İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/17 E. 2025/88 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/17
- Karar No
- 2025/88
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/17 KARAR NO : 2025/88
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/01/2022 KARAR TARİHİ : 25/03/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili -----, davalı şirket çalışanı olarak ------güvenlik görevlisi olarak hizmet verdiğini ve şirketin çalışanı iken davalı şirket tarafından fotoğraflarının çekildiğini, Davalı şirket müvekkilin iznini almadan bu görselleri 17/09/2021 tarihinde ---- hesabından ---- linki üzerinden -----konsepti, güçlü mağaza ve marka karmasıyla Türkiye'nin---- açıklaması ile, 1/10/2021 tarihinde ise yine ---- hesabından ---- linki üzerinden-----açıklaması ile paylaştığını, Yine ---- uygulaması/sitesi üzerinden -----başlığı ile müvekkilin fotoğrafı bastırılarak afiş yapıldığını ve tüm bunların müvekkilin bilgisi ve izni dışında yapılmış, müvekkile herhangi bir ücret ödenmemiş olduğunu, Müvekkilin fotoğrafının izinsiz olarak paylaşılması ve kullanılmasının hukuka aykırı olup halihazırda devam ettiğini, davalının reklam, tanıtım ve buna uygun materyaller üzerinde davacı fotoğrafını kullandığı, bu halin FSEK'in 86. m. belirlenen davacıya ait fotoğrafın izni olmadan teşhir ve diğer suretlerde umuma arzı niteliğinde bulunduğu, davacının resminin izinsiz ve ticari amaçla kullanıldığını, fotoğrafının bu şekilde izinsiz olarak temini ve yayınlanmasından dolayı tedirgin, huzursuz olmuş, psikolojisinin bozulduğunu, bu paylaşımlardan ötürü maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü, Bu nedenler ile; Sair sosyal medya uygulamaları ve afişlerde müvekkilin fotoğrafının izinsiz olarak kullanılması sebebiyle hukuka aykırı saldırının tespitine ve önlenmesine/kaldırılmasına, Fazlaya ilişkin her tür talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 500,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tazmin ve tahsiline, karar verilmesi talep edilmiştir.
ISLAH: 11/03/2025 tarihli ıslah dilekçesinde; Islah talebimizin kabulü ile fazlaya ilişkin her tür talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; 500-TL maddi tazminat alacağının 9.500-TL ıslah ile 10.000-TL maddi tazminat alacağının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan müştereken ve müteselsilen tazmin ve tahsiline, 5.000-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tazmin ve tahsiline, Sair sosyal medya uygulamaları ve afişlerde müvekkilin fotoğrafının izinsiz olarak kullanılması sebebiyle hukuka aykırı saldırının tespitine ve önlenmesine/kaldırılmasına, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Kısmi dava niteliği itibariyle bölünebilir talepler için söz konusu olup, manevi tazminat taleplerinin kısmi davaya konu olmadığını, Toplumsal hayata mal olmuş veya bir haberin konusu haline gelmiş bulunanlar hariç herhangi bir şahsın fotoğrafı, karakalem renkli veya yağlı boya portresi; yalnız başınayken veya bir topluluk içinde bulunurken ya da birkaç kişi ile birlikteyken çekilmiş resimleri onun izni olmaksızın teşhir veya diğer bir şekilde umuma arz edilemediğini, kişinin fotoğrafı, resmi ve portresi FSEK kapsamında eser olmasa dahi korunduğunu, burada korunmakta olan fotoğrafın “eser” niteliği olmayıp tasvir olunan kişinin kişilik hakkı olduğunu, FSEK 86 maddesine göre kişinin muvafakati olmadan fotoğraflarının kullanımı ilgili kanun hükmüne aykırılık teşkil ettiğini, Dilekçe ekinde sundukları 16.09.2021 tarihli belgede davacı taraf "Sayın yetkili, Fotoğraf çekimleri sonrasında seçilen fotoğraflarımın ---- yazılı ve basılı promosyon ürünlerinde(katalog, broşür vs.) ve diğer dijital platformlarda (web sitesi,-----gibi kurumlar sosyal medya hesapları)kullanılmasına açık rızam ile onay verdiğimi ve hiçbir hak talep etmediğimi kabul beyan ederim." hususlarını belirterek çekilen fotoğraflarının müvekkili şirkete ait promosyon ürünlerinde- katalog broşür vb.- dijital platformlarda -web sitesi, ----- kullanılmasına açık rıza ve onay vermiş ve işbu onay formunu kendi el yazısı ile imzalamış olduğunu, tır.(Ek 1: Davacıya ait ıslak imzalı 16.09.2021 tarihli izin ve onay formu) Davacı tarafın, hukuka aykırı saldırı olarak nitelendirdiği ve dilekçesi ekine koyduğu fotoğraflarda da görüleceği üzere; davacı tarafın yazılı onayı alınarak profesyonel şekilde çekilen işbu fotoğraflar ---- logosu altında aynen davacı tarafın onay ve izin verdiği şekilde ,----- ve afişlerdeki tanıtımlarda kullanıldığını, tarafın da yer verdiği görsellerdekiler dışında, davacı tarafın yazılı izin verdiği konuların haricinde kullanılmamış olduğunu, dilekçe ekinde yer alan diğer izin formlarında da görüleceği üzere davacı tarafın dilekçesi ekinde yer alan diğer Müvekkil Şirket personellerinden de aynı şekilde yazılı izin alınmış olduğunu, tır. (Ek 2: Müvekkil Şirketin tanıtımda kullandığı fotoğrafların sahibi olan diğer personellerin yazılı izin formları) Fotoğrafların çekim kalitesi, davacı taraf ve diğer Müvekkil şirket personelleri tarafından verilen pozlarda da görüleceği işbu fotoğraf çekiminin profesyonel şekilde Müvekkil Şirket'in tanıtımı için çekildiği, alelade ve gizli şekilde davacı taraf ve diğer müvekkil şirket personellerinin haberi ve izni olmaksızın çekilmediğinin son derece açık bir şekilde görüleceğini, Eğer davacı tarafın da belirttiği gibi davacı tarafın izni olmadan bu fotoğrafların çekilip paylaşılması durumu söz konusu olsaydı, davacı taraf, profesyonel ve tanıtım amaçlı çekildiği çok net bir şekilde bariz olan çekim esnasında bu durumdan şüphelenmesinin gerektiğini, Ayrıca dilekçemiz ekinde mübrez davacı tarafın SGK işten ayrılış bildirgesinde de görüleceği üzere davacı taraf 10.10.2021 tarihinde işten ayrılmış olduğunu, davaya konu fotoğraflar ise 17.09.2021, 01.10.2021 gibi tarihlerde yani davacı taraf işten ayrılmadan önce kullanılmaya başlandığını, işbu tanıtım amaçlı görseller açısından o dönem çalışmakta olduğu müvekkil şirket ile iletişime geçmemesi, herhangi bir itirazda bulunulmaması hususları bile davacı tarafın işbu fotoğrafların Müvekkil Şirket tarafından kullanılmasına yazılı onay verdiğini ve işbu davayı kötü niyetle açtığını kanıtladığını, Dilekçemiz ekinde yer alan Müvekkili Şirket e-mail yazışmalarında görüleceği üzere; Davacı taraf dahil bütün kişilerden dava konusu fotoğrafların kullanılması için onay alınması gerektiği hususu belirtilmiş olup işbu yazışma üzerine davacı dahil bütün personellerden yazılı onay alındığına dair teyit maili atıldığının görüldüğünü, (Ek:4 Davacı taraf dahil bütün personellerden fotoğrafların kullanımına ilişkin muvafakat alındığına dair e-mail yazışmaları) yukarıda ayrıntılı olarak arz ve izah ettiğimiz üzere davacı taraftan açık ve ayrıntılı şekilde izin alındığı açık olduğundan yasal şartları oluşmayan işbu davanın reddi gerektiğini, "O halde mahkemece, dava konusu fotoğraf kullanımının, davacının verdiği izne dayalı olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı ---- yararına bozulması gerekmiştir." (Yargıtay -----. Hukuk Dairesi, 20.10.2015 tarihli ve----- sayılı kararı) Davacı taraf, fotoğraflarının izinsiz olarak paylaşıldığı gerekçesiyle işbu dava kapsamında maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. İşbu taleplerinin kabul edilebilir yanı bulunmadığını, davacı tarafın belirttiğinin aksine dava konusu fotoğraflar davacı tarafın açık ve ayrıntılı yazılı ve ıslak imzalı izni alınarak Müvekkil Şirket tarafından tanıtım amaçlı paylaşıldığını, dava konusu olaydaki iddia edilen eylem FSEK düzenlemesi yanında Türk Borçlar Kanunu'na(TBK) göre haksız fiil teşkil etmesi durumunda tazminat talebine konu olabilecek bir eylem olduğunu, haksız fiil; hukuka aykırı olarak bir kişinin mevcudiyetine veya malvarlığına zarar getiren eylemler olup, Haksız fiilin gündeme gelebilmesi hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağı olmak üzere 4 unsurun aynı anda gerçekleşmesi gerektiğini, davacı tarafın fotoğrafları açık, ayrıntılı ve ıslak imzası ile alınan izni ile paylaşıldığından haksız fiilin işbu belirtilen şartının gerçekleşmediğini, davacı tarafın dava konusu fotoğrafların kullanımına ilişkin açık rızasında, açık ve net şekilde "hiçbir hak talep etmediğimi kabul beyan ederim." hususunu beyan ettiğinden herhangi bir maddi zararı bulunmadığını, Manevi tazminat, ancak kişilik değerleri saldırıya uğrayan kişinin isteyebileceği bir tazminat türü olup Yargıtay kararlarına göre manevi tazminata konu olabilecek kişilik hakları; kişinin yaşamı, sağlığı, vücut bütünlüğü, ruh bütünlüğü ve müdahale edildiğinde kişinin üzüntü veya elem duymasına yol açan diğer fiziki, duygusal ve sosyal kişilik değerleri olduğunu, yukarıda belirtilen manevi tazminat şartlarında da görüleceği üzere manevi tazminat talebi için başlıca gerekli şart olan kişilik haklarına saldırı şartı, davacı tarafın dava konusu fotoğrafların paylaşımına ilişkin yasal olarak açık ve ayrıntılı izni alındığından somut olayda gerçekleşmediğini ve davacı tarafın haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini beyan etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının davalı şirkette güvenlik görevlisi olarak çalıştığı sırada çekilen fotoğrafların şirketin tanıtımı için bilboardlarda ve internet siteleri ile sosyal medya hesaplarında davacının izni alınmadan kullanılıp kullanılmadığı, davacı tarafça davalıya izin verildiğine dair dosyaya sunulan belgedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı, davacının FSEK 86.maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat tutarının ne kadar olduğu noktasında toplandığı anlaşıldı.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davalının ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ----- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin 22/10/2021 olduğu anlaşılmıştır. Taraf tanık beyanları alınmıştır. DAVACI TANIĞI ----- beyanında; " Ben davalı şirkette güvenlik görevlisi olarak yaklaşık 3 ay çalıştım. ----- AVM nin güvenlik hizmeti davalı şirket tarafından yerine getiriliyordu. İşe başladığım tarihi kesin olarak hatırlamıyorum ancak 2020 yılı olması gerekir. Bize reklam amacıyla fotoğraflarımızı çekip afiş bastıracaklarını şirketten söylediler. Ben bunu kabul etmedim. Bu nedenle şirketle bu konuda herhangi bir sözleşme imzalamadım. Ancak davacının kabul edip etmediğini ve buna dair belge imzalayıp imzalamadığını bilmiyorum. Benim fotoğraflarım davalı şirket tarafından kullanılmadı. Ben davalı şirkette 3 ay çalıştıktan sonra ---- AVM nin güvenlik işi başka bir şirket tarafından alınınca o şirkette çalışmaya başladım" şeklinde beyanda bulunduğu, DAVACI TANIĞI --- beyanında; " Ben 2021 yılının Eylül ayından 25 Aralık tarihine kadar davalı şirkette davacı ile birlikte güvenlik görevlisi olarak çalıştım. Davalı şirketin projesi bittiğinde ve yeni bir proje aldıklarında hepimizin fotoğraflarını çektiler. Bize bu fotoğrafların nerede kullanılacağına dair bir bilgi verilmedi. Bu fotoğraflar ile ilgili ben davalı şirketle bir sözleşme imzalamadım. Davacının imzalayıp imzalamadığı konusunda bir bilgim yoktur. Benim fotoğraflarım da çekildi. Ancak herhangi bir yerde yayınlandığını görmedim, davacı iş yerinde çalışırken bu fotoğrafların neden yayınlandığına dair şirket yetkilileri ile bir görüşme yapıp yapmadığı konusunda bilgim yoktur" şeklinde beyanda bulunduğu, DAVALI TANIĞI ----- beyanında; "Ben 13.09.2021 tarihinden itibaren davalı şirkete ait projelerde güvenlik müdürü olarak çalışmaktayım. Davacı da benim personelimdi. Davaya konu proje zaten 13.09.2021 tarihinde davalı şirket tarafından alınmıştı. Personelin kendi rızaları ile ve tanıtımlarda kullanılmak amacıyla fotoğrafları çekildi. Bu hususta kendilerinden muvafakat alınarak imzaları alındı. Davacının da imzası alındı. Davacı çalıştığı sürece bu fotoğrafların yayınlanmaması konusunda bana ya da davalı şirkete herhangi bir talepte bulunmadı. İşten ayrıldıktan sonra bu davayı açmış, Davacı benim yanımda fotoğrafların kullanılmasına ilişkin muvafakatnameyi imzaladı " şeklinde beyanda bulunduğu, DAVALI TANIĞI ---- beyanında; "Ben Mart 2021 tarihinden bu yana operasyon yöneticisi olarak davalı şirkette çalışmaktayım. Davacı da dahil benim ve diğer personellerin tanıtım amacıyla fotoğrafları çekildi. Bu fotoğrafların tanıtımlarda kullanılması için davacı da dahil 5-6 personelin muvafakati alındı. Buna ilişkin belge imzaladılar. Davacı da bu belgeyi bizzat benim yanımda imzaladı " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Adli Tıp Kurumunun 10/08/2023 tarihli raporunda; " İnceleme konusu belgede atılı imza ile ---- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından; söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ---- eli ürünü olmadığı" Adli Tıp Kurumunun 14/02/2024 tarihli raporunda; "İnceleme konusu belgede --- adına atılı imza ile ----- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ----- eli ürünü olmadığı" yönünde görüş bildirilmiştir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; 1-Davacı tarafın güvenlik görevlisi olarak davalı firmada çalışırken kendisinin fotoğraflarının çalışma esnasında çekildiği anlar fotoğraflanmış, verilen pozların habersiz çekilmesinin teknik açıdan mümkün olamayacağı, davacı tarafın bilgisi dahilinde fotoğraf pozlarının çekilmiş olabileceği, davacının talepte bulunduğu fotoğrafların yayını hakkında herhangi bir muvafakatname vermediği, iş yerinde çalışırken çekilen fotoğraflarını davalı firmanın sosyal medya hesaplarında ve afişlerde kullanıldığı, davalı şirketin bu fotoğrafları tanıtım amaçlı kullandığını, 2021 yılında yapılan tespit itibari ile yapılan işin içerisinde bir figür olarak işin tanıtımı yapıldığı, tanınmış bir kişi olmaması ve ve bu işi profesyonelce yapan model oyuncu olmadığı, çalıştığı işyerinin tanıtımının belirtilmesinde iş yeri durumu ve konumu gereği varsa üniforması veya alet edevatıyla beraber çekimi yapılan fotoğraflar için belirlenen bir fiyat olmamakla beraber işverenin takdiri ile işyeri içersinde bir kutlama veya ufak bir ödeme olarak alacağı hizmet bedelinin 10.000-TL bedel üzerinde anlaşabilecekleri, 2-Dava konusu olayda davalının davacının izni ve onayını almaksızın fotoğrafını çekerek reklam materyali üretmiş ve bunu gerek basılı evraklarda ve internet üzerinde yayınlamış olduğu, bu suretle FSEK 86 ve BK 49. Maddesine aykırı davranmak suretiyle davalının eyleminin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu, 3-Sayın Mahkemece, FSEK 86 ve BK 49. Maddesine, aykırılığın yani kişilik haklarına saldırı oluşturduğu yönünde kanaat oluşması halinde; davacının 10.000- TL maddi tazminat talep edebileceği, 4-Manevi tazminatın tayini ve miktarının tespiti hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu," yönünde görüş bildirilmiştir. UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: FSEK 86. MADDESİ VE TBK'nın 49 vd. Maddeleri GEREKÇE: Dava, Davacı tarafın fotoğrafının izinsiz kullanılmasından kaynaklı kişilik haklarına saldırının tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat davasıdır. 5846 Sayılı FSEK. Nın 86. Maddesinde “Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen ölmüşse 19'uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arzedilemez.” Borçlar Kanunu'nda Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkilerinde sorumluluğun düzenlendiği 49. Maddesinde “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Hükmü düzenlenmiştir. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda; davacı tarafın güvenlik görevlisi olarak davalı firmada çalışırken kendisinin fotoğraflarının çalışma esnasında çekildiği anlar fotoğraflandığı, bu çekilen fotoğrafların davalı tarafça afiş ve tanıtımlarda kullanıldığı, bu kullanımların ---- ve ----- isimli sosyal medya sitelerinde davalı tarafça tanıtım için paylaşıldığı sabittir. Bu tespit karşısında davalı taraf davacı tarafın yazılı rızası ile tanıtım ve paylaşımların yapıldığını beyan etmiş, bu hususta 19.09.2021 tarihli muvafakat namenin bulunduğunu beyan etmiştir. Davacı taraf bu beyanname altındaki imzanın tarafına ait olmadığını beyan ederek imza inkarında bulunmuştur. Bu inkar sonrasında mahkememizce davacı tarafın belgenin imza tarihi öncesine ilişkin imza örnekleri celp edilerek belge altındaki imzanın davacı tarafa aidiyetine dair Adli Tıp Kurumu Başkanlığından rapor alınmış, alınan raporda 19.09.2021 tarihli belge altıdaki imzanın davacı eli ürünü olmadığı rapor edilmiş, bu rapor karşısında davalı tarafın davacının muvafakati alındığı yönündeki iddiaların ispatlanamadığı kabul edilmiş ve muvafakatin geçerli olmadığı kabul edilmiştir. Bu tespitten sonra davacı tarafın davalı firmada çalışırken çalışma esnasında çekilen ve az yukarıda belirtilen tanıtım ve sosyal medya hesaplarında kullanılması eyleminin, davacı tarafın rızası dışında eser mahiyetinde olmayan resmin kullanılması kapsamında FSEK 86. Maddesinde belirtilen haksız eylem mahiyetinde olduğu, bu eylemin davacı tarafın kişilik haklarını ihlal ettiği, kişilik hakları zarar uğrayan tarafın tazminat talep hakkı bulunuğu kabul edilmiş ve sektör bilirkişileri tarafından izni olmaksızın çekilen fotoğrafın kullanılması eylemi dolayısıyla davacı tarafın 10.000,00--TL maddi tazminat talebinde bulunabileceği kanaatine varılmış ve bu miktar yönünden maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yine davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın oluşan maddi zararları yanında TBK'nın 58. Maddesi gereği davacı tarafın manevi tazminat talep etme hakkı bulunduğu kabul edilmiş, eylemin yoğunluğu, paylaşım sıklığı, görüntülenme, hitap ettiği kitle ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak 5.000,00-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun ve davacı tarafın manevi zararını giderir mahiyette olduğu kabul edilerek davanın ıslah talebi de nazara alınarak kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KABULÜ İLE, 1-Davacının fotoğrafının izinsiz olarak kullanılması dolayısıyla FSEK 86. Ve TBK'nın 49. Maddesi gereği kişilik haklarına saldırının oluştuğunun tespiti ile, saldırının önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 2-10.000,00-TL maddi tazminat alacağının 17.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 3-5.000,00-TL Manevi tazminat alacağının 17.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Alınması gereken 1.024,65 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan toplam 256,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 768,42 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 256,23 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden " maddi tazminat davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinde " manevi tazminat davası yönünden" Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 92,20 TL ilk dava masrafı, 557,00 TL tebligat ve müzekkere masrafları, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 8.025,00 TL Adli Tıp gideri olmak üzere toplam 20.674,20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 10-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.