İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/579 E. 2026/222 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/579
- Karar No
- 2026/222
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/579 Esas KARAR NO : 2026/222
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 07/09/2021 KARAR TARİHİ : 12/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan banka dışındaki diğer kredi kuruluşlarına ilişkin düzenlemelerden kaynaklanan (alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi ile le müflis banka tarafından ...'a bireysel kredi kullandırılmış olduğunu, anılan süreçte kredinin teminatı olarak hisse senedi alınmış, kredinin vadesi geldiği halde borca tahsilat sağlanamamış, tahsilat sağlanamadığı halde bankacılık teamüllerine aykırı olarak davalılar tarafından birkaç sene boyunca borç ötelenmesi yapılmış olduğunu, daha önce borcu karşılar miktarda alınan hisse senedi borç öteleme sürecinde riski karşılamaz hale geldiğini, banka zararının oluşmuş olduğunu, banka teminatındaki ... 'e ait 180.000 lot banka (A) grubu hisse senetlerinin karşılıklı devir ve temlik işlemi ile (B) grubu hisse senetleriyle değiştirildiği tarih olan 05.06.2013 tarihinde ise banka teminatında bulunan 5.413 lot ...A.Ş. hissesi ile birlikte toplam 322.781 TL (5.413 adet x 1,77) olduğunu, BDDK murakıpları tarafından hazırlanan 21,06.2018 tarih, 224 sayılı raporda (Ek 8) şeklen ...' a kullandırılan kredinin fiilen ...' e kullandırıldığı, bu şekilde ...' in Banka'ya olan takipteki borçlarının kapatıldığı açıklanmış olup, davalıların oluşan zarardaki sorumluluğu ile ilgili değerlendirmelerin yapılmış olduğunu, BDDK murakıplarınca hazırlanan rapor doğrultusunda davalılar ... ve ... hakkında müsnet suçlardan suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, soruşturma aşamasında dosyanın tefrik edilmiş olduğunu, davalı ... hakkında ... 25. Ağır Ceza Mahkemesi' nin ... E. dosyasında yargılama devamı etmekte olduğunu, 06.09.2021 tarihi itibarıyla dava konusu bireysel krediler kaynaklı ana para borcu 307.553,00 TL, gecikme tutarı 445.932,70 TL, dava ve noter masrafları 1.213,78 TL olmak üzere toplam 754.699,48 TL olduğunu, 06.09.2021 tarihi itibarıyla kredinin teminatında yer alan ve Banka adına rehinli 1.740 adet ...A.Ş. hisse senedinin değeri 31.755,00 TL olduğunu, zararın karşılamadığının açık olduğunu, müflis bankanın uğramış olduğu 754.699,48 TL zararın dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranına göre hesaplanan faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesi ile işbu davaya bakmakla görevli mahkeme iş mahkemeleri olduğunu, dosyaya ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazılardan da anlaşılacağını davalı müvekkil ... davacı müflis bankada çalıştığı süre boyunca yönetim kurulu üyeliği, genel müdür veya genel müdür yardımcılığı ile bunlara denk olarak kabul edilebilecek herhangi bir üst düzey yöneticilik görevi üstlenmemiş olduğunu, davacı müflis bankanın talep etmiş olduğu alacak zamanaşımına uğramış olduğunu, dava konusu olay nedeniyle davalı müvekkil ... hakkında yapılan suç duyurusu neticesinde ağır ceza mahkemesince beraat kararı verilmiş olduğunu, dava konusu iddia olunan zararın meydana gelmesinde davalı müvekkil ...'in herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, dava konusu kredinin yapılandırılması işlemlerinde davalı müvekkil ... yöneticilerinden almış olduğu talimatları uygulamış olduğunu, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu zararın oluştuğuna dair somut bilgi ve belge dosyaya ibraz edilmemiş olduğunu, mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemelerinin iş mahkemeleri olduğunu, mahkeme aksi kanaatte olunması halinde davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Diğer davalı ...'a ilanen tebligat yapıldığı, cevap vermediği, davayı inkar eder konumda olduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın müflis banka tarafından ...'a bireysel kredi kullandırılıp kullandırılmadığı, kredili teminat olarak hisse senedi alınmış ise vadesi geldiği halde borç tahsilatının sağlanamama halinin olup olmadığı, bu borcun ötelemesinin bankacılık teamüllerine aykırı şekilde yapılıp yapılmadığı, ...'a kullandırılan kredinin fiilen ... tarafından kullandırılması yapılarak bu şekilde ...' in bankaya olan borçlarının kapatılması işleminin yapılıp yapılmadığı, kredi ile ilgili takibe gidilmemesi iddiası çerçevesinde bankanın zarara uğrayıp uğramadığı, bu zarar ile ilgili anapara borcu , gecikme tutarı, dava ve noter masrafları olarak açıklanan zarar kalemlerinin anlaşılır olup olmadığı, zarar var ise davalıların zararın iddia olunan dönemler itibariyle bankacılık uygulamalarına dair ana düzenlemelerde dikkate alındığında bu zararın muhasebesel ve finansal olarak davalıların sorumlu olmasını gerektirir halin oluşmuş ise hangi davalının hangi tutarda sorumlu olduğu noktalarında toplandığı, Davanın sorumluluk davası olarak müflis iflas idaresi tarafından açılmış olduğu , derdest ceza davasının mevcut olup, fon kurulu kararının sunulduğu, bu yöne ilişkin dava şartının oluştuğu, bu hususlar tartışmasızdır. Davanın sorumluluk davası olduğu, müflis idaresi tarafından açılan tazminat davası olduğu fon kurulu kararının sunularak dava şartının yerine geldiği anlaşılmıştır. Dosyada alınan 06/11/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda"Şirket yöneticilerinin sorumluluğuna gidilebilmesi için basiretli davranmakla yükümlü olan bir yöneticinin yapmaması gereken işlemlerin davalılar tarafından yapılmış olduğunun ve bunun sonucunda da bir zararın meydana geldiğinin kanıtlanmış olması gerektiği, b) Bankacılık sektörü ve uygulaması açısından yapılan inceleme bölümünde, yer alan “Müflis banka tarafından ...'a hisse senedi rehni karşılığında 222.000 TL tutarında bireysel kredi kullandırılmış olduğu, krediye karşılık 180.000 lot Asyabank hisse senedinin teminat olarak alınmış olduğu, kullandırılan krediden 81.700 TL nın ...'e borç olarak aktarılmasında kanuna aykırılık bulunmadığı, kredinin geri ödenmesinin ...'a kayıtlı banka hisse senetlerinin değer kaybından ileri gelmiş olduğu, bu kredinin geri ödemesindeki sıkıntıdan dolayı bankaca yapılan — borç ötelemesi ve yeniden yapılandırmanın bankacılık usul ve teamülleri kapsamında usulüne uygun bir uygulama olduğu, hisse senetlerinin değer kaybı neticesinde oluşan banka zararının muhasebesel ve finansal olarak davalıların sorumlu olmasını gerektirir nitelikte bulunmadığı” yönündeki tespit dikkate alındığında, oluşan zarar nedeniyle davalıların, sorumluluklarını doğuracak bir kusurunun bulunmadığı"denilmiştir. Dosyada alınan 17/06/2025 tarihli ikinci heyet bilirkişisi raporunda " Dava dışı ...'a davacı banka tarafından, bankanın ortağı olduğu anlaşılan ...'in kefaleti ve adı geçene ait 180.000 lot ... A.Ş. Hisse senedi rehin alınmak suretiyle, ... no.lu 222.000,00 TL tutarlı ve ...no.lu 10.021,02 TL tutarlı bireysel krediler kullandırıldığı, Mülga 6762 sayılı TTK m. 329/1 hükmü gereğince geçersiz bir rehin sözleşmesine dayanarak kredi kullandırdıkları, kullandırılan 222.000,00 TL'lık kredi tutarının 140.300,00 TL'lık kısmının 28.04.2009 tarihinde hisse senedi alımı için asıl borçluya ait Menkul Kıymetler Hesabına, 81.700,00 TL'lık kısmının ise nakit olarak çekildiği ve dava dışı kefil ...'in hesabına aynı gün (28.04.2009) yatırıldığı ve söz konusu tutarla adı geçen kefilin borçlarının ödendiği, Dava konusu kredilerin vade tarihlerinde geri ödenmedikleri ve her iki krediden kaynaklanan borç tutarının, 03.06.2010 tarihinde kullandırılan 01.06.2011 vadeli, ... no.lu 307.553,00 TL tutarlı yapılandırma kredisi ile kapatıldığı, dava konusu kredinin yapılandırıldığı 03.06.2010 tarihinde teminatta bulunan hisse senetlerinin değerinin toplam 644.490,60 TL olduğu, kredinin takip hesabına aktarıldığı 29.08.2011 tarihinde ise hisse senetlerinin değerinin 349.455,00 TL olduğu, dava konusu kredinin anapara borç tutarının ise 307.552,65 TL olduğu, bu durumda belirtilen tarihler itibariyle banka zararının söz konusu olmadığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun (BDDK) ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacı... Bankası A.Ş.'nin ...'na devredildiği ve sonrasında ...'nın ... tarih ve ... sayılı Kararı ile ...A.Ş.'nin faaliyet izninin kaldırıldığı, dava konusu krediye, 6762 sayılı TTK m. 329/1'e göre Bankanın kendi hisse senetlerini rehin alarak teminatlandırmaları geçersizdir. Bankaya BDDK BankK hükümlerine göre Davacı bankanın Tüketici Kredisi Komitesinde yer alan dava dışı Bireysel Pazarlama Müdürü ..., Bireysel Kredi Tahsis Müdürü ... ve Genel Müdür Yardımcısı ...'in onayı ile dava dışı ... lehine, 180.000 lot ... Bankası A.Ş. hisse Senedi (A Grubu ...) rehin alınmak suretiyle 230.000,00 TL'lık kredinin onaylayarak kullandırmasından, her biri BankK göre yönetici sıfatı taşıyanlar ..., ... ve Genel Müdür Yardımcısı ...'in ile birlikte aynı hisseleri teminat kabul ederek krediyi yenileyen ... ve ... sorumlu oldukları" denilmiştir. Dosyada celbedilen ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında sanık davalı ... beraat etmiş bu beraat kararı kesinleşmiştir. Diğer davalımız ... hakkında aynı davada iddianame düzenlenmiştir. Alınan iki rapor arasında çelişki olması ve de ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinde sanık ...'in beraat etmesi üzerine çelişkinin giderilmesi için mahkememizce 3.bir bilirkişi heyeti oluşturulmuştur. 30/01/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda"Mahkemenin görevlendirme kararı doğrultusunda tüm dosya muhteviyatının incelenmesi neticesinde ve ayrıntılar, gerekçeleri ve hesaplamaları yukarıda izah edildiği üzere; 1. Eldeki davada zarar ve sorumluluk iddialarıyla ilgili kredi kullandırma ve sonraki yeniden yapılandırma dönemlerinde davalı ...'in,...'da Bireysel Krediler Takip Yönetmeni veya Müdürü ve KOBİ ve Bireysel Krediler İzleme Müdürü unvanlarıyla görev yapmış olması ve Davalı ...'ın ise aynı dönemlerde Sorunlu Krediler Birim Müdürü, Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi unvanlarıyla görev yapmış olması gözetilerek davalıların TTK.m.553/1 kapsamında sorumlu/davalı olabilecek "yönetim kurulu üyesi" ve üst düzey "yöneticiler" kapsamında oldukları, 2. Bankacılık sektörü ve uygulaması açısından yapılan inceleme bölümünde izah edildiği üzere bankaca yapılan borç ötelemesi ve yeniden yapılandırma işlemlerinde bankacılık usul ve teamüllerine aykırı bir hususa rastlanılmadığı gibi, davacı bankanın iddia olunan zararının dava tarihi itibariyle kesinleşmemiş (muhtemel) bir zarar olduğu, 3. Netice olarak, somut davaya konu olayda, bankacılık uygulamaları yönünden yukarıda yapılan sektörel ve teknik analiz ve tartışmalar doğrultusunda, davalı banka/şirket yöneticilerinin, dava konusu kredi kullandırma ve yeniden yapılandırma işlemlerini yaparken TTK.m.369 kapsamında özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal ettikleri ispat/tespit edilemediğinden davalıların sorumluluğu için TTK.m.353 vd. hükümlerinde aranan sorumluluk koşullarının oluşmadığı, 4. Mahkemenin hukuki tavsifi ve nihai takdiri, davalıların kusur ve sorumluluğu yönünden tazminat koşullarının oluştuğu yönünde olursa, davacı bankanın zararının dava tarihi itibariyle 740.883,53 TL, işbu rapor tarihi itibariyle 656.632,73 TL olarak hesaplandığına" şeklinde görüş sunmuşlardır. Tüm bilirkişi raporları, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş beraat kararı birlikte değerlendirildiğinde davalı banka yöneticilerinin dava konusu krediyi kullandırırken TTK 369 kapsamında gerekli özen ve bağlılık yükümlüğünü ihlal ettikleri tespit edilmediğine ilişkin ilk ve son alınan bilirkişi raporlarına ve ağır ceza mahkemesi kararındaki gerekçelere mahkememizde iştirak etmiş olup , davalıların oluşan zarardan TTK 353 maddesi ve devamı maddeleri gereğince sorumlu tutulmaları için gerekli şartların oluşmadığı, gerek iki ayrı bilirkişi raporları gerekse celbedilen ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki karar incelendiğinde davalıların sorumluluğunu oluşturacak şekilde banka işlemlerini yaptıklarının tespitinin olmadığı, yapılan işlemlerin bankacılık usul ve teammülleri kapsamında olduğu, banka zararının muhasebesel ve finansal olarak davalıların sorumluluğunu gerektirir nitelikte olmadığı, davalılardan ...'in bu işlemlerden dolayı yargılandığı ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında beraat ettiği, beraat kararının, İstanbul BAM ve Yargıtay tarafından onandığı, bu haliyle zarardan dolayı davalıların sorumlu tutulmayacakları anlaşıldığından her iki davalı yönünden de davanın reddi yoluna gidilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının davalılara karşı açtığı alacak davasının REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ... 8. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasının iadesine, 3-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, 5-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükte olan AAÜT gereğince nisbi harca tabi dava değeri olan 754.699,48-TL üzerinden hesaplanan 119.204,92-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine, 6-1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin ileride Bakanlıkça ödenmesi durumunda 6183 sayılı AATUHK hükümleri gereği ücretin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Artan avansın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı ve davalı ... vekillerinin yüzüne karşı diğer davalı ...'ın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 12/03/2026
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...