İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/847 E. 2024/126 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/847
Karar No
2024/126
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/847 ESAS KARAR NO:2024/126 DAVA: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ:09.12.2021 KARAR TARİHİ:19.02.2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ------ keşidecisi ve bu şirketin yetkili temsilcisi olan ---- avalist olduğu çeklerden doğan müvekkili şirketin alacağının vadesinde ödenmemesi üzerine bu alacakların tahsili amacıyla -------------sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ancak takibin kesinleşmesi üzerine yapılan tüm haciz işlemlerinin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine tarafınca borçlu şirketin inşaat firması olmasından yola çıkılarak geçmişte mal kaçırma saiki ile yapmış olduğu taşınmaz devirlerinin araştırıldığını, icra müdürlüğünden pasif Takbis sorgusu yapıldığını ve ------- bölümün müvekkilinin alacağının doğmasından sonra ancak icra takibinin başlatılmasından önce davalı şirket tarafından şirketin yetkilisi ve ortağı olan ve aynı zamanda dosya borçlusu olan --- tarafından önce dayısı--------devir tarihindeki değerinin çok altında fiyatla sözde satış olarak gösterilerek devredildiğini, akabinde de dayısı tarafından dayısının kardeşi ve aynı zamanda----- annesi ---- yine değerinin çok altında bir bedel gösterilerek devredilmiş olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine ------ sayılı dosyası üzerinden İİK 277 vd. Maddeleri gereğince tasarrufun iptali davası açıldığını ve mahkemece dosya borçlusu----------- adına kayıtlı olan söz konusu taşınmaza ihtiyati haciz konulduğunu, bu davanın derdest olduğunu, taşınmaza ihtiyati haciz konulması üzerine icra takip borçlusu olan ----- aracı olan -----isimli kişinin müvekkili şirket yetkilisi ile görüşmeler yaptığını ve sulh olduklarını beyan ettiklerini, bu sulh kapsamında; takip borçlusu olan ----- babası, tasarrufun iptali davasında taşınmazına ihtiyati haciz konulan----- eşi olan---- tarafından düzenlenecek olan bonolara aracı olan---- kefil olacağını ve bu bonoların takip borçlusu olan şirket adına lehdar olarak -------- düzenleneceğini, davalı şirket tarafından da ciro edilerek müvekkiline teslim edileceğini, aynı zamanda bu bonolardan birinin vadesinde ödenmemesi üzerine tüm bonoların muaccel olacağına dair muacceliyet sözleşmesinin de imzalanacağını, bunun karşılığında tasarrufun iptali davasının devam edeceğini ancak mahkeme tarafından konulmuş olan ihtiyati haczin kaldırılması noktasında anlaşıldığını, icra mahkemesinin kısıtlı inceleme yetkisi sebebiyle söz konusu bonolardan doğan alacağın gerçek olduğunu, huzurdaki dava ile talep etme ve davalılar aleyhine huzurdaki alacak davasını açma mecburiyetinin doğduğunu, takibe itiraz etmemiş olması davalıların müvekkili zarara uğratmak kastı ile birlikte haraket ettiklerinin göstergesi olduğunu, işbu bonoların alınması sonrasında tasarrufun iptali davasında gayrimenkul üzerine konulan tedbirin kaldırılmasını talep etmiş olmasının da işbu bonoların alacağa karşılık alındığının ve bu bonolardan ötürü alacaklı olduğunun kanıtı olacağını, davalı borçluların, icra mahkemesinde açtıkları davada bonolardaki imzalara itiraz ettiklerini, bu bonoların dökümlerinin yapıldığını, bonoların tanzim tarihlerinin, vade tarihlerinin ve miktarlarının yazılı olduğunu, hangi nedenle, hangi borca karşılık verildiğinin dahi yazılı olduğu bu protokoldeki imzaya itiraz etmemiş olmalarının da davalıların kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, protokoldeki imzaya ayrıca ve açıkça itiraz edilmediğinden protokolün geçerli kabul edilmesi gerektiğini, bütün bu açıklamalar ışığında, bir an için imzaların borçlulara ait olmadığının kabulü halinde dahi; huzurda imzalanmış olan bonoların o sırada verilmeyip daha sonra getirilmiş olan sahte imzalı bonolarla değiştirildiğinden, borçlu kefil -------- imzasının kendisine ait olduğu da göz önüne alınarak ve ayrıca tarafların imzasını inkar etmedikleri muacceliyet sözleşmesinde açık ve net şekilde bonoların dökümünün ve hangi borca karşılık verildiğinin yazılı olması nedeniyle planlanmış ve kurgulanarak müvekkilinin davalılardan takip konusu bono miktarları kadar alacaklı olduğuna hükmedilmesini talep mecburiyetinin doğduğunu, davalıların davaya konu olan müvekkiline verdikleri bonolardaki imzalarla aynı imzaları taşıyan başkaca borçlar sebebiyle geçmiş tarihte müvekkiline verdikleri çeklerin davalılar tarafından banka aracılığı ile ödendiğini, işbu çeklerdeki davalılara ait imzaların da müvekkiline verilen bonolardaki imzalarla karşılaştırılmasını talep ettiklerini, işbu durumun davalıların kötü niyetini açıkca ortaya koyacağını, tüm bu nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulü ile müvekkilinin davalılardan 10.12.2019 düzenleme tarihli, ----------, ---- vadeli 100.000,00-TL, ----vadeli 100.000,00-TL, ----- vadeli 150.000,00-TL bedelli kıymetli evraklara dayalı olarak HMK 109 madde uyarınca şimdilik 10.000,00-TL kısmi alacağın 27.01.2020 (bonolara dayalı icra takip başlangıç tarihi) tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili ------ karşı açmış olduğu davada herhangi bir hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde bahsettiği hususların tamamının soyut iddialar olduğunu, diğer davalı ------ inşaat ile aralarındaki ticari ilişkiye müvekkilinin müdahil edip alacağını tahsil etme çabası içerisinde olduğunu, davacının bahsettiği senet teslim protokolünde ve bu senetlerin tamamında müvekkilinin imzasının ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın icra takibinde yapmış olduğu itirazlarda icra takibinin dayanağı olan protokoldeki imzalara itiraz edilmediğini belirtmiş ise de bu durumun kendisine bir hak kazandırmaktaymış gibi Sayın Mahkemeyi yanıltmaya yönelik beyanlarda bulunduğunu, davacının yapmış olduğu takibin kambiyo senetlerine özgü takip olduğunu ve söz konusu takibe de tarafınca süresinde itiraz edilerek borçlu olmadıklarının ispat edildiğini, davalının burada müvekkil ------ aralarında bir borç protokolü varmış gibi bu protokole de dayanarak ilamsız takip yapmış gibi iddialarda bulunduğunu, kambiyo takibine dayanak alınan senetin teslim protokolüne karşı açılacak bir dava olmadığı gibi böyle hukuki bir yolun da bulunmadığı izahtan vareste olacağını, tarafınca takibe konu senetlerin tamamının imzalarına itiraz edildiğini, -------- sayılı dosyada müvekkilinin imza örneklerinin alındığını, dosyanın iki kez bilirkişi incelemesine gittiğini, bilirkişi raporlarında da söz konusu senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığının ortaya çıktığını, davacı tarafın yukarıda bahsedilen tüm bu hususlara rağmen aynı konudaki senetleri dava konusu yaptığını, müvekkili ----- bu borca dahil etmeye çalışıldığını, davacının bahsettiği protokolde dava konusu kıymetli evraklarda hiçbir şekilde imzası bulunmadığını, davacının söz konusu davayı açarak haksız ve mesnetsiz olarak açtığını, dava konusu kıymetli evraktaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve iddiaların kabul edilemez nitelikte olduğunu, ------ dosyasıyla huzurdaki kıymetli evrakların bağdaştırılmasına anlam vermenin mümkün olamayacağını, dava konusu yaptırılan kıymetli evraklar ve söz konusu kıymetli evraklara ilişkin protokolde müvekkili ---- herhangi bir sorumluluğunun ve imzasının bulunmadığını, iddiaları kabul etmediklerini, tüm bu nedenlerle davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE; Dava, kambiyo senedine dayalı olarak açılan alacak davasıdır.Davacı vekili; beş adet çekten kaynaklı alacağın tahsili için önce icra takibi başlattıklarını, ancak takibe başlamadan evvel davalı şirketin taşınmazını elden çıkarması üzerine hacze kabil bir mal varlığı bulamadıklarını, bunun üzerine ------ tasarrufun iptali davası açtıklarını, bu davayı açmalarından sonra davalıların anlaşmak istediklerini beyan ettiklerini, davalı --------çeklere karşılık 5 adet bono aldıklarını, ancak ilk bononun ödenmemesi üzerine ------ dosyası ile takip başlattıklarını, davalıların ----- Mahkemesi'nde imzaya itiraz davası açtıklarını, bonolardaki imzaların davalılara ait olmaması nedeniyle takibin iptaline karar verildiğini, bu dosyanın halen istinafta olduğunu beyan ederek, bonolardan kaynaklı alacağın tahsilini dava ve talep etmiştir.Davalı vekili ise; bonolardaki imzaların müvekkillerine ait olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, imza incelemesine esas belgeler celp edilmiş, -----sayılı dosyasının sonuçlanması üzerine dava sonuçlandırılmıştır.Davaya konu uyuşmazlığın; keşidecisi davalı ---- dava dışı --- lehtarı davalı ----- olan, her biri --- düzenleme tarihli, --- vade tarihli, 190.000-TL bedelli, --- vade tarihli, 150.000-TL bedelli, ---- vade tarihli,100.000-TL bedelli, ---- vade tarihli, 100.000-TL bedelli ve ---- vade tarihli, 150.000-TL bedelli bonolar yönünden dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalılardan alacağının bulunup bulunmadığı bu noktada senetlerdeki imzaların davalılara ait olup olmadığı, davacı iddiası doğrultusunda aksinin kabulü durumunda dahi davacının taraflar arasındaki ---- sayılı dosyası,------ tarihli muacceliyet sözleşmesine yönelik iddiaları bakımından anılan senetler yönünden davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.Davacı vekilinin --- tarihli dilekçesi ile; davalıların imza inkarına konu ----- ilamın taraflarınca istinaf edilmesi sürecinde, söz konusu davanın davacısı tarafından istinaf aşamasında imza inkarı talebinden ve davasından feragat edildiğini, -------davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, ---- tarihli kesinleşme ile davanın feragat nedeniyle reddi kararının kesinleşmesinin yapıldığını, dolayısıyla işbu davanın konusuz kaldığını beyan ettiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre; işbu alacak davasına da konu olan "keşidecisi davalı ----dava dışı ----- lehtarı davalı ----- olan, her biri --- düzenleme tarihli, -------- vade tarihli, 190.000-TL bedelli, ------ vade tarihli, 150.000-TL bedelli, ---- vade tarihli,100.000-TL bedelli----- vade tarihli, 100.000-TL bedelli ve ----vade tarihli, 150.000-TL bedelli" beş adet bonodan ötürü davacının dosyamızın davalıları aleyhine ----- dosyası ile takip başlattıkları, davalıların bonolardaki imzaları inkar ederek ------ sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açtıkları, bonolardaki imzaların davalılara ait olmaması nedeniyle takibin iptaline karar verildiği, dosyamızın davacısı tarafından kararın istinaf edildiği, ancak istinaf aşamasında dosyamızın davalıları ve imzaya itiraz davasının davacıları olan ---- imzaya itiraz taleplerinden vazgeçtiklerini, davadan feragat ettiklerini beyan ettikleri, bunun üzerine ------- ilamı davanın feragat nedeniyle reddine karar verdiği, bu itibarla dosyamızın da konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacının dava açmakta haklı olduğu, davanın devam etmesi halinde davanın kabul ile sonuçlanmasının gerektiği, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 170,78-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 256,82-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yatırılan 170,78-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 1.638,90-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 11,50-TL yargılama giderinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 6-Konusuz kalan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yokluklarında kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.19.02.2024

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/847, K. 2024/126, T. 19.02.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-847-e-2024-126-k-7d5342678a07