İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/624 E. 2023/363 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/624
- Karar No
- 2023/363
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/624 Esas - 2023/363 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/624 Esas KARAR NO : 2023/363
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : ... - ... DAVALILAR : 1- ... ANONİM ŞİRKETİ - ... 2- ... ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : ... - ... DAVALILAR : 3- MAHKEME KARARI İLE UNVANI TERKİN EDİLEN ... ANONİM ŞİRKETİ - ... 4- TASFİYE HALİNDE ... LİMİTED ŞİRKETİ - ... TASFİYE MEMURU : ... - ...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 02/09/2021 KARAR TARİHİ : 18/07/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alt işverenler nezdinde çalışan dava dışı işçi ...'un işçilik alacakları karşılığı 05/09/2019 tarihinde 21.058,41 TL ödeme yapıldığını, iş bu ödemenin 11.062,58 TL'sinin davalılar sorumluluğunda olduğunu, davalılar ile müvekkilleri arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri gereği dava dişı işçinin çalıştınldığını, imzalanan sözleşmeler gereği sorumluluğunun davalılarda olduğunu, İş bu davalılar sorumluluğuna düşen bedelin tahsil amacıyla arabuluculuk sürecinin işletildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği sorumluluk hususu davalılar da olduğundan 11.062,58 TL' nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevap dilekçelerinde özetle davanın reddine talep etmişlerdir. Mahkememizce usulüne uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporu tanzim ettirilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen alacakların davalı şirketlerden rücuen tazmini talebine ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava dışı işçi ...'a ödenen işçilik alacaklarından hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir. (Yargıtay 23. HD. 07/07/2020 tarih ve 2019/1417 Esas 2020/2515 Karar ve 08/07/2020 tarih ve 2019/952 Esas 2020/2536 Karar sayılı kararları ile Adana BAM 6.HD, 27/10/2020 T, 2020/1137 E ve 2020/701 K sayılı ilamı) Somut olayda; davacı ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmesi düzenlendiği, dava dışı işçinin davacı nezdinde çalışması nedeniyle 11.062,58 TL işçilik alacağı ödendiği, bu suretle davacının ödediği miktarı davalı şirketlere rücu hakkının doğduğu, davalılar ile davacı arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmelerinde İş Kanunu'ndan doğan yükümlülüklerin ve işçi haklarından doğan sorumluluğun yükleniciye ait olduğu hususunda açık düzenlemelerin mevcut olduğu anlaşıldığından davalı şirketlere alacağın rücu edilebileceğinin kabulünün gerektiği, 6098 sayılı TBK’nin 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olacağı, dava konusu olayda ise her ne kadar davacı vekilince 05/09/2019 tarihinden itibaren faiz talep edilmişse de, davacı tarafından davalı şirketlere ödeme yapılmasından sonra rücuen tazmin amacıyla ihtarname gönderildiğine dair dosya arasında herhangi bir belge bulunmadığı göz önüne alınarak, dava tarihi itibariyle davalıların temerrüde düşürüldüğü tespiti ile bu haliyle davalı şirketler yönünden hükmedilen rücuen tazminat alacağına faiz yürütülmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. YARGILAMA GİDERİ BAKIMINDAN: Kabul edilen miktar bakımından yapılan oranlamaya göre sorumluluğun yüzdesel dağılımı %10,30 Mahkeme Kararı İle Unvanı Terkin Edilen ... ...A.Ş, %35,62 .... A.Ş, %53,99 ... ... A.Ş, %0,09 Tasfiye Halinde ....Ltd Şti şeklindedir. Ortak gider; davacıya yapılan 4 tebligat ücreti olarak 127,00 TL, 3 kep gideri olarak 1,80 TL, bilirkişi ücreti olarak 500,00 TL, 188,93 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı ve 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 885,53 TL'dir. Tarafların sarfına neden oldukları giderler (Tebligat masrafı): 360,00 TL olup, Mahkeme Kararı İle Unvanı Terkin Edilen ... ...A.Ş 5 tebligat karşılığı 153,00 TL, .... A.Ş 5 tebligat (1 e-tebligat) karşılığı 105,5 TL, ... ... A.Ş 3 e-tebligat karşılığı 24,5 TL, Tasfiye Halinde ....Ltd Şti 2 tebligat karşılığı 77,00 TL şeklindedir. Yargılama giderleri, tarafların sarfına sebep oldukları giderler ile ortak giderlerden haklarında hükmolunan tazminatın yukarıda belirtilen yüzdesi üzerinden belirlenecek miktarın toplanması neticesinde bulanacak miktar ile tespit edilerek taraflara yüklenmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, a)1.139,04 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı Mahkeme Kararı İle Unvanı Terkin Edilen ... A. Ş'den alınarak davacıya verilmesine, b)3.940,33 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine c)5.973,21 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ... Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, d)10,00 TL'nin tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan, 1.139,04 TL vekalet ücretinin davalı Mahkeme Kararı İle Unvanı Terkin Edilen ... ...A.Ş'den, 3.940,33 TL vekalet ücretinin davalı .... A.Ş'den, 5.973,21 TL vekalet ücretinin davalı .... A.Ş'den, 10,00 TL vekalet ücretinin davalı Tasfiye Halinde ....Ltd Şti'den ayrı ayrı alınarak davacıya verilmesine, 3-a)Alınması gerekli 755,68 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 188,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 566,75 TL harcın; 58,37 TL'sinin davalı Mahkeme Kararı İle Unvanı Terkin Edilen ... ...A.Ş'den, 201,88 TL'sinin davalı .... A.Ş'den, 305,99 TL'sinin davalı ... ... A.Ş'den, 0,51 TL'sinin davalı Tasfiye Halinde ....Ltd Şti'den ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından ödenen yargılama gideri ve harçlar bakımından; 244,21 TL'sinin davalı Mahkeme Kararı İle Unvanı Terkin Edilen ... ...A.Ş'den, 420,92 TL'sinin davalı .... A.Ş'den, 502,60 TL'sinin davalı ... ... A.Ş'den, 77,80 TL'sinin davalı Tasfiye Halinde ....Ltd Şti'den ayrı ayrı alınarak davacıya verilmesine, 5-HMK'nin 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise ... aracılığıyla adreste ödemeli gönderilerek resen iadesine, kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı.18/07/2023
Katip ...
Hakim ...