İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/311 E. 2022/337 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/311
- Karar No
- 2022/337
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/311 Esas - 2022/337 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/311 KARAR NO : 2022/337
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLİ : ... - ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/04/2021 KARAR TARİHİ : 25/03/2022 YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve davalı şirket arasında yapılan ticari alışverişten kaynaklanan toplam tutarı 7.388,04 TL olan on adet faturanın davalı tarafından bedelinin ödenmemiş olduğunu, müvekkili tarafından davalı borçlu şirket aleyhine Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı takip dosyası ile 10 adet faturaya dayalı olarak 7.388,04 TL asıl alacak ve 806,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.194,21 TL üzerinden icra takibi başlatılarak davalı borçluya ödeme emri gönderildiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı dosyasına ait ödeme emrinin 12/02/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı tarafça asıl alacak, faiz ve diğer ferileri olmak üzere borcun tamamına itiraz edildiğini, bu nedenle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ;Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 16/11/2021 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından başlatılan icra takibine dayanak olarak gösterdiği fatura ve cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacak olarak gösterdiği tutarın hangi tarihleri kapsadığını, söz konusu fatura tarihlerine göre hangi yıllık faiz oranını uyguladığı hususunu da açıkça ödeme emrinde belirtmemiş olduğunu, davacının icra takip talebinde asıl alacak için takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütmesi gerekirken fahiş faiz oranı talep ettiğini, bu nedenle usul ve yasalara aykırı olarak talep edilen faiz oranını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığını, müvekkilinin davacıdan aldığı malları peşin olarak ödediğini, herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili adına düzenlenmiş olan malları teslim aldığına dair şirket kaşesi veya şirket yetkilisinin teslim aldığına dair herhangi bir imzaları bulunmadığını, bu nedenle davacının faturaları usul ve yasalara aykırı olarak düzenlemiş olduğunu, dava konusu takibin haksız ve hukuksuz olduğunu, davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde borçlu olmadığını belirterek davanın reddine, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı icra dosyasında, alacaklı davacı borçlu davalı hakkında 19/01/2021 tarihinde faturalar dayanak gösterilmek sureti ile 8.194,21 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. Tarafların mal ve hizmet alım ve satışlarına ilişkin BA ve BS formaları getirtilmiş, ticari defter ve belgelerin incelenmesine karar verilmiştir. Mali müşavir bilirkişi ...'in 10/01/2022 tarihli raporunda: davacı tarafın defterlerinin 213 sayılı VUK'nun 221-222-223-224-225 sayılı maddelerinde belirlenen süre ve şekillere uygun olarak açılış tasdiklerinin yaptırıldığını, ayrıca TTK'nun 64. Maddesine uygun olarak kapanış tasdiki işleminin de yaptırılmış olduğunu, 2021 yılı yevmiye defterinin cari dönem olması nedeniyle kapanış tasdik süresinin bulunduğunu, bu defterlerin VUK'nun 215. ve müteakip maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğunu, davalı şirketin e-defter ve berat dosyasının oluşturulma ve berat dosyalarını GİB sistemine süresinde yüklediğini, 6102 sayılı TTK M. 64'de ise elektronik defter ile ilgili olarak bu defterlerin VUK'nun 215. ve 219. Maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulmadığını ve sahibi lehine delil niteliği taşımadığını, davacı taraf defterinin incelenmesinden takip ve dava konusu edilen faturaların tamamının davacının defterine kaydedildiğini, davacı defterine göre davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 7.302,04 TL alacağının göründüğünü, davalı taraf defterinin incelenmesinden; takip ve dava konusu edilen faturaların tamamının davacının defterine kaydedildiğini, davalı tarafından davacıya yapılan 8.887,95 TL ödeme dekontunun ibraz edilmediğini, söz konusu ödemenin fiktif olarak kabul edilmesi gerekeceğini, davalı tarafından davacıya yapılan 8.887,95 TL'nin ödeme belgesi sunulmadığından dava dosyası, takip dosyası ve davacının yasal defterleri ışığından davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 7.302,04 TL asıl alacak ile 806,17 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğunu belirtmiştir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. ( 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.(Yargıtay 23 HD 2015/2467 E 2015/7975 K ve 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. İBK ) Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; Davanın, İİK.'nun 67.maddesi gereğince açılmış faturadan kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine Adana 4. İcra Müdürlüğü'ne ait 2021/... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiği, takibin dayanağının,10 adet fatura alacağına ilişkin olduğunun belirtildiği, başlatılan söz konusu takibe davalı borçlunun borca itiraz etmesiyle durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin taraflarca inkar edilmediği, davalı tarafça mahkememiz dosyasına sunulan cevap dilekçesinde asıl alacağa işletilen faiz oranına itiraz ettiklerinin özellikle belirtildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borcun tespiti için taraf defterlerinin mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği ayrıca tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden BA-BS formlarının istenildiği, bilirkişi tarafından sunulan 10/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda: davacı tarafın defterlerinin VUK'nun 215. ve müteakip maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulduğu, davalı şirketin e-defter ve berat dosyasının oluşturulma ve berat dosyalarını GİB sistemine süresinde yüklediğini, 6102 sayılı TTK M. 64'de ise elektronik defter ile ilgili olarak bu defterlerin VUK'nun 215. ve 219. Maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, muhasebe sistemi uygulama genel tebliğ hükümlerine uygun olarak tutulmadığını ve sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, davacı taraf defterinin incelenmesinden takip ve dava konusu edilen faturaların tamamının davacının defterine kaydedildiğini, davacı defterine göre davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 7.302,04 TL alacağının göründüğünü, davalı taraf defterinin incelenmesinden; takip ve dava konusu edilen faturaların tamamının davacının defterine kaydedildiğini, davalı tarafından davacıya yapılan 8.887,95 TL ödeme dekontunun ibraz edilmediğini, söz konusu ödemenin fiktif olarak kabul edilmesi gerekeceğini, davalı tarafından davacıya yapılan 8.887,95 TL'nin ödeme belgesi sunulmadığından dava dosyası, takip dosyası ve davacının yasal defterleri ışığından davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 7.302,04 TL asıl alacak ile 806,17 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğunun tespit edildiği, davalı vekiline davalı tarafça defterlerine işlemiş olduğu ödemeye ilişkin belgeyi sunması için süre verildiği ancak bu konuda beyanda bulunulmadığı görülmekle, takibe konu faturaların her iki tarafında defterlerine işlendiği, davalı tarafça ilgili faturaların vergi dairesine bildirimlerinin yapıldığı, bu faturaların ödendiğine ilişkin ispat yükünün davalıda olduğu ancak bu hususta bir delilin dosya içerisine sunulmadığı, davacının talebinin asıl alacağa ilişkin olduğu davacının davalıdan 7.302,04 TL asıl alacağı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne ve alacağın faturaya dayalı likit alacak olduğu gözetilerek %20 oranında icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, Davalının Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2021/... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 7.302,04 TL asıl alacak üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Hükmolunan alacağın %20'si oranında olan 1.460,40 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 498,80 TL'den peşin alınan 98,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 399,83 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak ödenen 843,30 TL yargılama giderinin kabul edilen kısmına isabet eden 751,48 TL ile peşin alınan 98,97 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan masrafın davacının üzerinde bırakılmasına, 4-AAÜT gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinden davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 892,17 TL vekalet ücretinden davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1320 TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliğinin 25-26. Maddeleri gereğince ve davanın kabul-red oranı gözetilerek 1.176,28 TL'sinin davalıdan, kalan 143,72 TL'sinin davacıdan 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza