İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/739 E. 2023/126 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/739
- Karar No
- 2023/126
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/739 Esas - 2023/126 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/739 KARAR NO : 2023/126 HAKİM :... KATİP... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2015 KARAR TARİHİ : 23/02/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/03/2023 Mahkememize açılan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında 03/10/2012 tarihli sözleşmeye istinaden 5 yıllık akaryakıt bayilik sözleşmesi düzenlendiğini sözleşme gereği yıllık 210 ton beyaz ürün satılacağını, aksi halde mahrum kalınan kara karşılık ton başına 75,00 USD cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı tarafından 1 yıllık süre dolmadan sözleşmeyi 01/08/2013 tarihli ihtar ile haksız olarak fesih ettiğini, ... görülen davada davacı şirkete ait sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak fesih edildiğine karar verdiğini beyan ile, Cezai Şart açısından şimdilik 1.000 USD (Merkez Bankası Kurları oranına göre 1 USD 2.900 TL’dir) dolarının akdin fesih tarihinden işleyecek devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabının ödediği en yüksek faizi ile ödenmesini, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi sebebiyle şimdilik 1.000 TL kâr kaybının akdin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticaret faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davacı vekili 01/12/2022 Tarihli Islah Dilekçesinde Özetle: mahkememizce son alınan bilirkişi raporunu kabul etmemekle birlikte 1.000 TL açmış olduğu davayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.328,37 TL olarak ıslah ettiğini, bu nedenlerle dava dilekçesinin ıslahına, davanın sonunda davalıdan 6.328,38 TL'nin tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, akaryakıt bayilik sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından fesih edilmesi üzerine müvekkili şirketin uğradığı zararların tazmini için ... sayılı dava açıldığını ancak mahkemece sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanmadığından davanın reddine karar verildiğini, davacının her ne kadar bu kararı dayanak yapmış ise de kararın temyiz edildiğini, davacının yıllık 210 ton taahhütte bulunmasına rağmen 10 ayda 1,67 ton akaryakıt alması karşısında kalan 2 ayda 208,33 Ton alımı yakalaması gerçekçi olmadığından müvekkili şirketin daha fazla zarar etmesini engellemek adına sözleşmenin fesih edildiğini, davacının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğini, sözleşmenin feshi halinde şirketin bayiye cezai şart ödeyeceğine dair bir ifadenin bulunmadığını beyan ise davanın reddine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Mahkememizden verilen 11/03/2021 tarih ve 2015/827 esas ... karar sayılı kararı ...karar sayılı ilamıyla KALDIRILMASINA karar verilmiş olmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. DELİLLER : ... esas sayılı dosyası uyaptan getirtilmiş, incelenmiştir. ... Kurulunca mahkememizce istenen evrakları gönderilmiş, incelenmiştir. Talimat yoluyla davacı defterleri mali müşavir bilirkişiye incelettirilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında nitelikli hesap bilirkişisi ve mali müşavir bilirkişisinden alınan son bilirkişi raporunda özetle, Fesih tarihi 01.08.2013 ile davacının dava dışı ... ile sözleşme akdettiği 31.10.2013 tarihleri arasında oluşacak kar mahrumiyetinin dikkate alınması halinde davacının ticari defterlerine göre 1.866,87 TL, TCMB verilerine göre ise 6.328,37 TL, tutarında net kar mahrumiyeti olduğu görüş ve kanaatini bildirmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE: Davacı yan , davalı şirket ile aralarındaki bayilik sözleşmesi gereği müvekilinin bir yılda 210 ton beyaz ürün almayı aksi taktir cezai şart ödemeyi üstlendiği, davalı şirketin sözleşme yapıldıktan 10 ay sonra haksız biçimde sözleşmenin davalı yanca fesh edildiği, feshin haksız olduğunun ... sayılı dosyasında belirlendiği, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle mahrum kalınan kar için şimdilik 1.000,00 USD, cezai şartın 1 USD 2.900,00 TL olmak kaydıyla sözleşmenin feshi tarihinden itibaren devlet bankalarında yabancı para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan faiziyle birlikte, yine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL mahrum kalınan kar şeklindeki maddi zararının fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalı şirketten tahsili ile müvekkiline verilmesini istemiş , davalı şirket ise davacının davasının dayanağını oluşturan ... esasına kayıtlı dava dosyasında kararın henüz kesinleşmediğini, sözleşmenin feshinin sadece taahhüde uyulmaması nedenine dayanmadığını, davacının sözleşmenin 5/c maddesinde öngörülen “mahalli piyasa ihtiyaçlarını zamanında karşılamak üzere yeteri kadar her cins akaryakıtı bulundurma ve istasyonu 24 saat faal durumda tutma yükümlülüğü” ne aykırı davrandığını, müvekkil şirketin bu nedenle sözleşmeyi fesh ettiğini, davacının bir yıl içinde 210 ton akaryakıt alması gerekirken ilk 10 ayda aylık 1,67 ton akaryakıt aldığını, son iki ayda diğer bölümün yerine getirilmesinin mümkün olmadığını, sözleşmenin feshi için bir yılın bitmesini beklemenin gerekmediğini, sözleşmenin 12. Maddesinde fesih şartlarının düzenlendiğini, buna göre sözleşmeye aykırılık halinde ihbara gerek olmaksızın tek taraflı olarak sözleşmenin fesih edilebileceğini, sözleşmenin haklı nedenle fesh edildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile davalı şirket arasındaki akaryakıt bayilik ve satış sözleşmesinin davalı şirket tarafından feshinin haklı olup olmadığı, sözleşmenin feshi nedeniyle, davalı şirketin davacıya cezai şart ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı, davacının mahrum kalınan kar şeklinde zararının oluşup oluşmadığı, bu zararı davalı şirketten isteyip istemeyeceği noktalarında toplanmış olup , dava bayilik sözleşmesi ve eki taahhütname çerçevesinde, sözleşme gereğince, taahhüt edilen miktarda akaryakıt alınmadığından bahsile sözleşmede ve taahhütnamede "Kâr Mahrumiyeti" olarak kararlaşırılan tazminatın ve taahhütnamede kararlaştırılan cezai şartın tazmini istemine ilişkidir. Taraflar arasında 03.10.2012 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi imzalanmakla, sözleşmenin süresinin yürürlüğe girdiği tarihten(03.10.2012) itibaren 5 yıl olduğu, sözleşme uyarınca yılda 210 ton beyaz ürün alımına ilişkin taahhütte bulunulmasına karşın yaklaşık 10 aylık sürede cüzi miktarda akaryakıt alımı yapıldığından davalı tarafından gönderilen 01.08.2013 tarihli fesih ihbarı ile taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği ihtilafsızdır. Davaya konu alacağa dayanak olarak gösterilen ve daha önce aynı şekilde ihtilaf konusu olan akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklı cezai şartın tahsiline yönelik açılan ve ... Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada alınan 16.06.2015 tarih...Karar sayılı ilamda “ Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bayilik sözleşmesinin 11.maddesinde yılda 210 ton beyaz ürün satma taahhüdünden eksik sattığı her ton beyaz ürün için şirkete 75 USD cezai şart ödeyeceği hükmüne yer verilmiş ise de bayi tarafından verilen taahhüdün yıllık 210 ton satış olduğunu, aylık periyotlar halinde herhangi bir taahhüdün olmadığı, 10 ay sürede toplam 1,64 ton gibi çok cüzi tutarda akaryakıt alımı ve satımı yapıldığı görülmekte ise de sürenin başlangıcına esas lisans ve lisans tadilinin ne zaman alındığı belli olmadığı için ilgili madde gereği 210 ton akaryakıt satış tahhüdünün yıllık olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ilgili yılın kalan 2 ayında verilen taahhüdün yerine getirilme olasılığının var olduğunu kabul etmek gerektiğini, dolayısıytarihinden itbaren geçen bir yıllık süre sonunda yapılması gerektiği halde davaya konu olayda 10 aylık süre sonunda yapıldığı, sözleşmenin 11.maddesi kapsamında sözleşmenin fesih tarihi itibariyle kusurlu olduğunun kabul edilemeyeceği, bayilik sözleşmesinin 13/b bendi gereğince sözleşmenin bayinin kusurundan dolayı dağıtıcı şirket tarafından sona erdirilmesi halinde bayiin 50.000 USD cezai şart bedelini ödemekle yükümlü tutulacağı, akat bayiin satış taahhüdü ile ilgili eksiklik tespitinin bir yıllık süre sonunda yapılması gerektiği halde bu sürenin beklenmediğ, bu nedenle bayiin fesih tarihi itibariye kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından davacının sözleşmenin feshinde haklı olmadığı dava konusu cezai şart alacaklarına müstahak olmadığından davanın reddine karar verildiği ” belirtilmiştir. Anılan kararı ... Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Açılan iş bu dava ile de bu kez davacı bayii cezai şart ve kar kaybı talebinde bulunmaktadır. Taahhüdü ihlal alacağı gecikme cezası niteliğinde olup gecikme cezası ifaya bağlı cezai şart kavramına tekabül etmektedir. 6098 sayılı TBK 179. maddesine göre alacaklı, ifanın sözleşmede belirtilen zamanda veya sözleşmede kararlaştırılan yerde yapılmaması halinde; sözleşmenin ifası ile birlikte cezai şartı talep edebilir. Bu sebeple, ifaya bağlı gecikme cezası niteliğindeki bu bedel, ancak sözleşmenin mevcut olduğu, ancak ifanın geciktiği durumlarda talep edilebilecektir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin davalı tarafından feshesildiği hususu taraflar arasında ihtilafsız olup davalının feshinin haklı nedene dayanmadığı hususu da ... Karar sayılı ilamı ile tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin süresi göz önüne alındığında davacının 5 yıl boyunca sözleşme ilişkisine güvenerek bayilik verdiği ve sözleşmenin yürürlükte olduğu dönem içerisinde tarafların sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirmesinin gerekliliğinin basiretli bir tacir olarak bilincinde olduğu, cezai şart isteminin Türk Borçlar Kanunu'nun 179.maddesi uyarınca sözleşmenin ayakta olduğu dönemde talep edebileceği ayrıca yanlar arasında akdedilen sözleşmede davacı bayi lehine cezai şarta ilişkin düzenlemeye yer verilmediği, sözleşmenin feshedildiği, bu itibarla sözleşme ayakta bulunmadığından cezai şart isteminin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. ... K. Sayılı ilamında “Kâr kaybı ise kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Genelde sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kardan yoksun kalan tarafın malvarlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik yoktur. Burada kardan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Kâr kaybı zararının müspet zarar kapsamında bulunduğu ve iki taraflı sözleşmelerin karşı tarafça haksız feshedildiği hallerde Borçlar Kanununun 106. ve 108. maddeleri hükümleri gereğince kâr kaybı zararına uğrayan tarafın isteyebileceği zararın saptanmasında kıyasen Borçlar Kanununun 325. maddesi hükmünde gösterilen kesinti yönteminin uygulanması gerektiği yerleşik yargı uygulamasıdır. Bu yönteme göre kâr kaybı ise sözleşme ifa ile bitse idi zarar görenin elde etmesi muhtemel bütün gelirlerden yapması gereken zorunlu harcama kalemleri ile sözleşme süresinden evvel feshedildiğinden süresinden evvel fesih nedeniyle sağladığı yani tasarruf ettiği haklar ve yine bu süre içerisinde başka işten sağlayacağı veya kasten sağlamaktan kaçındığı kazanç miktarları toplamı indirilerek bulunur. Elde edilecek fark miktara da net kâr denilir. ” şeklinde ifade edilmiştir. Fakat dosya kapsamından davacının feshin akabinde başka bir bayiliğe geçişi söz konusu olduğundan yapılacak hesaplamada fesih tarihi 01.08.2013 ile davacının dava dışı... ile sözleşme akdettiği 31.10.2013 tarihleri arasında oluşacak kar mahrumiyetinin dikkate alınması gerekmekte olup davacının ticari defterlerine göre 1.866,87 TL, TCMB verilerine göre ise 6.328,37 TL, tutarında net kar mahrumiyeti bilirkişilerce hesap edilmiştir. Sonuç olarak; davacının davalı şirket hakkındaki davasının kısmen kabulü ile kar mahrumiyetinden kaynaklanan tazminat talebi yönünden gerçek zarar olan 1.866,87 TL kar kaybına ilişkin maddi zarara ilişkin dava tarihi olan 11.12.2015 ... sayılı ilamı) tazminat alacağın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Fazlaya ilişkin istem ise anılan nedenlerle reddedilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Davanın kısmen kabulü ile 1.866,87 TL kar kaybına ilişkin maddi zararın 11.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının cezai şarta ilişkin isteminin ve fazlaya ilişkin tazminat isteminin reddine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken maktu 179,90 karar ve ilam harcın, peşin alınan 66,61 TL harç ile 91,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 157,61 TL'den mahsubu ile noksan olan 22,29 TL'nin harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına kabul miktarına göre hesaplanan 1.866,87 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına red miktarına göre hesaplanan 4.461,51 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 66,61 TL peşin harç ve 91,00 TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 27,70 TL başvuru harcı, 2.876,48 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.904,18 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 865,73 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bıkarılmasına, kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... yolu açık olmak üzere 23/02/2023 tarihinde karar verildi. Katip ... ✎ e-imzalıdır
Hakim ... ✎ e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.