İlk Derece Mahkemesi · Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/115 E. 2023/198 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2022/115
- Karar No
- 2023/198
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/115 Esas - 2023/198 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/115 KARAR NO : 2023/198 HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... Mersis No: ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... Mersis No:... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... Mersis No: ... ... VEKİLİ : Av. ... ... DAVALI : 3- ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali DAVA TARİHİ : 02/04/2022 KARAR TARİHİ : 28/11/2023 KARAR YAZIM TARİHİ :11/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkilinin “...” markasını 2014 yılından beri fiilen kullanmakta olduğunu, ... sayısı ile bu ibareyi içerir şekilde gerçekleştirdiği başvurunun davalılarca ileri sürülen itirazlar sonucunda reddedildiğini, müvekkilinin “...” esas unsurlu markası ile davalılara ait “...” ve “...” ibareli markaların benzer olmadıklarını, taraf markalarının görsel olarak farklı olduklarını, bütünsel algılarının benzer olmadığını, davalı ... A.Ş. firmasının markasını kullandığı sektörün tamamen farklı olduğunu, “...” kelimesinin ise kimsenin tekeline bırakılması mümkün olmayan bir sözcük olduğunu, bu ibarenin ... ŞİRKETİ kısaltması olduğunu, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığını, taraf markalarının esas unsurlarının zayıf karakterli olduklarını, bu nedenle benzer kullanımlara katlanmaları gerektiğini, davalı yanın müvekkilin kullanımlarını bildiği halde sessiz kaldığını iddia ederek ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket (...) vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilinin 1999 yılından beri faaliyet gösteren bir firma olduğunu, “...” ibaresi içerir çok sayıda tescilinin bulunduğunu, taraf markaları arasındaki tek farkın dava konusu markanın sonunda yer alan “N” harfi olduğunu, bu nedenle markaların son derece benzer olduklarını, bu işaretlerin aynı ya da benzer mal ve hizmetlerde tescili halinde tüketiciler nezdinde yanılgı yaratacaklarını, müvekkilinin markasını tüm ticari faaliyetlerinde aktif olarak kullandığını, dava konusu markanın ticaret hayatında görülmesi halinde, müvekkili markaları ile ilişkilendirilebilecek olduğunu, davacı yanın taraf markalarının kimsenin tekeline bırakılamaz işaretler olduğu yönündeki iddiasının anlaşılmasının dahi mümkün olmadığını, davacının sessiz kalmak suretiyle hak kaybı iddialarının kabul edilemez olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket (...) vekili cevap dilekçesiyle, müvekkilinin ... profil sektöründe faaliyet gösterdiğini, taraf markalarının “n” ve “ş” harfleri dışında birebir aynı olduklarını, Kurum tarafından verilen kararın isabetli olduğunu, müvekkili markasının 37 yıldır ilgili sektörde faaliyet gösterdiğini ve markasını tanınır hale getirdiğini, müvekkili adına ... sayılı markaların tescilli olduğunu, dava konusu “...” ibaresinin müvekkili şirket adına tescilli markaların esas unsuru olan ve özellikle ayırt edicilik vasfını ortaya çıkaran "..." ibaresi ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek derecede aynı olduğunu, davacı markasını beyaz zemin üzerinde mavi renkle ve düz yazı ile "... ..." ibaresi ile tescil ettirmek istediğini, davacının tescilini talep etiği markasında başkaca ... unsuru bulunmadığını, taraf markaları arasında işitsel açıdan da fazlasıyla benzerlik bulunduğunu, davacı yanın “... ..." markasının müvekkilinin "... ..." gibi markaları ile oldukça benzer olduğunu, müvekkili markalarının ayırt edici olduğunu, taraf markalarının kapsamlarının aynı olduğunu, markaların hedef tüketici grupları nezdinde karıştırılabilecek düzeyde benzer görüleceklerini, müvekkilinin davacı şirket aleyhine davacı şirketin ticaret unvanından "..." ibaresinin terkinine, marka hakkına tecavüzün durdurulmasına ve kaldırılmasına, manevi tazminat hakkı saklı kalmak kaydıyla davacı şirket aleyhine maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi istemi ile ... E. sayılı dosyasının ikame edildiğini, anılan davanın derdest olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... sayılı ... kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ... ... ibaresinin 12 ve 35. Sınıf mal ve hizmetlerde tescili amacıyla 12.02.2020 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 12.03.2020 tarih ve 344 sayılı bültende ilanına karar verildiği, söz konusu ilana karşı davalı ... İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş. tarafından ... sayılı markalara dayalı olarak itirazda bulunulduğu, yine ... SAN VE TİC A.Ş. tarafından ise ... sayılı markalara dayalı olarak itirazda bulunulduğu, davacı başvuru sahibinin söz konusu itirazlara karşı görüşlerinde, SMK m. 19/2 uyarınca kullanmama def’ine dayandığı, davalı ... İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş tarafından 30.12.2020 tarihli kullanım ispatı sunma formu ekinde 83 sayfa delile yer verildiği, sunulan delillerin 2017- 2018 yıllarına ait çok sayıda satış faturası (fatura içerikleri bebek arabası, pusedi, otomobil koltuğu, anne çantası gibi ürünlere yönelik olduğu), muhtelif tarihlere ait çalışma ruhsatları (giyim satış mağazası olarak), tarihsiz fotoğraflar, web sitelerinden alınma ekran görüntüleri, davalı yanın “...” markası altında gerçekleştirdiği faaliyetlere ilişkin tarihsiz bilgilendirme yazıları, yazılı medyada çıkan haberler gibi deliller olduğu, bu delillerde “...” – “... ...” şeklinde markasal kullanımların bulunduğu; diğer davalı ... SAN VE TİC A.Ş. tarafından ise yine 30.12.2020 tarihli kullanım ispatı formu ile dosya kapsamında delillerin ibraz edildiği, 2017- 2019 yıllarına ait 4 adet sevk irsaliyesi, 2019 yılına ait 1 adet faturadan oluşan belgelerin “...” ürün satışına yönelik olduğu, yine muhtelif tarihli “...” yazışma içeriklerinin deliller arasında bulunduğu, bu delillerde “...” markasının kullanıldığı, ...’nın 21.06.2021 tarihli kararı sonucunda davalı ... SAN VE TİC A.Ş. yönünden yalnızca ...4 sayılı markalar açısından itirazların yalnızca SMK m.6/1 düzenlemesi açısından kabul edildiği, ... İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş tarafından ileri sürülen itirazların ise itiraza dayanak tüm markalar yönünden kabul edildiği ve başvurunun kapsamındaki tüm emtialar yönünden reddine karar verildiği; anılan karara karşı bu defa davacı yanca itiraz edildiği ve verilen ret kararının kaldırılması yönünde talepte bulunulduğu, davacı itirazlarını inceleyen ... 11.02.2022 tarih ve ... sayılı kararıyla; “... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ... sayılı "...", "... ... ...", "... ... ...", "... ... ...", "... ...", "... ...", ". ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Kurul; "..." asli unsuruna sahip başvuru ile ".../..." asli unsurlu ... sayılı "...", "... ... ...", "... ... ...", "... ... ...", "... ...", "... ...", "... aluminium system profiles ..." ibareli markaların görsel, işitsel ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olduğu görüşündedir. Buna ilaveten, başvuru ile ... sayılı "...", "... ... ...", "... ... ...", "... ... ...", "... ...", "... ...", "... aluminium system profiles ..." ibareli ret gerekçesi markaların 6. madde kapsamında verilen ret kararı gereğince reddedilen mal/hizmetler bakımından aynı / aynı tür ve benzer nitelikte mal/hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiştir. Bu çerçevede, başvuru ile ... sayılı "...", "... ... ...", "... ... ...", "... ... ...", "... ...", "... ...", "... aluminium system profiles ..." ibareli ret gerekçesi markalar arasında, 6. Madde kapsamında verilen ret kararı gereğince reddedilen mal/hizmetler bakımından karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve aynı tespit doğrultusunda ...'nca verilen ret kararı yerinde görülmüştür. Ret kararına konu başvurunun kullanımı, önceki tarihlerde tescil edilmiş markalarla karıştırılma olasılığını ortadan kaldırmadığından ve Kurum incelemede markaların koruma kapsamını dikkate almak zorunda olduğundan, başvuru sahibinin kullanım gerekçeli itirazları da haklı bulunmamıştır. Kurumun diğer markalar hakkında önceden verdiği kararlar, işbu başvurunun incelenmesi için emsal teşkil etmeyeceğinden emsal kararlar da işbu itiraza etki tesis etmemiştir. şeklindeki gerekçeler ile davacı taraf itirazlarının ve başvurunun nihai olarak reddine karar verildiği; Kurul kararı incelendiğinde kullanım ispatı yönünden bir inceleme ve kanaat belirtilmediği, davalılar itirazlarının SMK m. 6/1 uyarınca kabulüne karar verildiği; eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA ve EKRAPORDA özetle: - Öncelikli olarak işlem dosyası yönünden dikkate alınması gereken kullanmama def’i uyarınca, işlem dosyasına sunulan deliller ile sınırlı olarak yapılan incelemelerde, ... SAN VE TİC A.Ş. adına tescilli ... sayılı markaların ciddi ve markasal kullanıma konu edildiği hususunun ortaya konulamadığı, ... firmasına ait markaların ise yalnızca “bebek arabaları, bebek pusetleri, bebek oto koltukları, bu ürünlerin aksesuarları” emtialarının satışı hizmetlerinde markasal ve ciddi kullanıma konu edildiği, - Bu nedenle ... firmasına ait markaların SMK m. 6/1 kapsamında verilen ret kararı açısından esasen dikkate alınmaması gerektiği, - ... firmasına ait markalar yönünden yapılan incelemede ise dava konusu ... sayılı marka kapsamında reddedilen 12.sınıftaki “Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, Bebek arabaları, , pusetler.” Ve 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, Bebek arabaları, , pusetler.” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden, kullanımı ispatlanan emtialar ile aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyinde bir ilişkinin mevcut olduğu, - Reddedilen sair mal ve hizmetler yönünden ise aynı doğrultuda bir kanaate varılamadığı, - Rapor kapsamında açıklanan nedenlerle taraf markaları arasında özellikle hakim sözcük unsuru bakımından görsel ve işitsel açıdan güçlü bir benzerlik halinin mevcut olduğu, bu benzerliğin işaretler arasında karıştırılma ihtimalini de beraberinde getirebileceği, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise; (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir. Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir. Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir. Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...). Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Dosyaya sunulan deliller ışığında, davalı ... firması tarafından sunulan fatura içerikleri ve sair delillerden, davalı yanın yalnızca “bebek arabaları, bebek pusetleri, bebek oto koltukları, puset aksesuarları” ürünlerinin satışı hizmetlerinde ... markasını kullandığı yönünde bir kanaate varılmasının mümkün olduğu, sunulan delillerin belli bir süreklilik, yoğunlukla bu markanın kullanıldığını göstermeye elverişli olduğu; bununla birlikte ... firması tarafından sunulan delillerin ise 4 adet sevk irsaliyesi ve 1 adet fatura ile ... yazışmalarından ibaret olduğu, sevk irsaliyesi ve fatura içeriklerinde davalının “...” ürün satışı yaptığı anlaşılmakta ise de sunulan bu delillerin markanın ciddi ve gerçekçi kullanımını ispata elverişli olmadığı anlaşılmıştır. Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Markası Davalı ... ... A.Ş Marklaları
... ... ... SAN. VE TİC. A.Ş.+... (12. Ve 35. sınıf) ...+... Davalı ... ... A.Ş Marklaları
... ... ... (35. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu başvuru kapsamında reddine karar verilen mal ve hizmetlerden, yalnızca 12.sınıftaki “Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, Bebek arabaları, , pusetler.” ve 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, Bebek arabaları, , pusetler.” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” yönünden davalı ... firmasına ait markalar kapsamında kullanımı ispatlanan emtialar bakımından bir benzerlik kurulduğu, bu mal ve hizmetlerde markaların benzer ihtiyaçlara yönelik, benzer satış kanalları ile tüketiciye sunulan, benzer tüketici grubuna hitap eden, birbiri ile doğrudan rekabet ilişkisi bulunan, birbiri yerine ikame edilebilirliği bulunan mal ve hizmetleri kapsadıkları; ... firmasının ise redde gerekçe markalarının ciddi ve gerçekçi kullanımının işlem dosyasına sunulan deliller çerçevesinde ortaya konulamamış olunması nedeniyle her iki ret gerekçesi markanın da esasen SMK m.6/1 uyarınca ileri sürülen itirazlar yönünden dikkate alınması mümkün olmayacağı; bu halde taraf markaları arasında işaretlerin benzerliği ve buna bağlı olarak karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkıp çıkmayacağı hususundaki incelemenin yalnızca ... firmasına ait kullanımı ispatlanan markalar yönünden yapılabileceği, ... firması açısından ise mevcut durumda SMK m. 19/2 düzenlemesinde yer alan “6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. “ hükmü uyarınca, başkaca bir inceleme yapılmaksızın itirazın reddi koşullarının oluştuğu görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davacının markasının incelenmesinde; ... ... şeklindeki dava konusu markanın mavi renkte yazılmış “...” ve ... ibarelerinden oluştuğu, “...” ibaresinin markanın hakim unsuru olarak ilk sırada ve büyük harf karakterleri ile yazılarak, vurgulu bir tonda konumlandırıldığı, ... kelimesinin ise tali nitelikte kullanıldığı, anılan ibarenin ticaret hayatında birçok ürün açısından tanımlayıcı genel olarak da ise markasal kökene işaret etmeyen ve herkesin kullanımına açık kalması gereken ibarelerden olduğu, dolayısıyla bütünsel ayırt ediciliğe doğrudan bir katkısının olmadığı, “...” ibaresinin somut bir anlamının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalının markalarının incelenmesinde; davalı yanın önceki tarihli ... ve ... ... şeklindeki markaları ise doğrudan “...” esas unsurunu içerir sözcük ya da kırmızı – beyaz renkte tasarlanmış ve “...” jenerik unsurunu tali olarak içerir markalar olup “...” ibaresinin de dilimizde somut bir anlamı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Bu çerçevede taraf markaları karşılaştırıldıklarında işaretlerin görsel anlamda karakteristik unsurlar taşımadıkları, bu nedenle sözcük unsurlarının doğrudan ve ilk algıda ön planda yer alan ibareler olacağı, “...” – “...” şeklindeki 6 ve 5 harften oluşan kelimelerin ilk beş harflerini (yani davalı markasının kendisini oluşturan harfleri) birebir aynı dizilimle içerdikleri, dava konusu markada ek olarak sonda “n” harfinin yer aldığı, “n” harfinin varlığının kelimeyi kavramsal bir fark katmadığı gibi çekinik sesçil yapısından ötürü da kelimeler arasında belirgin bir fonetik farklılık da oluşturmadığı, tüketicinin aynı ya da benzer mal ve hizmetlerde bu markalar ile karşılaştıklarında, bu markaları işittiklerinde aralarındaki tek sesten ibaret farkı algılayabilmesinin çoğu zaman mümkün dahi olmayabileceği anlaşılmaktadır. ...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, bilirkişi raporunda da değinildiği üzere; dava konusu başvurusunun reddine gerekçe markalardan ... SAN VE TİC A.Ş. adına tescilli ... markalarının, işlem dosyasında SMK m.19/2 uyarınca ileri sürülen kullanmama def’ine karşı, ciddi ve gerçekçi kullanımlarını gösterir yeterli sayıda delilin mevcut olmadığı, Kurum tarafından yapılan incelemede de sunulan deliller ile ilgili bir değerlendirmede yapılmadığı, bu nedenle anılan markaların SMK m. 6/1’e dayalı bir itirazda dikkate alınmalarının mümkün olmayacağı, bu markalar yönünden ... kararının iptali koşullarının oluştuğu; diğer davalı ... İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş firması tarafından işlem dosyasına sunulan delillerden ise davalı yanın belli bir ürün grubundaki markasal ve ciddi kullanımlarının varlığının tespit edildiği, tespit edilen mal ve hizmetlere bağlı olarak ise başvuruda reddine karar verilen mal ve hizmetlerden yalnızca 12. sınıftaki “Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, Bebek arabaları, , pusetler.” ve 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, Bebek arabaları, , pusetler.” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden, işaretler arasında benzerlik bulunduğu, başvuruda reddine karar verilen sair mal ve hizmetler yönünden ise taraf markaları arasında bir benzerlik bulunmadığı gibi davalı yanın sair mal ve hizmetlerde de markasını ciddi ve gerçekçi bir kullanıma konu ettiğini ortaya koyamadığı, benzerliği tespit olunan bu mal ve hizmetlerde “...”- “...” ibareleri arasında güçlü bir harf dizilimsel ve işitsel benzerlik hali bulunduğu, bu kelimelerin bilinen bir anlamı bulunmayan ayırt edici vasfı yüksek, herhangi bir mal veya hizmet ile kavramsal bağıntı içerisinde olmayan, herhangi bir sektörde yerleşik/yaygın kullanımı bulunmayan kelimeler oldukları, bu nedenle akılda kalıcılığı ve ayırt ediciliği yüksek ibarelerden oluşan taraf markaları ile her durumda yan yan karşılaşma ihtimali de bulunmayan tüketicilerin, markalardaki farklılıkları da her koşulda inceleme imkanı olmayacağı, böyle bir durumda tüketicinin taraf markaları arasında yanılgı yaşayabilecekleri ve ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek bir ilişkinin mevcut olduğu anlaşılarak davanın kısmen kabulü ile, ...’nun 11.02.2022 tarih ve ... sayılı kararının, 12.sınıftaki “Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, Bebek arabaları, pusetler.” ve 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, Bebek arabaları, pusetler.” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri dışındaki mal ve hizmetler bakımından iptaline, fazlaya dair talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-Davanın kısmen kabulü ile, ...’nun 11.02.2022 tarih ve ... sayılı kararının 12.sınıftaki “Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, Bebek arabaları, , pusetler.” Ve 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, Bebek arabaları, , pusetler.” mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri dışındaki mal ve hizmetler bakımından iptaline, fazlaya dair talebin reddine, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 3.678,70-TL yargılama giderinin takdiren 1.839,35-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından yargılama gideri sarfedilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/11/2023
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
MASRAF DÖKÜMÜ İLK MASRAF : 92,20-TL GİDER AVANSI :3.586,50-TL TOPLAM :3.678,70-TL