İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/205 E. 2025/275 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/205
- Karar No
- 2025/275
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO:2021/205 Esas KARAR NO :2025/275
DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:25/05/2021 KARAR TARİHİ:22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ...San. ve Tic. A.Ş.'nin davacı nezdinde Nakliyat Emtea Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Türkiye'den Amerika'ya gönderilmek üzere yüklemesi yapılan otomotik kasa dağıtım sistemi ve robotik taşıma hücresi emtiasının BL-NO: ... no.lu konşimento tahtında ... gemisi ile davalıların sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında hasarlandığını, davalıların emtiaları sağlam, eksiksiz ve hasarsız bir vaziyette yüke ilişkin hiçbir çekincelerini içermeyen temiz taşıma senedi ile teslim aldığını, emtiaların davalı taşıyıcıların sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında hasarlandığını, bu nedenle eksiksiz ve hasarsız olarak emtiaları teslim alan davalı taşıyıcıların emtiaların hasarlanması nedeniyle doğan zarar nedeniyle sorumlu olduklarını, emtialarda meydana gelen hasara istinaden Amerika'da ekspertiz incelemesi yapıldığını, ... no.lu rapor tanzim edildiğini, ilgili rapora göre davalıların sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında hasarlanan emtialarda 15.505,37 USD'lik zarar meydana geldiğinin tespit edildiğini, söz konusu zarara ilişkin gerekli tüm incelemeler yapıldığını, davacı tarafından teminat kapsamında bulunan hasar bedeli olarak dava dışı sigortalıya 15.505,37 USD hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, ödeme karşılığında sigortalı simadan temlikname alındığını, sigorta poliçesinin geçerli olduğu bir dönemde meydana gelen hasar ile ilgili poliçe kapsamında hasar ödemesi yapıldığından ödeme dekontu ile TTK hükümleri gereği halefıyet şartları, ibraname ile de borçlar kanunu hükümleri gereği alacağın temliki şartlarının oluştuğunu, ibranamede sorumlulara karşı rücu hakları kayıtsız ve şartsız olarak davacıya devredildiğini, davacının hem halefıyet kapsamında hem de alacağın temliki kapsamında davada dava dışı sigortalının tüm talep haklarına halef olduğunu ispat edildiğini, davacı tarafından davalılar aleyhinde .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiğini takibin durduğunu belirterek, davalıların .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takip dosyasına yapmış oldukları tüm itirazlarının iptali ile takibin devamını, davalıların % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davalılar tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... izafeten ...Nak. A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davanın öncelikle hak düşürücü süre geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu ile ilgili konşimentoda yetki-tahkim anlaşması bulunduğunu, davanın Sayın Mahkemece verilen evvelki kararlarda olduğu gibi yetkisizlik kararı ile reddinin gerektiğini, itirazlarından vazgeçmiş sayılmamak kaydıyla dosyanın tefrik edilerek davalı bakımından yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, bu konuda İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinin istikrarlı emsal uygulaması mevcut olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Sayın Mahkemenin yetkisiz olduğunu, dosyanın yetkili İzmir Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, itirazlarının saklı kalmak kaydıyla davacının huzurdaki davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın aktif ve pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, konteyner muhteviyatı emtiaların taşıma sırasında hasarlandığına ilişkin herhangi bir tutanak ya da bu yönde bir sair belge ya da delil bulunmadığını, emtiaların deniz taşıması sırasında hasarlanmadığının sabit olduğunu, davalının hasardan sorumlu olmadığını, itirazların vazgeçmiş sayılmamak ve aksinin kabul anlamına gelmemekle konteyner taşımacılığı uygulamasında tahliye sırasında liman işletmesi tarafından konteynerde bir hasar tespit edilmesi durumunda gemi kaptanı ile ortak düzenlenecek tahliye tarihi ile aynı tarihli İnterchange raporu ile ilgili hasarın tutanak altına alınmasının zorunlu olduğunu, gemi kaptanı tarafından imzalanmış bir İnterchange raporunun dava da bulunmadığını, dava konusu taşımada yükleyiciye yola ve yüke elverişli konteyner tahsis edildiğini, davacının hasar iddiaları taşıyanın sorumluluğu dışında kaldığını, taşımaya tahsis edilen konteynerler de yüke ve yola elverişli durumda olduğunu, konteynerlerde herhangi bir eksiklik ve hasar olmadığını, davacının dava konusu hasar iddialarına ilişkin olarak usule uygun bir survey veya usule uygun bir hasar ihbarı yapılmadığını, konteyner taşımacılığında konteynerler kapalı ve mühürlü bir şekilde taşıyana teslim edildiğini, taşıyanın konteynerin içindeki yüke müdahale etmesinin mümkün olmadığını, emtiaların taşıma sırasında hasarlandığına ilişkin herhangi bir tutanak ya da bu yönde bir sair belge ya da delil bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte itirazlarından vazgeçmiş sayılmamak kaydıyla talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talep hakkının bulunmadığını, davacının faiz taleplerinin hukuka aykırı ve fahiş olduğunu, davacının icra takibine konu tutarın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini belirterek, davanın öncelikle yetki yönünden incelenerek reddini, usulü itirazları doğrultusunda husumet ve zamanaşımı nedeni ile davanın reddini, esastan inceleme yapılması halinde toplanacak delillere göre davalının sorumlu olmaması nedeniyle davanın reddini, davacı tarafından dosyaya ibraz edilmiş tüm delillerin taraflarına tebliğ edilmesini, davacının icra takibine konu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür. Davalı ... Tic. A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının halefiyetini ispatlayamadığını, dava konusu taşımanın 07.08.2019 tarihinde yapıldığını, TTK 1188 madde eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç teslimin den dolayı taşıyana her türlü tazminat istem hakkı bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer denildiğini, davanın bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerektiğini, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacının nakliyeci olmadığını, davanın husumetten reddinin gerektiğini, hasar miktarının yüksek ve ispatlanması gerektiğini, malın ambalaj, istif ve yüklemesi gönderici tarafından yapıldığını, konşimentonun incelendiğinde emtianın FOB / FCL taşındığının görüldüğünü, bu nedenle bu konudaki tüm sorumluluğun göndericide olduğunu, davalının konteynerin içeriğinin kontrol edilmediğini, konşimentoya şerh düştüğünü, kötü ambalaj ve istif hatasından taşıyıcının sorumlu olmadığını, TTK 1186 Maddesine göre taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, dava konusu alacağın likit bir alacak olmadığını, hasarın miktarının hesaplanması ve kusur durumunun tespitinin gerektiğini, alacak miktarı dava sonunda tespit edilecek olup likit olmadığını, bu nedenle likit olmayan bir alacak için icra inkar tazminatının talep edilemeyeceğini, haksız taleplerinin reddinin gerektiğini, davacının faiz taleplerinin fahiş olduğunu itiraz ettiklerini, reddini talep ettiklerini belirterek, davacı tarafından delillerini asılları ile birlikte sunmasını ve taraflarına tebliğini ve karşı delil ve ek cevap haklarını saklı tuttuklarını, zamanaşımı itirazlarının kabulünü, husumet itirazlarının kabulünü, haksız yasal dayanağı olmayan ve davalının kusuru bulunmayan fahiş talep ve faiz tutarını havi davanın esastan reddini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür. Davalı ... A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın itirazın iptali davası olduğunu, davacının iptalini talep etmiş olduğu icra takibinin tarafı olmadığını, davalının tarafı olmadığı ve haliyle itiraz etmediği bir icra takibi dolayısıyla itirazın iptali davası yöneltilmesinin hukuk kurallarına ve mantık çerçevesinde düşünülemeyeceğini, davalı bakımından zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın davalı bakımından usulden reddinin gerektiğini, davacının huzurdaki davayı yasal süresi içinde ikame etmemiş olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, 6100 sayılı hukuk muhakemeleri kanunu ilgili maddesi uyarınca davada taraf değişikliğine muvafakatlarının bulunmadığını, yargılamanın gerek 14.10.2021 tarihli duruşmasında verilen 1 numaralı ara karar uyarınca gerekse de 09.12.2021 tarihli duruşmasında verilen 1 numaralı ara karar uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davaya konu konşimentoda yer alan tahkim klozu sebebiyle huzurdaki uyuşmazlık Türk Mahkemelerinin görev ve yetki alanına girmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının taşımanın yapıldığı tarihte dava konusu taşımanın yapıldığı iddia edilen ... IMO numaralı ... gemisinin donatanı olmadığını, bu sebeple huzurdaki yargılamaya ilişkin olarak davalı yönünden pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, hasarın poliçenin başlangıç tarihinden önce meydana geldiğine ilişkin itirazları saklı kalmak ve ikrar teşkil etmemek kaydı ile davacı tarafından dosyaya ibraz edilen konşimentolar incelendiğinde dava dışı sigortalı şirketin işbu konşimentolarda hiçbir sıfatla yer almadığının açıkça görüleceğini, herhangi bir halefiyet söz konusu olamayacağından davacının huzurdaki yargılamaya ilişkin aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın işin esasına dahi girilmeden usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafça ibraz edilen ekspertiz raporu tek taraflı bir inceleme sonucu tanzim edilmiş olduğunu, davalıya herhangi bir hasar ihbarında bulunulmadığını, hasar tespitine katılımı sağlanmadığını, davacı tarafından süresi içerisinde usulüne uygun olarak yapılmış bir hasar ihbarının bulunmadığını, iddia konusu hasarın taşıma sırasında oluşmuş olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, yük alıcısı tarafından ihtirazı kayıtsız ve hasarsız olarak teslim alındığını, davacı tarafından ibraz edilen dosyada mübrez poliçenin başlangıç tarihi 02.08.2019 olduğunu, bizzat davacı tarafından ibraz edilen ekspertiz raporuna göre iddia olunan hasarın meydana geldiği tarih 14.06.2019 olarak belirtildiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek ve ikrar teşkil etmemek kaydıyla sigorta poliçesi kapsamında yapılmayan bir ödeme sonucu davacının sigortalının haklarına halef olamayacağı izahtan vares olduğunu, her koşulda davacı sigorta şirketi sigortalısının sorumlusu olmadığı bir zarara istinaden ödeme yapmış olduğunu, lütuf ödemesi niteliğinde olan ödemelerin rücu edilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu olaya ilişkin olarak dosyada mübrez evraklar uyarınca sigortalanabilir menfaatten bahsedilemeyeceğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın öncelikle usulden Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise esastan reddini, ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tahmiline karar verilmesini arz ve talep ettikleri görülmüştür. Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalılar sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalılardan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun, icra dairesi yetkisine yönelik itirazın yerinde olup olmadığı, davalılar vekilinin tahkim itirazının yerinde olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Davacı vekili 16/04/2025 tarihli dilekçesi ile davalılardan ... firması ile sulhen anlaşma sağlandığını, davanın konusuz kaldığını ve müvekkili şirket yönünden yargılama gideri, vekalet ücreti ve arabuluculuk ücretine hükmedilmemesini, 22/04/2025 tarihli dilekçesi ile de davalılardan vekalet ücreti ve yargıma gideri taleplerinin olmadığını beyan ederek dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... ... izafeten ...Nak. A.Ş. Vekili 17/04/2025 tarihli dilekçesi ile davacı ile sulhen anlaşma sağlandığını, davanın konusuz kaldığını ve müvekkili şirket yönünden yargılama gideri, vekalet ücreti ve arabuluculuk ücretine hükmedilmemesini ve davacıdan vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığına ilişkin beyan dilekçesini ibraz ettiği görülmüştür. Davalı ... Ticaret A.Ş. Vekili ve davalı ... A.Ş. vekili 17/04/2025 tarihli dilekçelerinde müvekkilleri aleyhinde yargılama gideri, vekalet ücreti ve arabuluculuk ücretine hükmedilmemesini talep ettikleri, davacıdan da vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığına ilişkin beyan dilekçelerini ibraz ettikleri görülmüştür. Bu durumda, davacı ve davalılar vekillerinin karşılıklı dilekçeleri ile dava konusu alacakla ilgili olarak davacı ile ... firmasının sulh oldukları, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından HMK 'nun 315.maddesi gereğince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, taraflar birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerinden tarafların yapmış oldukları yargılama masraflarının kendi üzerlerinde bırakılarak, vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Tarafların sulh olmaları nedeniyle dava konusuz kaldığından esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Taraflar birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerinden, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılarak vekalet ücreti konusunda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3-Peşin alınan 1.694,18.TL harçtan, karar harcı olan 615,40.TL'nin mahsubu ile fazla alınan 1.078,78.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın avansı yatıran tarafa karar kesinleştiğinde ve talep halinde İADESİNE, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.360,00.-TL Arabuluculuk ücretinin dava açıldıktan sonra davacı ile davalı ... firmasının sulh olunması göz önünde Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/04/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır