İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/3471 E. 2021/6012 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/3471
Karar No
2021/6012
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/371 Esas KARAR NO : 2024/762 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/06/2022 KARAR TARİHİ : 22/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 07/06/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; 15/10/2017 günü saat 19:00 sıralarında davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Sakarya istikametinden İstanbul yönüne seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile daha öncesinde meydana gelmiş olan başka bir zincirleme trafik kazası nedeniyle trafiğin durması sonucu aynı istikamette önünde seyreden davacı sürücü ... ...” un sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile yavaşlayarak durduğu sırada bu aracın arkadan çarpması sonucu meydana gelen zincirleme trafik kazasında, araç içinde yolcu konumunda bulunan ... ...” un ağır yaralandığı ve malul kaldığını, davacı ... için muhtelif tedavi giderleri zararının oluştuğunu, davacı ... ...” un ise geçici olarak işgücü kaybına uğradığını, dava öncesi davalı sigorta şirketine yazılı başvuru yapılmasına karşın sonuç alınamadığını, kazanın oluşumunda davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunu ve oluşan maddi ve manevi zararlardan, sürücü işleten ve aracın Mali Mesuliyet sigortacısının sorumlu olduğunu belirterek, 15/10/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacı ... ...” un yaralanması ve malul kalması nedeniyle fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik; Geçici iş göremezlik ve sürekli maluliyet zararı olarak 10.000,00 TL, Tedavi giderleri için 21.885,00TL, Bakıcı giderleri için 250,00 TL Davacı ... ... için şimdilik 250,00 TL geçici iş göremezlik zararı ile toplam 32.385,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile, Davacı ... ... için; 150.000,00 TL, Davacı ... ... için 50.000,00 TL, Davacı ... ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 230.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılar işleten ve sürücüden tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalıların üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... ... ve ... İnşaat vekili tarafından sunulan 20/10/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; İddia olunan kusuru kabul etmediklerini, emniyet kemeri hususunun araştırılarak indirim yapılmasını, öncelikle sorumluluğun ZMMS sigortacısı ... Sigorta “da olduğunu, sağlık giderlerinin trafik kazalarından sonra SGK tarafından karşılanması gerektiğini bu nedenle davanın SGK “ya ihbarını talep ettiklerini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından sunulan 26/10/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; manevi tazminat taleplerinin ZMMS at dışı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı olduğunu, araç içinde bulunan yolcuların emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığının tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etiklerini, kişilerin maluliyet durumunun ATK “dan alınacak raporla tespit edilebileceğini, hesaplamanın genel şartlar dahilinde yapılmasını ve geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin sağlık giderleri başlığı altında toplanmış olması nedeni ile Genel Şartların AS maddesi doğrultusunda kendilerinden talep edilemeyeceğini SGK tarafından rücuya tabi bir ödeme olup olmadığının sorulmasını, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... CBS dosyası, Kaza tespit tutanağı, Hastane kayıtları, Hastane tedavi makbuzları, Adli tıp raporları, Bilirkişi raporları, Bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı. Adli Tıp Kurumu ... ihtisas dairesi tarafından hazırlanan adli tıp raporuna göre; Davalı sürücü ... ...'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü ... ...'un kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır. Adli Tıp Kurumu ikinci ihtisas dairesi tarafından Selehattin ... için hazırlanan adli tıp raporuna göre; Mevcut belgelere göre; ... oğlu 01.12.1955 doğumlu ... ...’un 15.10.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) haftaya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığının görüş ve kanaatine varılmıştır. Adli Tıp Kurumu ikinci ihtisas dairesi tarafından ... ... için hazırlanan adli tıp raporuna göre; Mevcut belgelere göre; ... kızı 01.08.1951 doğumlu ... ...’un 15.10.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre, Kas İskelet Sistemi, Omurgaya Ait Sorunlarda Özürlülük, Tablo 1.1 Kategori IV’e göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır. Aktüerya alanında uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna göre; Kusur durumu; İstanbul adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi tarafından sunulan rapora göre; Davalı ... plakalı araç sürücüsü ... ...'in %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı ... plakalı araç sürücüsü ... ...'un kusursuz olduğu kanaatine ulaşıldığının, Maluliyet durumu; İstanbul adli tıp kurumu ... İhtisas dairesi tarafından sunulan 1711-A karar numaralı rapora göre; 01/08/1951 doğumlu ... ...'un 15/10/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebi ile 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı RG'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %23 (yüzdeyirmiüç) olduğu, İyileşme (işgöremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı iyileşme isinde 2 boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin oy birliği ile mütalaa olunduğu, ... adli tıp kurumu ... İhtisas dairesi tarafından sunulan 1711-B karar numaralı rapora göre; 01/08/1951 doğumlu ... ...” un 15/10/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebi ile 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı RG'de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesifir) olduğu, iyileşme (işgöremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2(iki) haftaya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunduğu, Maddi Hasar; Hesap / Rapor tarihi itibariyle Davacı ... ...'un 15/10/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası; Davacı ... ...'un 66 yaşında ve ev hanımı olduğu görülmekle, geçici iş göremezlik zararı hesaplanamayacağı, (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi - Esas No: 2021/8472, Karar No: 2022/920, Karar Tarihi: 20.01.2022 Karar Sayılı İlamı) % 23 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının araç ide yolcu konumunda bulunduğu ve kusura katılımının olmadığı görülmekle 579.774.00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin işbu zararın azami 330.000,00 TL'sinden azami sorumluluk limiti dahilinde sorumlu olduğu, davalı araç işleteni ve sürücüsünün ise 249.774,00 TL'lik kısmından sigorta şirketi hariç sorumlu oldukları, Kişinin sürekli bakıcı gideri zararının bulunmadığı, 2 ay süre ile geçici bakıcı giderleri zararının araç içinde yolcu konumunda bulunduğu ve kusura katılımının olmadığı görülmekle 3.555,00 TL olduğu, işbu tutarın davalı sigorta şirketinden tedavi giderleri sağlık giderleri teminatı dahilinde sorumluluğundan söz edilebileceği, ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3471 E. 2021/6012 K. 04.10.2021 tarihli kararı) Davacı ... ...'un Acıbadem Hastanesinde yapılan tedavilerine ilişkin belgelerde SGK (kurum) olarak yazılı olduğu, tedavi giderleri ve yol vb. talep edilen tedavi giderleri yönünden uzmanlık alnım dışı olması sebebi ile görüş verilemeyeceği Hesap / Rapor tarihi itibariyle Davacı ... ...'un 15/10/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası; 2 hafta süre ile geçici iş göremezlik zararının, araç içinde yolcu konumunda bulunduğu ve kusura katılımının olmadığı ilmekle 635,38 TL olduğu, işbu tutarın davalı sigorta şirketinden tedavi giderleri / sağlık giderleri teminatı dahilinde sorumluluğundan söz edilebileceği, ( Yargıtay 4. HD * sinin 2021/3471 E. 2021/6012 K. 04.10.2021 tarihli kararı) Ancak, davacı ... ...” un kaza tarihinde 62 yaşında pasif döneminde olduğu ve SGK kayıtlarında sigortalı kaydının bulunmadığı görülmekle, kazanç kaybından söz edilip edilemeyeceğinin hukuki takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kabul edilmesi halinde işbu tutarın davalı sigorta şirketinden tedavi giderleri sağlık giderleri teminatı dahilinde sorumluluğundan söz edilebileceği, (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3471 E. 2021/6012 K. 04.10.2021 tarihli kararı) Davalı sigorta şirketi yönünden; Dava öncesi, davalı sigorta şirketine 28/06/2019 tarihinde teslim edilen yazılı başvurunun yapıldığı, başvuruda davacıların maluliyetini gösterir sağlık kurulu raporunun bulunmadığı, (... ... 'için düzenlenen Sağlık Kurulu rapor tarihi 25/02/2020 olduğu- ancak bu belgenin şirkete gönderildiğine dair belge dosyada rastlanmamıştır) görülmekle, Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih 2019/40 E. 2020/40 K. Sayılı ilamında da ayrıntılı olarak açıklanmış olmakla, dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceğinin ve yasal faiz talep edilebileceğinin (sigortalı araç hususidir) hukuki takdirinin elbette Yüce Mahkemeye ait olduğunun görüşünü bildirmiştir. Aktüerya alanında uzman bilirkişi ... ve Sağlık işletmesi yönetimi alanında uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi ek raporuna göre; Maddi Hasar; Hesap 21/05/2024 işbu ek Rapor tarihi itibariyle; Davacı ... ...'un 15/10/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası; 9 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 12.601,78 TL olduğu, yukarıda ayrıntılı olarak verilen içtihatlar dahilinde davalı sigorta şirketinden tedavi giderleri teminatından talep edilebileceği, %23 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının araç içinde yolcu konumunda bulunduğu ve kusura katılımının olmadığı görülmekle 576.875,59.00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin işbu zararın azami 330.000,00 TL “sinden azami sorumluluk limiti dahilinde sorumlu olduğu, davalı araç işleteni ve sürücüsünün ise 246.875.59 TL'lik kısmından sigorta şirketi hariç sorumlu oldukları, Kişinin sürekli bakıcı gideri zararının bulunmadığı, 2 ay süre ile geçici bakıcı giderleri zararının araç içinde yolcu konumunda bulunduğu ve kusura katılımının olmadığı görülmekle 3.555,00 TL olduğu, işbu tutarın davalı sigorta şirketinden tedavi giderleri sağlık giderleri teminatı dahilinde sorumluluğundan söz edilebileceği, ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3471 E. 2021/6012 K. 04.10.2021 tarihli kararı) Davacı ... ...'un 15/10/2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonrası; 2 hafta süre ile geçici iş göremezlik zararının, araç içinde yolcu konumunda bulunduğu ve kusura katılımının olmadığı görülmekle 635,38 TL olduğu, işbu tutarın davalı sigorta şirketinden tedavi giderleri sağlık giderleri teminatı dahilinde sorumluluğundan söz edilebileceği, ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3471 E. 2021/6012 K. 04.10.2021 tarihli kararı) Ancak, davacı ... ...'un kaza tarihinde 62 yaşında pasif döneminde olduğu ve SGK kayıtlarında sigortalı kaydının bulunmadığı görülmekle, kazanç kaybından söz edilip edilemeyeceğinin hukuki takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kabul edilmesi halinde işbu tutarın davalı sigorta şirketinden tedavi giderleri / sağlık giderleri teminatı dahilinde sorumluluğundan söz edilebileceği, (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 5021/3471 E, 2021/6012 K. 04.10.2021 tarihli kararı Davalı sigorta şirketi yönünden; Dava öncesi, davalı sigorta şirketine 28/06/2019 tarihinde teslim edilen yazılı başvurunun yapıldığı, başvuruda davacıların maluliyetini sağlık kurulu raporunun bulunmadığı, (... ... 'için düzenlenen Sağlık Kurulu rapor tarihi 25/02/2020 olduğu- ancak bu belgenin şirkete 20/07/2020 tarihinde gönderildiği) görülmekle, 20/07/2020 tarihini takip eden 8 işgünü bitim tarih 31/07/2020 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceğinin ve yasal faiz talep edilebileceğinin hususidir) hukuki takdirinin elbette Yüce Mahkemeye ait olduğunun Tedavi giderleri zararı yönünden; Davacı ... ...'un 15.10.2017 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası sağlık/tedavi gideri 595.62 TL. yol giderleri 1.473.40 TL olarak toplam 2.069,02 TL tutarında gideri oluşacağı, Davacı ... ...'un 15.10.2017 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası 556,50 TL tedavi gideri oluşacağının görüş ve kanaatine varılmıştır. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (geçici/sürekli iş göremezlik, tedavi giderleri ) ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. İncelenen sigorta kayıtları ve tutanaklara göre tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır. Haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıllık genel zaman aşımı süresi içerisinde davanın açılması gerekmekte olup olayımızda sürenin dolmadığı anlaşılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, 15.10.2017 tarihinde davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile Sakarya istikametinden İstanbul yönüne seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde aracının ön kısımları ile daha öncesinde meydana gelmiş olan başka bir zincirleme trafik kazası nedeniyle trafiğin durması sonucu aynı istikamette önünde seyreden davacı sürücü ... ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı yavaşlayarak duran otomobile arkadan çarptığı olayda; Davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri dışı otoyol üzerinde seyir halindeyken yola dikkatini verip, hareket alanını kontrol altında bulundurması, önünde seyreden araçlarla arasındaki gerekli-yeterli takip mesafesini koruyarak ilerisinde daha önceden meydana gelen kaza nedeniyle yavaşlayan ve duran araçları dikkate alıp bu araçlara karşı zamanında etkin frenle tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüzce ve zamanında tedbire başvurmadan seyrine devam ettiği sırada yavaşlayarak duran davacı sürücü idaresindeki otomobile arkadan çarptığından %100 kusurlu olduğu, davacı sürücünün atfı kabil kusuru bulunmadığı anlaşılmıştır. ... plakalı aracın davalı ... İnşaat şirketi adına kayıtlı olduğu, aracın 24/08/2017-24/08/2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı ... sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçe ile sigortalandığı, poliçede vefat/maluliyet tazminatı için belirlenen teminat limitinin 330.000,00TL olduğu görülmüştür. Türk Borçlar Kanunun 49 maddesi gereğince; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde yasal düzenleme bulunmmaktadır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve güvence hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir. Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 145. maddesi (T.B.K. 166. md.) hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinde (T.B.K. 166.), rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun ceza hukuku ile ilişkisinde kenar başlıklı 74.maddesi “ Hâkim zarar verenin kusurunun olup olmadığını, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumluluk ile ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararı ile de bağlı değildir. Aynı şekilde ceza hâkiminin kusurunun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz” şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk hakimi ceza mahkemesince verilen, suçun fail tarafından işlenmediği yönündeki kesin ... saptayan beraat kararı ile bağlıdır çünkü yargısal bir kararla maddi bir ... tespit edilmiştir. Ancak hukuk hakimi ceza mahkemesince yapılan kusurun takdiri ve zarar miktarının tayini kararı ile bağlı değildir. Çünkü ceza hukukunda asıl kusur çeşidi kasttır. Taksir ancak kanunda yazılı olduğu sürece sorumluluk oluşmaktadır. Hukuk mahkemesinde ise kusurun her çeşidinde sorumluluk söz konusu olabilmektedir. Yargıtay 21.Hukuk Dairesi'nin 17/04/2003 tarihli 2003/3586 Esas ve 2003/3516 Karar sayılı kararında "Borçlar Kanununun 53.maddesi gereğine göre hukuk hâkimi ceza dosyasında alınan kusur raporu ile bağlı olmayıp kesinleşen maddi olgularla karar vermek durumundadır. Dolayısıyla mahkememizce, yargılama için gerekli incelemeler yapılıp, raporlar alındıktan sonra sırf ceza yargılamasındaki dosyanın kesinleşmesinin beklenmesi, mevcut davanın daha da uzamasına ve makul bir sürede yargılanmayı içeren adil yargılanma hakkının ihlaline neden olacaktır. Geç oluşan adalet, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği pek çok kararında da yerinde görülmemekte ve devletler bu sebepten tazminata mahkum edilebilmektedir. Bütün bu nedenlerden dolayı hukuk hakiminin ceza yargılamasının sonucunun, her şart ve koşulda beklenmesi zorunluluğu şeklindeki bir algının adil yargılanma hakkı ihlaline sebebiyet vereceği düşüncesiyle gerekli araştırmalar yapılıp raporlar alınmış, alınan raporlar arasında da herhangi bir çelişki doğmadığı ve yaşanan olayın şartlarına göre kusur oranının tespiti mahkemeye ait olduğundan mahkememizce toplanan deliler ışığında ... plakalı araç sürücüsünün kontrolsüzce ve zamanında tedbire başvurmadan seyrine devam ederek arkadan çarptığı olay sebebi ile %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla tazminat hesaplaması yapılmıştır. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan irdelemede; trafik kazası tarihi, kazasının gerçekleşme biçimi, davacının sosyal ve ekonomik durumu, trafik kazası sonucu müteveffanın vefatı ile çektikleri ve çekecekleri üzüntü, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, 22/06/1966 gün 7/7 sayılı YİBK'da belirtilen ilkeler ve hak nesafet kuralları gözönünde tutularak mahkememizce takdir edilen ve hükümde gösterilen manevi tazminat miktarının davacıda bir tatmin duygusu yaratabileceği, olayı arzu edilen hale getirmeyeceği ve karşı tarafların mahvına yol açmayacağı sonuç ve inancına varılarak, somut olay için açıklanan ilkeler, sosyal ve ekonomik durum araştırmaları, kaza tarihi, yaşları, maluliyet oranları, kusur durumu, ekonomik durumu hep birlikte gözetildiğinde davacı ... ... yararına 62.000,00TL, davacı ... ... yararına 13.000,00TL ve davacı ... ... yararına 9.000,00TL manevi tazminatın uygun olacağı kanaatine varılarak manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddi cihedine gidilmiştir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; maddi ve manevi tazminat talepli açılan davada davacı, ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu eylemi nedeniyle trafik kazasına sebebiyet vermesi sonucu sigortacısı olan davalıya ve işletene karşı husumet yöneltmiştir. Yapılan incelemelerde, davacı ... ...'un iş bu trafik kazası geçirerek iş göremez durumuna düştüğü, bu kaza sonucu çalışamayarak tedavi görmek durumunda kaldığı, davacının gelir durumuna dair bir kayıt sunulmadığından asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış olup sgk tarafından yapılan bir ödemenin bulunmadığı yapılan yazışmalar sonucu anlaşılmıştır. Davacı ... ...'un sürekli bir maluliyetinin bulunmadığı, 2 hafta iyileşme süresi olduğu tespit edildiği ve gelir durumuna dair bir kayıt sunulmadığından asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış olup sgk tarafından yapılan bir ödemenin bulunmadığı yapılan yazışmalar sonucu anlaşılmıştır. Davalı taraflarca müterafik kusur indirimi yapılması talep edilmiş ise de kaza tespit tutanaklarından veya dosyada bulunan belgelerden müterafik kusur olarak değerlendirilecek (emniyet kemeri takmaması gibi) dair bir delil bulunmaması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Kaza sonrası davacının ... ...'un 9 ay süre ile iyileşme süresi olduğu görülmekle davacının 2 ay geçici bakıma muhtaç olduğu sürekli bakıcı ihtiyacının olmadığı tespit edildiğinden 2 ay süre için bakıcı gideri hesaplanmış olup davacı tarafından sunulan tedavi giderlerinin incelenmesinde ve alınan raporda davacı ... ...'un SGK nın sorumluluğu dışında olan ve ödediği tutarın 21.318,50TL olduğu, yol giderinin ise 1.473,40TL olduğu (toplam 22.791,90TL) hesaplanmıştır. Dosya kapsamına uygun denetime elverişli bilirkişi hükme esas alınmış ve davacıların kaza sonrası yaralanma nedeniyle elem, acı ve ızdırap çektikleri anlaşıldığından davacılar lehine manevi tazminat şartlarının oluştuğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, olayın meydana geliş biçimi, manevi tazminatın sadece duyulan üzüntüyü bir nebze olsun hafifletme amacına hizmet etmesi gerektiği, Öte yandan, mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 47. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.) maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, bunun dışında zenginleşmeye yol açmaması gerektiği dikkate alındığında, davacı ... ... yararına 62.000,00TL, davacı ... ... yararına 13.000,00TL ve davacı ... ... yararına 9.000,00TL manevi tazminatın kusurlu ve sorumlu olan davalılar ... ... ve ... İnşaat şirketinden alınarak davacılara verilmesine, trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında sorumluluk Borçlar Hukuku yönünden haksız fiil sorumluluğu olup zarar ve dolayısıyla da tazminat alacağı olay anında ortaya çıktığı için haksız fillerde temerrüt olay tarihinde gerçekleşmekte olup bu kapsamda trafik kazası nedeniyle hüküm altına alınması gereken tazminata trafik kazasının gerçekleştiği tarihten ( sigorta şirketi yönünden 31/07/2020 temerrüt tarihinden) itibaren yasal faiz yürütülmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. (kabul oranı: % 82,27 ) HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı ... ... yönünden maddî tazminat talebinin KABULÜ ile, 12.601,78TL geçici iş göremezlik, 576.875,59TL sürekli iş göremezlik, 22.791,90TL tedavi giderleri ve 3.555,00TL geçici bakıcı giderleri olmak üzere toplam 593.032,37TL maddî tazminatın (davalı sigortanın vefat/sakatlık tazminatı için teminat limiti 330.000,00TL den ve tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik tazminatının tedavi gideri teminat limiti 330.000,00TL den sorumlu olmak üzere) 15.10.2017 tarihinden ( davalı sigorta yönünden 31.07.2020 tarihinden itibaren) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 2-)Davacı ... ... yönünden manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 62.000,00TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 15.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... İnşaat şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Davacı ... ... yönünden maddî tazminat talebinin KABULÜ ile, 635,38TL geçici iş göremezlik tazminatın 15.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... İnşaat şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-)Davacı ... ... yönünden manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 13.000,00TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 15.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... İnşaat şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-)Davacı ... ... yönünden manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 9.000,00TL manevi tazminatının kaza tarihi olan 15.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ... ve ... İnşaat şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 46,291,48TL ( sigorta şirketi 40,553,44TL den sorumlu olmak üzere) nispi karar harcından peşin ve ıslah harcın mahsubu ile bakiye kalan 35,420,55TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 7-Davacı taraflarca yatırılan 10,870,93TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri toplam 19,369,45 TL olmakla kabul oranına göre 15,935,24TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, artan kısmının üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı ... ... yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 92.954,85TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 10-Davacı ... ... yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ... İnşaat şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 11-Davacı ... ... yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 635,38TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 12-Davacı ... ... yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 13.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ... İnşaat şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 13-Davacı ... ... yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 9.000,00TL vekalet ücretinin davalılar ... ... ve ... İnşaat şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 14-Davalılar ... ... ve ... İnşaat şirketi yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden davacı ... ... yönünden reddedilen manevi tazminat için karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/2 gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ... ...'dan tahsili ile davalılar ... ... ve ... İnşaat şirketine verilmesine, 15-Davalılar ... ... ve ... İnşaat şirketi yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden davacı ... ... yönünden reddedilen manevi tazminat için karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/2 gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 13.000,00TL vekalet ücretinin davacı ... ...'dan tahsili ile davalılar ... ... ve ... İnşaat şirketine verilmesine, 16-Davalılar ... ... ve ... İnşaat şirketi yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden davacı ... ... yönünden reddedilen manevi tazminat için karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/2 gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 9.000,00TL vekalet ücretinin davacı ... ...'dan tahsili ile davalılar ... ... ve ... İnşaat şirketine verilmesine, 17-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00 TL'nin 1.085,96TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 234,04TL sinin davacılardan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 18-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 22/11/2024 Katip ... e-imza * Hakim ... e-imza * Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/3471, K. 2021/6012, T. 15.10.2017, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-3471-e-2021-6012-k-e9c657f5edaf