İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/727 E. 2026/165 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/727
- Karar No
- 2026/165
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/727 Esas KARAR NO : 2026/165 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/11/2021 KARAR TARİHİ : 19/02/2026
DAVA:Davacı vekili mahkememize sunduğu 03/11/2021 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında imzalanan ------- Sigorta Poliçesi kapsamında gerçekleşen riziko sonucu davalı sigorta şirketinin müvekkil şirkete ödemesi gereken tazminat tutarını ödemediğini, uyuşmazlık konusu zarara müvekkili şirket ile iş ilişkisi olan dava dışı -------- ve --------- sebebiyet verdiğini, --------- Sigorta Poliçesi kapsamında söz konusu zararın --------- Sigorta Poliçesi tahtında değerlendirilmesi gerektiğini, --------- E sayılı dosyası üzerinden verilen 17.12.2020 tarihli karar uyarınca müvekkili şirketin eski müstahdemlerinden -------- ve --------- müvekkili şirketle olan iş ilişkileri kapsamında gerçekleştirmiş oldukları hukuka aykırı eylemler neticesinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin sabit görülmüş olup kendilerine hapis ve adli para cezası verildiğini, -------- ve --------- gerçekleştirmiş oldukları hukuka aykırı eylemler nedeniyle müvekkili şirketin 715.541,09 TL tutarında zarara uğradı müvekkil şirketin ceza mahkemesi hükmünün tesis edilmesinden önce --------- Noterliği kanalı ile kendisine gönderilen 05.04.2019 tarih --------- yevmiye numaralı ihtarnameyi tebliğ almasının akabinde 17.04.2019 tarihinde sigorta brokerine gönderdiği mail ile bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ceza yargılamasının tamamlanması ile müvekkil şirketin hem sigorta brokeri hem davalı sigorta şirketini --------- Noterliği 26.01.2021 tarih ---------- yevmiye numaralı ihtarname ile bilgilendirdiğini, davalı sigorta şirketinin talepleri kabul etmediğini müvekkili şirkete bildirdiğini, 19.02.2021 tarihinde Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, komisyonun yetki alanı dışında kalmasından bahisle başvuruyu işleme almadığını, davalı sigorta şirketinin sigorta tazminatını müvekkil şirkete ödeme mükellefiyeti doğmuş olmasına rağmen davalı sigorta şirketinin ilgili ödemeyi yapmamakta ısrar ettiğini, davalı sigorta şirketinin -------- Sigorta Poliçesi veya 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi bakımından müvekkili şirketin uğramış olduğu zararı karşılaması gerektiğini, taleplerin HMK m.l11 hükmüne uygun olarak terditli bir şekilde ileri sürüldüğünü, müvekkil şirketin öncelikli olarak --------- Sigorta Poliçesi dairesinde tanzim edilmesine, aksi kanaatte olması durumunda ise müvekkil şirketin 3. şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi dairesinde tanzim edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, --------- Sigorta Poliçesi teminatı kapsamına tüm çalışanlar ve taşeronların dahil edildiğini, dava dışı------ ve -------- hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu zincirleme suç şeklinde işlediklerini, bu nedenle zararın poliçe üst limiti olan 500.000 TL üzerinden her bir suçlu için ayrı ayrı hesaplanmasının gerektiğini, 3. Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi'nin;--------- Sigorta Poliçesi'nin 29. sayfası altında düzenlendiğini, bu poliçe uyarınca müvekkil şirketin müstahdemleri tarafından yapılacak faaliyetler esnasında oluşabilecek ve üçüncü şahıslara verilebilecek maddi zarar - ziyan sonucu müvekkili şirkete atfedilecek kanuni sorumluluk taleplerinin davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edileceğinin ifade edildiğini, anılan poliçe hükümleri ve --------- Asliye Ceza Mahkemesi kararına rağmen davalı sigorta şirketinin zararı tanzim etmeyerek poliçe hükümlerine aykırı davrandığını, kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ışığında davanın kabul edilmesini talep ettiklerini belirterek müvekkil şirketin öncelikli olarak --------- Sigorta Poliçesi dairesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5000 TL üzerinden tanzim edilmesini, aksi kanaatte olması halinde müvekkili şirketin 3. şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi dairesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5000 TL üzerinden tanzim edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili 03/01/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuk kurumuna başvurmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı delillerinin taraflarına tebliğ edilmesinin gerektiğini, sigortalının taleplerinin --------- Sigorta Poliçesi teminatı kapsamına girmediğinden davanın reddinin gerekeceğini, davacının müvekkili şirket nezdinde 20.07.2018 - 20.07.2019 vade tarihli-------- Sigorta Poliçesinin mevcut olduğunu, ilgili poliçe kapsamında -------- Sigorta Poliçesi bulunmakta olup olay başı teminat limitinin 150.000 TL olarak belirlendiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin poliçe teminat limitleri uyarınca sorumluluğunun bulunduğunu, yapılan ihbar üzerine incelemelere başlanmış olmakla müvekkili şirkete tebliğ olunan ihtarnamede --------- distribütörlük ilişkisi kapsamında --------- Şti.'nin deposundaki ürünleri ilgili şirketin bilgisi ve onayı olmadan sattığının belirlendiğini, bu kapsamda ------- -------- Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinin belirtildiğini, zarara uğradığı bildirilen --------- Şti. olmakla davacının ürünleri iç ilişkisi uyarınca --------- Şti.'ye fatura karşılığı sağlamakta, dava dışı firmanın da bu ürünlerin satışını yapmakta olduğunu, bu durumda zararın dava dışı üçüncü kişi üzerinden doğmakla davacı yanın doğrudan uğradığı bir zararın mevcut olmadığını, alınan ekspertiz raporunda sigortalıya karşı emniyeti suiistimal hadisesinin gerçekleşmediğinin belirtildiğini, --------- Sigorta Poliçesi'nin 27. Sayfasında -------- Sigorta Poliçesi'nin teminat kapsamının belirlendiğini, huzurdaki davaya konu hadisede dava dışı üçüncü kişi --------- Şti. ürünleri üzerinde zararın doğduğunu, sigortalı şirket ürünlerinin çalınmadığını, sigortalı şirket ürünlerinde, para veya kıymetli evrakında bir eksilme olmadığının sabit olduğunu, her durumda --------- Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında bir değerlendirme yapılacak olması halinde, -------- Sigorta Poliçesi Özel Şartı uyarınca sigortacıya tazminat yükümlülüğü atfedilebilmesi için gerekli şartların oluşup oluşmadığının irdelenmesi gerektiğini, davacının; taleplerinin -------- Sigorta Poliçesi teminatı kapsamında değerlendirilemeyecek olması karşısında 3. Şahıs Mali Mesuliyet Teminatı kapsamında tazminini talep ettiğini, ilgili taleplerin 3. Şahıs Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları uyarınca da teminat dışı olduğunu, huzurdaki davaya konu hadisede herhangi bir üçüncü şahıs zararının mevcut olmadığını, kaldı ki üçüncü şahıs zararı olsa dahi mezkur hadisenin meydana geliş şekli itibariyle Genel Şartlar 3.A/1 maddesi uyarınca teminat dışı olduğunu, poliçede yer alan muafiyetlerin dikkate alınmasının gerektiğini, kombine poliçe kapsamında kocsürans bulunmakla müvekkil şirketin %60 payı oranında sorumluluğunun bulunduğunu, davanın ---------Ş. ile ----------Ş.'ye ihbarını talep ettiklerini, davacının faiz taleplerinin kabul edilemeyeceğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER :--------- Noterliği'nin 30/11/2021 tarihli yazı cevabı ---------- Esas sayılı dosyası -Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir ve Sigorta Hukuku Uzmanı Bilirkişi Heyeti tarafından sunulan 13/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davalı -------- Şirketi nezdinde, davacı tarafa ait ---------- Sigorta Poliçesinin mevcut olduğu, poliçede davacı sigortalıya ait değeri para ile ölçülen mallara ilişkin olarak Emniyeti Suistimal halinin teminat altına alınmış olduğu, Emniyeti Suistimalin dava dışı --------Şti'ne ait mallar üzerinde gerçekleştirildiği, sigortalıya ait bir mala ilişkin olarak gerçekleştirilmediğinden meydana gelen zararın Emniyeti Suistimal teminatı dışında kaldığı ve Emniyeti Suistimal yönünden davalı sigorta şirketinin davacıya karşı bir sorumluluğunun oluşmadığı, poliçede 3. şahıs malları yönünden 50.000 TL ile sınırlı olarak 3. şahıs Mali Mesuliyet teminatının mevcut olduğu, davacı şirket tarafından, dava dışı malları zarar gören --------- Şti'ne her hangi bir zarar ödemesi yapılmadığı, bu nedenle 3. Şahıs Mali Mesuliyet teminatını talep edemeyeceği, talep hakkının dava dışı-------- Şti'ne ait olduğu, ---------- Esas sayılı dosyasında ve ekspertiz raporunda dava dışı -------- Şti'nin zararının nihai olarak 578.097,77 TL olarak belirlendiği ve eksper raporunda yer alan koli çay birim fiyatlarının zarar tarihi itibari ile piyasa fiyatları ile uyumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. -Mahkememiz dosyasına Mali Müşavir Bilirkişi tarafından sunulan 19/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; dava dışı şirketin 2018-2021 dönemi ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde 2018-2021 dönemi Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin Vergi Usul Kanunu'nun “Tasdik Zamanı” başlıklı 221 maddesine göre; süresinde yaptırıldığı, dava dışı şirketin 2018-2021 döneminde e-defter mükellefi olduğu, 2018-2021 dönemi Ocak ayı (Açılış) GİB onaylı Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir beratları ile 2018-2021 dönemi Aralık ayı (Kapanış) GİB onaylı Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir beratlarını süresinde aldığı, dava dışı şirketin ticari defterlerinin V.U.K'nu ve TTK'nuna uygun tutulduğu, dava dışı şirketin ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, dava dışı -------- şirketine ait --------- deposunda 03.12.2018 tarihinde yapılan sayımda ceza davasına konu olan ürünlerin fiili stok durumu aşağıda belirtildiği şekilde tespit edilmiş ve tutanağa bağlanarak --------ş bölge şefi --------, eski depo sorumlusu ---------, yeni depo sorumlusu ---------, eski muhasebe elemanı ----------, yeni muhasebe elemanı --------- tarafından imza altına alınmıştır. 03.12.2018 tarihli tutanağa göre;-------- 12'li 289 Koli, --------- 12'li 705 Koli fiili olarak stok bulunduğu tespit edilmiş olup tutanaklı imza altın alındığını, bu bağlamda tarafımca dava dışı --------- Şirketi'nin 2018-2019-2020-2021 yıllarına ilişkin ticari defterleri üzerinde dava konusu ------- ve ------- --------- stok hareketleri ve alış faturaları incelenmiş olup yapılan inceleme ve tespitler neticesinde 03.12.2018 tarihi itibariyle --------- marka çay yönünden; 01.01.2018-03.12.2018 tarihleri arasında davacı --------Ş.'den toplamda 1405 koli -------- marka çay alımı yapıldığı, 03.12.2018 tarihli tutanağa göre depoda fiili olarak 289 koli -------- marka çay tespit edilmiş olmasına rağmen dava dışı ------- şirketinin stok hareketlerinde kaydi olarak 484 koli --------- marka çayın stokta gözüktüğü, 03.12.2018 tarihi itibariyle stok sayın noksanlığının (484-289) 195 koli olduğu, -------- marka çay yönünden; 01.01.2018-03.12.2018 tarihleri arasında davacı --------Ş.'den toplamda 6145 koli --------- marka çay alımı yapıldığı, 03.12.2018 tarihli tutanağa göre depoda fiili olarak 705 koli -------- marka çay tespit edilmiş olmasına rağmen dava dışı ---------- şirketinin stok hareketlerinde kaydi olarak 3079 koli ---------- marka çayın stokta gözüktüğünü, 03/12/2018 tarihi itibariyle stok sayım noksanlığının (3079-705) - 2.374 koli olduğu,-------- Asliye Ceza Mahkemesi Ceza Mahkemesi tarafından detaylı bilirkişi raporlarının aldırıldığı soruşturma aşamasında ayrıca 25.02.2019 tarihli bilirkişi raporunun mevcut olduğu, --------- Esas sayılı ilamı içeriğinde yer aldığı, görülmüş olup --------- Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesinde KDV hariç 662.538,04 TL zarar belirlendiği ve ekspertiz raporunda; 2374 koli birim fiyatı 267,99 TL — 636.208,26 TL 195 koli birim fiyatı 135,02 TL — 26.328,90 TL ara toplam 662.537,16 TL olduğu, Savcılık tarafından bulunan çayın bedeli 84.439,39 TL'nin tenzili sonrasında, 578.097,77 TL zarar belirlendiği, kovuşturma dosyası ve ceza dosyasında tespit edilen stok noksanları ile tarafımca dava dışı --------- şirketinin ticari defter kayıtlarında yapılan incelemede tespit edilen stok sayım noksanlarının birbiriyle örtüştüğü görüş ve kanaate varılmıştır. -Mahkememiz dosyasına Ziraat Mühendisi, Sigorta Hukuku Uzmanı ve Mali Müşavir Bilirkişi Heyeti tarafından sunulan 11/11/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda; poliçede yer alan emniyeti suiistimal teminatının, sigortalıya ait mallar üzerinde yapılacak emniyeti suiistimal hadiselerini kapsadığı, davaya konu olayda ise hadisenin 3.şahıs malları yönünden meydana geldiği, bu nedenle zararın emniyeti suiistimal teminatı kapsamına girmediği, poliçede yer alan 3.şahıs mali mesuliyet teminatı kapsamına girdiği, poliçenin 30.sayfasında 3.şahıs mali mesuliyet teminatının 50.000 TL olarak belirlendiği, yukarıda mali inceleme kısmında belirtildiği üzere, dava dışı 3.şahıs Doğu Grup firması zararının, açık hesap bakiyesinden mahsup edilerek davacı şirket tarafından karşılanmış olduğu, bu nedenle 3.şahıs mali mesuliyet teminatını sigorta şirketinden talep edebileceği, davacı vekilinin sunmuş olduğu iskonto faturası her ne kadar KDV dahil 652.300,56 TL tutarında olsa da fatura kalemleri incelendiğinde; faturanın 1.satırında “---------” açıklamasıyla yer alan KDV hariç 480.132,00 TL + 38.410,56 TL KDV toplam 518.542,56 TL tutarındaki iskontonun içerik itibariyle çalınan mallarla uyumlu olabileceği, davalı sigorta şirketinin 3.şahıs teminatı kapsamında 50.000 TL ile sınırlı olarak davacıya karşı sorumluluğunun oluşacağı, davalı sigorta şirketinin 01.06.2019 tarihinde temerrüde düştüğü yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. -Davacı vekili 11/12/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 45.000,00-TL artırmış ve 50.000,00-TL'nin tahsilini talep ederek bakiye harcı tamamlamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; asıl talep taraflar arasında imzalanan emniyeti suistimal sigorta poliçesi kapsamında davacı şirket çalışanlarının verdikleri zararın tazmin edilmesi terditli talep ise 3. şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında zararın tazmini istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki sigorta poliçesinin incelenmesinde, sigorta şirketinin, sigortalı nezdinde çalışanların görevleri esnasında, kasıt veya kötü niyetle sigortalının para ve sair kıymetli evrakını veya para ile ölçülebilen mallarını çalmak, zimmetine geçirmek, hile ve dolandırıcılık veya sahtekarlık yoluyla bunlara sahip olmak suretiyle yapacağı emniyeti suistimal halleri neticesinde, sigortalının uğrayacağı zararı dava konusu olay tarihlerini kapsayacak şekilde Kombine Sigorta Poliçesi kapsamına alındığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce tarafların delilleri ve iddiaları kapsamında dava konusu uyuşmazlık ile ilgili bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup ; Mali Müşavir bilirkişi tarafından dava dışı ---------- şirketinin 2018-2021 dönemi ticari defterleri incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde dava dışı şirketin davacı ----------Ş.'den toplamda 6145 koli --------- marka çay alımı yapıldığı, 03.12.2018 tarihli tutanağa göre depoda fiili olarak 705 koli -------- marka çay tespit edilmiş olmasına rağmen dava dışı stok hareketlerinde kaydi olarak 3079 koli ---------- marka çayın stokta gözüktüğünü, 03/12/2018 tarihi itibariyle stok sayım noksanlığının (3079-705) - 2.374 koli olduğu, ----------Asliye Ceza Mahkemesi Ceza Mahkemesi tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesinde KDV hariç 662.538,04 TL zarar belirlendiği ve ekspertiz raporunda; 2374 koli birim fiyatı 267,99 TL — 636.208,26 TL 195 koli birim fiyatı 135,02 TL — 26.328,90 TL ara toplam 662.537,16 TL olduğu, savcılık tarafından bulunan çayın bedeli 84.439,39 TL'nin tenzili sonrasında, 578.097,77 TL zarar belirlendiği, kovuşturma dosyası ve ceza dosyasında tespit edilen stok noksanları ile tarafımca dava dışı --------- şirketinin ticari defter kayıtlarında yapılan incelemede tespit edilen stok sayım noksanlarının birbiriyle örtüştüğü belirtilmiştir. Mahkememiz dosyasına Ziraat Mühendisi, Sigorta Hukuku Uzmanı ve Mali Müşavir Bilirkişi Heyeti tarafından sunulan 11/11/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda; poliçede yer alan emniyeti suiistimal teminatının, sigortalıya ait mallar üzerinde yapılacak emniyeti suiistimal hadiselerini kapsadığı, davaya konu olayda ise hadisenin 3.şahıs malları yönünden meydana geldiği, bu nedenle zararın emniyeti suiistimal teminatı kapsamına girmediği, poliçede yer alan 3.şahıs mali mesuliyet teminatı kapsamına girdiği, poliçenin 30.sayfasında 3.şahıs mali mesuliyet teminatının 50.000 TL olarak belirlendiği, mali inceleme kısmında belirtilen incelemeye göre dava dışı 3.şahıs -------- firması zararının, davacı şirket tarafından açık hesap bakiyesinden mahsup edilerek karşılanmış olduğu tespit edilmiştir.Tüm dosya kapsamı, iddia ve savunmalar birlikte değerlendirildiğinde ; davacı vekili davacı şirket ile iş ilişkisi olan dava dışı --------- ve ---------- dava konusu zarara sebebiyet verdiğini, ------- Sigorta Poliçesi kapsamında söz konusu zararın --------- Sigorta Poliçesi tahtında aksi halde 3. şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında zararın karşılanması istemiyle şimdilik 5.000,00 Tl talep etmiştir. 11/12/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 45.000,00-TL arttırarak 50.000,00-TL'nin tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili ıslah talebine karşı zamanaşımı definde bulunmuştur. Davacı şirket, zarara neden olan çalışanları hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunmuş,---------- sayılı ilamı ile sayılı dosyası ile dava dışı------- ve ------ hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kovuşturma yürütülmüş ve verilen mahkumiyet karar istinaf ilamı ile kesinleşmiştir.TBK'nin 72. maddesi zaman aşımı başlığıyla "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır." hükmünü içermektedir. Haksız fiil sorumluluğundan bahsedilebilmesi için hukuka aykırı bir fiil, fiili yerine getiren bir fail, zarar ve failin yerine getirdiği fiil ile mal varlığında yahut cisminde meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. TBK'nın zamanaşımına ilişkin hükümlerine göre, ceza zamanaşımı ancak mağdurun bizzat haksız fiilin failine yönelttiği istemler açısından geçerlidir. Somut olayda davacının istemi, taraflar arasında düzenlenen, ihtiyari mali sorumluluk sigortası niteliğindeki esasında bir zarar sigortası olan kombine sigorta poliçesinden kaynaklı sigorta alacağına ilişkindir. Zarar sigortası sözleşmesinden kaynaklanan taleplerle, haksız fiilden kaynaklanan taleplerin nitelikleri birbirinden farklıdır. Sözleşme ilişkisinde tarafların sözleşmeyi ve muacceliyeti tayin etmesi ya da takip etmesi, alacağını isteyeceği karşı tarafı bilmesi tabiidir ve esastır. Bu nedenle zamanaşımının başlangıcı için alacağını ve borçluyu öğrenmesine sözleşme zamanaşımında ihtiyaç duyulmamıştır. TTK'da sigorta sözleşmelerinde uygulanacak zamanaşımına ilişkin 1420. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır." düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 1420. maddesinde düzenlenen zamanaşımı süresi sigorta akdine taraf olanlar için geçerlidir. Sigorta akdine taraf olmayıp, örneğin zarar gören sıfatıyla destekten yoksun kalan tarafından, sorumluluk sigortasına dayalı olarak, sigorta şirketine karşı açılan davada ilgili madde hükmü değil temel ilişkideki zamanaşımı süresinin uygulanması gerekecektir. Zamanaşımı süresi alacağın muaccel olduğu tarihten başlamaktadır. TTK'nın 1427. maddesi gereğince, sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Dosya kapsamındaki, hasar dosyasına göre davacının 17/04/2019 tarihinde e posta yolu ile sigorta şirketine hasar ihbarında bulunduğu ve TTK 1427/2 maddesi uyarınca sigorta şirketinin 45. gün sonunda 01/06/2019 tarihinde temerrüte düştüğü, davalı tarafça 08/11/2019 tarihinde davacı tarafa gönderilen e-mail ile zararın teminat kapsamında tazmin edilmeyeceği bildirilmiştir. Somut olayda taraflar arasında sigorta poliçesine dayalı olarak sigortacı sigortalı ilişkisi bulunduğundan zamanaşımı hususunda TTK'nin 1420. madde hükümleri uygulanacağı, belirtilen yasa maddesinde suç zamanaşımının uygulanacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, TTK düzenlemesinde haksız fiil ile bağlantılı birçok hükümde davalı veya üçüncü kişinin haksız fiili nedeniyle zarar oluşması halinde suç zamanaşımının uygulanacağının açıkça düzenlendiği, bu davada taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinden kaynaklı bir uyuşmazlık olması nedeniyle suç zamanaşımının uygulanamayacağı, TTK'nın 1420. maddesinde belirtilen diğer kanunlardaki hükümler saklıdır ibaresi ile, özel kanunlarda sigorta sözleşmesi hakkındaki zamanaşımına ilişkin düzenlemeler kastedilmektedir. TTK'nin 1420 ve 1482 maddeleri gereğince alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren zaman aşımının işlemeye başladığı, TTK'nin 1427/2 Maddesi uyarınca başvurudan itibaren 45 gün sonra alacağın muaccel olduğu hüküm altına alınmıştır Nitekim -------- sayılı ilamı ile de benzer yönde karar verilmiştir.Dosya kapsamındaki 11/11/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda taraflar arasındaki poliçede yer alan emniyeti suiistimal teminatının, sigortalıya ait mallar üzerinde yapılacak emniyeti suiistimal hadiselerini kapsadığı, davaya konu olayda ise hadisenin 3.şahıs malları yönünden meydana geldiği, bu nedenle zararın emniyeti suiistimal teminatı kapsamına girmediği, dava dışı 3.şahıs -------- firması zararının, açık hesap bakiyesinden mahsup edilerek davacı şirket tarafından karşılanmış olduğu, bu nedenle 3.şahıs mali mesuliyet teminatını sigorta şirketinden talep edebileceği, 3.şahıs teminatı kapsamında 50.000 TL ile sınırlı olduğu belirilmiş olup tüm dosya kapsamı , hüküm kurmaya elverişli 11/11/2025 tarihli ek rapor , davacının ıslah dilekçesi ve davalının ıslaha karşı zaman aşımı defi doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile oluşan zararın emniyeti suistimal sigorta poliçesi kapsamında olmaması nedeniyle davacının asli talebin reddine, dava konusu 5.000,00 TL tazminatın 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında olduğu, alacağın 01/06/2019 tarihinde muaccel olduğu ve zaman aşımı süresinin işbu tarihten itibaren işlemeye başladığı, Covid 19 salgını nedeniyle zaman aşımında duran süre ile arabuluculuk aşamasında geçen süreler hesaplandığında dava tarihi olan 03/11/2021 tarihi itibariyle davanın zaman aşımı süresinde açıldığı anlaşıldığından dava konusu 5.000,00 TL tazminatın 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının ıslah ile talep etmiş olduğu 45.000,00 Tl tazminat talebinin sigorta sözleşmelerinde uygulanacak zamanaşımına ilişkin TTK 1420. Maddesi gereğince sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağından 11/12/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile talep edilen 45.000,00 Tl tazminat isteminin zamanaşımı nedeniyle reddine dair karar verilerek aşağıda şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Davanın Kısmen Kabulü ile, 1-a-Davacının emniyeti suistimal sigorta poliçesi kapsamındaki tazminat talebinin reddine, b-Dava konusu 5.000,00 TL tazminatın 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Davacının 45.000,00 Tl tazminat isteminin zamanaşımı nedeniyle reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL karar harcının başlangıçta peşin olarak alınan 85,39 TL harç ve 768,49 TL ıslah harcı toplamından mahsubu ile bakiye 121,88 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/3 maddesine göre hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan bilirkişi masrafı 17.000,00 TL, posta, tebligat, dosya masrafı başka birime reddiyat ve KEP gideri olan 2.283,00 TL olmak üzere toplam 19.283,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.928,30 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 180,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL'nin kabul ve ret oranına hesaplanan 132,00 TL'sinin davalı taraftan, 1.188,00 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile-----------Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026