İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/101 E. 2025/131 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/101
Karar No
2025/131
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/101 Esas KARAR NO : 2025/131

DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/02/2022 KARAR TARİHİ : 19/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı ... arasında "... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...’nde kain tapuda 423 ada 185 parselde kayıtlı" taşınmaz üzerinde kurulu akaryakıt-otogaz satış ve servis istasyonu kurulu bulunan taşınmazın; 17.09.2018-17.09.2023 tarihleri arası müvekkili şirkete kiralanmasına ilişkin 18.06.2018 tarihli Kira Sözleşmesi akdedildiğini, Müvekkili ile davalı şirket arasında davaya konu akaryakıt ve otogaz istasyonun davalı tarafından işletilmesi için 18.06.2018 tarihli Protokol, 18.06.2018 tarihli ...A.Ş. Bayilik Anlaşması, 18.06.2018 tarihli Akaryakıt Satış Protokolü, 18.06.2018 tarihli ...A.Ş. Otogaz Bayilik Anlaşması, 18.06.2018 tarihli Otogaz LPG Satış Protokolü imzalandığını, Davalı tarafça imzalanan Taahhütname ile Davalı şirket tarafından imzalanan 18.06.2018 tarihli Ariyet Demirbaş ve Yatırım Belgesi ile, Kurumsal Kimlik Malzemeleri Ve Fiyat Panosu , Pompa ve Tank Otomasyon Sistemi Temin Ve Tesisi ,LPG Tesisat Temin Ve Tesisi, Hava ve Su Saati davalı şirkete ariyet olarak kullanılmak üzere teslim edildiğini, davalı şirket tarafından keşide edilen ... 3. Noterliği’nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtar ile taraflar arasında akdedilen bayilik anlaşmalarının tek taraflı olarak feshedildiğinin müvekkili şirkete bildirildiğini, Müvekkil şirketin anılan sözleşmelerden kaynaklanan alacaklarının bulunduğunu, ancak tahsil edilemediğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Akaryakıt Bayilik Anlaşması'nın 23. maddesi uyarınca ödenmesi gereken 300.000,00USD cezai şart alacağının şimdilik 1.000,00 USD'sinin, Otogaz Bayilik Anlaşması'nın VI. maddesi uyarınca ödenmesi gereken 50.000,00USD cezai şart alacağının şimdilik 1.000,00 USD'sinin, Akaryakıt Bayilik Anlaşması'nın 22/b maddesi uyarınca ödenmesi gereken, dava tarihine kadar tahakkuk etmiş 712.500,00 USD cezai şart alacağının şimdilik 1.000,00USD'sinin, Akaryakıt Bayilik Anlaşması'nın 22/d maddesi uyarınca ödenmesi gereken, dava tarihine kadar tahakkuk etmiş 479.000,00USD cezai şart alacağının şimdilik 1.000,00USD'sinin, Taahhütname uyarınca ödenmesi gereken 387.450,00TL kar kaybı alacağının şimdilik 1.000,00 TL'sinin, Ariyet Demirbaş ve Yatırım Belgesi uyarınca ödenmesi gereken, dava tarihine kadar tahakkuk etmiş 241.000,00 USD cezai şart alacağının şimdilik 1.000,00 USD'sinin, Davalıya ariyet olarak teslim edilen, ancak müvekkile iade edilmeyen Pompa ve Tank Otomasyon Sistemi davalıdan alınarak müvekkil şirkete iadesine, bunun mümkün olmaması halinde belirlenecek bedeli karşılığında şimdilik 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 29.11.2020 tarihinden itibaren, USD cinsinden olana alacakların, yabancı paraya işleyecek en yüksek mevduat faizi, TL cinsinden olana alacaklarının ise işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve daa etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının dilekçesinde yazılmış olan sözleşmeleri ağır yükümlülük yükleyen tek taraflı cezai şart içeren maddeler olduğunu, bunun objektif iyi niyete aykırı olduğunu, dağıtım şirketlerinin bayi adayları ile anlaşma yapmadan önce yatırım görüşmeleri kapsamında fizibilite çalışmaları yaptıklarını, böylece sözleşme süresi ve tahmin edilen satış rakamının ortaya çıkarıldığını, satış rakamının tespiti ile sözleşme süresince kazanılacak tahmini karın da belirlendiğini, tek taraflı önceden hazırlanan ve EPDK onayına sunulan bayilik sözleşmesinde bu incelemelerin yapılmadığını, Akdedilen bayilik sözleşmeleri dışında eki mahiyetinde davacıya verilmiş, taahhüt miktarının müvekkilince yazıldığı ve rızai olarak taraflarınca tanzim edilmiş bir asgari mal alım taahhüt evrakının olmadığını, kendisine duyulan güveni kötüye kullandığını, Müvekkilinin ifa safhasında ifanın normal seyrini engelleyen güçlüklerle karşılaştıklarını, ifa güçlüğü dolayısıyla sürekli borç ilişkisini ister ifa süresi belirlenmemiş olsun derhal sona erdirme gereğinin ortaya çıkabileceğini, sürekli borç ilişkisinin normal seyrinde olağan olmayan bir sebebin ortaya çıkması ile ilişkinin sona erdirilmesi hakkının “olağanüstü fesih” olduğunu, yani gerek uygulama gerekse öğretide haklı sebep kavramı “çekilmezlik hali alması” ve kriteri somutlaştırmak için de dürüstlük kuralına başvurulduğunu, yani iddia edilen olgunun iddia eden açısından sözleşmenin devamı bakımından sözleşme ilişkisine devamı çekilmez hale getirmesi şartının aranacağını, bunun sadakat kuralı gereği olduğunu, taraflar arasındaki menfaat ve değer dengesinin tartılmasının gerektiğini, Tamamen subjektif bir haklı sebep dolayısıyla feshe gidilmemesi gerektiğini, bir olgu ancak objektif olarak borç ilişkisini çekilmez hale getiriyorsa haklı sebep olabileceğini, menfaatlerin tartılması gerektiğini, davacının iddia ettiğinin aksine doğrudan feshe gidilmediğini, karşılıklı ihtar süreci ile gerçeğe aykırı olarak mahkemenin haksız fesih var gibi yanıltma/algı yaratma gayesiyle gizlendiğini, Pandeminin ülke ekonomisi ve akaryakıt sektöründe yarattığı objektif menfi etki nedeniyle TBK m.138 gereği “aşırı ifa güçlüğü” maddesindeki şartları yaşadığını, o dönemde istasyonun fiilen kapalı bile kaldığını, mali durumun ticari defter ve kayıtlarda da sabit olduğunu, Sözleşme şartlarının yeniden gözden geçirilmesi, fiyatlandırma/ıskonto revize şartlarını görüşmek için müzakere teklifinde bulunulduğunu, ancak davacının eylemsizliği nedeniyle tek taraflı fesih ihtarlarının davacıya gönderilerek müvekkili tarafından sözleşmelerin fesih edilerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla son çare olarak haklı nedenle geleceğe etkili yenilik doğuran hakkını kullanarak sonlandırıldığını, Daha önceden çekilen ihtarlardan ve karşılıklı ihtarlardan hiç söz edilmediğini, 8 adet ihtar çekildiğini, davacının 8 ihtara rağmen sadece 2 ihtardan bahsedildiğini, Davacının davalının teminat mektuplarını nakde çevirdiğini ve bunun davalının iktisaden mahvına sebep olduğunu, esasen davacıdan 230.000,00 TL alacaklı olduklarını beyan ederek davacının haksız davasının tüm talepler yönünden reddine, dava harç ve masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, vekalet ücretinin karşı taraf aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraflar arasında imzalanan bayilik anlaşmaları, ihtarname örnekleri, Ariyet Demirbaş ve Yatırım Belgesi örneği, ticari defter ve belgeler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu aldırılan bilirkişi raporları, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, sözleşmeden kaynaklanan alacak davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, Davacının taraflar arasındaki bayilik sözleşmesi ve taahhütnameye binaen davalıdan cezai şart ve kar kaybı alacağı talep edip edemeyeceği hususlarındadır. Deliller toplandıktan sonra davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle rapor düzenlemesi için ... Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtası ile bilirkişi raporu aldırılmış, Mali Müşavir ... sunmuş olduğu 22/01/2023 tarihli raporunda özetle; Yıllar itibariyle davalının ... incelemesinde2018 Yılında zararla kapatıldığı, 2019 Yılında kara döndüğü aricak pandemi dönemi 2020 de karın çok azalarak 5.351,76 TL'ye düştüğü görülmektedir. 2020 Yılı itibariyle sözleşme sonlandıysa da 2021 Yılında davacı ... A.Ş. davalıya tekrar 207.708,10 TL'lık bir fatura kestiğinden Sayın Mahkemeye bu yılla ilgili Özkaynak incelemesi de sunulmuştur. Sonuç :Davalının ticari defter, kayıt ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi ve ayrıca buna ek olarak öz kaynak tespitinin yapılması istenmiş ve yapılan incelemelerde ; Davacı ... A.Ş.'nin davalıya kayıtlarda 35.397,78 TL borçlu olduğu, Yıllar itibariyle Özkaynak tespitinde ise davalının ilk yıl olan 2018 yılında 66.589,42 TL zararı, 2019 yılında 50.963,06 TL karı, 2020 yılında ise 5.351.76 TL karının olduğu tespit edilmiştir" yönünde raporunu sunmuştur. Davalı tarafın ticari defterlerinde yaptırılan incelemenin ardından dosyamız bu defa Mali Müşavir ...ve Sözleşmeler konusunda uzman ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti mahkememize sunmuş oldukları 28/10/2023 tarihli raporlarında özetle; " Sonuç: Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ile Sayın Mahkemece bilirkişi heyetine verilen görev ile sınırlı olarak mezkûr surette tahakkuk eden değerlendirme neticesinde; Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2018-20192020-2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GIB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Tal. sayılı dosyasına talimat yazılmış olup, SMMM Bilirkişi ...’ın 22.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda, davalı şirketin ticari defterlerinin tasdiklerinin zamanında yapıldığı yönünde tespitlerini sunduğu, Davacı Şirketin Talepleri Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, Taraflar Arasındaki Sözleşmenin Davacı Şirket Tarafından Haklı Nedenle Feshedilip Feshedilmediği Yönünden: Davalının talebinin ürün fiyatlarında indirim yapılarak zor ekonomik şartlarda faaliyetin sürdürülmesini sağlama noktasındadır. Diğer yandan ürün tedariki konusunda aksama olduğu ve bu sebeple satışın yapılamadığı anlaşılmaktadır. Söz konusu ekonomik şartların ve davalı tarafından talep edilen yeni şartların değerlendirilmesi sektörel bilgi gerektirmektedir. Ancak sektörel bir değerlendirme sonrası hukuki bir niteleme yapılabilecektir. Diğer yandan Yargıtay kararları doğrultusunda, pandemi döneminde oluşan şartların sözleşme ilişkilerine etkisi konusunda takdir Sayın Mahkemenindir. Akaryakıt Bayilik Anlaşmasının 23.maddesi uyarınca ödenmesi gereken 300.000,00 USD cezai şart alacağının şimdilik 1.000,00 USD’sinin tahsili yönünden: Feshin niteliğinin tespiti sonrası bir değerlendirme yapılabilecektir. Otogaz Bayilik Anlaşması’nın VI. maddesi uyarınca ödenmesi gereken 50.000,00 USD cezai şart alacağının şimdilik 1.000,00 USD’sinin tahsili yönünden: Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi bakımından yapılan değerlendirmelere ek olarak, davalının davacı ile sözleşme ilişkisi devam ederken başka bir şirket ile bayilik sözleşmesi imzaladığının ispatlanması halinde sözleşmenin haksız feshedildiği ve söz konusu cezai şartın ödenmesi gerektiği düşünülmektedir. Akaryakıt Bayilik Anlaşması’nın 22/b maddesi uyarınca ödenmesi gereken, dava tarihine kadar tahakkuk etmiş 712.500,00 USD cezai şart alacağının şimdilik 1.000,00 USD’sinin tahsili yönünden: Hukuki ve nihai değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin talebinin yerinde görülmesi halinde, davacı şirketin 475 günlük (11.02.2022-23.10.2020) cezai şart alacağı 712.500,00 USD (475 Gün x 1.500 USD) olarak hesaplandığı, Davacı şirketin işbu alacak kalemi yönünden şimdilik 1.000,00 USD talep etmiş olduğu, Akaryakıt Bayilik Anlaşması’nın 22/d maddesi uyarınca ödenmesi gereken, dava tarihine kadar tahakkuk etmiş 479.000,00 USD cezai şart alacağının şimdilik 1.000,00 USD’sinin tahsili yönünden: Hukuki ve nihai değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin talebinin yerinde görülmesi halinde, davacı şirketin 479 günlük (11.02.2022-19.10.2020) cezai şart alacağı 479.000,00 USD (479 Gün x 1.000 USD) olarak hesaplandığı, Davacı şirketin işbu alacak kalemi yönünden şimdilik 1.000,00 USD talep etmiş olduğu, Taahhütname uyarınca ödenmesi gereken 387.450,00 TL kar kaybı alacağının şimdilik 1.000,00 TL’sinin tahsili yönünden: Nihai ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacının işbu alacak talebinin yerinde görülmesi halinde, 18.06.2018 tarihinden, davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan en son satış tarihi olan 14.09.2020 tarihine kadar 936 m3 eksik ürün tespit edildiğinden, 84.234,87 TL (936 m3 x 90 TL) kar mahrumiyeti hesaplandığı, Davacı şirketin işbu alacak kalemi yönünden şimdilik 1.000,00 TL talep etmiş olduğu, Ariyet Demirbaş ve Yatırım Belgesi uyarınca ödenmesi gereken, dava tarihine kadar tahakkuk etmiş 241.000,00 USD cezai şart alacağının şimdilik 1.000,00 USD’sinin tahsili yönünden: Hukuki ve nihai değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin talebinin yerinde görülmesi halinde, davacı şirketin 482 günlük (11.02.2022-16.10.2020) cezai şart alacağı 241.000,00 USD (482 Gün x 500 USD) olarak hesaplandığı, Davacı şirketin işbu alacak kalemi yönünden şimdilik 1.000,00 USD talep etmiş olduğu, Davalıya ariyet olarak teslim edilen, ancak müvekkiline iade edilmeyen Pompa ve Tank Otomasyon Sisteminin davalıdan alınarak müvekkili şirkete iadesine, bunun mümkün olmaması halinde belirlenecek bedeli karşılığında şimdilik 1.000,00 TL’nin tahsili yönünden: Sözleşmenin haklı veya haksız feshedildiği dikkate alındığında davacının mülkiyetinde bulunan söz konusu sistemlerin iade edilmesi gerektiği kanaatindeyiz." yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. İtirazlar üzerine bilirkişi heyetine bu defa Akaryakıt Sektör bilirkişisi ...'da eklenerek rapor aldırılmış, Mali Müşavir ..., Sözleşmeler konusunda uzman ...ve Akaryakıt Sektör bilirkişisi ...'tan oluşan lirkişi heyeti mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle; "... Sonuç: Davacı ve davalı tarafından itiraz edilen konular ve dava dosyasının değerlendirilmesine istinaden, Nihai karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Sektörel açıdan yapılan değerlendirme sonrası, davalı tarafın gerekçelerinin geçerliliği olmasına rağmen, sözleşmenin tek taraflı feshedilmesinin haklı fesih olarak değerlendirilmesi için yeterli olmadığı, Davacının kira şerhine istinaden, istasyon üzerindeki kullanım hakkına ve taraflarca imzalanan sözleşmelere istinaden davalının istasyonı davacıya teslim etmesi, ruhsat devri yapması ve ariyetleri iade etmesi gerektiği, Feshin haklı olmadığı kararı verildiği takdirde akaryakıt sözleşmesindeki fesih maddesi için 300.000 USD, otogaz sözleşmesindeki fesih maddesi için 50.000 usd, istasyon teslim edilmediği için 712.500 USD, ruhsat devri yapılmadığı için 479.000 USD, ariyetler teslim edilmediği için de 241.000 USD cezai şart bedeli olarak hesaplanması, Eksik taahhütler için davalıya sözleşme yılı sonlarında bir ihtarname gönderilmediği kanaatine varıldığı için son sözleşme yılı için 126.000 TL, eğer tüm sözleşme süresi dikkate alınacaksa 387.450 TL cezai şart hesaplanması, Davacı sözleşme süresi sonuna kadar ... ilçesinden yeni bir bayilik yapamadığı için kar mahrumiyetinin sözleşme süre sonuna kadar hesaplaması yapılarak 275.936,91 TL, Sayın Mahkeme 6 aylık bir süreyi uygun görürse de 46.593,47 TL hesaplanması" yönünde kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir. Somut olayda; Sözleşmenin haksız feshine bağlı cezai şartın bu kapsamda incelenmesi gerekir. Sözleşmenin süresinden önce veya sözleşmede feshe imkan tanıyan nedenler dışında sözleşmeyi fesheden tarafın cezai şart ödemesi kararlaştırılabilir. Dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporlarına göre; Ürün tedariğinde sorun yaşanması konusuyla ilgili olarak davalının davacıdan ürün tedarik edememesinin sebebinin tedarik sorunu olmadığı, davalının finansal problemleri olduğu, mevcutta davacı nezdinde cari borcu olduğu için içerideki borcunu kapamadan veya talep ettiği ürünün bedelini göndermeden yakıt alamadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin imza tarihi 18.06.2018 olsa da, sözleşmenin 13. Maddesindeki sözleşme başlangıç tarihinin 17.09.2018 tarihinden itibaren 5 yıl olduğu, davaya konu istasyonun ...’in ... ilçesinde yer aldığı, fesih tarihinden sonra sözleşme süresi sonuna kadar davacının aynı ilçe sınırlarında yeni bir istasyon anlaşması yapmadığı, bu hususun tespit edilemediği, bayilerle yapılan anlaşmalarda istasyona yapılan malzemelerin 5 yıllık anlaşma süresi sonrasında tekrar anlaşma sağlanamazsa geri alınmak üzere bayinin kullanımına verildiği, tank ve pompa otomasyonunun ariyet malzemesi olduğu, davalı tarafın demirbaşlarda yazılı ürünleri kusursuz, sağlam ve kullanıma elverişli şekilde teslim aldığını imzaladığı sözleşmenin feshinin haksız olduğu anlaşıldığından akaryakıt sözleşmesindeki fesih maddesi için 300.000 USD, otogaz sözleşmesindeki fesih maddesi için 50.000 USD, akaryakıt bayilik anlaşmasının 22/b maddesi için 712.500 USD, akaryakıt bayilik anlaşmasının 22/d maddesi için 479.000 USD, kar kaybı için 387.450,00 TL, ariyetler teslim edilmediği için de 241.000 USD cezai şart bedeli olarak hesaplandığı, ariyetlerin iadesinin talep edilebileceği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından dava ıslah edilmediğinden dava dilekçesinde ki talep miktarına göre; Akaryakıt Bayilik Anlaşması'nın 23. maddesi gereğince 1.000,00 USD, Otogaz Bayilik Anlaşması'nın VI. maddesi gereğince 1.000,00 USD, Akaryakıt Bayilik Anlaşması'nın 22/b maddesi gereğince 1.000,00USD ,Akaryakıt Bayilik Anlaşması'nın 22/d maddesi gereğince 1.000,00USD, Ariyet Demirbaş ve Yatırım Belgesi gereğince 1.000,00 USD olmak üzere toplam 5.000,0 USD'nin temerrüt tarihi 29/11/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.000,00 TL kar kaybı alacağının 29/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Ariyet olarak verilen pompa ve tank otomasyon sisteminin davalıdan alınarak davacıya iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -5.000,00-USD cezai şart alacağının 29/11/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -1.000,00 TL kar kaybı alacağının 29/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Ariyet olarak verilen pompa ve tank otomasyon sisteminin davalıdan alınarak davacıya iadesine, 2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 4.706,55 TL ilam harcından peşin yatırılan 1.193,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.513,09 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 1.193,46 TL peşin harç, 11.500,00 TL bilirkişi ücreti, 673,00 TL tebligat, müzekkere ve posta giderleri olmak üzere toplam 13.447,16 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/02/2025

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/101, K. 2025/131, T. 19.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-101-e-2025-131-k-93eb07e7575c