İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/346 E. 2023/752 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/346
Karar No
2023/752
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/346 Esas KARAR NO : 2023/752

DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 18/05/2021 KARAR TARİHİ : 12/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeni ile davalı tarafa ... tarihli ... sıra numaralı Satış Sözleşmesine konu ... Torna Makinesi 245.000,00 Euro bedelle satışı yapıldığını, buna ilişkin ... seri numaralı 09.03.2015 tarihli 245.000,00 Euro bedelli fatura kesildiğini ve yedek parça ile mekanik işçilik hizmeti verildiğini, satılan makinenin bedelinin bir kısmının ödendiğini ancak kur farkı nedeni ile oluşan bakiyelerin ödenmediğini, ekte ve kayıtlarda mevcut olan cari hesap ekstrelerinden de görüleceği üzere satışa konu malın bedeline ilişkin fatura kesildiğini, davalı tarafça birtakım TL ödemelerin nakit, çek şeklinde gerçekleştirildiğini ancak davalı tarafça verilen çeklerin tahsil tarihindeki TCMB kuru üzerinden Euro'ya çevrildiği için 78.916,75 Euro tutarında kur farkı ortaya çıktığını, bu sebeple söz konusu miktarı talep etme zarureti doğduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen satış sözleşmesinde makine bedelinin EURO cinsinden ödeneceği kararlaştırıldığıın, faturada anlaşmaya uygun olarak Euro cinsinden kesildiğini, ödemelerin davalı tarafça TL cinsinden müşteri çekleri, çekler veya nakit ile yapılmış olması sebebiyle çeklerin tahsil tarihindeki Euro kuru arasındaki kur farkından davalının sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin mevcut sözleşme doğrultusunda davalıya satışa konu makineye ilişkin olarak hizmet, bakım ve yedek parça satışı da sağladığını ve bu doğrultuda USD cinsinden tutulan cari hesap kısmında ise 304,53 USD müvekkilinin alacağının mevcut olduğunu, izah edilen nedenlerle birlikte davalı nezdinde 78.916,75 EUR ve 304,53 USD tutarında ihtiyati haciz uygulanmasına, davanın kabulüne, 78.916,75 EUR ve 304,53 USD tutarında alacağın tahsiline, asıl alacağa ilişkin olarak dava tarihinden itibaren hesaplanacak ve özel bankalarca 1 yıl vadeli döviz kuruna uygulanan en yüksek döviz faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu satış sözleşmesinde yetkiye ilişkin hükmün yer aldığı ikinci sayfa imzalı olmayıp taraflar arasında herhangi bir şekilde yetkiye ilişkin bir anlaşma bulunmadığını, bu nedenle taraflar arasında yetkiye ilişkin bir anlaşma bulunmamasından dolayı yetki genel kurallara göre belirlenmelidir. Ayrıca tacirler arasındaki alacak taleplerine ilişkin ikame edilen davalarda özel bir yetkinin belirlenip belirlenmediği taraflar arasında müzakere edilen ve karşılıklı anlaşılan bir metne dayandırılması gerektiğini, somut olayda davacı tarafından sunulan belgenin imzalı sayfasında yetkiye ilişkin bir hüküm bulunmadığını, davacının yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğu iddiasını dayandırdığı hükmün müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını dolayısıyla da bu tarz bir yetki anlaşmasını kabul etmediğini, taraflar arasında herhagi bir cari hesap sözleşmesi de olmadığını, İstanbul Mahkemelerinin yetkisinden söz edilemeyeceğini, bu durumda da yetkili icra dairesi müvekkilin şirket merkezi icra daireleri yani ... Mahkemeleri olduğunu, sözleşme tarihinde davacının bir ticari işletme olduğu ve ancak 17/04/2020 tarihinde tür değişikliği ile anonim şirkete çevrildiğini, buradan hareketle yetkinin dayandırıldığı sözleşme incelendiğinde sözleşmenin satıcı adına ... adında bir şahıs tarafından imzalandığını, bir ticari işletmenin yegane yetkili o ticari işletmenin sahibi olduğunu yani bu kişinin ... olduğunu, kendi ticari işletmesini temsilen imzalanan bir evrakta başkasının imzası bulunması söz konusu sözleşmenin geçerli olmadığını gösterdiğini, davacının talep ettiği alacağın kur farkı olmasına rağmen buna ilişkin herhangi bir bilgi belge sunmadığını, davacının dosyaya ibraz ettiği carilerde bir takım hem hukuka hem de ticari teamüle aykırı hareketlerle müvekkilini borçlu çıkarma çabası içerisinde olduğunu, davacı şirketin kardeş şirketi olan ... Tic. A.ş. ile müvekkilini borçlandırmak ve ödemeleri gereken vergileri azaltmak adına birçok işlemin mevcut olduğunu, açıklanan nedenlerle öncelikle huzurdaki dosyanın ... 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine, davacının haksız, hukuka aykırı ve mesnetsiz davasının ve diğer tüm taleplerinin reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Satış sözleşmesi, fatura, bilirkişi raporu, müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE: Dava, kur farkından kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili; davacı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeni ile davalı tarafa ... tarihli ... sıra numaralı Satış Sözleşmesine konu ...Torna Makinesi 245.000,00 Euro bedelle satıldığını, buna ilişkin ... seri numaralı 09.03.2015 tarihli 245.000,00 Euro bedelli fatura kesildiğini ve yedek parça ile mekanik işçilik hizmeti verildiğini, satılan makinenin bedelinin bir kısmının ödendiğini ancak kur farkı nedeni ile oluşan bakiyelerin ödenmediğini, ileri sürmüştür. Davalı vekili; satış sözleşmesinin ikinci sayfasının imzalı olmadığını, talep edilen alacağın kur farkı olmasına rağmen buna ilişkin herhangi bir bilgi belge sunulmadığını, davalının mal ve ürünleri teslim ettiğini ispatlayamadığını ve sözleşmeyi imzalayan ... in yetkili kişi olmadığını, çek ile yapılan ödemelerde kur farkı talep edilemeyeceğini savunmuştur. Tarafların delilleri celp edildikten sonra ticari defter ile kayıtların incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir durum olduğundan HMK md. 266 gereği bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davalı ticari defterleri üzerinde istinabe yolu ile bilirkişi incelemesi yapılmıştır. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Talimat No ile alınan bilirkişi raporunda; Davalı şirketin 2015 yılı defter ve kayıtları bilirkişi incelemesine ibraz edilmediğinden makine alışı ve 2015 yılında yapılan ödeme ve mahsup kayıtları konusunda davalı defterlerinde bir tespit yapılmadığı, 2016 yılı ticari defterlerinde ise 2015 yılından 310.701,21 TL bakiye borç giriş kaydı yapıldığı, Vergi Dairesinden celp edilen BA-BS kayıtlarından tarafların 2014 yılında birbirlerine mal alım satımına ilişkin beyanlarının bulunmadığı, makine satışının yapıldığı 2015 yılında ise davalı şirketin BA bilgi formu ile davacıdan 10 adet fatura karşılığı toplam 3.094.968,00 TL mal alış beyanı olduğu, davalı şirketin defter kayıtlarına göre borç ve alacağın mahsubundan sonra davalınınn2.189,07 TL davacıya borçlu olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan cari hesap özeti ve hesap tablosunda 78.916,75 EURO ve 304,53 Usd alacak hesaplandığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir. Davalı defterleri üzerinde inceleme yapıldıktan sonra bu kez davacı defter ve kayıtları ile dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu SMMM bilirkişiden alınan 19.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda; 1- Davacı yana ait 2015-2016-2017-2018-2019-2020 yılı ticari defterlerin 6102 sayılı yeni TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, 2- Taraflar arasında yapılan 16.12.2014 tarihli Satış sözleşmesinde, ’Dövizli kesilen fatura karşılığı ödenen Çek, Senetlerin, vade tarihinde TCMB döviz alış kurundan tahsil edilerek cari borcundan düşülmesi hususunda taraflar mutabık kalmışlardır’’ ibaresinin taraflarca imzalandığı, İşbu sözleşme arka sayfadaki özel şartlar ile birlikte hüküm ifade edecek olup, müşteri arka sayfadaki özel şartları okuduğunu ve içeriğini kabul ettiğini beyan ve taahhüt ettiği, Özel Şartlar Madde-9 ‘’ Döviz bazında vadeli satışlarda Müşteri/alıcı tarafından Türk Lirası karşılığı ödeme yapılmasının talep edilmesi halinde taraflar vade tarihine kadar döviz kurlarındaki düşüşlerde fatura tarihindeki kurun, döviz kurunun yükselmesi halinde ise ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif satış kuru üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle Türk Lirası Karşılığının esas alınacağı hususunda mutabık oldukları, 3 -Davacı Şirket ... A.Ş’nin ’Dövizli kesilen fatura karşılığı ödenen Çek, Senetlerin, vade tarihinde TCMB döviz alış kurundan tahsil edilerek cari borcundan düşülmesi sonucunda, Davalı Şirket ... A.Ş ‘den Makine satışından kaynaklı 78.861,51 EURO alacağı olduğu, 4- Davacı Şirket ... A.Ş ‘nin , Davalı şirket ...A.Ş’den Mal ve Hizmet fatura ve ödemelerinden kaynaklı 296,79 USD alacağı olduğu," Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine bilirkişiden itirazlar karşılar mahiyette ek rapor alınmıştır. 12.06.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; "1- TL cari hesabında herhangi bir usulsüzlüğün tespit edilmediği, 2- 20.05.2015 vade tarihli 262.500 USD bedelli ve 30.07.2015 tarihli 375.000 USD bedelli faturalarin kayitli olduğu ve cari hesapta mevcut olduğu, 3- 262,500 USD ve 375.000 USD bedelli carilerin iade faturasının olmadığı, 4- Faturaların alt kısmında ‘’Mal alıcıya müessesede teslim edildiğinden 213 sayılı VUK’un 230/5 fıkrası hükmüne istinaden sevk irsaliyesi düzenlenmemiştir’’ ibaresinin olduğu, 5- 2014 yılı Yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmadığı," Tespitlerine yer verilmiştir. Yargıtay 6 Hukuk Dairesi 2021/2990 esas, 2022/274 karar sayılı ilamının ilgili kısmı; "Uyuşmazlık kur farkı alacağından kaynaklanmaktadır. Taraflar arasında imzalanan 23.07.2013 tarihli "sipariş onay formu" başlıklı sözleşmenin 10. maddesinde iş bedeli 137.000€+KDV (Kur 1€=2,5292 TL) olarak düzenlenmiş olup, 12 no’lu “ödeme şekli” başlıklı maddesinde ise; 12.000€ mallar şantiyeye girdiğinde nakit, bakiye ödemesinin sipariş onay tarihinden başlayarak 8 ay vadeli 8 eşit çekle yapılacağı, ödemelerin TL olması durumunda kur riskinin müşteriye ait olduğu belirtilmiştir. Taraflar arasında temel ilişki yabancı para cinsinden kurulmuş olup, vadeli ödemelerin TL cinsinden yapılması halinde kur riskinin (kur farkının) müşteriye ait olduğu açıkça sözleşmede kararlaştırılmıştır. Bu durumda fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki farkın istenebilmesi için uygulama ya da teamül aranmaz. Ödeme aracı olan çekin TL olarak düzenlenmesi taraflar arasındaki mevcut sözleşme hükmünden vazgeçilmesi anlamına gelmemektedir. Bu durumda mahkemece; davacının kur farkı talebi yönünden TL cinsinden yapılan ödemeler dikkate alınarak uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp" şeklindedir. Davalı taraf sözleşmede satıcı adına imzası bulunan ...' in davacı şirket temsilcisi olmadığını ileri sürmüş ise de, davacı tarafın sözleşmeyi kabul etmesi ve makine satışının gerçekleşmiş olması ile sözleşmenin geçerli bir şekilde kurulduğu kabul edilmiştir. Dosyada mevcut sağ üst köşesinde 16.12.2014, sıra no; 1063 yazılı satış sözleşmesinin en alt kısmında "iş bu sözleşme arka sayfadaki özel şartlar ile birlikte ifade edecek olup, Müşteri arka sayfadaki özel şartları okuduğunu ve içeriğini kabul ettiğini beyan ve taahaüt eder" ifadelerini içermektedir. Davalı taraf sözleşmenin ikinci sayfasında imzasının bulunmadığı itirazında bulunmuştur. Sözleşmenin imzalı sayfasında ikinci sayfaya yapılan atıf, özel şartların imzalı sayfa ile bütünlük içermesi, davalının arka sayfada yer alan özel şartlarda mutabık kalındığına dair sözleşmede ki kabulü, yine davalı tarafından ikinci sayfanın farklı hükümler içerdiğine ilişkin farklı herhangi bir sözleşme metni sunmaması ile özel şartlar sözleşmenin parçası olarak kabul edilmiş (Benzer şekilde Yargıtay 3. HD 2021/273 esas, 2021/12613 karar) ve yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davacı ve davalının imzasının bulunduğu 16.12.2014 tarihli "Satış Sözleşmesi" ödeme şekli kısmında "Dövizli kesilen fatura karşılığı ödenen TL, çek, senetlerin, vade tarihinde TCMB döviz alış kurundan tahsil edilerek cari borcundan düşülmesi hususunda taraflar mutabık kalmışlardır" hükmü yer almaktadır. Davalı şirketin 2015 yılı defter ve kayıtları bilirkişi incelemesine ibraz edilmediğinden makine alışı ve 2015 yılında yapılan ödeme ve mahsup kayıtları konusunda davalı defterlerinde bir tespit yapılmamıştır. 2016 yılı ticari defterlerinde ise 2015 yılından 310.701,21 TL bakiye borç giriş kaydı yapılmıştır. Vergi Dairesinden celp edilen BA-BS kayıtlarından tarafların 2014 yılında birbirlerine mal alım satımına ilişkin beyanlarının bulunmadığı, makine satışının yapıldığı 2015 yılında ise davalı şirketin BA bilgi formu ile davacıdan 10 adet fatura karşılığı toplam 3.094.968,00 TL mal alış beyanı olduğu taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu görülmüştür. Dosyada mevcut fatura, BA-BS formları ve taraflarca imzalanan sözleşme ile faturaya konu makinenin davalıya satılarak teslim edildiği sabit görülmüştür. Taraflar arasında temel ilişki yabancı para cinsinden kurulmuş olup, vadeli ödemelerin TL cinsinden yapılması halinde kur farkının müşteriye ait olduğu sözleşmede açıkça kararlaştırılmıştır. Ödeme aracı olan çekin TL olarak düzenlenmesi taraflar arasındaki mevcut sözleşme hükmünden vazgeçilmesi anlamına gelmemektedir. Bu durumda fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki farkın istenebilmesi için uygulama ya da teamülde aranmaz. Bu nedenle 78.861,51 EURO nun dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankaları tarafından EURO cinsindeki 1 yıl vadeli mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte ve 296,79 USD nin dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankaları tarafından USD cinsindeki 1 yıl vadeli mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine hükmedilmiştir. HÜKÜM: Açıklanan yasal, gerektirici nedenlere göre; 1-Davanın kısmen kabulü ile; 78.861,51 EURO nun dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankaları tarafından EURO cinsindeki 1 yıl vadeli mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte ve 296,79 USD nin dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankaları tarafından USD cinsindeki 1 yıl vadeli mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gereken 55.118,71 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 13.627,03 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 41.491,68 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Arabuluculuk ücreti olan 1.309,70 TL nin davalıdan, 10,30 TL nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 4-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 118.758,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 628,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan 13.627,03 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafça yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 3.100,00 TL bilirkişi ücreti, 250,00 TL posta giderinden ibaret toplam 3.417,80 TL yargılama giderinin kabul ve red oranları dikkate alınarak 3.415,14 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davacı tarafından yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin . yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/10/2023

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/346, K. 2023/752, T. 13.10.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-346-e-2023-752-k-a8a576d0f8d5