İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/108 E. 2025/520 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/108
Karar No
2025/520
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/108 Esas KARAR NO: 2025/520 DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 09/02/2022 KARAR TARİHİ: 02/07/2025

Mahkememizde görülen davanın İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı/Müvekkili Şirketin telekomünikasyon sektörünün öncü markalarından olup uzun yıllara dayanan sektör deneyimi, güçlü finansal yapısı, ----- tüm bölgelerini kapsayan yaygın hizmet ağı ve profesyonel kadrosu ile hızlı ve güvenilir hizmetler sunmakta olduğunu, bu bağlamda Müvekkili Şirket ile Davalı Şirket arasında Toptan Hat Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini ve Müvekkili Şirket tarafından, Davalı Şirket'in kullanımına toptan hat kiralanmış olduğunu, Davacı/Müvekkili Şirketin, Davalı/Borçlu Şirket'e Sözleşme kapsamında toptan hat kiralama hizmeti sağlamayı; Davalı/Borçlu Şirket ise hat kullanım bedeli oranında kendisine tanzim edilen faturaların tutarını düzenli olarak ödemeyi taahhüt etmiş olduğunu, Toptan Hat Kiralama Sözleşmesi'nin 8.2 bendi uyarınca, ''İşletmeci, Toptan Hat Kiralama kapsamında kiraladığı her bir hat için ----- aylık hat kullanım bedeli olarak sözleşmede yer alan ücretleri öder.'' hükmü tesis edildiğini, Davalı/Borçlu Şirket tarafından işbu ücretlerin ödenmemiş olduğunu, Toptan Hat Kiralama Sözleşmesi'nin 5.1 bendi uyarınca, ----- Toptan Hat Kiralama hizmeti kapsamındaki her türlü hizmeti, İşletmeci' ye işbu sözleşmede yer alan prosedürlere uygun olarak, ayrım gözetmeksizin ve asgari olarak kendi perakende müşterilerine uyguladığı koşullarla sunacaktır.'' hükmü tesis edilmiş olduğunu, Müvekkili Şirket tarafından işbu sözleşmeye uygun olarak toptan hat kiralama hizmeti sağlanmış olduğunu, Davacı/Müvekkili Şirket ile Davalı/Borçlu Şirket arasında akdedilmiş olan Sözleşme uyarınca; Davacı/ Müvekkili Şirket yüklendiği edimi gereği gibi ifa etmiş olduğunu, sunulan hizmette herhangi bir aksama olmadığını, ayrıca Davacı/Müvekkili Şirket Sözleşme gereği verdiği hizmet bakımından fatura tahakkuk ettiğini, buna rağmen Davalı/Borçlu Şirket tarafından aynı özen gösterilmemiş olduğunu ve Sözleşme gereği ödeme yükümlülüğünde olunan tutarların ödenmemiş olduğunu, Müvekkil Şirket tarafından; -----Sayılı dosyası tahtında sözleşme kapsamında yer alan ve Davalı Şirket'e fatura edildiğini ve ödenmemiş takip talebi ekinde bilgileri belirtilen faturaların toplam bedeli olan 216.189,76.-TL (fatura) bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, akabinde Davalı Şirket tarafından Müvekkili Şirket'in başlattığı icra takibine haksız ve dayanaksız olarak itiraz edilmiş olduğunu, Davacı/Müvekkili Şirket, Davalı/Borçlu Şirket'e 11.05.2016 tarihli ve 31.12.2016 son ödeme tarihli faturalara dayalı alacağını ödemesi için talepte bulunduğunu, Davalı/Borçlu Şirketin işbu borçlarını ödememiş olduğunu, Davacı/Müvekkili Şirketin bildirim yükümlülüğüne uygun davranarak Davalı/Borçlu Şirket'in toplam borcunu tanzim ettiği faturalarda belirttildiğini ve bütün bunlara rağmen Davalı/Borçlu Şirket söz konusu fatura içeriklerine itiraz etmediğini, Fatura içeriğine itiraz etmeyen Davalı/Borçlu Şirket'in faturalar hakkında borcu olmadığına ilişkin ispat yükünün kendisine ait olduğunu, Müvekkili Şirket'in ticari defter ve kayıtları, sözleşmeler ve ilgili mevzuat gereğince kesin delil teşkil etmekte olduğunu, Müvekkili Şirket'in işbu itirazın iptaline ilişkin konu alacağı, Davalı/Borçlu Şirket ile arasında mevcut ticari ilişki dolayısı ile muaccel ve Müvekkili Şirket ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, taraf şirketlerin defter ve kayıtları kesin delil teşkil etmekte olduğunu, Davacı/Müvekkili Şirket alacağının varlığı, miktarı ve borçluların itirazlarının haksızlığı, Davacı/Müvekkili Şirket defter ve kayıtları üzerinden gerçekleştirilecek bilirkişi hesap incelemesinde de ortaya çıkacağını, Öte yandan Davalı/Borçlu Şirket takibe kasten şekilde, zaman kazanmak ve Davacı/Müvekkil Şirket'i zarara uğratmak amacıyla itiraz etmiş olduğunu, asıl amacının Davacı/Müvekkil Şirket'in alacağına kavuşmasını Geciktirmek olduğunu, borcun miktarının belirli olduğunu, davanın kabulü ile davalının, haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazın iptalini, takibin tüm fer ileri ile devamını, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davalı Müvekkili Şirket --------tarafından ilgili mevzuat uyarınca ----alanında yetkilendirilmiş bağımsız bir işletmeci/operatör olduğunu, Davacı---- ilgili sektöre özgü yasal düzenlemeler uyarınca BTK tarafından etkin piyasa gücüne ---- sahip işletmeci olarak belirlenerek diğer bazı bazı yükümlülükler yanında toptan hat kiralama (“THK”) yükümlülüğüne tabi kılındığını, bu amaçla ------ şebekesi ile --- gibi bağımsız işletmecilerin şebekesi arasında tesis edilecek ara bağlantı ve ilgili diğer telekomünikasyon hizmetlerinin sağlanmasına ilişkin koşul ve yükümlülüklerin belirlendiğini, ----- tarafından onaylanarak yürürlüğe giren---- yayımlanmış olduğunu, Bu yasal çerçevede Müvekkili Şirket davacı --- toptan seviyede hizmet almakta ve bu hizmet üzerinden perakende seviyede bireysel ve kurumsal müşterilerine (tüketicilere) hizmet sunarak -----da dahil diğer operatörlerle rekabet etmekte olduğunu------düzenlemesinin “1. Giriş” bölümü (b) ve (ç) fıkralarında ---- yer alan usul, esas ve ücretlerle ara bağlantı sözleşmesi ve ara bağlantı hizmeti sunmakla yükümlüdür […] Ara bağlantı sözleşmesinde, --- almayan hususlara ilişkin hükümler taraflar arasında yürütülecek ticari görüşmelerle belirlenir” kuralına yer verildiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında münakit Ara bağlantı Sözleşmesi’nin ayrılmaz bir parçası olarak ----- hizmetinin sağlanmasına yönelik olarak ---- tarihinde “Toptan Hat Kiralama Sözleşmesi” (“Sözleşme”) imzalandığını,---uyarınca aylık bazda THK ve diğer hizmet bedelleri davacının ilgili ayda düzenlediği faturalara karşılık olarak Müvekkili Şirket tarafından vadesinde ödenmiş olduğunu, Buna mukabil davacı tarafından gerek Sözleşme’ ye, gerek sektöre özgü düzenleyici kurallara ------ gerekse de taraflar arasındaki cari hesap mutabakatlarına aykırı olarak Müvekkili Şirketin geçmiş yıllardan borcunun olduğu iddiasıyla ----- tarihli iki ayrı fatura düzenlenmiş; bunlardan ---- ----- adı altında düzenlendiğini, ikincisi (--- tarihli fatura) ise ---- altında düzenlenmiş olduğunu, borcun hangi döneme ait olduğunun dahi gösterilmemiş olduğunu, müvekkili şirketin söz konusu faturalara haklı olarak ve davacının iddia ettiğinin aksine yasal süresi içinde itiraz ettiğini, müvekkili şirket tarafından sırasıyla ----- yevmiye no.lu ihtarnameleri ile dava konusu faturalara itiraz edilmiş olduğunu, ilgili faturalar kayda alınmayarak davacıya iade edilmiş olduğunu, Tebliğ şerhini havi söz konusu ihtarnamelerin davacı tarafından sırasıyla ----- tarihlerinde tebliğ alındığını, bu koşullarda ve aşağıda açıklanan sebeplerle davacının talepleri haksız ve kötü niyetli olduğunu, sözleşmeye usule ve yasal düzenlemelere aykırı olup reddinin gerekmekte olduğunu, Şöyle ki; Öncelikle usul açısından davacının iddia ettiği alacak zamanaşımına uğramış olduğunu, bilindiği üzere, 6098 sayılı TBK. m. 147(1)’e göre, “Kira bedelleri […] gibi diğer dönemsel edimler” için 5 (beş) yıllık zamanaşımı kuralı getirildiğini, Somut olaydaki uyuşmazlık konusu alacak, toptan hat kiralanmasına (THK) ilişkin olup edimin aylık bazda dönemsel olarak yerine getirildiği dikkate alındığında 5 (beş) yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacı tarafından düzenlenen faturada iddia edilen alacağın hangi döneme ilişkin olduğu dahi belirtilmediğinden, iddia konusu alacağın 2012 ila 2015 yılları arasına ilişkin olduğu varsayılsa dahi her halükârda zamanaşımına uğradığı açıkça anlaşılmakta olduğunu bu nedenle zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak, davacının alacak talebi maddi olgulara değil, soyut iddialara dayanmakta ve davacının iddiasını ispatlayamamış olduğunu, üstelik davacı dava konusu alacağın faturaya dayandığını ve fatura içeriğine itiraz edilmediğinden faturalar hakkında borcun olmadığına ilişkin ispat yükünün Müvekkili Şirkete ait olduğunu iddia ettiğini, müvekkili şirketin dilekçe ekinde sunmuş olduklarıihtarnameden de anlaşılacağı üzere dava konusu faturalara yasal süresi içinde itirazda bulunulduğunu, ilgili faturaları kayda almayıp davacıya iade etmiş olduğunu, dolayısıyla ortada davacının iddiasının aksine faturaya dayanan bir alacağın söz konusu olmadığını ve bu koşulda borcun varlığını ispat yükü bilakis davacıya ait olmasına rağmen davacı bu yükümlülüğünü yerine getiremediğini, hatta iddia ettiği borcun konusu olan hizmetin hangi dönemlerde verildiğini dahi göstermediğini, ayrıca davacının Mayıs 2016 dönemine ait faturasında belirtilen numara taşıması gerçekleştirilen hat adedi ve numara taşıma idari ücreti konularında Müvekkili Şirket ile bir mutabakat/uzlaşma dasağlanmadığından fatura konusu hizmet yanı sıra tutarına da itiraz edilmiş olduğunu, İkinci olarak, davacının alacak talebi ve bu amaçla düzenlediği faturalar emredici ----- de açıkça aykırı olup, --- başlıklı 3.2. maddesinde “Taraflar, arabağlantı sözleşmesi kapsamında doğan ücretleri, tahakkukun gerçekleştiği ayı takip eden ayın ilk 10 (on) günü içerisinde birbirlerine fatura edeceğini, Tarafların birbirlerine yapacağı ödemeler, tahakkukun gerçekleştiği ayı takip eden ayın son işgününe kadar yapılacağını, Tarafların birbirlerine düzenleyecekleri faturaların toplamları üzerinden aylık olarak ve ödeme süresi içinde mahsuplaşabilir.” kuralına yer verilmiş olduğunu, keza aynı düzenlemenin “EK-1 TOPTAN HAT KİRALAMA” başlıklı ekinin “ÜCRETLER” başlıklı 5. maddesinde de her bir ücret kalemine ilişkin olarak “Söz konusu ücretler ilgili fatura döneminde İşletmeciye fatura edilir” yönünde emredici düzenleme getirilmiş olduğunu, İlaveten taraflar arasındaki Sözleşme’nin “ÜCRETLER” başlıklı 8. maddesinde davacı tarafından sağlanacak hizmetler ----- ile ilgili ücretlerin ilgili fatura döneminde işletmeciye fatura edileceği açıkça ve özel olarak bir kez daha düzenlenmiş olduğunu, bu çerçevede, gerek BTK’ nın yasal düzenlemeleri gerekse Sözleşme hükümleri gereğince dava konusu ücretlerin tahakkukun gerçekleştiği ayı takip eden ayın ilk 10 (on) gününde fatura edilmesi gerektiği aşikar olduğunu, Davacının bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının yasal düzenlemelere ve sözleşmeye aykırı davranışlarda bulunduğunu, davacının soyut alacak iddiasıyla düzenlediği dava konusu faturalar vergi usul kanunları uyarınca düzenlenmediğini, faturaların Müvekkili Şirketçe vergi mevzuatı açısından da kabulünün olanaksız olduğunu, Ayrıca KDV Kanunu'nun 29(3). Maddesine göre vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden faaliyetlere ilişkin olarak yine kanunda sayılan vergiler indirim konusu yapılabilmekte, indirim hakkı ise vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını aşmamak şartıyla ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği ve vergilendirme döneminde kullanılabilmekte, Yine aynı kanunun 30(d). Maddesine göre gelir ve kurumlar vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indirim kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV de indirim konusu yapılamamakta olduğunu, İşbu sebeple de davacının korunmaya değer bir menfaatinin olmadığının açık olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki aylık cari hesap mutabakatlarına konu olduğundan davacının talepleri söz konusu mutabakatların da yok sayılması anlamına geldiğini, davacının hangi döneme ait olduğu belirsiz iddia konusu alacağı için 2016 yılında düzenlediği faturaların üzerinden altı (6) yıl geçtikten sonra huzurdaki davayı açması da soyut iddialarına kendisinin dahi inanmadığının bir başka göstergesi olduğunu, Son olarak, davacı düzenlediği faturaya itiraz edilmediğinden borcun kabul edilmiş sayılacağını iddia etmekte, Somut olayda faturaya yasal süresi içinde itiraz edilmiş olduğu gerçeği bir yana velev ki faturaya itiraz edilmemiş olsaydı dahi bu durum tek başına borcun varlığı veya kabulü manasına gelmeyeceğini, Bu koşullarda, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının kendi kusurunun Müvekkili Şirkete yüklemeye çalışmak suretiyle giriştiği icra takibinde haksız ve kusurlu olduğu kadar kötü niyetli de hareket ettiği açıkça anlaşılmakta olduğundan davanın Reddine karar verilmesini ve ayrıca davacı aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, Fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, Sözleşmeye, usule ve yasaya aykırı, hukuki dayanaktan yoksun davacının “itirazın iptali” ve “icra inkâr tazminatı” taleplerinin reddini, Davacının icra takibinin haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle, davacı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere uygun bir tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,--- kayıtları,----Esas sayılı icra dosyasının --- çıktısı, bilirkişi raporları.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasında akdedilen hat kiralama sözleşmesine dayalı olarak icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Davanın İİK 67 maddesine göre açılan itirazın iptali davası olduğu, celp edilen ------ Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı şirketin, davalı takip borçlusu şirket aleyhine 02.07.2021 tarihinde----- dayanağı “2 Adet Fatura” alacağı olan 148.590,79 TL asıl alacak ve 67.598,97 TL işlemiş faiz olmak üzere tolam 216.189,76 TL tahsili için icra takibine başvurduğu, davalı takip borçlusunun 13.07.2020 tarihli itiraz dilekçesi ile; takibe, borca, işlemiş ve işleyecek faizle faiz oranına itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiği ve 29.07.2021 tarihinde takibin durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacı taraf ile davalı taraf arasında toptan hat kiralama sözleşmesinin bulunduğu, bu sözleşmeye istinaden davalının davacı tarafça ödenmeyen kullanım bedeline istinaden davalı aleyhine başlatılan------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince itirazın iptaline ve %20 icra inkar talebine yönelik olduğu tespit edilmiştir.Tarafların delilleri toplanarak, taraf defterlerinin incelenmesi için gün tayin edilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle dosya üzerinde mali müşavir bilirkişi ile Telekomünikasyon bilirkişinin görevlendirilmesine; Mali Müşavir bilirkişiden inceleme yaptırılarak teknik ayrıntıları gösterilen dosyada bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir.Dosyada mübrez bilirkişi heyet raporunda özetle; Her türlü hukuki tavsif, nihai karar ve İcra Tazminatı Taleplerinin takdiri Yüce Mahkeme’ ye ait olmak üzere,Dava dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile Davalı Şirketin Ticari Defterlerindeki kayıtları ve Müstenidatları üzerinde yapılan inceleme sonucuna göre, Davacı Şirketin 148.590,79 TL ASIL ve 67.598,97 TL İşlemiş Faiz olmak üzere Toplam 216.189,76 TL Alacak Talebi üzerinden harçlandırarak İtirazın İptali istemi ile Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İTİRAZIN İPTALİ Davasında, Davacı Şirketin Şirket Merkezinin------- olması ve Elektronik ortamda tutulan Ticari Defter ve Kayıtlarının Şirket Merkezinde bulunması nedeniyle Davacı Şirket Ticari Defter ve Kayıtlarının incelenemediği, takdirin sayın Mahkemeye ait olacağı, Davalı Şirketin İncelenen Ticari Defter Kayıtlarında, Davalı Şirketçe Takip ve Dava konusu yapılmış bulunan; ----- Tutarlı Fatura ile, ---- Tutarlı Faturaların Kayıtlı bulunmadıkları ve Noter İhtarnameleri aracılığıyla Davacı Şirkete İade edilmiş oldukları ve bu faturalar nedeniyle Ticari Defter Kayıtlarında oluşmuş bir borç kaydı tespit edilememiş olup, Davacı Şirketin Takip dayanağı yapılan işbu faturaları nedeniyle fatura bedellerine hak kazanıp, kazanmadığı, Davalı Şirketin Ticari Defterlerinde kayıtlı bulunmayan bu faturalar nedeniyle Davalı Şirketten Alacak talebinde bulunup, bulunmayacağının hukuki değerlendirmeye muhtaç olduğu, Davacının gerek Asıl Alacak gerekse İşlemiş Faize yönelik taleplerinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olabileceği Sonuç ve Kanaatlerini bildirmişlerdir. Mahkememizce Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarını üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması için ------- Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiştir. Talimat ile alınan bilirkişi raporunda özetle; Raporumuzun 4.1. bölümünde açıklandığı üzere, davacıya ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne, Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, Raporumuzun 4.2. bölümünde açıklandığı üzere, Davacı düzenlemiş olduğu ----- nolu KDV dahil ---------faturayı ticari defter kayıtlarına işlediği ve vergisel işlemlerde kullandığı, fatura üzerinde gösterilen Katma Değer Vergisini Maliyeye beyan edildiği, Kanaat ve sonucunu bildirmiştir. Mahkememizin 24/01/2024 tarihli duruşması ile; Dosyanın hesap uzmanı bilirkişi ile elektrik mühendisi bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi heyet raporunda özetle; Sayın Mahkeme’nin görev tevdi eden ara kararı uyarınca yapılan inceleme sonunda; Yukarıda “Değerlendirme” başlığı altında (1) sayılı bentte tanıtılan uyuşmazlık konusuna nazaran, (2) sayılı bentte sunulu belge kapsamına göre. fatura içeriklerini oluşturan işlemlerin yapılan irdelemesine nazaran. işaret edilen durumlar saklı kalmak kaydıyla itirazın iptaline ilişkin takip dosyasındaki alacak kalemleri yönünden yapılan inceleme sonunda; Davacının isteyebileceği asıl alacak tutarının asıl alacak miktarının 57.155,42 TL + 90.938,96 TL olmak üzere toplam 148.094,38 TL olduğu; (Talep 148.590,79 TL), Davacının takip öncesindeki birikmiş faiz alacağının 27.726,45 TL + 38.601,87 TL olmak üzere toplam 66.328,32 TL olduğu; (Talep 67.598,97 TL) ,Davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini isteyebileceği; İşaret edilen hususlarla, tüm delillerin takdiri ve hukuki değerlendirmenin tamamı Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere heyetimizin kanaatlerini bildirmişlerdir. Davacı vekili tarafından yemin metninin sunulduğu, Davalı Şirket Yetkilisi -------- ve Davalı Şirket Yetkilisi ---- yemininde; "Namusum, şerefim ve kutsal saydığım tüm değerler üzerine yemin ederim ki, Davacı tarafından başlatılan ; ----- Esas sayılı dosyasından şirket kayıtlarına göre davacıya davalı ----- borcunun bulunmadığına, ---- takibe konu hizmeti almadık " şeklinde yemin ettikleri görülmüştür.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında arasında toptan hat kiralama sözleşmesinin bulunduğu hususunda ihtilafın bulunmadığı, bu sözleşme nedeni ile davalı aleyhine başlatılan takip dayanağı faturalar nedeni ile davalının davacıya borçlu olup olmadığı, takibe yaptığı itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, takibe dayanak faturaların taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler ve ilişkili mevzuata uygun olup olmadığı, uygun bulunması halinde istenebilecek tutarın uyuşmazlık konusunu teşkil ettiği tespit edilmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi ile; aleyhlerine kesilen takip dayanağı faturanın sözleşmeye aykırı olduğunu, borcun hangi döneme ait olduğunun dahi gösterilmemiş olduğunu, faturaya konu borçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Dosya gerekli tespitlerin yapılması için bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Tüm dosya kapsamındaki delillerden ve bilirkişi raporlarından; Takibe konu faturaların davalı tarafça iade edildiği, davacı tarafça sunulan açıklama dilekçesinde isteme dayanak faturaların oluşumuna esas birim fiyat ve adetleri açıkça ifade edilmediği, bir takım örnekseme ile birim fiyatlara yer verildiği, yine davacı tarafça dosyaya sunulan USB içeriğinde hizmet birim adet ve tutarların yer almadığı anlaşılmıştır. Belirtmek gerekir ki, eldeki davada davacı taraf davalıdan alacaklı olduğunu ve alacağının miktarını ispat külfeti altındadır. Dosyadaki delillerle davacı davalı taraftan alacaklı olduğunu ve alacağın miktarını dosya kapsamındaki delillerden ispat edememiştir. Nitekim alacağın hesaplamasında hangi tutarların baz alındığıanlaşılamamaktadır. Davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından mahkememizce bu husus hatırlatılmış, davacı tarafça yemin metni sunulmuş, davalı şirket yetkilileri yemini eda etmişlerdir. Buna göre, davalı şirket yetkililerinin davaya konu icra takip nedeni ile borçlarının bulunmadığına dair yemin ettikleri dikkate alınarak davacının alacağını ispat edememesi nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, davacının davalı aleyhine takip başlatmakta kötnüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötüniyetli takip tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın reddine, 2-Davalının şartları oluşmayan kötü niyetli takip tazminat talebinin reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 2.611,04 TL peşin harcın mahsubu ile artan 1.995,64 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 34.590,36 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanacak olan 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi uyarınca hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 02/07/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/108, K. 2025/520, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-108-e-2025-520-k-3ea10e1ce90e