İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/624 E. 2025/804 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/624
Karar No
2025/804
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/624 KARAR NO : 2025/804

DAVA : Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı ) DAVA TARİHİ : 28/09/2021 KARAR TARİHİ : 09/12/2025

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı ) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ...'in maliki ve davalı ...'in sürücülüğünü yaptığı ... plakalı araç, 21.02.2020 tarihinde müvekkili ...'ya ... ili ... ilçesine bağlı ... mahallesi ... cad. üzerinde yaya geçidinde çarptığını ve müvekkilinin ağır şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, davalılardan sürücü ... kazanın meydana gelmesinde birinci derecede asli kusurlu olduğunu, Polis ekipleri kaza mahaline geldiğinde müvekkili sağlık ekiplerince hastaneye kaldırıldığını, yola ne şekilde ve yolda nereye düştüğünü, araç tarafından nasıl fırlatıldığı tam olarak tespit edilmemişse de sonradan Emniyet görevlilerince ve sadece sürücü davalının beyanı üzerine tahmini bir tutanak tanzim edildiğini, bunun kabulü mümkün olmadığını, yargılama aşamasında davacı ve davalının da hazır bulunduğu keşif yapılarak değerlendirme ve tespit yapılaması gerektiğini, buna göre kusur durumu ve oranı ile ilgili doğru tespit yapılabileceğini, müvekkilinin mağduriyeti hiç bir şekilde davalılar tarafından giderilmediğini, maddi boyutu bir yana manevi olarak da yalnız bırakıldığını, davacı müvekkilinin sol bacağında- dizinde kırıklar oluştuğunu, kafa travması geçirmiş bundan kaynaklı kafasına da dikiş atılmış ve bir müddet hafıza kaybına uğramış ağır operasyonlar geçirdiğini, bacağına platin takıldığını, ameliyat yaraları ile ilgili çok büyük problemler doğduğunu, ortaya çıkan enfeksiyonlar nedeniyle daha da büyük problemler yaşadığını, ...Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ameliyatları olduğunu, tedavi ve kontrolleri yapıldığını, ...hastanesinde özel bir çok tedavisini olduğunu, Fizik Tedavi gördüğünü, hala da tedavi ve kontrolleri devam etmekte olduğunu, sağlık problemleri ile uğraşmakta olduğunu, görünen odur ki maalesef davacı eski haline ömrü boyunca dönemeyeceğini, Ceza Yargılaması sürecinde de Adli Tıp Kurumundan alınan Raporla da kazada davacının fiziki durumuna ilişkin durumunun Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığını, kırıkların müştereken yaşam fonksiyonlarına etkisi ağır derece olduğu tespiti de yapıldığını, oturduğu evi 4. Katta ve binası asansörsüz olduğunu, buraya kendi başına inip çıkamamakta olduğunu, maalesef eşinin kendisini kucaklayarak inip çıkarması gerekmekte olduğunu, müvekkili çok mahcup , üzgün ve çaresiz olduğunu, aynı şekilde ev işlerini de kendi başına yapamamakta olduğunu, artık kalıcı bir şekilde engelli olduğunu, davalı ...'in sürücülüğünü yaptığı davalı ...'in maliki olduğu ... plakalı araç ... Poliçe no ile diğer davalı ... Sigorta Şirketi tarafından zorunlu mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, sigorta şirketine taraflarınca 13.01.2021 tarihinde müracaat edilmiş olmakla anlaşma sağlanamadığını, öncelikle dava harç ve masrafları bakımından adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini, devamında hüküm altına alınan alacağın tahsil edilememe riskine karşılık ... plakalı aracın trafik kaydına hükmün kesinleşmesine kadar ihtiyati tedbir konulmasına, belirtilen ve belirtilemeyen kalemlerle ilgili fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; müvekkilinin maluliyet ve beden gücü kaybı ile ayrıntılı yer verdikleri tüm sağlık ve diğer giderleri için 20.000 TL maddi tazminat ile, müvekkilinin kaza sebebi ile duyduğu derin acı ve keder sebebi ile 20.000 TL manevi tazminat olmak üzere; toplam 40.000 TL maddi ve manevi tazminatın olay tarihi olan 21.02.2020 'den itibaren işleyecek en yüksek banka reeskont faizi ile birlikte ve yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalılardan (manevi tazminat için sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazanın meydana geliş biçimi yönünden, davacı yanın soyut ve dayanaksız iddialarının kabulü mümkün olmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmamakta olduğunu, kaza davacı yanın kontrolsüz ve dengesiz bir şekilde yola fırlaması sonucunda meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsü hız sınırı kurallarına uygun bir şekilde hareket ettiğini, ancak bütün çabasına rağmen kazanın oluşumunu engelleyemediğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlar gereği geçici iş göremezlik ve geçici iş göremezlik dönemi bakıcı gideri zararı sağlık giderleri teminatına alındığını, ayrıca sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu ve sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmadığı açıkça belirtildiğini, dava konusu olayda tarafların kusur durumu ile davacının müterafik kusurunun ve tespitine; sigortalı araca atfı kabil bir kusur bulunmadığından davanın reddine, aksi halde davacı yanın sürekli maluliyet iddialarının değerlendirilmesi için dosyanın Adli Tıp ilgili ihtisas dairesine gönderilmesine, aktüerya hesabı yapılırken belirtilen hususların dikkate alınarak hesap yapılmak üzere Aktüer Siciline kayıtlı aktüerya uzmanına hesap yaptırılmasına, ticari faiz talebinin reddine karar verilmesine, herhalde haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle; İki tarafı bariyer olan bir yolda yaya geçidinin olma ihtimali olmamakla birlikte yağış ve ıslak zeminin bulunduğu hava şartlarında müvekkili frene basmış ek olarak kornaya bastığını, buna karşılık davacı ısrarla yoldan karşıya geçmeye devam ettiğini, her ne kadar müvekkilinin hızı hız limitinin altında olsa da zeminin kaygan olması ve davacının bir anda yola atlaması sebebiyle araba duramadığını, buna ek olarak müvekkili kazadan hemen sonra ambulansı aramış gerekli önlemleri aldığını ve davacının kimsesi olmadığından dolayı 3 gün hastanede kendisiyle ilgilendiğini, dolayısıyla bu konuda davacı taraf gerçeği söylememekte olduğunu, müvekkilinin manevi olarak davacıya ailesinden daha çok destek sunduğunu, zamanaşımı, husumet, dava şartı ve yetki yönünden itirazları bulunduğu savunularak, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E / Dava, 21/02/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu kazaya karışan aracın trafik tescil ve tramer kayıtları, davacının tedavi kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ceza dosyası celp edilmiş, davacı ve davalı gerçek kişi şahısların SED rapor tanzim ettirilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Adli Tıp Raporu alınmış, taraf tanıkları dinlenilmiştir.. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ve Hasar Dosyasının incelenmesinde; Kazaya karışan ... plakalı 2015 model ... marka ... model hususi aracın davalı ... adına kayıtlı olduğu ve kaza tarihini kapsar şekilde 26/03/2019-26/03/2020 tarihleri arasında ... numaralı poliçe ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış olduğu, davadan önce davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu kazaya ilişkin başlatılan soruşma sonunda düzenlenen iddianame ile açılan ... 38. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Müştekinin ... olduğu, sanığın ... olduğu, suçun taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma olduğu, suç tarihinin 21/02/ 2020 olduğu, dava sonunda sanığın adli para cezası ile cezalandırılmasına dair karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce Emniyet Müdürü bilirkişi ...'dan alınan 01/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Yaya ... : 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 68/b-c bentlerinde açıklanan; kuralları ihlal ettiği ve %75 oranında asli kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, sürücü ...’in(...): 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 52/a-b bentlerinde açıklanan; kuralları ihlal ettiği ve %25 oranında tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurumu'ndan alınan 24/11/2022 tarihli ATK raporunda özetle; Davalı sürücü ...'in %15 (yüzde onbeş)oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'nun %85 (yüzde seksenbeş)oranında kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu'ndan alınan 07/01/2025 tarihli ATK raporunda özetle; SONUÇ: Mevcut belgelere göre; ... ve ... kızı, 01.01.1966 doğumlu, ...’nun 21.02.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında; Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar, Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar, II-Beyin hasarı, beyin işlev bozukluğuna bağlı davranış bozuklukları, Tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen %25x1/2, kişinin engel oranı %12.5, Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, alt ekstremite uzunluk farklılıkları, Tablo 3.3’e göre alt ekstremite engellilik oranı %10; ayak bileği hareket kısıtlılığı, Tablo 3.11’e göre alt ekstremite engellilik oranı %2, Balthazard formülüne göre toplam (%10+%2) alt ekstremite engellilik oranı %11.8 olup, Tablo 3.2’ye göre kişinin engel oranı %6; Balthazard formülüne göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %18 olduğu, kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %18 (yüzdeonsekiz) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, bir başkasının sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu bildirilmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller, tanık beyanları, alınan bilirkişi ve ATK raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre; Davacı tarafça, dava dilekçesi ile, davalı sürücü ...'in sevk ve idaresinde bulunan , diğer davalı ...'in maliki olduğu ... plakalı aracın 21/02/2020 tarihinde yaya olan davacıya çarpması suretiyle meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle tüm davalılardan sağlık ve yol giderleri, bakıcı giderleri ile sürekli ve geçici işgörmezliğe ilişkin olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi tazminat ve davalı sigorta şirketi dışındaki davalılar ...ve ...'den 20.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunulmuştur. Davalı Sigorta şirketi tarafından, cevap dilekçesi ile, zamanaşımı def'iinde bulunulmuş, tedavi giderleri ve bakıcı giderlerinin poliçe teminat kapsamında olmadığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe teminat limitleriyle sınırlı olduğu ileri sürülmüş ve bu kapsamda davanın usulden ve esastan reddi talep edilmiştir. Davalılar ... ve ... tarafından cevap dilekçesi ile, kusurlu tarafın davacı olduğu, husumetin sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiği, zamanaşımı, husumet, dava şartları ve yetki yönünden itirazları bulunduğu belirtilerek bu kapsamda davanın usulden ve esastan reddi talep edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. Maddesinde; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, 54. Maddesinde; Tazminat talep edilebilecek bedensel zarar kalemlerinin, tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olduğu, 56. Maddesinde; Hakimin , bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. Maddesinde; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91. Maddesinde; İşletenlerin bu kanunun 85 . Maddesinin 1. Fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, 97. Maddesinde; Zarar görenin ZMMS sigortacısına başvurabileceği; 99. Maddesinde; trafik sigortacısının, hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde ZMMS kapsamındaki miktarları ödemek zorunda olduğu, 109. Maddesinde de; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren iki yılın her durumda kaza tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise bu sürenin tazminat talepleri içinde uygulanacağı, düzenlenmiştir. Öncelikli olarak dava şartları ilk itirazlar ve süreler yönünden itirazlar yapılmıştır; Davalılar ... ve ... tarafından husumet itirazında bulunulmuş ise de, davanın trafik kazasından kaynaklı tazminat davası olduğu, davanın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85 ve devamı maddeleri uyarınca ZMM sigortacısı olan davalı şirketine yöneltilebileceği gibi, TBK'nın 49. Ve devamı maddeleri uyarında araç maliki ve sürücüsüne de yöneltilebileceği değerlendirilmekle, davalıların husumet itirazının reddine karar verilmiştir. Davalılar ... ve ... tarafından zamanaşımı def'iinde bulunulmuş ise de, kaza tarihi, dava tarihi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 109 ve 109. Maddesindeki kısa ve uzun zaman aşımı süreleri, dikkate alındığında, dava ve ıslah tarihi dikkate alındığıda 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla, bu davalıların zamanaşımı def'iilerinin reddine karar verilmiştir. Davalılar... ve ... tarafından yetki itirazın da bulunulmuş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6., 7. ve 16. maddeleri kapsamında davalılardan birinin yerleşim yerinde, haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği, gelme ihtimalinin bulunduğu veya zarar görenin yerleşim yerinde dava açılabileceği, yetki itirazında bulunan bu davalıların yerleşim yeri itibarıyla eldeki davada İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşılmakla ve değerlendirilmekle bu davalıların yetki itirazının da reddine karar verilmiştir. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir itiraz veya süreler yönünden bir itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir. Adli Tıp Kurumundan alınan maluliyet ve kusur raporlarının dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere Türk Borçlar Kanunu'nda haksız fiil sorumluluğu 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bir haksız fiilden bahsedilebilmesi için, zarara sebep olan fiilin öncelikle hukuka aykırı olması gerekir. Hukuka aykırı fiil maddi ya da manevi bir zarara neden olmalı, zarara sebep olan kişi fiilinden dolayı kusurlu olmalı ve zararla zarara uğratan fiil arasında neden sonuç ilişkisi olarak da ifade edilebilecek bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Yine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 08.12.2010 tarih, ...Esas-... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Davalı sigorta şirketi, kaza nedeniyle davacı tarafın meydana gelen maddi zararından, poliçe teminat limiti ve sigortalısına ait aracın sürücüsünün kusuru oranıyla sorumlu olacaktır. Diğer davalılar araç maliki ... ve ... araç işleteni ve aracın sürücüsü olmaları nedeniyle, davacının meydana gelen maddi ve manevi zararlarından sürücünün kusuru oranında sorumlu olacaklardır. Davalı sigorta şirketi tarafından geçici iş göremezlik zararı, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinin poliçe teminatı dışında olduğu ileri sürülmüş ise de, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderlerinin Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi "Tedavi Giderleri" klozundan karşılanacağından bu savunmaya itibar edilmemiştir. Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu 26/03/2025 tarihli beyan dilekçesi ile, davalı sigorta ile dava konusu maddi tazminat talepleri yönünden anlaştıklarını, bu nedenle maddi tazminat yönünden herhangi bir talepleri kalmadığını, manevi tazminat yönünden taleplerinin devam ettiğini, davalı taraflardan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını belirtmiştir. Davalı ...Sigorta Şirketi vekili dosyaya sunmuş olduğu 07/04/2025 tarihli beyan dilekçesi ile; davacı taraf ile sulh sağlandığını, davacı taraftan vekâlet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir. Davalılar ... ve ...vekili dosyaya sunmuş olduğu 13/09/2025 tarihli beyan dilekçesi ile; davacı taraf ile davalı sigorta şirketinin maddi tazminat yönünden sulh sağlandığının anlaşıldığını, sulh olunan rakamların taraflarının da kabulünde olduğu, başkaca bilirkişi incelemesine gerek olmadığı ve bu konuda taleplerinin de olmadığı ancak, vekâlet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin devam ettiğini belirtmiştir. Taraf vekillerinin beyanları, sunulan sulh anlaşması değerlendirildiğinde, tarafların maddi tazminat yönünden sulh oldukları, bu kapsamda maddi tazminat davasının konusuz kaldığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davacı tarafça açılan ve sulh nedeniyle konusuz kalan maddi tazminat davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; Davacı tarafça, sadece davalılar ... ve ...'den manevi tazminat talep edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davacının, manevi tazminat talebi yönünden, kaza tarihi, kazanın gelişim şekli, kusur durumu, maluliyet oranı, tedavi süresi, davacının yaşı, yaşadığı acı ve üzüntünün büyüklüğü, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü, manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ve yukarıda açıklanan ilkeler göz önünde tutularak, talep edilen 20.000,00 TL manevi tazminat talebinin yerinde olduğu değerlendirilerek, davacı lehine 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Davalılar ... ve ... kazaya sebep veren aracın sürücüsü ve araç maliki olmaları nedeniyle takdir edilen manevi tazminattan sorumlu olup, temerrüt olay tarihi olan 21/02/2020 tarihinde oluşmakla, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebilecektir. Bu kapsamda manevi tazminat bakımından açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Tüm bu nedenler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurularak yargılama sonuçlandırılmıştır. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN VE SULH NEDENİYLE KONUSUZ KALAN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 1/1-Alınması gereken 615,40-TL nispi karar ve ilam harcının peşin olarak yatan 683,10-TL harçtan mahsubu ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça ödenen 615,40 TL harç parasının davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 1/2- Taraf talep ve beyanları, kusur ve haklılık durumu dikkate alınarak, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, 1/3-Taraf talep ve beyanları, kusur ve haklılık durumu dikkate alınarak,Taraflar lehine vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 2-DAVACI TARAFÇA AÇILAN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ İLE; 20.000,00 TL Manevi Tazminatın Olay Tarihi Olan 21/02/2020 Tarihinden İtibaren İşleyecek Yasal Faizi İle Birlikte Davalılar ... Ve ...'den Alınarak Davacıya VERİLMESİNE, 2/1-Alınması gereken 1.366,20-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan (683,10-615,40) 67,70 TL harç parasının mahsubu ile bakiye 1.298,50 TL harcın davalılar ... ve ...'den tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça ödenen 67,70 TL harç parasının davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2/2- Taraf talep ve beyanları, kusur ve haklılık durumu dikkate alınarak, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA, 2/3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk giderinin, davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı ve davalı ... ve ... vekillerinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketinin yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/12/2025

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/624, K. 2025/804, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-624-e-2025-804-k-0aa40c4bc40e