İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/209 E. 2025/109 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/209
- Karar No
- 2025/109
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/209 Esas KARAR NO : 2025/109
DAVA : Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 21/12/2017 KARAR TARİHİ : 27/03/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili, müvekkillerinden ...nin diğer müvekkili şirketin kurucusu ve ortağı olduğunu, müvekkili şirketin 1992 yılından bu yana yazılım sektöründe önde gelen lider firmalardan biri olduğunu, davalılardan ...'in 1992-2013 yılları arasında müvekkili şirketin küçük ortağı olduğunu, bu davalının diğer davalıları organize ederek müvekkili şirketten ayrıldığını, dava dışı ... firmasını gizli olarak devraldığını, müvekkillerinin uzun yıllar süren ve ciddi emek harcayarak programladığı, eser sahibi ve mali haklar sahibi olduğu "..." isimli yazılım programını iltibas yaratacak şekilde kaynak kodları, arayüz, tasarım ve iş akışı yönünden aynı olan "..." isimli programı piyasaya sürdüklerini, bunun üzerine Kapatılan ... 2. FSHHM'nin... D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, alınan tespit raporu sonrasında ... 1. FSHHM'nin... (Kapatılan ... 2. FSHHM'nin ... esas) esas sayılı dosyası ile davalılar ve dava dışı ... firmasına tecavüzün men'i maddi ve manevi tazminat talepli dava açtıklarını, bu dosya üzerinden ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ancak davalıların ısrarla tedbir kararına aykırı hareket ettiklerinden, bu defa davalı ... Ltd. Şti. Firmasını kurarak bu firma üzerinden ... isimli programı sattıklarını, fakat dava dışı ... isimli firma üzerinden fatura kestiklerini beyanla; öncelikle "..." adlı yazılım programının üretim ve satışının durdurulması ile ürünün kopyalanmasına yardımcı vasıtaların kullanımının engellenmesine, dosyanın ... 1. FSHHM'nin ...esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, eser ve mali hak sahipliğinden kaynaklanan haklarını ihlal ettiğinden tecavüzün tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 100.000 TL manevi tazminatın 1.000 TL maddi tazminatın ve tecavüz süresince elde edilen kâra karşılık olarak şimdilik 1.000 TL'nin davalılardan tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalılar vekili, davacıların, davayı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na dayandırdıklarını, buna göre çekişmenin konusu olan “...” isimli yazılımın eser olduğunu ve kendilerinin de eser sahibi olduklarını kanıtlamak zorunda olduklarını, davacıların yazılımın eser sayılabilmesi için gerekli ve zorunlu olan sübjektif ve objektif koşulları ortaya koymadıkları gibi, dava dilekçelerinde “...” isimli yazılımın ne içeriği, ne de bu yazılımın eser sahibi olduklarına ilişkin bir beyanda bulunmadıklarını, eser sahipliklerini kanıtlayan bir belge de sunmadıklarını, davacılardan ...’nin dava konusu yazılımın sahibi olduğuna ilişkin bir verinin dosyada bulunmadığını, davacılar eser sahipliğini kanıtlayamadığından davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davalılardan ...Tic. Ltd. Şti.’nin tek ortağının müvekkillerinden ... olduğunun görüldüğünü, dolayısıyla diğer gerçek kişi davalılar– ..., ..., ..., ... ve ...'in bu şirketin ortağı ya da iş göreni olmadıklarını, müvekkilleri yönünden açılan davanın da pasif husumet yokluğu yönünden reddinin gerektiğini, aynı şekilde, ...’in sadece davalı ...Tic. Ltd. Şti’nin ortağının olmasının, ona bu davanın yöneltilmesi için yeterli bir gerekçe olmadığını, davanın pasif husumet eksikliği sebebiyle reddinin gerektiğini, davacıların anılan gerçek kişiler aleyhine davayı yöneltmelerinin tek sebebinin dosyayı ... 1. FSHHM’nin ...E. sayılı dosyası ile birleştirmeye çalışarak dosyanın sürüncemede bırakmak olduğunu, davacıların somut delillerinin bulunmadığını, talep ve sonuçlarının net olmadığını, bu hususun açıklatılması gerektiğini,dava dilekçesinde sürekli olarak ... Ltd. Şti. ile dava konusu olay arasında mevcut olmayan bir bağı var gibi göstermeye çalışıldığını, davanın Zeta şirketi ile bir ilgisi olmadığını bu hususun İstanbul 16. Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin, 11.06.2018 tarihli, ...E. ve ... K. Sayılı bozma kararı ile de tespit edildiğini, dava dilekçesinde huzurdaki dava ile alakası olmayan bir Değişik İş dosyasından alınmış ve “...” ile “...” isimli programlar arasında iltibas olabileceğine ilişkin bir bilirkişi raporundan bahsolunarak; dava dışı ... şirketinin yazılımdan bahsedilmişse de, bu yazılım programı ile huzurdaki dava arasında herhangi bir bağ mevcut olmadığını, davacıların, maddi tazminat istemlerini FSEK md. 68’e dayandırdıklarını şimdilik 1.000.00 TL tazminat istediklerini, oysa bu madde ile tazminat öngörülmediğini, davacıların “varsayımsal bedeli”, yani mutad ya da rayiç bedeli belirtmeleri gerekirken, belirtmediklerini, fahiş ve maddi olguyla bedel isteği arasındaki nedensellik ilişkisinin ortaya koyulmadığını beyanla davalarının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 10/12/2019 tarihli ... E. - ...sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı, sunulan deliller , bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı ... Şti.'ne ait “...” isimli yazılımın uzun zaman önce tamamlanmış, piyasaya sürülmüş ve yıllardır satışta olduğu, başka bir eserin haklarını ihlal ettiği yönünde bir iddianın da bulunmadığı, buradan hareketle yazılımın eser niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği, yazılımın destek aldığı ... kayıtlarında, davacı ..."nin adının yazılımcı kadrosu içerisinde geçmediği, bu nedenle davacı ...'nin idari yönetici niteliğinde bir ortak olduğu ve ... isimli yazılımın eser sahibi olan yazılımcı kadrosu içerisinde olmadığı, ... yazılımının daha önceki kaynak kodları ile davalının sunmuş olduğu ... isimli yazılımın kodları incelendiğinde, ...’ın c# dili ile, ...’in ise Visual Basic.net yazılım diliyle üretilmiş olduğu, syntax(yazma kuralları) ve algoritma yapıları bakımından birbirinden farklı olan bu dillerle yazılan iki yazılımın kaynak kod metinlerinde herhangi bir benzerliğin bulunmadığı, tasarımsal öğelerin FSEK’in koruma kapsamı dışında bıraktığı unsurlardan olduğu (FSEK. md. 2/IV), taraflara ait yazılımların ekranları karşılaştırıldığında, ekranlarda benzerliklerin bulunduğu, ancak bu benzerlikte aynı alanda işlev verilmesi ve yaygın kullanılan yazılımsal uygulamaların da etkili olduğu, buradan hareketle tasarımların birbirinden kopyalanmış olduğunun söylenemeyeceğinin tespit edildiği" gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. HD.'sinin ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiş, İstinaf Kaldırma İlamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur. DELİLLER: Mahkememizce kaldırma ilamı öncesi 22.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda; "...davacının duruşmada ve dilekçelerinde ... isimli programın ...'tan destek aldığını belirttiğini, bu konuda belge sunulmadığını, ancak dosyaya eklenen bilirkişi raporları incelendiğinde ... 1. FSHHM'nin...E sayılı dosyasında bilirkişi raporunun 4. Sayfasında “... 'ın Mahkeme'ye gönderdiği 24.04.2015 tarihli bilgilendirme yazısında ... isimli yazılımın geliştirilmesine yönelik bir proje başvurusunun olmadığı, ...'ın daha önce desteklenen bir başka projesindeki platformun bu yazılımın geliştirme aşamasında kullanılabileceği değerlendirilerek kurumca desteklenmediği belirtilmiştir.” ifadesine yer verildiğini,...davacı tarafın raporun yazımı aşamasında henüz dosyaya kaynak kodları sunmadığını, ancak dilekçelerinde heyetteki bilgisayar mühendisi bilirkişilerin tespitlerini gerçekleştirdiği ... 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş dosyası ile ... 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyasına atıfta bulunduklarını, aslında HMK'ya göre bir delili başka bir dosyada sunulması, huzurdaki dosyada yeniden sunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, her dosyanın birbirinden bağımsız olduğundan, her dosyada iddia sahibi iddiasını destekleyecek delilleri ortaya koyması gerektiğini, her ne kadar dosyamızda kaynak kodlar henüz sunulmamışsa da, Davacı'nın atıfta bulunduğu dosyalardaki delil tespitleri de heyet üyelerince yazıldığından, arşivlerinde bu dosyalardaki kaynak kodlar bulunduğunu ve bu şekilde incelemelerin sürdürülebildiğini... davacı .... Ltd. Şti.'ne ait “...” isimli yazılımın uzun zaman önce tamamlanmış, piyasaya sürülmüş ve yıllardır satışta olduğu, başka bir eserin haklarını ihlal ettiği yönünde bir iddianın da bulunmadığı, buradan hareketle yazılımın eser niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği, yazılımın destek aldığı ... kayıtlarında, davacı ..."nin adının yazılımcı kadrosu içerisinde geçmediği, bu nedenle davacı ...'nin idari yönetici niteliğinde bir ortak olduğu ve ... isimli yazılımın eser sahibi olan yazılımcı kadrosu içerisinde olmadığı, ... yazılımının daha önceki kaynak kodları ile davalının sunmuş olduğu ... isimli yazılımın kodları incelendiğinde, ...’ın c# dili ile, ...’in ise ... yazılım diliyle üretilmiş olduğu, syntax(yazma kuralları) ve algoritma yapıları bakımından birbirinden farklı olan bu dillerle yazılan iki yazılımın kaynak kod metinlerinde herhangi bir benzerliğin bulunmadığı, tasarımsal öğelerin FSEK’in koruma kapsamı dışında bıraktığı unsurlardan olduğu (FSEK. md. 2/IV), taraflara ait yazılımların ekranları karşılaştırıldığında, ekranlarda benzerliklerin bulunduğu, ancak bu benzerlikte aynı alanda işlev verilmesi ve yaygın kullanılan yazılımsal uygulamaların da etkili olduğu, buradan hareketle tasarımların birbirinden kopyalanmış olduğunun söylenemeyeceği..." sonuç ve kanaatinin bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce kaldırma ilamı sonrası alınan 04/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu bilgisayar programının FSEK kapsamında ilim ve edebiyat eseri mahiyetinde olduğu, bilimsel, teknik ve bilişsel gerçekler muvacehesinde, huzurdaki dava konusu olan yazılım örnekleri arasında tesadüfi benzerlik veya esinlenmeyi aşan, birebir kopyalanmış ve sonrasında, yukarıda izah edilmeye çalışıldığı üzere muhtelif niceliklerinde başkalaştırmaya gidilmek veya eklenti/çıkarımlar yapılmak suretiyle aynılıktan küçük oranda uzaklaşmış olabilecekse de esas unsurları yönünden aynı köke ait, aynı düşünsel etkinliğin ve onu tasarlayanının hususiyetinin tezahürü olduğunun; eldeki bulgular ışığında bilirkişilikte kaim kanaat olduğu, yapılan analiz sonucunda benzerliğin ötesinde bire bir aynılıktan dolayı ... projesinde 711 dosya %90 üzeri benzerlik olduğu ve bu surette eserin kopyalanmış olduğu, eserin kopyalanmış olmasının eser sahibinin mali ve manevi haklarını ihlal edeceği, görüş ve kanaat belirtilmiştir. Mahkememizce kaldırma ilamı sonrası alınan 27/02/2025 tarihli ek raporunda, sayın mahkemece verilen ara kararı gereğince, dosya kapsamı yeniden heyetimizce değerlendirilmiş olup, yapılan inceleme sonucunda kök raporumuzdaki tespitlerimizde bir değişiklik olmadığı ve aynı şekilde tekrar olunduğu, her ne kadar BAM kararında “davalı tarafa ait ... isimli yazılım programının kaynak kodları ve ... isimli programın kaynak kodları ile davacı ... yazılım programının karşılaştırılarak, ... yazılımının önceki yazılımdan bağımsız olup olmadığı, davacının yazılımının kaynak kodlarına tecavüz edilip edilmediğinin belirlenmesi” istenmiş ise de; aynı dilde üretilmiş olmaları hasebiyle halihazırda Kök raporumuzda detayları ile irdelenmiş olan ... ve ... adlı yazılımların AYNILIK düzeyinde olduklarının Kök Raporumuzda tespiti olunduğu ve fakat ... ile ... uygulamalarının farklı dillerde yazılmış olmaları nedeniyle metin tabanlı nicel benzerlik kontrolünün yapılamadığı; davacı yanın, iddialarına konu kıldığı aynılığın, kendi yazılımı ve dosyada dijital medya içinde bulunan davalı yazılımı yönünden hangi modül ve satır aralığında olduğuna dair somut bir sunumda bulunmaksızın, yüksek hacimli kod içeren bütün bir yazılım paketi üzerinde anlamsal ve mantıksal yönden karşılaştırma yapılmasının mümkün olmadığı görüş ve kanaati belirtilmiştir. İstinaf kaldırma ilamında belirtilen eksiklikler giderilmiş ve yukarıda özetlenen 27/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, sunulan deliller, İstinaf kaldırma ilamı ve bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı ...Şti.'ne ait “....” isimli yazılımın uzun zaman önce tamamlanmış, piyasaya sürülmüş ve yıllardır satışta olduğu, başka bir eserin haklarını ihlal ettiği yönünde bir iddianın da bulunmadığı, buradan hareketle yazılımın eser niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği, yazılımın destek aldığı ... kayıtlarında, davacı ..."nin adının yazılımcı kadrosu içerisinde geçmediği, bu nedenle davacı ...'nin idari yönetici niteliğinde bir ortak olduğu ve ... isimli yazılımın eser sahibi olan yazılımcı kadrosu içerisinde olmadığı,dava konusu ile şirketler arasındaki organik bağ ve TMK m. 50 kapsamında davalıların husumet itirazının yerinde olmadığı, ... yazılımının daha önceki kaynak kodları ile davalının sunmuş olduğu ... isimli yazılımın kodları incelendiğinde, ...’ın c# dili ile, ...’in ise ... yazılım diliyle üretilmiş olduğu, ...(yazma kuralları) ve algoritma yapıları bakımından birbirinden farklı olan bu dillerle yazılan iki yazılımın kaynak kod metinlerinde herhangi bir benzerliğin bulunmadığı, ... adlı yazılımın ... veya ... adlı yazılıma göreceli olarak kod değerlendirmesinin mümkün olmadığı; zira yazılım destekli intihal taramasının ancak aynı dildeki içerikler üzerinde icrasının anlamlı çıktılar üretebileceğinin teknik anlamda tespit olunduğu, dolayısı ile dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre ... adlı yazılımın ... isimli yazılımın devamı niteliğinde olduğunun tespit olunamadığı, tasarımsal öğelerin FSEK’in koruma kapsamı dışında bıraktığı unsurlardan olduğu (FSEK. md. 2/IV), taraflarca hazırlama ilkesine tabi davada davalı yazılımının davacıya ait ... yazılımından kopyalandığının tespit edilemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere, 1-Davanın tümden REDDİNE, 2-Alınması gerekin 615,40 TL karar harcının, peşin yatırılan 1.741,91 TL'den mahsubu ile kalan 1.126,51 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yapılan 1.679,40 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davalılar yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'sine göre, a)Tespit davası yönünden 40.000 TL vekalet ücretinin, davacılardan alınarak davalılara verilmesine, b)Maddi tazminat yönünden 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, c)Manevi tazminat yönünden 40.000 TL vekalet ücretinin, davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı 27/03/2025
Katip ... ¸
Hakim ... ¸