İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/293 E. 2023/1184 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/293
Karar No
2023/1184
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1066 Esas KARAR NO : 2024/994 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2023 KARAR TARİHİ : 05/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilin dava dilekçesinde özetle; “Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS Sigortası ile sigortalanmış olan... plakalı araç 12.08.2022 tarihinde müvekkilimiz... adına kayıtlı... plakalı araca %100 kusurlu olarak çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiği,... plakalı araç zorunlu trafik sigortacısı olan ... Sigorta tarafından... numaralı hasar dosyası üzerinden yaptırılan ekspertiz çalışmasında araçtaki hasar yan sanayi parçalar üzerinden yüksek iskonto oranı ve düşük işçilik masrafları uygulanarak karşılanmıştır. Buna göre araçtaki hasar KDV dahil 11.351,60-TL olarak tespit edilmiştir. Davalı şirket tarafından bu tutar 05.09.2022 tarihinde tarafımıza ödendiği, sigorta şirketince görevlendirilen eksperin aracın tamiri için raporunda belirttiği parçalar orijinal parça fiyatları değildir. Ayrıca belirlenen işçilikler de oldukça düşüktür ve davacı aracını tamir ettirmek istediği tamirhane tarafından da bu düşük işçilik bedelleri kabul edilmemiştir. Bu sebeple müvekkilim yasal hakkını kullanarak kendi eksperini atamış ve aracındaki gerçek hasar miktarını tespit ettirmek için sigorta eksperi tarafından tanzim edilmiş ekte sunulu araç hasar raporunu almıştır. Buna göre müvekkilin aracındaki hasar miktarı orijinal parçalar kullanılarak ve raporda yazılı işçilik ücretleri ödenerek araç tamir edildiğinde KDV dahil 19.666,91-TL olarak tespit edilmiş ve müvekkil aracının onarımını bu ekspertiz raporuna göre yaptırmıştır. Ayrıca müvekkilimiz rapor ücreti için de 400,00-TL ödeme yapmak zorunda kalındığı, bakiye hasar tazminatı alacağı talebimize ilişkin olarak tarafımızca 06.03.2023 tarihinde sigorta şirketine yazılı olarak başvuruda bulunulmuş ve aynı zamanda İzmir Arabuluculuk Bürosu'na... numaralı arabuluculuk başvurusu yapılmıştır. Ancak sigorta şirketince başvurumuza ilişkin olumlu ya da olumsuz bir cevap verilmediği gibi arabulucululukta da süreç görüşme sonunda anlaşamama şeklinde sonuçlandırılmıştır, arz ve izah edilen nedenlerle haklı davamızın kabulü ile, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesi sonrasında HMK m.107 uyarınca artırılmak üzere 12.08.2022 tarihli trafik kazası sebebiyle müvekkile ait...plakalı araçta meydana gelen ve eksik karşılanan şimdilik 100,00-TL bakiye hasar tazminatının sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak tarafımıza ödenmesine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “... plakalı araç davalı şirket nezdinde ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 26/01/2022-22/12/2022 tarihleri arasında sigortalı olduğu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde düzenlenen sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulmuştur. Müvekkil şirkete usule uygun başvuru yapılması dava şartı olup davanın reddini, müvekkil şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumludur. sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmamaktadır. kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından tespiti, sebepsiz zenginleşme teşkil eden ödemelere ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmakla ve kusur ile zarar bedelinin kabulü anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirket tarafından ödeme yapılmış olup tüm sorumluluk yerine getirilmiştir. Müvekkil şirket sistemleri üzerinde yapılan araştırmada 11.351,60 TL araç hasar tazminatı ödendiği, genel şartlar md. b.2./2.1. uyarınca, hasar gören parçaya onarım yapılması; onarım mümkün değilse eşdeğer parça veya yeniden kullanılabilir parça tedariğinin gözetilmesi gerekmekte olduğu, davalı şirketin anlaşmalı olduğu onarım merkezinde arabanın tamiri yapılmış olsaydı iskontolu bedel üzerinden parça tedarik edilecekti. Davalı şirketin işbu hakkı gözetilerek değerlendirme yapılmasını, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkil şirketin kdv’den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken kdv ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerekmektedir. bu nedenle, parça ve işçilik fiyatlarına kdv dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin tarafımızca kabulü mümkün olmamakla talebin reddi, davayı ve kusuru kabul anlamına gelmemekle birlikte uyuşmazlığa konu kazada taraflar arasında ticari bir faaliyet bulunmadığı, davacının arabuluculuk için vekalet ücreti talep etmesi haksız ve hukuka aykırıdır. işbu talebin reddedilmesini, belirtilen ve re'sen değerlendirilecek sebeplerle, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği" görülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli tazminatı istemine ilişkindir. Davacı 12/08/2022 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı...orunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 06/03/2023 tarihli dilekçeye (E-mail) göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür. Zamanaşımı defi değerlendirildiğinde; 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu trafik kazası 12/08/2022 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, dava dilekçesine konu edilen maddi tazminat taleplerinin, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Kaza tarihinin 12/08/2022, dava tarihinin 22/12/2023 olduğu görüldüğünden davaya konu tazminatın 2 yıllık süre içerisinde talep edildiği görülmüştür. Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Kazaya karışan... plakalı araç 22.12.2021-2022 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 12/08/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır. TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişilerden kusur ve hasar araç bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. Bilirkişi heyetinden alınan 28/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Takdiri Sayın Mahkemeniz de olmak üzere;Kusur yönünden; Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen "Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılım yüzdesi yapılmamaktadır. Bu hali ile; ...plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 67/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile Etken Olduğu... plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü... meydana gelen kazanın oluşumuna etken kural ihlali olmadığı. Hasar Miktarı yönünden; Dosya kapsamında onarım faturası olduğundan dolayı hasar bedeli KDV Dahil olacak şekilde hesaplanmıştır.*Sayın Mahkemenin nihai kararı ve taktirinin, aracın hasar bakımından gerçek zararının Eşdeğer parça ile onarım yapılması halinde araçtaki hasar bedeli olarak yedek parça toplamının KDV Hariç 2.570,00 TL olacağı ve işçilik bedelinin KDV Hariç 7.050,00 TL olmak üzere araçtaki toplam hasar bedelinin KDV Hariç 9.620,00 TL, 1.731,60 TL KDV ilavesi ile toplam hasar bedelinin KDV Dahil 11.351,60 TL olabileceği, ancak davalı ZMMS sigorta şirketinin aracın onarımı için toplamda 11.351,60 TL hasar bedelini, 05.09.2022 tarihinde ödendiği, ödenen bu miktar düşülmesi durumunda bakiye hasar onarım bedelinin, KDV Dahil karşılanmış olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varılabileceği, * Sayın Mahkemenin nihai kararı ve taktirinin, aracın hasar bakımından gerçek zararının Orjinal parça ile onarım yapılması halinde araçtaki hasar bedeli olarak yedek parça toplamının KDV Hariç 5.068,20 TL olacağı ve işçilik bedelinin KDV Hariç 7.050,00 TL olmak üzere araçtaki toplam hasar bedelinin KDV Hariç 12.118,20 TL, 2.181,28 TL KDV ilavesi ile toplam hasar bedelinin KDV Dahil 14.299,48 TL olabileceği, ancak davalı ZMMS sigorta şirketinin aracın onarımı için toplamda 11.351,60 TL hasar bedelini, 05.09.2022 tarihinde ödendiği, ödenen bu miktar düşülmesi durumunda bakiye hasar onarım bedelinin, KDV Dahil 2.947,88 TL (14.299,48 TL – 11.351,60 TL) olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varılabileceği," şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları) Tüm bu nedenler ile; 12/08/2022 tarihli çift taraflı trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 14.299,48 TL hasar bedelinin bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından 11.351,60 TL ödemenin yapıldığı görülmekle, yapılan ödemenin mahsubu sonucu davacı tarafın bedel arttırım dilekçesi de nazara alınarak davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşecek ise de, bu tarihten önce kısmi ödemenin bulunduğu görüldüğünden kısmi ödemenin yapıldığı tarih itibari ile zarar veren araç kamyon olduğundan avans faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar ). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; -2.947,88 TL hasar bedeli tazminatının davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan 88.648,40 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) kısmi ödemenin yapıldığı 05/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 201,36 TL karar ve ilam harcının yatan 318,85 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile fazla yatan harcın davacıya iadesine, 3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 201,36 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 61,75 TL posta ve diğer giderler ile 6.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 6.532,96 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 2.947,88 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Tahsilat Genel Tebliği, Seri: A, Sıra No: 1 V. kısmında Amme Alacağı Ödenmeden Yapılmayacak İşlemler ile İşlem Yapanların Sorumlulukları başlıklı maddenin 2. Kısmında ki düzenlemede nazara alınarak (5.000,00 TL üzerinde ki iadeler için) tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesinden getireceği vergi borcu yoktur yazısının sunulması sonucu yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2024 Katip... E imza ¸ Hakim ... E imza ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2021/293, K. 2023/1184, T. 17.03.2014, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-293-e-2023-1184-k-c829fbdc43fa