İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/589 E. 2025/11 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/589
Karar No
2025/11
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/589 KARAR NO : 2025/11

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/09/2021 KARAR TARİHİ : 13/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket, ortak olduğunu iddia ettiği davalı şirketlerle 09.08.2021 tarihinde nakliyat taşımacılık sözleşmesi imzaladığını, sözleşme gereğince davacı şirket tarafından davalıların malzemelerinin istenilen yere taşındığını, bu nakliye işi sonrasında 38.697 Dolar ödemesi gerekirken 21.142 Dolar ödendiğini, bakiye 17.555 Dolar ın henüz ödenmediğini, şimdilik 1.000.TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile taraflarına ödenmesinin talep edildiği görülmüştür.

CEVAP: Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı taraflarca dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.

DELİLLER: Taraf şirketlere ait ticaret sicil kayıtları, BA BS formları, bilirkişi raporları. Davalı ... ne ait ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirketin eski unvanlarının ----- ŞİRKETİ, -----ŞİRKETİ ve ----- ŞİRKETİ unvanlarına sahip olduğu en son unvanının ise karar başlığında yer alan isim olduğu görülmüştür.Davalı ... ne ait ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirketin faal olduğu, sicilden terkin edildiğine dair bir bilginin müzekkere cevabında yer almadığı görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bakiye bedelin tahsili talebine ilişkindir. Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, 07/02/2022, 23/05/2022 tarihli ihtaratlı ara kararlara rağmen ancak davalı tarafın ticari defterlerini dosyaya sunmamış olduğu, davacı tarafça dava konusu taşıma işine ilişkin, davacı tarafın imzasını içeren ancak davalı şirket yetkililerine ait imzaların yer almadığı 09.08.2021 tarihli sözleşmenin dosyaya ibraz edildiği, davalı şirketlerin yetkililerin ---- isimli aynı kişi olduğu, dava konusu alacağa dayanak faturanın davalı ---- şirketi adına düzenlendiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ---- mesajlarının içeriğinde de davalı ----- şirketinin adına yer verildiği, yalnızca davacı şirkete yapılan bir kısım ödemenin diğer davalı ---- (-----) firması tarafından yapıldığının görüldüğü, yapılan kısmi ödemenin dava konusu taşımaya ilişkin olduğunun dava dilekçesi içeriğinde de davacı taraf kabulünde olduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davacı şirketin davalı ----- şirketine toplamda 330.528,50 TL tutarında fatura düzenlediği, davalılar ----- ve ----- şirketi tarafından düzenlenen bu faturalar karşılığında toplamda 171.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafın davalı ----- şirketinden 330.528,50 TL - 171.000,00 TL = 159.528,50 TL alacağının olduğunun tespit edildiği, davacı şirket tarafından diğer davalı ----- şirketine herhangi bir fatura düzenlenmediği, davacının defter ve kayıtlarında söz konusu firma ile ilgili kayda rastlanılmadığı tespit edilmiş olup bu haliyle davacı tarafça davalı ----- şirketi bakımından aralarında taşıma sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmeden kaynaklı alacaklı olunduğunun ispat edilemediği, diğer davalı ----- bakımından ise davalı tarafın HMK'nın 222. Maddesi gereği yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmamış olması, alacağa dayanak faturaların davacı taraf defterlerinde yer alması ve davalı tarafça borcun ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesi de sunulmamış olması nedeniyle faturaya konu taşıma işleminin davacı tarafça yerine getirildiğinin kabulü gerekeceği, bu haliyle davacı tarafın 27/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davanın davalı ----- şirketi bakımından kısmen kabulüne, diğer davalı bakımından ise reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'unun 18/A maddesinin 11. fıkrası, "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." hükmünü içermektedir. Somut uyuşmazlıkta, arabulucu tarafından davalı ----- şirketinin arabuluculuk görüşmelerine davet edildiği, davalının geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmadığı, davalının ilk toplantıya katılmaması nedeniyle arabuluculuk faaliyetinin görüşme yapılamadan sona erdiği anlaşılmakla davalının tüm yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın davalı -----Şirketi bakımından KISMEN KABULÜ ile 159.528,50 TL nin dava tarihi olan 27/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ----- tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, Davanın diğer davalı -------Şirketi bakımından REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.897,39 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 59,30 TL peşin harç ve 2.903,17 TL ıslah harcından mahsubuyla bakiye 7.934,92 TL karar ve ilam harcının davalı ------Şirketi nden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL peşin harç ve 2.903,17 TL ıslah harcının davalı ------Şirketi nden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 2.615,70 TL nin davalı ------ tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1360 TL nin davalı----- Şirketi nden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, tarafların yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/589, K. 2025/11, T. 13.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-589-e-2025-11-k-411bf473a470