İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/272 E. 2026/207 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/272
- Karar No
- 2026/207
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/272 Esas KARAR NO :2026/207
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:20/09/2017 KARAR TARİHİ:12/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından davalının nakliye işlerinin yapıldığını, nakliyenin tamamlanmış olduğu halde davalının 8.204,00-TL bakiye navlun alacağını ödemediğini, alacağın tahsili amaçlı olarak davacı tarafından aleyhinde ... Müdürlüğü'nün 2017/... E. Sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, dava konusu bedelin faturaya bağlı belirli ve likit olduğunu, icra inkar tazminatı isteme hakkının oluştuğunu belirterek, fazlaya ililkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla ile davanın kabulünü, haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... E. Sayılı icra takibinin 8.204,00-TL'ye takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9,75 ve değişen oranlarda avans faizi ile birlikte devamını, davalının %20'den aşağı olamamk üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kendi muhasebe kayıtlarında olması gereken davalının kestiği 6.386,64-TL ve 1.367,28-TL tutarındaki faturalara icra dosyasına ibraz ettiği ekstrelerinde yer vermeyerek kur farkı da tahakkuk ettirmek suretiyle davalı aleyhine yapmış olduğu icra takibinin haksız olduğunu, davacının üstlendiği taşıma hizmetine konu malları sorumsuzca davranıp ikazlarına rağmen alıcısına çok geç teslim ettiğini, siparişi iptal edilen ... Tekstil San. Ve Tic. A.Ş'nin bu sebeple davalıya kestiği 10/09/2016 tarih ve ... sayılı 6.620,00-TL tutarlı ve 10/09/2016 tarih ve ... sayılı 1.324,00-TL tutarlı faturalardan kaynaklandığını, davalının davacıya borcunun olmadığını, aleyhine yapılan icra takibin haksız olduğunu, davalı aleyhine kötü niyetle icra takibine geçmiş olan davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini belirtere toplanacak deliller, yapılacak bilirkişi incelemesiyle .... İcra Müdürlüğü nezdinde 2017/... E. Sayılı dosya ile davalı aleyhine yapılan icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, takibin kötü niyetle yapıldığının sabit olacağını davanın reddini, davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; taşıma hizmetinden kaynaklı alacak istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizden verilen 12/07/2019 tarih ve 2017/... Esas 2019/... sayılı kararı ile; "1-Davanın KABULÜ ile, .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 8.204,00-TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptali ile takibin 8.204,00-TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2- Alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde davanın kabulüne karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine dosya istinafa gönderilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2019/2061 Esas 2022/417 Karar sayılı 17/03/2022 tarihli ilamıyla; "....davalı tarafından ... tarafından düzenlenen zarar faturalarının cari hesaba alınarak alacaklarından mahsup edildiği ,bu faturalar kadar taşıtan davalının zarara uğradığı,zarar savunmasını ileri sürmek için ayrı bir dava açmasına gerek bulunmadığı , öncelikle 23.08.2016 yükleme tarihli yükün taşımanın başladığı tarih ve teslim tarihinin belirlenmesi için davacı fiili taşıyıcıya CMR taşıma senedi vb. gibi belgelerin sunulması için süre verilmesi taşıma evrakları sunulduktan sonra alınacak ek rapor ile her iki fatura yönünden yapılacak inceleme sonucu oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmediği anlaşılmakla davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına,.." dair karar verilerek mahkememiz kararı kaldırılmış, mahkememizin 2022/272 sayılı esasına kaydı yapılmıştır. Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyasının celp edildiği, işbu icra dosyasında; davacı tarafından davalı aleyhine 8.411,61-TL asıl alacak takip tarihinden itibaren (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) asıl alacağa işleyecek yıllık %9,9.75 (avans)faiz ile birlikte tahsili talebinde bulunduğu, davalı takip borçlusunun borca ve borcun ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. Taraflara 6.329,09-TL bedelli faturaya ilişkin CMR belgesini ve ilgili taşımanın başladığı tarih ve teslim tarihinin tespitine elverişli eksik delillerini sunmak üzere mahkememizce 1 aylık kesin süre verilmiş, ancak taraf vekillerince dosyaya sunulmadığı, mahkememizce alınan 05/01/2023 tarihli bilirkişi raporundan sonra 01/03/2023 tarihli celsesinde davalı tarafa dava konusu olan 6.329,09-TL bedeli faturaya konu taşımaya yönelik savunmasını somutlaştırmak, sipariş iptalini izah etmek üzere açıklama yapmak üzere 2 haftalık süre verildiği, süresi içerisinde davalı tarafça ... Tekstil Sanayi Ve Ticaret A.Ş’ye müzekkere yazılmasının talep edildiği, mahkememizce dava dışı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye müzekkere yazıldığı, cevabının geldiği, mahkememizce ara karar tesis edilerek taraflara müzekkere cevabının tebliğ edildiği ve beyan için süre verildiği süresi içerisinde davacı tarafça beyanda bulunulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkememizce ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş AŞ'ye yeniden müzekkere yazıldığı, cevabının geldiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 05/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1-Davacının fiili taşımasında, 23.08.2016 tarihli başlayan taşımada gecikmenin sabit olması halinde, bu taşıma sebebi ile davalının müşterisi ... zararı için 6.836,64 TL tazminata katlandığı ve bunu davacıya yansıttığı, ancak bu taşımada taşıma bedeli 6.329,09 TL olmakla, bu miktardan fazla zarar yansıtma yapılamayacağı, 2-E-posta yazışmalarında 12.09.2016 tarihinde henüz taşımanın tamamlanmadığı gözetildiğinde gecikme zararından davacının sorumlu tutulabileceğinin değerlendirildiği, dosyada taşıma ve sevk evrakı ile yük tesliminin teyit edilemediği, ancak zayi iddiası da bulunmadığı, bu nedenle davacının bir navlunla sınırlı gecikme sorumluluğundan söz edilebileceği, 3-31.08.2016 taşımada ise gecikme sabit olmadığı, makul sürede taşımanın tamamlandığı gözetilerek, davalının müşterisi ... tarafından yansıtılan zararın davacıya yansıtamayacağının değerlendirildiği, 4-Sonuç olarak davacının bakiye 1.874,91 TL alacaklı olduğunun değerlendirildiği,..." şeklinde mütalaada bulundukları görülmüştür. Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 17/07/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "..Sayın mahkemeye 05.01.2023 tarihli sunulan heyet raporumuzun İstanbul BAM kararı gözetilerek yapılan ek inceleme ve değerlendirme sonuçlarına göre yerinde olduğu, zira BAM kararında davalının katlandığı zararın ve bunun bildirilmiş olmasının takas ve mahsup için yeterli görüldüğü, Yapılan ek inceleme ve değerlendirmede, davalının müşterisi ... firmasına ödediği tazminatlar bakımından; ... firmasının taşımalarda gecikme kaynaklı müşteri kaybı, sipariş iptali gibi iddia konusu olayları ortaya koyması gerektiği, aksi takdirde davalının katlandığı tazminatların gecikme kaynaklı zararlar için olduğunun tam olarak söylenemeyeceği, Davalı yana verilen süre içinde sunulan dilekçesinde de ... firmasına müzekkere yazılması veya ... zararının ispatı için gerekli araştırmanın yapılmasının yüce mahkemenin takdirine arz edildiği; bu durumda gecikme zararının gerçekten ... tarafından katlanılan zarar olduğunun araştırılması gerekip gerekmediği noktasında takdirin yüce mahkemeye ait olduğu, Sair hususlarda ve BAM kararın gözetilerek, zararın taşıma sürecinde gecikme kaynaklı ... tarafından uğranılan zarar olduğu varsayımında, 05.01.2023 tarihli raporumuz değerlendirme ve kanaatlerimizin devam ettiği,.. " şeklinde mütalaada bulunulmuştur. Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 31/12/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "Dava dışı ... firmasına yazılan müzekkere 25.10.2024 tarihli olup, dosyada henzü cevabı yer almadığı, ... şirketinin BS bildiriminde eğer bu iki yansıtma faturası var, yine ... şirketinin de BA bildiriminde bu faturalar var ise takas mahsup hakkının yerinde olacağı, Nihai noktada, ... firması müzekkere cevabında her ne kadar gecikme zararı ve sipariş iptali olmadığını bildirmiş ise de; dosyada yüce mahkeme 25.10.2024 tarihli MÜZEKKERE EKİNDE YER ALAN FATURALARIN açıklanması gerektiği, Eğer ... - asıl yük ilgilisi sıfatı ile davalıya gecikme zararı yansıtmamış ise, davalının da davacı yana yansıtma yapamayacağı, buna karşın davalı gecikme zararına katlanmış ise, davacıya takas mahsup ileri sürebileceği şeklinde önceki rapor sonuçlarının devam ettiği,.. "şeklinde mütalaada bulunulmuştur. Sonrasında dosya mali bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 27/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "..Dava dışı ... tekstil tarafından ibraz edilen davalı ... defteri kebir özeti/ muavin kayıtlarının tetkikinde, davalı vekilinin beyanında bahsi geçen ve mahsup talebinde bulunulan, ...'un alıcısına çok geç teslim etmiş olması neticesinde siparişi iptal edilen ... Tekstil San. Ve Tic. A.Ş. 'nin bu sebeple firmalarına kestiği beyan edilen, 10.09.2016 tarih ve ... sayılı 2.000 Euro karşılığı 6.620,00 TL tutarlı ve 10.09.2016 tarih ve ... seri nolu, 400 Euro karşılığı, 1.324,00 TL tutarlı faturaların davalı hesabına borç kaydedilmiş olduğu ve 10.09.2016 tarihi itibarıyla davalının alacağından mahsup edildiği, Dolaysıyla davalı şirket tarafından tanzim edilen navlun faturalarına istinaden dava dışı ...'un davalı adına aşağıdaki 2.400 Euro karşılığı 7.944,00 TL.'lik “iade” faturaları tanzim ederek davalı alacağından mahsup edildiği, Kök ve ek raporlarda da belirtildiği üzere; Mezkur faturaların herhangi bir geç teslim veya buna bağlı olarak ortaya çıkan zararlara ilişkin olarak kesilip kesilmediği bilgisi tam olarak bilinmediği, fatura içeriğinde “navlun” bedelini ihtiva eden faturalara değinilerek iade faturası tanzim edildiği, zarara ilişkin herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, Dava dışı ... tarafından ibraz edilen dava dışı malın alıcısı ... firmasına ait 2016 ve 2017 yılı defteri kebir özeti/ muavin kayıtlarının tetkikinde; malın alıcısı adına tanzim edilen, davaya konu taşıma nedeniyle 26.08.2016 tarih 252347- 48 seri nolu toplam 128.658,60 Euro karşılığı 423.415,44 TL. ve 23.08.2016 tarih, ... seri nolu 92.941,89 Euro karşılığı 307.080,01 TL. bedelli iki adet “Kumaş” içerikli fatura tanzim edildiği ve bu fatura bedellerinin ilgili hesaba borç kaydedildiği, söz konusu faturaların banka yoluyla yapılan kısmı tahsilatlar ile tahsil edilmiş olduğu, malın alıcısının hesabında 2.400 Euro zarara ilişkin herhangi bir mahsup kaydının yer almadığı, 05.01.2023 tarihli ek bilirkişi rapor ile, tarafların mail yazışmalarının bilirkişi heyetimizde yer alan taşıma uzmanı tarafından değerlendirildiği,.." şeklinde mütalaada bulunulmuştur. Huzurdaki davada taraflar arasında lojistik hizmetleri yürütülmesine ilişkin ticari ilişki mevcut olup; davacı, davalının üstlendiği taşımalarda fiilen taşıma hizmeti vermiştir. Davacı tarafça düzenlenen navlun bedeli açıklamalı faturalardan bakiye 8.411,61-TL asıl alacağını takibe bu alacağın 8.204,00-TL'sinin ise eldeki itirazın iptaline konu edildiği görülmüştür. Mahkememizce 2017/... esas, 2019/... Karar sayılı ilamı ile kararın kaldırılması akabinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2019/2061 Esas, 2022/417 Karar sayılı ilamında belirtilen eksik incelemeye ilişkin hususların tamamlanması için mahkememizce CMR belgesi ve ilgili taşımanın başladığı tarih ve teslim tarihine ilişkin eksik evraklar getirilmişi davalının mahsup talebi kapsamında ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye müzekkere yazılmış, gerek tarafların gerekse dava dışı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin defter ve kayıtlarının incelenmesi için bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor tanzim ettirilmiştir. Taraflar arasında taşıma ilişkisinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamakla birlikte davalı tarafça taşımanın gecikmeli olarak gerçekleştirilmesi nedeni ile dava dışı ... tarafından kendisine zarar yansıtıldığı, bu zararın taşıma işini fiilen gerçekleştiren davacı şirkete yansıtılması nedeniyle borcunun bulunmadığını ileri sürdüğü görülmüştür. İstinaf ilamında da belirtilen mahsup talebine ilişkin savunma kapsamında mahkememizce ... şirketinin kayıtlarının incelenmesinde davalıya, dava konusu taşıma işine ilişkin olarak doğmuş bir zararın varlığı bu zararın davalıya yansıtıldığına, mahsup edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı yahut ... şirketinin zarar nedeniyle davalıdan tahsil edilen bir bedele dair muhasebe kaydının bulunmadığı bu kapsamda davalının davacıya yansıtabileceği bir zarar kaleminin bulunmadığı alınan bilirkişi raporlarıyla anlaşılmıştır. Davalı ile dava dışı şirket arasında düzenlenen faturalardan davaya konu taşıma nedeniyle yaşanan gecikmeden kaynaklı ileri sürülen zarara ilişkin olduğu hususunun açıkça ortaya konulamadığı, mahsup talebi ileri süren davalının ispat yükünün kendi üzerinde olduğu ancak dosya kapsamında incelenen kayıtlar ile bu hususun ispatlanamadığı, taraf defter ve kayıtlarına göre davacının dava konusu ettiği faturalardan kaynaklı davalıdan alacaklı olduğu, mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetince hazırlanan ilk raporların varsayıma dayalı olarak oluşturulması üzerine mahkememizce bilirkişiye dava dışı ... şirketinin kayıtlarının incelemesine yönelik görevlendirme yapılarak eksik incelemenin tamamlandığı ve alınan tüm raporların kül halinde değerlendirilmesinde raporlar arasında çelişki bulunmadığı, nihayetinde alınan raporlarla davalının mahsup talebine ilişkin zararının varlığını ispatlayamadığı anlaşılmıştır. CMR’nin 23.5 maddesindeki; “Gecikme halinde hak sahibi zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlarsa taşımacı bu zarar ve ziyan için taşıma ücretini geçmemek üzere tazminat öder.” düzenlemesi gereğince gecikme durumunda yalnızca gecikmeden kaynaklanan malvarlığı zararları kanıtlandığı oranda (bu konudaki istisna maddeleri olan 26 ve 29. maddedeki sebepler gerçekleşmediği takdirde) taşıyıcı taşıma ücretini geçmemek üzere bir tazminat ödemek durumundadır. Tespit edilen taşıma ücreti ise gecikme zararlarındaki üst sınırı gecikmenin gerçekleşmesi ile kendiliğinden ödenir hale gelmemekte olup, tazminat isteminde bulunan tarafın aynı zamanda gecikme nedeniyle uğradığı zararın varlığını kanıtlamak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla CMR hükümlerine tabi taşımada geç teslim de olsa kural olarak taşıyıcı taşıma bedelini talep edebilecektir. Davalının geç teslimat savunmasına dayalı iade faturaları nedeni ile navlun ücretini ödemekten imtina ettiği gecikme nedeniyle oluşan zararının varlığını ve miktarını ispatlayamadığı görüldüğünden icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. İcra inkar tazminatı talebi bakımından ise davalının mahsup savunmaları iddiasının incelendiği ancak zararın ispatlanamaması nedeniyle mahsup talebinin kabul edilmediği anlaşılmakla alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, talep fatura alacağına ilişkin olsa da mahsup talebi karşısında alacağın likid olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varıldığı bu nedenle İİK 67/2. Maddesi koşulları oluşmadığı görüldüğünden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, .... İcra Dairesi'nin 2017/... Esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 8.204,00-TL alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptali ile takibin 8.204,00-TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak sureti ile takibin diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiği İİK 67/2. Maddesinde belirtilen koşulların oluşmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 98,05 TL harcın düşümü sonucu kalan 633,95 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, - mahkememizin 2017/... Esas 2019/... Karar sayılı ilamında tahsilde tekerrür olmamak üzere- 4-Davacı tarafça yapılan 6.436,55 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, - mahkememizin 2017/... Esas 2019/... Karar sayılı ilamında tahsilde tekerrür olmamak üzere- 5-Davalı tarafça yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 6- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 8.204,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, - mahkememizin 2017/... Esas 2019/... Karar sayılı ilamında tahsilde tekerrür olmamak üzere- 7- Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, 8- Davacı tarafça peşin yatırılan 98,05 TL ile 31,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 129,45 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,- mahkememizin 2017/... Esas 2019/... Karar sayılı ilamında tahsilde tekerrür olmamak üzere- Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/03/2026
Katip ... (e-imza)
Hakim ... (e-imza)