İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/469 E. 2023/351 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/469
- Karar No
- 2023/351
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/469 Esas - 2023/351 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/469 Esas KARAR NO : 2023/351
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 24.06.2021 KARAR TARİHİ : 14.06.2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri adına kayıtlı olan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi enzdinde “benim araban genişletilmiş kasko poliçesi” ile sigortalı olduğunu, müvekkilleri şirket yetkilisi olan ... ’in 13.06.2019 tarihinde tek taraflı olarak kaza yaptığını ve aracın sulama kanalına düştüğünü, davalı nezdinde açılan hasar dosyası ile araç pert bedeli taleplerinin reddedildiğini, ret gerekçesinin ise kazanın gerçek bir kaza olmadığı yönünde değerlendirildiğini, Davaya konu kazaya karışan aracın müvekkillerinin borcu nedeni ile haczedildiğini ve pert hali ile icra dosyası üzerinden 222.100,00-TL bedel ile satıldığını, davalı ile arabuluculuk sürecinin işletildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle 100.000,00TL belirsiz alacak taleplerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsili talebinde bulunmuştur. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu dilekçesinde, davaya konu trafik kaza tarihinin 13.06.2019 olduğunu ancak eldeki davanın 24.06.2021 tarihinde açıldığını, TTK gereği zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu ve bu sürenin geçirilmiş olduğunu, davacı taleplerinin gerçeğe uygun olmadığını, davaya konu kaza ile sigortalı araçta oluşan hasarın birbiri ile uyumlu olmadığını, bu durumun 22.07.2019 tarihli ekspertiz raporu ile de tespit edildiğini, taraflarınca kabul manasına gelmemek kaydıyla müvekkillerinin aracı hasar tarihi itibari ile rayiç değerine kadar teminat altına aldığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kasko sigorta sözleşmesi kapsamında sigortalının sigortacısına karşı açtığı tazminat talebine ilişkindir. Davaya konu aracın dosyadaki motorlu araç tescil ve trafik belgelerinden aracın tipinin 2013 model ... olduğu, kullanım şeklinin hususi olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi ... ve ... 'e ait 17.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda; 13.06.2019 günü, saat 21:20 sıralarında meydana gelen Trafik Kazasının oluşumunda; ... plakalı otomobil sürücüsü ... ’in tam ve asli kusurlu olup kusur oranın %100 (yüzde yüz)olduğu, dava dosyasında bulanan bütün belgeler birlikte değerlendirildiğinde ... plakalı aracın hasarlı durumu ve kazanın oluş şekli arasında uyumsuzluk olmadığı, davaya konu aracın hasar durumu, kasko değeri, yaşı ve özellikleri dikkate alındığında kaza tarihi (13.06.2019) itibarıyla ikinci el piyasa rayiç bedelinin 680.000,00-TL olduğu, Benim Arabam Genişletilmiş Kasko Sigorta Paket Poliçesi kapsamında kasko sigortalı aracın rayiç değerinde sovtaj bedeli (İcra Satış Tutarı) düşüldükten sonra “ 680.000,00 TL – 222.100,00-TL = 457.900,00 TL” nin davalıdan talep edilebileceği, hasar dosya içeriğinde yer alan mail ekran görüntüsü uyarınca hasar ret tarihinin 22.07.2019 olduğu yönünde rapor sunulmuştur. Bilirkişi ... ve ... 'a ait 09.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda; ... plakalı araç sürücüsü ... 'in tam ve asli kusurlu olduğu, kusur oranının %100 (yüzde yüz) olduğu, dosyada mevcut kaza krokisi ve kaza tutanağında yer alan kazanın meydana geliş şekli incelendiğinde, aracın karıştığı kaza sonucunda araçta oluşan hasarın kaza ile uyumlu olduğu, ... plakalı araçta 13.06.2019 günü meydana gelen kazadan dolayı davacının uğramış olduğu zarar bedeli kaza tarihi itibarı ile 457.900,00.-TL olarak tespit edildiği, davalı sigorta şirketi TTK md.1409 a göre rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddiasını ispat edemediğinden rizikonun teminat kapsamında kaldığı ve bu nedenle de tespit edilen hasar bedeli olan 457.900,00tl den davalının sorumlu olduğu, hasar dosyasındaki mail ekran görüntüsünden talebin 22.07.2022 tarihinde red edildiği belirtildiğinden bu tarihten itibaren faize hükmedilebileceği, davacı dava dilekçesinde faizin cinsini belirtmediğinden ve araç trafik kayıtlarında hususi olarak kayıtlı olduğundan yasal faize hükmedilebileceği yönünde rapor sunulmuştur. Kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat talepleri sigorta ettiren ile sigortacının tarafı olduğu sözleşmeye dayanmakta olup, bu davalar 6102 Sayılı TTK’nın 1420. maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu düzenleme Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.9. maddesinde de açıkça ve aynen yer almaktadır. Aynı yasanın 1427.maddesinde ise sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446.maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiş, aynı maddenin 4.bendinde borç muaccel olunca sigortacının ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceği belirtilmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109.maddesinin 1.fıkrasında; Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, ikinci fıkrasında ise, dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu sürenin, maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağı belirtilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420. maddesinde de; "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482. madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemlerin her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı" belirtilmiştir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın davacıya ait araçta meydana gelen hasarın kasko teminatı kapsamında olup olmadığı hususlarında olduğu, kaza tarihinin 13.06.2019 mahkememizde açılan davanın 24.06.2019 tarihi olduğu, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat taleplerinde, sigorta ettiren ile sigortacının tarafı olduğu sözleşmeye dayanıldığı, bu davalar 6102 sayılı TTK'nın 1420.(TTK.1268) maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, yine Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları C.9. maddesine göre; sigorta sözleşmesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı ve sözleşmeye dayanılarak açılan davalarda ceza zamanaşımı uygulanmayacağı, davalının mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla davanın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/1. maddesinde ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1420. maddesinde ön görülen zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,
2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 179,90-TL den peşin alınan 1.707,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.527,85-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-AAÜT gereğince hesaplanan 16.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacının yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Ara buluculuk Bürosu tarafından Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı kanuna göre davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
6-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ), Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/06/2023
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı