipte davalının yaptığı itirazın yerinde olup olmadığı, dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir. Dava dışı asıl borçlu ile akdedilen 26/12/2017 tarihli sözleşmede ve sözleşmeye istinaden 12/06/2018 tarihli krediye ilişkin davalının kefaletinin bulunduğu, sözleşme konusu borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve davacı banka arasında 23/10/2020 tarihinde yeni bir borç yapılandırması yapıldığı, davalının kefaletinin bulunduğu sözleşme konusu borcun akdedilen yeni kredi sözleşmesi ile kapatıldığı bu bakımdan takip ve dava konusu borç için tarafların anlaşması ile borç yenileme sözleşmesi akdedildiği görülmüştür. Bu durumda, davalının kefaleti bulunan genel kredi sözleşmesindeki borç sona ermiş, yeni borç için kefaleti alınmadığından davalı kefil olarak sorumlu olmadığından davanın reddine (benzer ....Karar sayılı ilamı), davacı bankanın kötüniyeti ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 99,20-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 11.087,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, - Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde ve taraflar hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle ... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde...Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/02/2023
Katip... e-imza
Hakim ... e-imza