İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/57 E. 2026/125 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/57
- Karar No
- 2026/125
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/57 Esas KARAR NO : 2026/125 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 07/08/2008 KARAR TARİHİ : 05/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; uzun zamandır uluslar arası nakliye işi ile iştigal eden davacının dava dışı ------, bu nakliyecinin --------- müşterisinin mallarını -------- 24.000,-Euro navlun ücreti karşılığında taşınması hususunda anlaştığını ve anlaşma konusu emtianın tek araçlık --------- arası nakliye işini davacının 3.900,-Euro navlun ücreti ile davalı şirkete verdiğini, davalının gabari dışı olduğu için özel araçla ve izinle taşınması gereken büyük makineyi bırakıp davacıdan peşin olarak aldığı navlun ücreti karşılığında sadece özel araç gerektirmeyen ve aslında zaten davacının kendi imkanlarıyla da nakledebileceği normal büyüklükteki makineyi --------- taşıdığını, oysa davacının sırf büyük makinenin naklinde kullanılan özel araca ihtiyacı olduğu için davalıyla anlaştığını ve normal makineyi da aynı araca yükletmek istediğini ancak davacıya karşı 2 makinenin taşıma işini üstlendiği halde edimini yerine getirmeyen davalının talimatlara ve anlaşma şartlarına aykırı davrandığını ve normal büyüklükteki makineyi nakledip, gabari dışı büyük makineyi mahrecinde bırakarak davacıyı zarara uğrattığını, bu yüzden davacının --------- arası sevkıyat için taşıma anlaşması yaptığı --------- 24.000,-Euro navlun ücretini tahsil edemediği gibi, sevkıyatın -------- bölümü için davalıya ödediği 3.900,-Euro navlun ücretini de tüm taleplerine rağmen davalı taşıyıcıdan geri alamadığını, ayrıca davacının -------- gönderdiği büyük taşıma araçları da davalının kusuru nedeni ile 5 gün boş olarak limanda beklemek zorunda kaldığını, bu nedenle günlük 750,-Euro üzerinden 5 gün için toplam 3.750,-Euro bekleme ücreti de oluştuğunu, davalının 3.900,-Euro taşıma ücreti karşılığında tek araçla 2 makinenin ------- --------- kadar taşınması işine yönelik anlaşma şartlarını yerine getirmemesi yüzünden oluşan bu zarardan; davacının edimini yerine getirmeyen davalıya ödediği ancak ondan geri alamadığı 3.900,- Euro navlun ücreti ve aynı 2 makinenin --------- arası anlaşmalı taşıma ücreti karşılığı olduğu halde ----------- davacının hiç tahsil edemediği 24.000,-Euro navlun ücreti ile birlikte davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu gerekçe göstererek davanın kabulü ile davacı şirketin fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, davalı tarafından 31.650,-Euro`nun avans faiziyle birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğunu, bu çerçevede davalı şirketin davacı taşıyıcıdan 3.900,-Euro navlun ücreti ile 2 makinenin tek araçla ------- --------- taşınması işini aldığını, taraflar arasındaki anlaşmada 2 makineden başka bir mal olmamasına rağmen bu makinelerden birinin sevkıyatını davalının 1 koli halindeki aksesuarları ile birlikte gerçekleştirdiğini, ancak 05.10.2007 tarihinde --------- gönderilen aynı araca kendisi haricinde 23 koli halinde aksesuarı bulunan diğer makinenin yüklenemediğini, davalı taşıyıcıya makinelerin aksesuarlarından önceden hiç söz edilmediği gibi aksesuarların ambalajlanmamış vaziyette olduğunu, ikinci makinenin eksik talimat ve nakliyeye uygun bir şekilde ambalajlanmamış olması sebebiyle aynı araçta taşınamadığını, bu yüzden davalı taşıyıcıya kusur yüklenemeyeceği gibi anlaşmalı navlun ücretinin de geri istenemeyeceğini, taşıma ücretinin iadesinin ancak taşınan eşyanın zayi olması halinde söz konusu olacağını oysa somut olayda 1 makinenin --------- --------- hasarsız olarak fiilen taşındığını, davalının sorumluluğunda olan taşıma süreci sonucunda davacının gecikmeden kaynaklanan bir zararının oluştuğunu ispatlaması halinde ancak o zaman davalının CMR. md.23/5`e göre anlaşmalı navlun ücreti ile sınırlı olan bir sorumluluğu doğabileceğini, fakat bu durumun da davacının üst taşıyıcıdan aldığı --------- arası taşıma işini tamamlaması halinde ondan alacağı taşıma ücretini etkilemeyeceğini, dolayısıyla davacının üstlendiği taşıma işini eğer tamamladıysa kendi üst taşıyıcısından anlaşmalı navlun ücreti olduğunu iddia ettiği 24.000,-Euro navlun bedelini neden alamadığını açıklaması gerektiğini, aslında fahiş olan bu bedelin tümüyle davalıdan talep edilmesinin de zaten hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, davacının davalıdan talep ettiği 5 gün için 3.750,-Euro araç bekleme ücretinin ise müstenidi olmadığını, ayrıca döviz üzerinden tazminat istemlerine uygulanabilecek faiz oranının CMR md.27`ye göre ancak %5 olabileceğini gerekçe göstermek suretiyle karşı çıkıp, hukuki dayanağı olmayan davanın reddine, davacı tarafından bir gecikme zararının oluştuğunun ispatlanması durumunda, faiz oranının CMR md.27`deki %5 oranı olduğunun ve davalıdan talep edilebilecek tazminat tutarının da CMR md.23/5 uyarınca taşıma ücreti olan 3.900,-Euro ile sınırlı bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, "alt taşıyıcı" konumunda olan davacının; kendisinden sonra gelen ve "taşıma işinin bir bölümünü"devrettiği son taşıyıcı yani "taşıyan" konumunda olan davalının kusurundan kaynaklandığını öne sürdüğü zararını, davalının tazmin etmesi istemine ilişkindir. Mahkememizin -------- esas -------- karar 24/04/2013 tarihli kararı ile "davanın kısmen kabulü ile ,2.235 EURO alacağın dava tarihinden itibaren CMR 27 madde gereğince %5 faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiş olup, davacı vekilinin temyiz etmesi üzerine -------- sayılı 21/11/2014 tarihli ilamı ile "somut olayda, davacının 5 günlük liman bekleme ücreti 3.750 Euro ve navlun bedeli 24.000 Euro talebine ilişkin olarak mahkeme kararı, HUMK'nın 388 ve HMK'nın 297. maddelerinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, denetime elverişli değildir. O halde, gerekçesiz şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş" açıklamaları kapsamında kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmadan sonra Mahkememizin --------- esasına kaydedilmiş olup ---------- karar 17/05/2016 tarihli kararı ile "davanın KISMEN KABULÜ ile, 2.335 Euro Navlun alacağının dava tarihinden itibaren CMR 27.made gereğince %5 faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,mahrum kalınan kazanç kaybına, bekleme ücretine ve navlun ücreti olarak fazlaya ilişkin tüm istemlerin reddine" karar verilmiş olup, davacı vekilinin temyiz etmesi üzerine ---------- sayılı ve 13/12/2018 tarihli ilamı ile; "dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıya ödenen navlun ücretinin iadesi ve bekleme ücretinin davalıdan tahsili talepleri hakkında verilen red kararına yönelik davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. Davacının, yoksun kalınan navlun bedelinin davalıdan tahsili isteminin reddine ilişkin yapılan incelemede, davacı, davalı ile iki adet makinenin taşınması konusunda anlaşmaya vardıklarını ancak davalının bu makinelerden sadece birini taşıyarak anlaşmaya aykırı davrandığını ileri sürerek, üst taşıyıcıdan alamadığı navlun ücretinin davalıdan tahsilini talep etmektedir. Davalı ise, taşıma sözleşmesine konu makinalardan birinin gabari dışı olması ve aksesurlarının da tek araca sığmaması sebebiyle taşınamadığını savunmuştur. Mahkemece CMR hükümleri nazara alınarak yapılan değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmiştir." şeklindeki açıklamaları ile davacı vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiş olup, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin ------- sayılı ilamı ile reddine karar verilmiş olup bozma sonrası Mahkememizde --------- esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle Mahkememize ait --------- esas sayılı dava dosyasında; bilirkişi -------- tarafından sunulan 15/04/2022 tarihli rapor içeriğine göre; davaya konu ------- / -------- arası yapılması planlanan taşımacılık işinin piyasada “proje taşımacılığı” diye bilinen özel bir taşıma operasyonu olduğu, proje taşımacılığının, projeye özel maliyetler gerektirmesi nedeni ile standart taşımalara göre çok daha yüksek bedellerle yapıldığı, 2007 yılına dönük yapılan sektörel piyasa araştırmasında, davaya konu -------- / --------- arası bu tür bir proje taşımacılığı için 24.000 Euro'nun o dönemin piyasa şartlarına göre uygun bir taşıma bedeli olduğu kanaatine varıldığı, proje taşımacılığında yer alan iki makineden taşınması gerçekleştirilen makinanın standart taşımaya uygun standart ölçü ve ağırlıkta olduğu, 2007 yılına dönük yapılan sektörel piyasa araştırmasında, --------- arası standart bir tır taşımacılığının 3.500 Euro civarında gerçekleştiğinin o dönemin piyasa şartlarına göre uygun bir taşıma bedeli olduğu kanaatine varıldığı, davaya konu -------- / --------- arası taşınması yapılmayan gabari dışı---------dorse ile özel taşınması gereken 11.000 kg' lik -------- marka --------model ---------makinesinin taşıma bedeli olarak 24.00 Euro toplam bedelden taşınması gerçekleşen makine için 3.500 Euro'yu düştüğümüzde kalan tutar: 20.500 Euro olduğu, taşımacılık sektöründe proje taşımacılığının özel ekip ve ekipmanlarla yapılması, uzmanlık gerektirdiği ve uzun bir süreçte gerçekleşmesi gibi nedenlerle, genellikle sektör uygulamalarında kabul gören %30 kârlılık ile yapıldığı, davacı tarafın yoksun kalınan kâr tutarını hesapladığımızda; (20.500*30/100) 6.150 euro olduğu yönünde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi -------- ve --------- tarafından sunulan 21/01/2023 tarihli rapor içeriğine göre; ---------- Esas sayılı dosyasında 17.05.2016 tarih --------- sayılı kararında navlun ücretinin ayrıştırılıp, 2.335 Euro navlun alacağının dava tarihinden itibaren CMR 27.made gereğince %45 faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiğinden ve bu karar ile ilgili --------- sayılı kararı ile, davalıya ödenen navlun ücretinin iadesi ve bekleme ücretinin davalıdan tahsili talepleri hakkında verilen red kararına yönelik davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine hükmedildiğinden navlun alacağı yönünden ayrıca bir hesaplama yapılmadığı, davacı şirketin kendi araçlarını -------- --------- göndermesi sebebiyle ilgili araçların gidip gelmesi için harcadığı mazot giderlerinin, personel ödemelerinin, yol izin ücreti ödemeleri ve vesair giderlerin de davacı şirketin uğramış olduğu müspet zarar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini de belirtmiş olup; ilgili hususun Mahkemece bozma ilamı kapsamında olduğuna kanaat edilmesi halinde, ticari defter ve kayıtlar üzerinde tespit edilebilecek bu zarar ile ilgili heyetimizin bir uzmanlığı bulunmadığı yönünde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi -------- ve --------- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan 28/03/2024 tarihli kök rapor alınmış ve 31/05/2025 tarihli ek rapor içeriğine göre; kök rapor neticesinde ------ ve-------- gibi sektörel derneklerin üyelerinin bu işleyişte yer alan işletmeler olmasına karşın, konuyla ilgili aydınlatıcı veri ve çalışmalarda bulunmadığı yönünde müzekkere cevaplarının dosyada gözlendiği, bu kapsamda bir referans noktası ve kadri maruf bir değerlendirme yapılabilmesi amacıyla akademik çalışmalara başvurulduğu, 2006 yılında yapılan bir araştırmanın referans alındığı, bu doğrultuda yapılan inceleme neticesinde; (kadri maruf olarak ve nihai takdiri sayın mahkemede olmak üzere) mahkemece davacının iddiaları doğrultusunda -------- --------- yük teslim almak için araçların gittiği ve taşınmayan proje yükü sebebiyle boş geri dönüş yaptığına kanaat getirilirse;taşıyıcının bu araçlar kapsamında 3.722,42 Euro maliyete katlanmış olabileceğinin hesap edildiği, 3.900 Euroluk navlun faturasının ise, proje taşımalarının ortalama ve kadri maruf olarak standart taşımalardan sektörel işleyişte %35 daha pahalı olduğu; taşıma sektöründeki karlılık oranının ise kök raporda belirtilen %18,5'lik kadri marufunda bir oran ile ele alındığı gözetilerek 3.900 Euroluk faturanın 2.294,81 Euro (kar dahil) kısmının proje taşımacılığına ilişkin olabileceği yönünde rapor sunulduğu, görülmüş olup söz konusu bu rapor HMK 282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun Fesih hakkı başlıklı 106. Maddesi " Karşılıklı taahhütleri havi olan bir akitte iki taraftan biri mütemerrit olduğu takdirde, diğeri borcun ifa edilmesi için münasip bir mehil tayin veya münasip bir mehilin tayinini hakimden isteyebilir. Bu mehil zarfında borç ifa edilmemiş bulunduğu surette alacaklı her zaman onun ifasını talep ve teahhür sebebi ile zarar ve ziyan davası ikame eylemek hakkını haizdir; birde aktin icrasından ve teahhürü sebebiyle zarar ve ziyan talebinden vaz geçtiğini derhal beyan ederek borcun ifa edilmemesinden mütevellit zarar ve ziyanı talep veya akdi fesh edebilir. Derhal Fesih başlıklı 107. maddesi " Aşağıdaki hallerde bir mehil tayinine lüzum yoktur. 1 - Borçlunun hal ve vaziyetinden bu tedbirin tesirsiz olacağı anlaşılırsa.2 - Borçlunun temerrüdü neticesi olarak borcun ifası alacaklı için faidesiz kalmış ise 3 - Akdin hükümlerine göre borç tayin ve tesbit edilen bir zamanda veya muayyen bir mehil içinde ifa edilmek lazım geliyorsa. c) Rücuun hükümleri başlıklı 108. maddesi" Akitten rücu eden alacaklı, vaidolunan şeyi vermekten imtina ve tediye eylediği şeyi istirdat edebilir. Bundan başka borçlu kendisine hiç bir kusurun isnat edilemiyeceğini ispat edemezse alacaklı akdin hükümsüzlüğünden mütevellit zararın tazminini de talep edebilir." hükmünü içermektedir. Tüm dosya kapsamında toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, dosya kapsamında yer alan bilirkişi ek ve kök raporları, -------- sayılı ilamı ve 818 sayılı B.K.nın 106 vd. maddeleri ile birlikte değerlendirildiğinde; yoksun kalınan kar, borç ihlâl edilmeseydi, alacaklının malvarlığının göstereceği artış olması sebebiyle, malvarlığının aktif kısmının artmamasından ya da pasif kısmının azalmamasından da meydana gelebilmektedir. Bu bakımdan, borçlunun edimini ifa etmesi ihtimalinde, bu edim üzerinden üçüncü bir kişiyle yapılacak başka bir sözleşmeden sağlamayı hedeflenen kazançlar da yoksun kalınan kar olarak kabul edilmektedir. Yoksun kalınan kar, kaçırılan sözleşme ihtimaline dayandığında, farazi bir hesaplama yapılması gerekmektedir. Fark teorisine göre, kendi edimini aynen yerine getirme yükümlülüğü olmayan alacaklının ediminin muhtemel değeri, borçlunun ödeyeceği tazminat miktarından mahsup edilerek, aradaki fark üzerinden müspet zarar hesap edilebilmektedir. Akdin ifa edilmemesinden dolayı oluşan zararlarda, elde edilmesi muhtemel gelirden, bu geliri elde etmek için yapılacak vergi dahil bütün masraflar ile tasarruflar, sağladığı veya sağlamaktan kaçındığı kazançlar mahsup edilerek kazanç kaybının net kar olarak hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Bozma ilamına uyulmasına karar verilerek devam olunan yargılamada, bozma ilamının gerekçesi doğrultusunda davacının davalının iş makinasını taşıma edimini yerine getirmemesi hususunda kusurunun bulunmadığı yönündeki savunmasını ispata elverişli delil sunulmadığı, davacının sözleşmenin feshi nedeniyle mahrum kaldığı kar bilirkişi raporunda hesaplanmış, raporun taraf ve Yargıtay denetimine elverişli olup dosya kapsamına da uygun olduğu, davalının bu tutardan sorumlu olduğu anlaşılarak tespit edilen bu bedel üzerinden davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davanın kısmen kabulü ile, 2.294,81 EURO kar kaybının dava tarihinden itibaren--------- sayılı yazının 4a maddesi uyarınca EURO cinsinden para birimine kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi uygulanmak suretiyle davalıdan ödeme tarihinde ----------EURO para biriminin satış efektif kuru esas alınarak tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Çatalca-Trieste arası araç maliyetine yönelik talebin reddine, diğer hususlara ilişkin talepler temyizde kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 732,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 729,00-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3,00-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.130,66-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 14,00-TL başvuru harcı, 729,00-TL peşin/nisbi harcı, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 369,50 TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 6.640,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE, İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/02/2026