İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/4391 E. 2021/5518 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/4391
Karar No
2021/5518
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/451 Esas KARAR NO : 2024/629 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/07/2021 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/01/2017 günü müvekkili Fatma ile arkadaşı Sedef'in Cengizler caddesinden yolun karşısına geçmeye çalıştığı esnada ... idaresindeki ... plakalı araçla müvekkile çaptığını, müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını, kaza ile ilgili olarak Diyarbakır ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası açıldığını, bu dosyada alınan ATK raporu ile her iki tarafın eşit kusurlu olarak tayin edildiğini,...plakalı aracın ... Sigorta Anonim Şirketi sigortalısı olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası ...Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğünü, müvekkilinin kaza geçirdiği tarihte öğrenci olduğunu, kazadan sonra tedavi gördüğü için okuluna devam edemediğini, müvekkilinin ve ailesinin mağdur olduğunu, tedavisinin halen devam ettiğini, müvekkilinin kaza sonucu hayatına engelli bir birey olarak devam etmek zorunda kaldığını, müvekkilinin kazadan sonra başkasının yardımıyla ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kaldığını, kaza nedeniyle müvekkilinin lehine hesaplanacak tazminatın ödenmesi istemiyle davalı sigorta şirketine tüm evrakları ile 16/10/2019 tarihili dilekçesiyle başvuruda bulunulduğunu, davalı şirketin kendilerine hiçbir şekilde dönüş yapmadığını, aynı şeklide herhangi bir ödeme de yapmadıklarını, arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşmaya varılamadığını, İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile tazminatın ödenmesine ilişkin davanın ikame edildiğini, bu dava hakkında açılmamış sayılmasına kararı verildiğini belirterek olay tarihindeki sigorta limiti çerçevesinde 50,00 TL geçici, 50,00 TL geçici iş göremezlik dönemi bakıcı tazminatı, 50,00 TL kalıcı iş göremezlik bedensel zarar tazminatının davalıdan temerrüde tarihinden işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, bu yüzden davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın trafik kazasından kaynaklanan bir haksız fiil isnadından doğduğu için görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu sebeple görev itirazlarının bulunduğunu, davacının taleplerinin belirsiz alacak davası olarak yöneltilebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, belirsiz alacak davası ikame edilmiş olmasının başvuranın hukuki menfaati bulunmadığından hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirkete herhangi bir evrak iletilmediğini, gerekli evraklar sunulmadan bir tazminat çıkarılabilmesinin mümkün olmadığını, sigortacıya başvuru usulü yerine getirilmemiş olup işbu davanın dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talebi bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, sağlık giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, davacının sunmuş olduğu raporun yönetmeliğe aykırı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur tespiti bakımından ATK'dan rapor alınmasının gerektiğini, müvekkili şirketin yalnızcı dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini belirterek davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 10/12/2021 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca rapor alınmak üzere ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup, 28/12/2021 tarihli ATK raporunda özetle; 1.Yeni çekilecek, kırık/yaralanma alanını içine alan 2 yönlü sağ kruris grafilerinin mümkün olduğu takdirde dijital ortamda (...), bu incelemelerin düzenlenecek raporları ile birlikte teminen gönderilmesi, 2.Kişinin 21 MART 2022 PAZARTESİ günü kimlik belgesiyle ve tüm tıbbi belgeleriyle birlikte saat 08.30'da Kurulumuzda hazır bulunacak şekilde muayeneye gönderilmesi,..." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Mahkememiz dosyasında bulunan 28/12/2021 tarihli ATK raporundaki eksiklikler giderilerek dosyanın yeniden ATK'ya gönderildiği görülmekle, 04/11/2022 tarihli ATK raporunda özetle; Mevcut belgelere göre ... ve Dürü kızı 1997 doğumlu...'nin 07.01.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; 1- Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, 2-İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, 3-Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görülmüştür. Mahkememiz dosyasının 25/01/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyanını yeniden ATK üst kuruluna gönderilmesine karar verilmiş olup, 11/07/2023 tarihli ATK raporunda özetle;" ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; ... ve Dürü kızı 1997 doğumlu ...'nin 07.01.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının; A-) 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için,11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme ile meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak; Gr 1 XII (32a-------------1)A%5 E cetveline göre:%3.3(yüzdeüçnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı; B-) 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; Kas iskelet sistemi omurgaya ait sorunlar, Tablo 1.1 kategori II göre:%8 olduğuna göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %8(yüzdesekiz) olduğu, C-) Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, D-) İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, E-) Başka birinin sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşke süresi içerisinde 1(bir) ay süreyle bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görülmüştür. Mahkememiz dosyasının 29/11/2023 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 11/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"a) Davacı yaya ...'nin hatalı davranışının, birinci (asli) derecede ve takdiren %60 (yüzde altmış) oranında etkili olduğu, b) Davalı sigorta şirketine Trafik sigortalı,... (...) plaka numaralı kamyonetin dava dışı sürücüsü ...'ın hatalı sevk ve idaresinin ise, ikinci (tali) derecede ve takdiren %40 (yüzde kırk) oranında etkili bulunduğu, c) Karayolları Trafik Kanunu “nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM “de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete 'de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete 'de yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” yürürlüğe girdiği 04.12.2021 tarihinden sonra düzenlenen Poliçeleri kapsayacağından, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi “nin 27.09.2021 Tarihli 2021/4391 E. , 2021/5518K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak; ilgili kurumlarca görüş değişikliği yapılıncaya kadar yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak ProgresifRant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, d) Davalı ... Sigorta A.Ş. ya da dava dışı SGK tarafından davacı ... 'a Geçi Göremezlik Zararı yönünden ödeme yapılmadığı, davacının Geçici ve Sürekli İş Göremezlik yönde herhangi bir tenzil yapılmadığı, e) Davacı ... “ın hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 5.054,62 TL, Geçici Bakıcı Gideri zararının 711,00 TL, bu yöndeki toplam zararının 5.765,62 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik ve Geçici Bakıcı Gideri zararlarının karşılanacağı Kişi Başına Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 330.000,00 TL olduğu, teminat limitini aşan zararının olmadığı, f) Davacı ... 'ın hesaplanan Sürekli İş Göremezlik zararının 607.010,72 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 330.000,00 TL, teminat limitini aşan zararının 277.010,72 TL olduğu,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Davacı vekilinin 01/02/2024 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile 50,00 TL olan sürekli iş göremezlik tazminatını 329.950,00 TL arttırarak toplamda 330.000,00 TL'ye yükselttiklerini, 50,00 TL olan yardımcı bakıcı tazminatını da 661,00 TL olarak arttırarak 711,00 TL 'ye yükselttiklerini beyan ettiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 24/04/2024 tarihli celsesinde davacı vekilinin duruşmaya mazeret sunmaksızın katılmadığı görülmekle dosyanın işlemden kaldırıldığı görüldü. Davacı vekilinin 24/04/2024 tarihli dilekçesi ile dosyanın yenilenmesini talep ettiği, 02/05/2024 tarihli yenileme tensip zaptının taraflara tebliğ edildiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde; 50,00-TL geçici, 50,00-TL bakıcı ücreti ve 50,00-TL sürekli işgücü kaybı olarak maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusurlu olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri sayılmış olup bu maddeye göre vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Davacı dava dilekçesinde dava dışı ... idaresindeki ... plakalı aracın davacıya çarptığını beyan etmiş, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve sunulan cevap dilekçelerinden kazaya karışan... (...) plakalı aracın davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik ) Sigortası poliçesi ile sigortalı olduğu bildirilmiştir. Yargılama esnasında davacı asilin tedavi evrakları celp edilerek ATK'dan davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin olarak rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup dosyaya ibraz edilen 04/11/2022 tarihli raporda; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği ve başka birinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç olmadığı mütala edilmiştir. Mahkememiz 4 no.lu celsesinde dosyanın ATK üst kuruluna gönderilerek dosyamız kapsamında alınan İstanbul ... Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 31/10/2022-... karar nolu raporu ile ... Hastaneleri Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 25/01/2021 tarihli ve 2021/126 sayılı sağlık kurulu raporları arasındaki çelişki giderilerek davacının 07/01/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle meydana gelen maluliyet oranının, geçici iş göremezlik süresinin ve bakıcı yardımına muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise süresinin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca tespit edilerek tanzim edilecek raporun gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş, akabinde dosyanın yeniden ATK ye tevdi edilerek 11/07/2023 tarihli üst kurul tarafından hazırlanan rapor dosyaya kazandırılmıştır. 11/07/2023 tarihli ATK ... Üst Kurulunca tanzim edilen raporda; kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği ve iyileşme süresi içinde 1 ay süreyle bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği mütalaa edilmiştir. 11/07/2023 tarihli ATK ... Üst Kurulunca tanzim edilen çelişkiyi giderici mahiyetteki maluliyet raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle mahkememiz 29/11/2023 tarihli celsesinde dosyanın bir aktüerya ve 1 trafikçi bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile, davacının talep edebileceği tazminat miktarının hesaplanmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 11/01/2024 tarihli raporda meydana gelen kazada tarafların kusur durumlarının irdelenmesi yönünden yapılan değerlendirmede ; davacının %60 oranında, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün ise %40 oranında kusurlu bulunduğu kanaatine varıldığı bildirilmiş ve bu kusur oranları ayrıca davalı sigorta limitleri dikkate alınarak davacının tazminat istemleri hususunda hesaplama yapılmıştır. Davacı vekili dosyaya sunduğu 01/02/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde talep ettiği sürekli işgöremezlik ve bakıcı tazminatı istemlerine ilişkin dava değerini artırdığını bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu davranışı sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığı görülmüştür. Davalı tarafça her ne kadar zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de; huzurdaki davaya konu kazanın 07/01/2017 tarihinde meydana geldiği, huzurdaki davanın ise 12/07/2021 tarihinde belirsiz alacak davası olarak açıldığı, meydana gelen kaza sonucu davacının yaralandığı, kazaya karışan dava dışı sürücü hakkında yapılan ceza yargılaması sonucunda Diyarbakır ... Asliye Ceza Mahkemesinin... E., 2021/1106 K. Sayılı ilamı ile dava dışı sürücü hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, emsal mahiyetteki Yargıtay 4. H.D. Nin 2021/23584 E., 2023/1525 K. Sayılı kararında "Ceza zamanaşımının tazminat davalarında uygulama yeri bulabilmesinin en önemli şartı, suç teşkil eden eylemle ilgili ceza zamanaşımı süresinin, tazminat alacağına ilişkin zamanaşımı süresinden daha uzun olmasıdır. Dolayısıyla, haksız fiil/suç mağduru bakımından 6098 sayılı ve 2918 sayılı Kanunlardaki 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerini kısaltacak şekilde bir yorum, kanunun getiriliş amacıyla bağdaşmaz. Öğrenmeden kasıt, zararın ve tazminat sorumlusunun öğrenilmesidir. Öğrenebilecek durumda olmak zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için yeterli değildir. Zarar ve sorumludan hangisi daha sonra öğrenilirse zamanaşımı son öğrenme gününden itibaren işlemeye başlar. Ceza zamanaşımı süresi, 2 yıllık zamanaşımı süresinden uzun, 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa ise ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık süreye bir etkisi olmayacaktır. Burada zarar gören, zarar ve sorumlu kişiyi ne zaman öğrenmiş olursa olsun ceza zamanaşımı süresi içinde tazminat davası açabilecek, ancak on yıllık süre dolmamışsa, öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl içinde dava açma hakkı korunacaktır. Örneğin, ceza zamanaşımı süresinin sekiz yıl olduğu bir olayda, zarar gören, zarar ve sorumlu kişiyi yedi yıl sonra öğrenmişse iki yıl içinde, dokuz yıl sonra öğrenmişse bir yıl içinde tazminat davası açmak zorundadır." şekilde değerlendirme yapıldığı görülmüş, somut olayda da davacının maluliyetine ilişkin ... Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 25/01/2021 tarihli ve... sayılı sağlık raporu ile davacının maluliyetinin belirlendiği, Diyarbakır ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E., 2021/1106 K. Sayılı 18/10/2021 tarihli kararı ile kazaya karışan sürücünün cezalandırılmasına karar verildiği, davanın ise 12/07/2021 tarihinde açıldığı, bu hali ile emsal yüksek mahkeme ilamı da dikkate alınarak davanın öğrenmeden itibaren 2 yıllık süre içerisinde ve kaza tarihinden itibaren de 10 yıllık süre içinde açıldığı görülmüş, bu nedenlerle zamanaşımı itirazına itibar edilmemiştir. Yukarıda açıklanan tüm gerekçelerle; davacının sürekli olarak maluliyetinin ve ATK raporunda belirtilen sürede bakıcı ihtiyacının bulunduğunun dosya kapsamında alınan ATK raporu ile sabit olduğu, dosyaya sunulan ATK raporunda belirtilen maluliyet oranı ve iyileşme süresinde bakıcı ihtiyacı duyulacak süre dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitleri de dikkate alınarak 330.000,00-TL sürekli işgöremezilik tazminatı alacağına ve 711,00-TL bakıcı giderine hak kazandığı anlaşılmakla davacı tarafça sunulan talep artırım dilekçesi ile de bu tutarların talep edildiği görülmekle açılan davanın bu alacak kalemleri yönünden kabulünün gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça dava dilekçesinde her ne kadar geçici işgöremezlik tazminatı talebinde bulunulmuş ise de; dava dilekçesi içeriğinden davacı kaza tarihinde öğrenci olup, gelir getiren bir işte çalışmadığından, Yargıtay 17. H.D.'sinin birçok içtihatında belirtildiği üzere öğrenci olup, gelir getiren bir işte çalıştığı düşünülemeyecek kişiler yönünden tedavi müddeti boyunca herhangi bir kazancın söz konusu olmadığından geçici işgöremezlik zararı bulunmadığı kabul edilmiş olmakla, davacı tarafın geçici işgöremezlik tazminatına ilişkin dava dilekçesindeki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. (Emsal mahiyette İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2019/3244 E., 2022/1427 K. Sayılı kararı) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olması gerektiği şeklindeki düzenlemesi bulunduğu, davacının davalıya başvurusunda dosya içerisindeki belgelerde başvurunun teslim tarihinin 17/10/2019 olarak belirtildiği bu hali ile temerrütün 31/10/2019 tarihinde oluştuğu değerlendirilmekle davalı sigorta şirketi yönünden bu tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile alınmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 711,00-TL bakıcı gideri ve 330.000,00-TL sürekli işgöremezlik zararı olmak üzere toplam 330.711,00-TL nin 31/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-) Davacının geçici işgöremezlik tazminatı alacağı isteminin REDDİNE, 3-) Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 22.590,87 TL harçtan peşin alınan 1.190,30 TL harcın ( 59,30 dava açılırken + 1.131,00 TL tamamlama harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 21.400,57 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-) Davacı tarafından yatırılan 1.190,30 TL harcın ( 59,30 dava açılırken + 1.131,00 TL tamamlama harcı olmak üzere ) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 52.913,76 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7)- Davacı tarafça yapılan 326,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 6.905,00 Adli Tıp Kurumu faturası, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 67,80 TL ilk masraf (59,30 TL başvurma harcı + 8,50 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 11.298,80 TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre 11.297,09 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-) Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine, 9-) Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul red oranına göre hesaplanan 0,20 TL'sinin davacıdan 1.319,80 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2024 Katip e-imza Hakim e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/4391, K. 2021/5518, T. 27.09.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-4391-e-2021-5518-k-d6adf15902fd