İlk Derece Mahkemesi · Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/503 E. 2022/826 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/503
- Karar No
- 2022/826
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/503 Esas - 2022/826 "TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/503 Esas KARAR NO : 2022/826
HAKİM : .. KATİP : ..
DAVACI : ... VEKİLİ : Av... DAVALILAR : 1- A.. VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/07/2021 KARAR TARİHİ : 13/10/2022 YAZIM TARİHİ :..
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, ..., ..., ... ve ...'in kefil olarak bulunduklarını, akdedilen sözleşmelere istinaden davalı ... ürünleri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.'ne Genel Kredi Sözleşmesi tahsis edildiğini, müvekkili banka ile karşı taraf arasında imzalanmış sözleşmeler çerçevesinde tahakkuk eden alacak tutarlarının tahsili için icra takibine geçilmeden önce davalılara yasal sürece uygun şekilde ihtarnameler gönderildiğini, ancak gönderilen ihtarnameler akabinde davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığından; davalı ... Ürünleri Sanayi ve Tic.Ltd. Şti. tarafından kredi borçlarının ödemesi yapılmaması üzerine borçlular aleyhine Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, söz konu icra takibinde ... Ürünleri Sanayi Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafça haksız ve mesnetsiz olarak borca ve takibe itiraz edilmiş ve icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, borçlunun icra dosyasına yapmış olduğu itirazında her ne kadar müvekkili bankaya herhangi bir borcu olmadığını ileri sürmüş ise de, davalı ile Türkiye ... A.Ş arasında akdedilen sözleşmelerin dilekçeler ekinde sunulduğunu, davalıların itirazlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu açıkça anlaşıldığını, davalı her ne kadar borca, faize, vekalet ücretine ve tüm fer'ilerine itiraz etmiş ise de, davalının vaki iş bu itirazının takibi uzatmak ve alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla yapılmış olduğunu, zira davalıdan icra takibi vasıtasıyla talep edilen alacak ve fer'ileri davalının müvekkili banka ile akdetmiş olduğu Genel Kredi Sözleşmesi hükümleri ve gönderilen ihbarname ve ihtarnamelerle hukuka tamamıyla uygun olarak talep edilmiş bulunduğundan, karşı tarafın bu husustaki usul ve yasaya aykırı itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ettiğini, bu sebeple borçlu tarafından Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı icra takip dosyasındaki asıl alacak ve fer'ilerine karşı yapılan itirazın iptali ile takibi uzatmaya yönelik ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalının takip konusu alacağın % 40'ı oranında İcra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve alacağa faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş ancak davalılar dosyaya cevap dilekçesi sunmamışlardır. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından itirazın iptali ile takibin devamı ve davalının %40 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talep edilmiştir. Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyası dosyamız arasına alınmış, yapılan incelemesinde; davacı ...Şirketi tarafından, davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine; 18/12/2019 tarihli ve 210.201,62 TL asıl alacak ve 17.104,08 TL işlemiş faiz ve 855,20 TL BSMV olmak üzere toplam 228.160,90 TL'lik ilamsız icra takibi başlatıldığı, yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, takip dayanağının genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. İİK 67. maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. Davacının davasını süresi içinde açmış olduğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davasında, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür.
Dosyaya ibraz edilen hükme esas almaya elverişli bankacı bilirkişisi raporunda; davacı...nezdinde .... Tic. Ltd. Şti., borçlu ..., ..., ... ve davadışı ... ‘ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kredili çalışmalar yaptığı, dava konusu Konu kredili çalışmaların dayanağının 16.10.2017 tarihli 500.000 TL tutarında Genel kredi Sözleşmesi kapsamında olduğu; dayanak Genel Kredi Sözleşmesinin 6098 sayılı kanunun hükümlerine tabi olduğu sözleşmenin TBK 583.maddesi gereği şekil şartlarına uygun taşıdığı, davacı banka nezdinde sözleşmeye istinaden kullandırılan kredilerin kapatılarak taksitli yapılandırma şeklinde kredi kullandırımın yapıldığı, davacı bankanın 14.11.2019 tarihinde davalının hesabının kat edilmesinin ardından 15.11.2019 tarihinde T.C.Üsküdar 16.Noterliği ... yevmiye no gereği tüm borcun muacceliyet ihtarnamesi olarak 1 gün süreli olarak davalılara 210.201,62 TL olarak davalılara ihtar ettiğini, davalı ... 'in icra takibi ile davalılar ... ...Tic.ltd.Şti. ... ve ... 'in 20.11.2019 tarihinde temerrüde düştüğünü, ihtara rağmen ödenmeyen alacağına dair davacı bankanın 210.201,62 TL asıl olacak olmak üzere toplam 210.201.62 TL üzerinden T.C.Adana 8.İcra Dairesi... esas no üzerinden takip başlattığı; İcra takibine davalıların itirazı üzerine İcra takibinin durdurulduğu, davacının 210.201.62 TL üzerinden işbu itirazın iptali davasını açtığını, davalının 500.000 TL tutarındaki 16.10.2017 tarihli dayanak sözleşmedeki 35.000.00 TL kefaletten doğan sorumluluklarının devam ettiğini, Borçlu ... ...Tic.Ltd.Şti. 'in karşılıklı akdedilen 500.000 TL tutarında dayanak Sözleşme gereği sorumlu olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamından, davacı banka ile davalı ... Ürünleri Sanayi ve Tic.Ltd.Şti. Arasında 16/10/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, davalılardan ..., ..., ... ve ...'in 500.000,00 TL limitle kefil olarak bulundukları, Kredi borçlularının kredinin geri ödemesine ilişkin edimlerini yerine getirmemesi gerekçesiyle davacı tarafça alacak tutarlarının tahsili için icra takibine geçilmeden önce davalılara ihtarnameler gönderildiği ancak gönderilen ihtarnameler akabinde davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığından; borçlu/ kefiller ..., ..., ... ve ... aleyhine Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takipte davalılardan asıl borçlu olan ... Ürünleri Sanayi ve Tic.Ltd.Şti.'nin borçlu olarak mevcut olmadığı, söz konu icra takibinde borçlulara ödeme emri tebliğ edilmiş olup davalılarca borca ve takibe itiraz edilmiş ve icra takibinin durdurulmuş olduğu, bu nedenle davacı bankaca iş bu davanın açılmış olduğu, buna göre davalı borçluların genel kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalamış oldukları anlaşılmıştır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 583/1. maddesinde "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." düzenlemesi mevcuttur. ... Ürünleri Sanayi ve Tic.Ltd.Şti. 'nin asıl borçlu, ..., ..., ... ve ...'in müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları Genel Kredi Sözleşmesindeki imzaları, tarihi, azami miktarı ve el yazısı ile yazılması koşullarını içermekte olup şekil şartlarına ve yasada açıklanan koşullara uymakta olduğu kanaatine varılmıştır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 584. maddesi gereğince kredi sözleşmelerindeki kefilin eşinin yazılı rızası alınması gerekmektedir. Ancak TBKnın 584/3.maddesi hükmünde kefalet için eş rızası aranmayan haller düzenlenmiş olup; "Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz." düzenlemesi mevcuttur. Buna göre, davalıların kefalet verdiği ... Ürünleri Sanayi ve Tic.Ltd.Şti. 'nin 16.10.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi alındığı tarih itibari ile şirket yönetici-ortak olmaları sebebi ile eş rızası aranmayacağı hallere girmekte olduğu değerlendirilmekle, dava konusu kefalet sözleşmesinin geçerlilik koşullarını taşıdığı mahkememizce kabul edilmiştir. Tüm bu açıklanan nedenlerle, dosyaya ibraz edilen tüm delil ve belgeler ile bunlara dayanılarak alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak; davanın kısmen kabulü ile davaya konu icra takip dosyasında borçlu olarak bulunmayan davalılardan ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti' ne yönelik açılan davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılara yönelik açılan davanın kısmen kabulü ile; davalıların Adana 8. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibin 210.201,62 TL toplam alacak miktarı üzerinden takip şartlarında devamına, (davalılardan ...'in sorumluluğunun 197.128,49 TL asıl alacak, 5.204,19 TL işlemiş faiz ve 260,21 TL BSMV olmak üzere toplam 202.592,89 TL ile sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan hükmolunan alacak miktarının %20'si oranında 42.040,32 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılardan ...'in sorumluluğunun 40.518,58 TL ile sınırlı tutulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Açılan davanın KISMEN KABULÜ İle; A) Davalılardan ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti' ne yönelik açılan davanın husumet yokluğundan REDDİNE, B) Diğer davalılara yönelik açılan davanın KISMEN KABULÜ İle; davalıların Adana 8. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptali ile takibin 210.201,62 TL toplam alacak miktarı üzerinden takip şartlarında devamına, (davalılardan ...'in sorumluluğunun 197.128,49 TL asıl alacak, 5.204,19 TL işlemiş faiz ve 260,21 TL BSMV olmak üzere toplam 202.592,89 TL ile sınırlı tutulmasına, (fazlaya ilişkin talebin reddine) Hükmolunan alacak miktarının %20'si oranında 42.040,32 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalılardan ...'in sorumluluğunun 40.518,58 TL ile sınırlı tutulmasına), 2-Alınması gereken 14.358,87 TL karar harcından, peşin alınan 3.589,72 TL + 306,69 TL tamamlama harcı ile birlikte toplam 3.896,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.462,46 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, (davalılardan ...'in sorumluluğunun 9.942,71 TL ile sınırlı tutulmasına), 3-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca 1.400,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin, davanın kabul red oranına göre hesaplanan 1.290,00 TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, geri kalan 110,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (davalılardan ...'in sorumluluğunun 1.243,00 TL ile sınırlı tutulmasına), 4-Davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 32.428,22 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan ...'in sorumluluğunun 31.363,00 TL ile sınırlı tutulmasına), 5-Davalılar ..., ..., ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca reddedilen miktara göre hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalılara ödenmesine, 6-Davalılardan ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 3.896,41 TL peşin harcın tamamının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 600,00 TL bilirkişi ücreti, 201,50 TL davetiye gideri ve 9,00 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 810,50 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına göre 747,50 TL'sinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, (davalılardan ...'in sorumluluğunun 719,75 TL ile sınırlı tutulmasına), 9-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.13/10/2022
Katip ... e-imza
Hakim.. e-imza
Not: 5070 sayılı yasa hükümleri uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.