İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/681 E. 2021/270 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/681
- Karar No
- 2021/270
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/681 KARAR NO : 2021/270
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/12/2020 KARAR TARİHİ : 30/03/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı ...'nın ... İl ... ... tarafından ihaleye çıkartılan ''... 10 yataklı Devlet Hastanesi' işleri için aldığı ihalede hastanenin tüm elektrik tesisat-yüksek gerilim, kabinli jenaratör proje çizimi, kısmi elektrik işlerinin uygulaması, aboneliklerin alınması, ... işini yapmak üzere taşeron şirket olarak hizmet verdiğini, Müvekkili şirketin üzerine düşen iş ve hizmeti yaptığı halde karşılığında davalı ... ortaklığından hiçbir ödeme alamadığını, akabinde Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında ilgili faturaya istinaden alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ... ve ...' nin icra takip dosyasına borçlu şirket sıfatıyla ayrı ayrı eklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve icra takibinin de yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, müvekkili şirketin merkezinin ... olup icra takibinin ... İcra Dairesinde başlatılması gerekirken Antalya' da başlatıldığını, ayrıca yetkili mahkemelerin de Gaziantep Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı şirket ile müvekkili iş ortaklığı arasında herhangi bir sözleşme ve iş ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili iş ortaklığı ile dava dışı ... arasında sözleşme yapıldığını, davacı şirket adına yapılan bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkili şirketin adi ortaklık olduğunu ve takibin bütün ortaklar aleyhine açılmasının zorunlu olduğunu, bu itibarla davanın dava şartı noksanlığından reddi gerektiğini, haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya içerisine, Antalya Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyasının bir sureti celp edilmiştir. Dava; icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Antalya Genel İcra Dairesinin ... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine fatura alacağına istinaden ...-TL fatura bedelinin tahsili için icra takibine girişildiği, ödeme emrinin ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin ... tarihinde itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 620. maddesinde; “Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır.” Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... tarih, ... sayılı kararında vurgulandığı üzere ortak girişim iki veya daha fazla gerçek veya tüzel kişinin belli bir amaca ulaşmak için katkılarını birleştirdikleri bir ortaklık türü olup, bu ortaklığın tek başına tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Adi ortaklığın aktif ve pasif dava (takip) ehliyeti bulunmadığından, takibin veya davanın bütün ortaklar aleyhinde açılması zorunludur. Bir başka ifade ile adi ortaklığın dava ve takip ehliyeti olmadığı gibi, ona karşı da dava açılamaz. Bu bağlamda adi ortaklığa karşı açılacak davalar adi ortaklığın kendisine karşı değil dava konusunun paradan başka bir şey olması halinde ortaklığı oluşturan ortakların tamamına, konusunun para olması halinde ise ortaklar arasında müteselsil sorumluluk esası geçerli olduğundan ortaklardan biri ya da birkaçı aleyhine yöneltilmelidir. Ortakların, aksine bir sözleşmenin varlığı kanıtlanamadığı takdirde ortaklık borçları ile gelirlerinden eşit oranda hak ve sorumluluk sahibi oldukları kabul edilmelidir. Taraf ehliyeti kamu düzeninden olup mahkemece kendiliğinden göz önüne alınmalıdır. Bu açıklamalar dikkate alındığında, itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için öncelikle geçerli bir takibin ve itirazın olması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Somut olayda ise itirazın iptali davasına konu edilen icra takibinde borçlu olarak tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığın taraf gösterildiği ve buna göre ödeme emri düzenlendiği görülmüştür. İcra dosyasında alacaklı vekilinin sonradan adi ortaklığı oluşturan Fark makina adına da ödeme emri düzenlenmesini talep etmiş ise de icra müdürlüğünün bu talebi reddettiği görülmüştür. Her ne kadar konu para alacağı olan takiplerde ortaklar arasında müteselsil sorumluluk esası geçerli olduğundan ortaklardan biri ya da birkaçı aleyhine takip yapılması mümkün ise de somut olayda sadece adi ortaklık borçlu gösterilerek takip başlatıldığı, bu halde geçerli bir ödeme emri tebliğinden ve itirazdan bahsedilemeyeceği, hal böyle olunca da eldeki itirazın iptali davasına esas teşkil edecek geçerli bir takipten de bahsedilemeyeceği gibi davanın da tüzel kişiliği olmayan ortaklık aleyhine açıldığı anlaşıldığından dava şartı noksanlığından dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın geçerli icra takibine ilişkin dava şartı noksanlığından usulden REDDİNE, 2-Alınması gerekli ...-TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, 6-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan ...TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği davacıdan alınarak Hazineye gelir KAYDINA, Dair, davacı şirket yetkilisinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/03/2021
Katip ... ¸(e-imzalı)
Hakim ... ¸(e-imzalı)