İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/526 E. 2023/799 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/526
- Karar No
- 2023/799
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/526 Esas KARAR NO : 2023/799 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/09/2021 KARAR TARİHİ : 01/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 17/09/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketçe boş olarak kiralandığı ve icra dosyasının borçluları ile davacının herhangi bir alakasının bulunmadığını, haciz yapılan mahallin davacı şirketin şube adresi olduğu ve bunun ticaret siciline tescil edilmiş olduğunu, haczedilen menkullerin birçoğunun yeni alındığı ve faturalarla bu durumun sabit olduğunu, dolayısıyla haczedilen menkullerin davacının mülkiyetinde olduğunun açık olduğunu, borçluyla davacı şirket arasında organik bağın bulunmadığı ve ortaklar arasında herhangi bir yakınlık bağının mevcut olmadığını, borçlu şirket ile davacı şirketin faaliyet konularının bile farklı olduğu ve bunun da dosyaya sunulan ... kayıtlarıyla sabit olduğunu, bu hususlarda istihkak davası kapsamında dinlenen tanık beyanları ile de davamızın haklılığının sabit olduğunu, muvazaalı bir şekilde alacaklıdan mal kaçırma durumunun kesinlikle söz konusu olmadığını, bu iddiada olan davalının muvazaayı ispata yeterli delilin ne icra ne de istihkak dosyası kapsamına davalı tarafça dosyaya sunulamadığını, haciz mahallinde yapılan evrak araştırmasında borçluya ait herhangi bir evraka rastlanmadığı ve davalı vekilin kötü niyetle ve bile bile borçluya ait olmayan menkulleri haczettirmiş olduğunu, haciz ve muhafaza baskısı altında kreasyon çıkarıp defile düzenleyecek olan davacı müzayaka halinden faydalanılmak istendiğini, bunun sonucunda davacının dosyaya ihtirazı kayıt konularak ve gerekli yasal yollara başvurulacağı bildirilerek teminat olarak iş bu davaya konu 50.000,00 TL 'nin yatırıldığını, ancak ... icra hukuk mahkemesi'nin 2020/... esas dosyası üzerinden verilen 22/09/2020 tarihli kararı ile tedbir talebimizin icra hukuk mahkemesince reddedildiğini ve davacı tarafından teminat olarak ihtirazi kayıtla dosyaya yatırılan paranın davalıya reddiyatının yapılmış olması hususları göz önünde bulundurulduğunda davacı şirket tarafından dosyaya teminat olarak yatırılan 50.000 TL'nin davalı ... Anonim Şirketine reddiyatının gerçekleştirilmesiyle davalı şirketin sebepsiz zenginleştiği açıkça görüleceğini, işbu davada, davacı şirket işyerinde yapılan hacize dayanak teşkil eden icra takibinin dava dışı borçlular aleyhine yapıldığını, davacı şirket ile dava dışı borçlular arasında hiç bir ilgi ve alaka olmadığını, davacı şirket tarafından dosyaya ödenen 50.000,00 TL nedeni ile davalının sebepsiz zenginleştiğini, zira davacı tarafa ödenen miktarın bizzat davalının malvarlığına dahil olduğu açık olup davanın kabulüne karar verilmesi ile 18/09/2020 Tarihinde ... İcra Md.2019/... Esas Dosyasına ödenen 50.000,00 TL nin 18/09/2020 Tarihinden başlamak üzere işleyecek Ticari Avans Faizi ile Birlikte Davalı yandan tahsilini, alacak miktarının %20 sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. DELİLLER : Arabuluculuk anlaşamama tutanağı, ... icra Md.2019/... Esas Dosyası, ... İcra Hukuk Mahkemesi 2020/... esas sayılı dosyası, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... Esas Dosyası, kira sözleşmesi, vergi levhası, Ticaret sicil kayıtları, Kira sözleşmesine ait damga vergisini makbuzu, Dekontlar ve tüm dosya kapsamı. ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... Esas dosyasının incelenmesinde, davanın istihkak talebine ilişkin olduğu, davacı 3. Kişinin 12.08.2020 tarihinde haczedilen menkul malların kendisine ait olduğunu iddia etmiş olup yapılan yargılama sonrasında mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2022/... esas 2023/... karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek dosyanın kesinleştiği görülmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE: Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı istirdat istemine ilişkindir. Davacı vekili mahkememize açtığı dava ile ... İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasına teminat olarak yatırılan ve reddiyat yapılan 50.000,00TL'nin istirdadını talep etmiştir. İncelenen icra dosyasından tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır. İcra İflas kanunun menfi tespit ve istirdat başlıklı 72. Maddesinde: ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iade isteminde bulunulabilmesi için, bir tarafın malvarlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. Buna göre sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Zenginleşen, başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır (TBK m.77/1). Dosya kapsamında toplanan delillerden somut olayda, davalı taraf haciz uygulanan adresin dosya borçlusunun resmi ticaret sicil adresi olduğunu, davacının haciz tarihinden 40 gün sonra haciz uygulanan adresi şube adresi olarak bildirdiğini, dosya borçlusu ile davacının faaliyet alanının aynı olduğunu, aralarında organik bağ bulunduğu iddia edilmiş olup ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2022/... esas 2023/... karar sayılı ilamı ile istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/... Esas sayılı dosyasında; davalı alacaklının, davacı 3.kişi lehine olan mülkiyet karinesinin aksini ve davacı ile borçlu arasında muvazaa bulunduğunu ispata yeterli delil sunamadığı, davacı ile borçlu arasında arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığı, davacı şirketin şube adresinde yapılan haciz sırasında haczedilen mahcuz malların davacı şirkete ait olduğu tespit edilmiş olup davacının haciz baskı ve tehdidi altında gerçekte borçlusu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığı, davalı tarafça aksini ispata yarar bir delil sunulmadığı, davalı tarafından husumet itirazı öne sürülmüş ise de davacının icra dosyasında 3. Kişi konumunda olduğu, Hukuk Genel Kurulu kararlarında TBK m.77 gereği açılacak davalarda sebepsiz zenginleşenin parayı tahsil eden kişi olduğuna dair kararları dikkate alındığında davalının sebepsiz zenginleşmiş olması sebebi ile pasif husumetinin bulunduğu anlaşıldığından bu itirazları kabul edilmemiş, haciz işleminin kötü niyetli yapıldığını kabul için yeterli delil mevcut olmadığından davacının tazminat talepleri kabul edilmemiş ve davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 50.000,00TL nin 18/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Koşulları oluşmadığından tazminat talebinin reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.415,50-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 853,88-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.561,62-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 853,88-TL Peşin/nisbi Harcı, 18,35-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 940,03TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, 7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, davacı vekilinin ile davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 01/12/2023
Katip ... ¸e-imzalı
Hakim ... ¸e-imzalı
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.