İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/321 E. 2024/848 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/321
- Karar No
- 2024/848
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "Kısmen Kabul - Kısmen Red" ESAS NO : 2024/321 Esas KARAR NO : 2024/848 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/02/2020 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacılar vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 31.10.2013 tarihinde sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın devrilmesi sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiğini ve kaza sonucu ... ...'in vefat ettiğini, iş bu kaza sonucu müvekkili ... ... eşinin, ... ... ile ... ... ise babalarının desteğini kaybettiğini, meydana gelen kazada ... plakalı araç, davalı ... Sigorta Şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile güvence altına alınmış, bu sebeple destekten yoksun kalma tazminatında müvekkiller zarar gören üçüncü kişi olduğundan, tazminat sorumlusu davalı Sigorta Şirketi olduğunu, bu sebeple destekten yoksun kalma tazminatı için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve 2013/... nolu hasar dosyası açıldığını, davalı sigorta şirketiyle anlaşmaya varamadıklarını, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını beyan ederek; şimdilik 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, ölümün gerçekleştiği tarih olan 31.10.2013 tarihinden itibaren, avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı araca ait, müvekkil şirket nezdinde ... sayılı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası temin edilmiş olup, ilgili poliçede ölen şahıs başına azami poliçe teminat limiti 250.000-TL ile sınırlı olduğunu, davaya dayanak kazada vefat eden şahıs, müvekkil şirket nezdinde sigortalı olan aracın sürücüsü olduğu, ayrıca tek taraflı kazaya kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, ZMMM Sigortası poliçede gösterilen aracın işleteninin maddi nitelikteki hukuki sorumluluğunu teminat altına aldığını, 3.şahsın ölümü ile sonuçlanan hadiselerde sigortalının hukuki sorumluluğu ise iş bu ölüm nedeni ile müteveffanın destekten yoksun kalan varislerinin uğrayacakları maddi destek kaybı hesaplanması ile tespit edildiğini, söz konusu kazada müteveffa ... ... sigortalı aracın sürücüsü olduğunu, bu sebeple de varislerinin kendi kusuru ile ölümüne sebebiyet vermesi nedeni ile tazminat hakkı düşmediğini, iş bu dava konusu talep için ...nun 2018.e... sayılı dosyasından yapılmış olan başvuru da 2019.k ... sayılı kararı ile belirttikleri gibi davacılar murisi ,araç sürücüsü ... ... in %100 kusurlu olması sebebi ile reddedildiğini, bununla birlikte kazanın meydana geldiği yer karayolu olmadığını bu sebeple de ZMMS kapsamı dışında kaldığını, müvekkil şirketin sorumluluğu kapsamında olmayan talebin reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle; sigortalı araç sürücüsünün vefatı sebebi ile, üstlenilen sorumluluk sona ermiş olduğundan, müvekkil şirket hakkında açılan davanın reddine, karayolu olmayan yerde meydana gelen kaza teminat dışı hallere dahil olduğundan açılan davanın reddine, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş'nin davalı ... Sigorta A.Ş tarafından birleşme yoluyla devralınması sebebiyle UYAP üzerinden davalı ismi düzeltilmiştir. DELİLLER: ... CBS'nin 2013/... soruşturma sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, Müteveffa ... ... hakkında düzenlenen SED araştırma raporu, davacıların ve müteveffanın SGK kayıtları, ... no'lu ZMMS poliçesi, ... ... no'lu hasar dosyası, ...nun 2018.E... ve K-2019/ ... sayılı dosyası, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı. Mahkememizin 10/12/2024 tarihli duruşma ara kararı ile davacı vekiline ıslah dilekçesini sunmak ve ıslah harcını yatırmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde ıslah hakkına dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve dava değeri üzerinden davaya devam edileceği hususunun ihtar edildiği, davacı vekili tarafından kesin süre içerisinde ıslah dilekçesi sunduğu ancak ıslah harcını yatırmadığı anlaşılmakla ıslah hakkına dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;dava 31/10/2013 tarihinde müteveffa ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın devrilmesi ve ... ...'in vefat etmesi nedeniyle müteveffanın desteği olan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, varsa miktarı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 31/10/2013 tarihinde sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın devrilmesi neticesinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, davacıların desteği ... ...'in vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kalan üçüncü kişi olarak tazminat talebinde bulunduklarını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ölüm tarihi olan 31/10/2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir. Davacı vekili tarafından sunulan 05/11/2020 tarihli beyan dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... ... yönünden 2.000-TL, ... ... yönünden 4.000-TL ve ... ... yönünden ise 4.000-TL destekten yoksun kalma talebi olduğunu beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan aracın sürücüsü olduğunu, tek taraflı kazaya kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, bu nedenle davacıların destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanamayacaklarını, davacılar tarafından yapılan başvurunun reddedildiğini, kazanın meydana geldiği yerin karayolu olmadığını, kazanın karayolu ile bağlantısı olmayan tarlada meydana geldiğini, bu nedenle zmms kapsamı dışında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacıların 18/09/2018 tarihinde ...na başvuru yaptıkları, ...nun 2018.E... K-2019/... sayılı uyuşmazlık hakem kararı ile dava konusu yapılan taleplerin poliçe teminatı dışında kalması ve vefat eden sürücü müteveffanın asli kusurlu olması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı yönünden taleplerin reddine karar verilmiş, davacılar tarafından itiraz edilmesi üzerine ...nun 2018.E... 2019.i... itiraz sayılı itiraz hakem heyeti kararı ile davacının taleplerinin heyetçe karşılanması mümkün olmadığından uyuşmazlığın mahkemece çözümlenmesi için dosyadan el çekilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. ... CBS'nin 2013/... soruşturma sayılı dosyasında müteveffa ... ...'in ölümüyle ilgili olarak soruşturma açıldığı, ... CBS'nin 2013/... sayılı kararıyla soruşturmayı gerektirir herhangi bir suç veya suçlunun olmadığı anlaşıldığından 29/11/2013 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 02/02/2021 tarihli 2020/... E. 2021/... K. Sayılı ilamı ile kazanın meydana geldiği yerin karayolu sayılan yerlerden olmadığı, bu nedenle meydana gelen zararın ZMMS teminatı kapsamında olmadığı ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verildiği, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edildiği, istinaf incelemesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 16/05/2024 tarihli 2021/1402 E. 2024/831 K. Sayılı ilamı ile "Kazanın meydana geldiği yer tarla içi ise de; tarlanın kuzeyinde köy içi yol ve köy evleri bulunduğu ve olay yerine araçların geldiği gözetildiğinde, kazanın meydana geldiği tarlanın karayolu veya karayolu sayılan bir yol ile bağlantısı olmadığı söylenemeyeceğinden, mahkemece 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2.maddesi gereğince karayolu ile bağlantılı yerde meydana gelen kazanın bir trafik kazası olduğu ve bu nedenle de talebin ZMM sigortasının teminatı kapsamında bulunduğu kabul edilerek, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda uyuşmazlığın esasına girilerek eldeki davanın sonuçlandırılması" gerekçesiyle dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. 31/10/2013 tarihinde, davacıların murisi ... ...'in sürücüsü ve işleteni olduğu, davalıya ZMM poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda davacıların desteği ... ...'in vefat ettiği anlaşılmıştır. Davacılar tarafından, desteğin vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemiyle kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olan murisin sürücüsü ve işleteni olduğu aracın ZMM sigortacısı aleyhine, olaydan zarar gören 3. kişi sıfatıyla, iş bu davanın açıldığı ihtilafsızdır. Kazaya karışan aracın kaza tarihi itibari ile geçerli sigorta poliçesi bulunmakta olup, durumun kaza tarihine göre değil, poliçe başlangıç tarihi olan 14.04.2015 tarihine göre değerlendirilmesi gerekir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, poliçe başlangıç tarihinde, 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan eski Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükte olup, poliçe başlangıç tarihinden sonra 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın somut olayda uygulanması söz konusu değildir. Bu halde, davacılar ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıklarına göre, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusur davacılara yansıtılamayacaktır Dolayısıyla araç sürücüsünün %100 kusurlu olması, desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyecektir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve poliçe başlangıç tarihinde yürürlükte olan 12.08.2003 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince trafik sigorta şirketleri, işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığından ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, destekten yoksun kalan 3. kişi konumunda olan davacıların destekten yoksunluk zararından davalı ZMM sigortacısının sorumlu olacağını kabul etmek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir. ( Bkz. Yargıtay 17. HD'nin 2019/1167 Esas, 2020/7177 Karar sayılı ilamı, HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar sayılı ilamları) Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Makina Mühendisi ... ve Aktüer Bilirkişi ... tarafından 05/07/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı traktör ve traktöre bağlı bulunan römorku sevk ve idare eden müteveffa ... ...’ in dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, aracının hızını yük, arazi şartları, traktörün arkasına bağlı bulunan römork ve traktörün teknik özelliğini dikkate alarak eğimli ve engebeli olan arazinin yapısına uygun biçimde sevk ve idare etmesi, sevk ve idaresindeki traktörün teknik özelliklerini ve traktörün arkasına bağlı bulunan yüklü römorkun eğimli ve engebeli arazide dengesinin bozularak devrilebileceğini ön görerek kendi can güvenliğini riske atmaması, manevra ve manevraları düzenleyen genel kurallara uygun olarak traktörü ve traktörün arkasına bağlı bulunan yüklü römorku kullanması gerekirken, bu kurallara uymayarak, kendi can güvenliğini düşünmeden %40 eğimli ve engebeli arazide kullanmış olduğu aracın statik dengesi bozulacak biçimde sevk ve idare etmesi sonucu tek taraflı trafik kazasına neden olduğu, 2918 Sayılı KTK’ nun 47/d (Trafik kurallarına uymama), 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 52/ b ( Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak) maddelerini ihlal ettiği anlaşıldığından, meydana gelen tek taraflı trafik kazasında % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, hesaplamada Karayolları Trafik Kanunu ‘nun bazı maddelerinde değişiklik yapan, 09.06.2021 Tarihinde TBMM ‘de Kabul edilerek 19.06.2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanan kanunun yürütmesi ile ilgili “Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu” tarafından 04.12.2021 tarihinde Resmi Gazete ‘de yayınlanarak yürürlüğe giren “KARAYOLLARI MOTORLU ARAÇLAR ZORUNLU MALİ SORUMLULUK SİGORTASI GENEL ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR GENEL ŞARTLAR” ın 14.02.2023 ‘de Resmi Gazete ‘de yayınlanan Anayasa Mahkemesi 2022/167K. Sayılı kararı ile iptal edildiği de dikkate alınarak, Rapor/Hesap tarihi esas alınarak yapılan hesaplamada en güncel yüksek yargı kararlarından olan T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ‘nin 2021/4391 E. , 2021/5518K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, davacı paydaş eş ... ... açısından; müteveffanın olay tarihi esas alınarak TRH-2010 yaşam tablosuna göre hesaplanan bakiye ömür sonuna kadar, davacı paydaş erkek çocuk ... ... açısından 18 yaşına kadar, davacı paydaş kız çocuk ... ... açısından 22 yaşına kadar, dava dışı paydaş kız çocuk ... açısından 22 yaşına kadar, dava dışı paydaş anne ... açısından; kendisinin olay tarihi esas alınarak TRH-2010 yaşam tablosuna göre hesaplanan bakiye ömür sonuna kadar olmak üzere, olay tarihinde cari TBK m. 53/3 uyarınca destekten yoksun kalma tazminatının aşağıdaki şekilde hesaplandığı anlaşılmıştır. ¸ Dava dışı müteveffanın annesi ...'in UYAP üzerinden çıkartılan nüfus kayıt örneğinde ölüm tarihinin 11/02/2017 tarihi olduğu düzenlenen raporda 29/12/2017 tarihi dikkate alınarak hesaplama yapılmış olduğundan nüfus kayıt örneğinde yer alan 11/02/2017 ölüm tarihi dikkate alınarak yeniden hesaplama yapılması hususunda kök raporu düzenleyen aktüer bilirkişi ...'dan ek rapor alınmasına karar verildiği, düzenlenen 09/10/2024 tarihli ek raporda dava dışı anne ...'in ölüm tarihi dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hesaplama yapıldığı anlaşılmıştır. ¸ Yargıtay 17. HD'nin güncel son içtihatlarında ve Yargıtay 17. HD'nin 2019/3292 E. 2021/1848 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere tazminat hesaplamasında bakiye ömrün belirlenmesi için TRH 2010 tablosunun esas alınması ve hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen işleyecek devredeki gelirlerin her yıl için %10 arttırılıp %10 iskonto edilmesi suretiyle tazminat hesaplamasının yapılması gerektiği kabul edilmiş olup Mahkememizce aktüer bilirkişi ... dan alınan ek raporda belirtilen hesaplama yöntemi ile hesaplama yapıldığı ve dosya kapsamına ve Yargıtay içtihatlarına uygun ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmış olup davacı ... ...'in müteveffa eşini kaybetmesi nedeniyle destekten yoksun kalma zararının 1.195.042,67 TL olduğu, poliçe limiti kapsamında destekten yoksun kalma zararının 242.823,71 TL olduğu, davacı ... ...'in müteveffa babasını kaybetmesi nedeniyle destekten yoksun kalma zararının 416,81 TL olduğu, davacı ... ...'in müteveffa babasını kaybetmesi nedeniyle destekten yoksun kalma zararının 27.836,97 TL olduğu, davacı tarafından süresi içerisinde ıslah harcı yatırılmadığından ıslah hakkından vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, bu nedenle davacılar ... ... ve ... ... yönünden dava dilekçesindeki taleplerle bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verildiği, davacı ... ... yönünden ise bilirkişi ek raporunda hesap edilen tutar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacının 29/11/2013 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yaptığı ve 8 iş günü sonrası 11/12/2013 tarihi olduğundan 11/12/2013 tarihinde temerrüde düştüğü ve araç hususi olduğundan yasal faiz istenebileceği kanaatiyle davacı ... ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı davasının kabulü ile davacının 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 11/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ... ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı davasının kısmen kabulü ile davacının 416,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 11/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacı ... ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı davasının kabulü ile davacının 4.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 11/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı davasının KABULÜ ile davacının 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 11/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacı ... ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı davasının KISMEN KABULÜ ile davacının 416,81 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 11/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı ... ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı davasının KABULÜ ile davacının 4.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 11/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 438,33-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 54,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 383,93-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin kabul red oranına göre 847,04-TL'sinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 472,96-TL'sinin davacılardan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Davacı ... ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ... ...'e verilmesine, 7-Davacı ... ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 416,81-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ... ...'e verilmesine, 8-Davacı ... ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 4.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ... ...'e verilmesine, 9-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 3.583,19-TL nisbi vekalet ücretinin davacı ... ...'den tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 10-Davacılar tarafça yatırılan 54,40-TL başvuru harcı ve 54,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 108,80-TL harcın davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, 11-Davacılar tarafından yatırılan 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 243,40-TL posta (bozma öncesi 153,40-TL) giderinden ibaret toplam 8.243,40-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 5.289,79-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 12-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 24/12/2024 Katip ... e-imzalı* Hakim ... e-imzalı*