İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/607 E. 2023/239 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/607
Karar No
2023/239
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/607 Esas KARAR NO : 2023/239

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : .... VEKİLİ : ... DAVALI : .... VEKİLİ : ...

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 29/09/2020 KARAR TARİHİ : 23/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... Müdürlüğü tarafından ihalesi yapılan Hatay Kırıkhan Kurtlusoğuksu Deresi 2. Kısım İnşaatı ve Hatay İskenderun Yarıkkaya Deresi Islahı işinin ana yüklenici olarak davalı tarafından üstlenildiğini, daha sonra alt yüklenici olarak müvekkiline taşere edildiğini, müvekkilinin şantiye kurarak işini yapmaya derhal başladığını, 2017 Eylül ayına kadar herhangi bir sorun yaşanmadığını, buna rağmen davalının haksız bir şekilde tek taraflı olarak taşeronluk sözleşmesini feshettiğini, müvekkiline herhangi bir kusur veya hata bildirimi yapılmadığını, müvekkilinin resmi dairelerdeki işleri için aldığı vekaletnameden dolayı azledildiğini, fesih işleminin müvekkilinin SGK ya yaptığı dönemsel olağan bir başvuruya dayandırıldığını, davacının işi terketmediğini, Yarıkkaya işinin tamamının, Kurtlusoğuksu işinin ise %80 inin davacı tarafından tamamlandığını, ... nin mevzuat gereği yanlış ödeme veya ayıplardan dolayı her istihkaktan ayrı ayrı %5 oranında kesin hesap teminatı adı altında kesintiler yaptığını, bu kesintilerin kesin kabul ve hesaptan sonra ödendiğini, ancak kesintilerin müvekkiline ödenmediğini, her iki sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacakların tahsili için Adana 14. İcra Dairesi'nin 2017/... E sayılı dosyasında, icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davanın değeri 637.144,00 TL olarak gösterilmiştir. ISLAH: Davacı vekili 19/07/2022 tarihli dilekçesi ile; itirazın iptali olarak açtıkları davaya alacak davası olarak devam edeceklerini bildirmiştir. Bu dilekçenin mahiyetini ve talep sonucunu açıklamak üzere davacı vekiline süre verilmiş, 11/10/2022 havale tarihli dilekçe ile; Kurtlusoğuksu Deresi İnşaatından dolayı 1.506.652,97TL, Yarıkkaya Deresi işinden dolayıda 1.550.228,13 TL olmak üzere toplam 3.056.881,10 TL alacak bulunduğunu, davalının 2.584.023,37 TL ödeme yaptığını, 472.857,73 TL alacakları kaldığını belirterek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibine konu edilen 29/09/2017 tarihli 330.616,00 TL tutarındaki faturanın Yarıkkaya Deresi ıslahının 6. hakedişi için düzenlendiği belirtilmesine rağmen bu iş için 5 adet hakediş düzenlendiğini, 6 nolu hakedişin olmadığını, Kurtlusoğuksu Deresi 2. kısım için davacının 29/09/2017 tarihli 271.128,00 TL tutarında fatura düzenlendiğini, ancak davacının bu işi tamamlamadan 18/08/2017 tarihinde bıraktığını, kalan işin müvekkilinin tamamlandığını, davacının ihtarnameye rağmen işe başlamadığını, 17/10/2017 tarihli toplam 35.400,00TL tutarındaki faturanın ekskavatör kira bedeli için düzenlendiğini, ancak taraflar arasında kira ilişkisi olmadığı gibi sözleşmeye göre tüm alet, araç ve gereçlerin alt yüklenici tarafından temin edilmesi gerektiğini, faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, her iki sözleşmeden dolayı davacının bakiye alacağının bulunmadığını, %5 oranındaki kesin hesap teminatından dolayı da davacının bir alacağının olmadığını belirterek davanın reddine, davacının kötü niyetli olması nedeniyle %20 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Dava, TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı alt yüklenici tarafından, her iki sözleşmeden dolayı ne miktarda iş yapıldığı, yapılan ödemelerin tutarı ve bakiye iş bedelinin ne olduğu noktalarında toplanmaktadır. Kural olarak eser sözleşmelerinde yüklenici gerçekleşen imalât miktarını, iş sahibi de yaptığı ödemeleri kanıtlamakla yükümlüdür.(Yargıtay 15. HD 2015/1941 E. 2015/6244 K.) TBK'nın 481. Maddesi gereğince; eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir.(15.H.D. 2014/6410E. 2015/219 K) Sözleşmenin varlığı tartışmasız ancak ne kadar iş yapıldığı ve bedeli konusunda ihtilâf varsa ve yüklenici tarafından düzenlenen fatura iş sahibine tebliğ edilmesine rağmen süresinde itiraz edilmemiş ise fatura bedeli esas alınmalıdır. (15.H.D. 2011/500 E. 2011/7066 K.) İşin teslimi "maddi vakıa" niteliğinde olduğundan davacı tarafça her türlü yasal delille kanıtlanabilir. (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi 2010/858-2293 Esas-Karar , 15.H.D. 2012/7425 E. 2013/5671K. , 2014/6410 E. 2015/219 K., 2015/5543 E.2016/1833 K.) Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. ( 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.(Yargıtay 23 HD 2015/2467 E 2015/7975 K ve 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. İBK, 15.H.D. 2016/3890 E. 2018/368 K.) ) Tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmiş, vergi dairelerinden mal ve hizmet alımları ile satımlarına ilişkin BA- BS formları, ... Müdürlüğü'nden ihale evrakları istenmiş, icra dosyası temin edilmiş, ödeme belgelerinin ibrazı sağlanmış, gösterilen diğer deliller toplanmıştır. ... Müdürlüğü tarafından, Hatay Kırıkhan Kurtlusoğuksu Deresi 2. Kısım İnşaatı ve Hatay İskenderun Yarıkkaya Deresi Islahı işleri ana yüklenici olarak davalı ...'a ihale edilmiştir. Kurtlusoğuksu Deresi'nin ihale bedeli 2.138.295,00 TL, Yarıkkaya Deresi işinin ihale sözleşme bedeli 1.278.856,00 TL olup, iş artışı ile birlikte sözleşme bedeli 1.531.551,26 TL olmuşutr. Yarıkkaya İnşaatının kesin hakediş tutarı ise fiyat farkı dahil 1.527.324,15 TL dir. Davalı ... ile davacı arasında imzalanan 24/06/2016 tarihli sözleşme ile Yarıkkaya Deresi 2. Kısım ıslahı işi davacıya taşere edilmiştir. İşin süresi 250 gün olarak belirtilmiştir. 9. Maddeye göre; alt yüklenicinin, işyerini tutanakla teslim aldıktan sonra en geç 10 gün içerisinde işe başlayıp, 250 gün içinde işi bitirmesi gerekmektedir. Sözleşmenin 3. Maddesinde;.... iş kalemlerinin, davacı tarafından 25.000,00 TL peşin, kalanı ise ilaveten sözleşme birim fiyatları üzerinden %10 tenzilatla yapılacağı, 7.maddede; alt yüklenicinin üstlendiği işlerin yapılması için gereken malzeme ve teçhizatını kendisi temin ederek işyerinde hazır bulunduracağı belirtmiştir. Davalı ... 29/09/2016 tarihinde imzalanan bir diğer sözleşme ile Kurtlusoğuksu Deresi 2. Kısım işini davacıya taşere etmiştir. Sözleşmede işe başlama tarihi 12/10/2016 ve işin süresi 300 gün olarak düzenlenmiştir. Sözleşmenin 3. Maddesinde; iş kalemlerinin, davacı tarafından %5 tenzilatla yapılacağı, 7.maddede; alt yüklenicinin üstlendiği işlerin yapılması için gereken malzeme ve teçhizatını kendisi temin ederek işyerinde hazır bulunduracağı belirtmiştir. Her iki sözleşmenin de 10. maddelerinde; sözleşme bedeli üzerinden %10 tenzilatla işin alt yüklenici tarafından yapılacağı kararlaştırılmıştır. Kurtlusoğuksu deresi işinde idare tarafından 31/12/2017 tarihine kadar süre uzatılmıştır. ... Müdürlüğü tarafından, mahkememize gönderilen ihale dosyası ve yazı cevaplarında; Kurtlusoğuksu Deresi 2. Kısım inşaatı işinde idare tarafından onay verilmiş bir alt yüklenici sözleşmesi bulunmadığı, bu işin tamamlanmadığı, 10/07/2020 tarihli bakanlık makamı oluru ile işin tasfiyesi cihetine gidildiği,geçici veya kesin kabul yapılmadığı, teminatın idarenin uhdesinde tutulduğu, Yarıkkaya Deresi 2. Kısım işinde, ...'un talebi üzerine %90'nına tekabül eden 11 kalem işin ... Mühendislik tarafından yapılmasına olur verildiği, 22/08/2017 tarihinde bu işin geçici kabulünün yapıldığı, ayrıca kesin kabulün ve kesin hesabın yapıldığı, yüklenicinin idareye ve SGK ya borcunun bulunmadığının tespit edilmesi üzerine teminatların iade edildiği bildirilmiştir. Davacı ... tarafından, borçlu davalı ... aleyhine Adana 14. İcra Dairesi'nin 2017/... E sayılı dosyasında, 16/11/2017 tarihinde 3 adet faturadan dolayı işlemiş faizlerle birlikte toplam 645.388,91 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Takibin dayanağı olan 29/09/2017 tarihli 271.128,00 TL tutarındaki faturada, Kurtlusoğuksu deresi işinin 4. Nolu hakediş bedeli olduğu, 29/09/2017 tarihli 330.616,00 TL tutarındaki faturada, Yarıkkaya Deresi işinin 6 nolu hakediş bedeli olduğu, 17/10/2017 tarihli 35.400,00TL tutarındaki faturada ise, Kurtlusoğuksu işi için PC 200 Eksvalatör kira bedeli olduğu belirtilmiştir. Takibe konu 3 adet fatura, Adana 4. Noterliğinde düzenlenen 17/10/2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalıya gönderilmiş, 18/10/2017 tarihinde adreste çalışan ...'e tebliğ edildiği şerhi düşülmüştür. İhtarname Cemalpaşa Mah. Cevat Yurdakul Caddesi ... Apt. No:... İç Kapı No:... t Seyhan Adana adresine gönderilmiştir. İcra dosyasında ödeme emri ilk olarak aynı adrese gönderilmiş, muhatap bulunmadığından bahisle iade edilmiş, ikinci kez aynı adrese ödeme emri gönderilmiş ve davalının çalışanı olduğundan bahisle 28/11/2017 tarihinde ... imzasına tebliğ edilmiştir. ... tarafından açılan dava sonucunda, Adana 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/... E 2019/... K sayılı kararı ile; davacının 21/02/2007 tarihinden itibaren mernis adresinin Kurtuluş Mahallesin'de bulunduğu, kolluk araştırmasına göre ...'nın dava dışı ... Şti.nde çalıştığı, bu hususun SGK kayıtlarıyla da doğrulandığı, tebligatın usulsüz olduğundan bahisle şikayetin kabulüne, ödeme emri tebliğ tarihinin 15/12/2017 olarak düzeltilmesine karar verilmiş, bu karar istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Davalı ..., faturaların tebliğ edildiği adresten 2017 yılı ağustos ayında ayrıldığını belirterek usulsüz tebligattan dolayı davacı şirket yetkilisi ..., ... İnşaat yetkilisi ..., tebligatı yapan posta memuru ile ... hakkında şikayette bulunmuş, Adana C. Başsavcılığı'nın 2017/... soruşturma sayılı dosyasında yürütülen soruşturma sonrasında; ... ve tanık olarak dinlenen ...'in ... İnşaatta çalıştıkları, ... ile ... Mühendislik arasında adi ortaklık bulunduğu, bu nedenle ...'un daha önce ... inşaata ait büroyu kullandığı, bu büroya sık sık gittiği, ...'a gelen bazı tebligatların daha önce aynı kişiler tarafından alındığı ve taraflar arasındaki ihtilafın hukuki mahiyette olduğundan bahisle takipsizlik kararı verilmiştir. ... Şahin, soruşturma dosyasındaki ifadesinde; önceden ... İnşaat isimli şirkette büro görevlisi olarak çalıştığını, tebligatları genelde kendisinin aldığını, müştekinin o firmada iş ortağı olduğunu, müşteki adına firmaya tebligatlar geldiğini, gelen tebligatları alıp ona ilettiğini, bir süre sonra müştekinin iş ortaklığı itibariyle oradan ayrıldığını, ...'ın sonrasında gelen tebligatlarla ilgili müştekiye haber verilmemesi yönünde talimatlarda bulunduğunu ve bir tebligat evrakını göstererek yapılan toplantıda 'bu tebligatı almadık' diyerek kendilerine baskı uyguladığını, bu olayın 18/10/2017 tarihinde gerçekleştiğini, daha sonra kendisinin işyeri ile ilgisinin kesildiğini, işyerinden ayrıldığını, müştekiye bu hususu anlattığını, müştekinin de tebligat nedeniyle zarara uğradığını ifade ettiğini beyan etmiştir. Davalı ile ... İnşaat arasında "Kırıkkale ... Gölet İnşaatı" için Adana 4. Noterliğinde 19/01/2016 tarihli ... yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesi imzalanmış, bu sözleşmede davalının adresi aynı gösterilmiştir. Ancak taraflar arasında 2017 yılı ağustos ayında uyuşmazlık çıktığı, 31/08/2017 tarihinde davalının, davacıyı vekaletten azlettiği, davalının 2017 yılı Eylül ayından itibaren bu adresten ayrıldığı her iki tarafında kabulündedir. Açıklanan bu olgular dikkate alındığında, davacının TTK.nun 21.maddesindeki karineden yararlanamayacağı düşünülmüştür. Davacı ... şirketi tarafından Kırıkhan Sosyal Güvenlik Merkezi'ne verilen 18/08/2017 tarihli dilekçede, ... sicil numaralı dosyada işlem gördüklerini, yapmakta oldukları taşeronluk işinin 18/08/2017 tarihinde bittiği belirtilmiştir. Bu dilekçe Kurtlusoğuksu Deresi işyerine aittir. Mahkememizce görevlendirilen İnşaat Bilirkişisi ... , Mali Müşavir Bilirkişi ..., nitelikli hesap bilirkişisi Prof. Dr. ... 26/10/2021 tarihli raporlarında özetle; Kurtlusoğuksu Deresi işinin ihale bedelinin 2.138.295,00 TL olduğunu, bu işten dolayı 7 adet hakediş düzenlendiğini, yapılan işin karşılığının 1.681.291,71 TL olduğunu, fiyat farkı ve KDV dahil olmak üzere ...'a 2.047.260,19 TL ödeme yapıldığını, ilk 3 hakedişin tutarının 1.064.016,00TL olduğunu, 08/08/2017 tarihine kadar yapılan işler için 3 nolu hakedişin düzenlendiğini, bu tarihten 21/09/2017 tarihine kadar yapılan işler için 4 numaralı hakedişin düzenlendiğini, davacının 18/08/2017 tarihinde SGK ya verdiği dilekçe ile işin bittiğini bildirdiğini, bu tarihten sonra çalışmasının bulunmadığı kabul edilir ise 4 nolu hakedişe konu toplam 43 günlük işin 10 günlük kısmının davacı tarafından yapılmış kabul edileceğini, 4 nolu hakedişteki tutarın 258.162,60 TL olduğunu, davacının çalıştığı 10 güne isabet eden tutarın ise: 258.162,60 /43 x 10 = 60.037,81 TL olacağını, ilk 3 hakediş tutarı olan 1.064.016,00 TL eklendiğinde, davacı tarafından gerçekleştirilen işin bedelinin 1.124.053,81 TL olacağını, sözleşme gereğince %10 tenzilat yapıldığında, bu sözleşmeden dolayı davacının 1.011.648,43 TL alacağının bulunduğunu, Yanıkkaya Deresi işinin kesin hakediş tutarının 1.527.324,15 TL olduğunu, sözleşme gereğince %10 tenzilat yapıldığında, davacının bu sözleşmeden dolayı 1.374.591,74 TL alacaklı olduğunu, taraflar arasında düzenlenmiş bir kira sözleşmesinin bulunmadığını, sözleşme gereği araç ve gereçlerin davacı tarafından temin edilmesi gerektiğini, bu nedenle davacının kira bedelinden dolayı alacağının bulunmadığını, davacının defterlerinin genel kabul görmüş muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulmadığını, davacının defterlerine göre, 3.221.167,37 TL tutarında fatura düzenlediğini, davalınn 1.856.383,53 TL ödeme yaptığını, takip tarihi itibariyle davacının 1.364.783,84 TL alacaklı göründüğünü, ancak dava tarihinden önce kayıtlara bu miktar alacağın 31/12/2017 tarihinde tahsil edilmiş olarak kaydedildiğini, dolayısıyla dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı bulunmadığını, davalının defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, tasdiklerin yapıldığını, davalının defterlerine göre 2.584.023,37 TL tutarındaki faturaya karşılık 1.826.310,00 TL ödeme görüldüğünü, bakiye 757.713,37 TL borç bulunduğunu, takip konusu 3 adet faturanın davalının defterlerine kaydedilmediğini, bu 3 faturanın davalı tarafından maliyeye beyan edilmediğini, davacının bakiye 559.986,86 TL alacağı bulunduğunu beyan etmişlerdir. Bu rapora itiraz edilmiş ve davalı vekili tarafından, defterlerde görülen ve bilirkişi raporlarında gösterilenlerin dışında 10/08/2017 tarihinde 411.000,00 TL, 27/07/2017 tarihinde 279.000,00 TL, ödemelere ilişkin banka dekontları ibraz edilmiş, ayrıca hesaplar arasındaki virmandan dolayı 67.713,37 TL ödeme belgesi ibraz edilmiştir. Bu ödemeler davacı tarafından da kabul edilmiştir. Böylelikle davalının yaptığı toplam ödeme tutarı 2.584.023,37 TL olmaktadır. Taraf vekillerinin itirazları dikkate alınarak, mahkememizce yeni bir bilirkişi heyeti (Mali Müşavir bilirkişi ..., İnşaat Mühendisi ..., Öğretim Üyesi Doç. Dr. ...) oluşturularak 06/06/2022 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda da; ilk rapordaki görüşlere paralel olarak davacının Kurtlusoğuksu Deresi'ndeki işlerden dolayı 1.011.648,43 TL, Yarıkkaya Deresi işinden dolayı 1.374.591,73 TL olmak üzere toplam 2.386.240,16 TL tutarında alacağının bulunduğu, davalının toplam 2.584.023,37 TL tutarında ödeme yaptığı, 197.783,21 TL fazla ödeme bulunduğu belirtilmiştir. Bu raporda da, davacının Kurtlusoğuksu Deresi işini SGK ya verdiği 18/08/2017 tarihli dilekçe ile birlikte bıraktığı kabul edilerek 4 nolu hakedişe konu 43 günlük işin 10 günlük kısmını davacı tarafından yapıldığı düşünülerek hesaplama yapılmıştır. Bu rapordan sonra davacının, davayı ıslah ederek alacak davasına dönüştürmesi ve 11/10/2022 tarihli dilekçe ile alacak kalemlerini ve talep sonucunu bildirmesi üzerine aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 28/02/2023 havale tarihli ek raporda; davacının itirazlarının yerinde olmadığı, yaptığı işin bedelinin 2.386.240,16 TL olduğu, davalının 197.783,21TL fazla ödeme yaptığı, her iki sözleşmeye göre de %10 oranında tenzilat yapılması gerektiği, hesaplama yapılırken diğer kesintilerin hiç birinin alt yüklenicinin hakedişine yansıtılmadığını, dolayısıyla alt yükleniciden kesilmeyip tam ödenmiş şekilde alacak-verecek hesabı yapılan hakedişlerden, teminat kesintisinin ve geçici- kesin kabul kesintisinin alt yüklenici tarafından talep edilmesinin mesnetsiz olduğunu beyan etmişlerdir. Her iki raporda dosya kapsamına ve toplanan delillere uygun bulunarak hükme esas alınmış, davacının itirazları yerinde görülmemiştir. Keza Yarıkkaya Deresi işinin tamamlandığı konusunda ihtilaf yoktur. İhale kayıtlarına göre, bu işin kesin hakediş bedeli, fiyat farkı dahil 1.527.324,15 TL dir. Sözleşme gereğince %10 tenzilat uygulanması gerekmektedir. Buna göre, davacının bu sözleşmeden dolayı alacağı 1.527.324,15 TL /100 x 90=1.374.591,73 TL dir. Kurtlusoğuksu Deresi İnşaatı'nın 08/08/2017 tarihine kadarki işlerinin davacı tarafından yapıldığı konusunda da ihtilaf bulunmamaktadır. İlk 3 hakedişin tutarı 1.064.016,00 TL dir. 4. hakediş 08/08/2017 tarihinden 21/09/2017 tarihine kadar ki işleri kapsamaktadır. Bu hakedişin tutarı 258.162,60 TL dir. Yargıtay'ın uygulamalarında, eser sözleşmesi ilişkilerinde, sözleşme ilişkisinin devam ettiği sürece ve yüklenicinin işi bırakıp gittiği ya da eksik bıraktığı kanıtlanmadıkça gerçekleştirilen imalâtın yüklenici tarafından yapılmış olduğu karinesi kabul edilmektedir. (Yargıtay 6. HD. 2022/4621 E. 2022/5352 K.) Davacı ... Merkezi'ne verdiği 18/08/2017 tarihli dilekçe ile işi bitirdiğini bildirmiştir. Bu nedenle davacının bu tarihten sonra gerçekleştirdiği imalat bulunmadığı kabul edilmiştir. Dolayısıyla bilirkişi raporlarındaki, 43 günlük süreye ait 4 nolu hakedişteki işlerin 08/08/2017 - 18/08/2017 tarihleri arasındaki 10 günlük kısmının davacı tarafından yapıldığı görüşü mahkememizce yerinde görülmüştür. Buna göre davacının, her iki işten dolayı toplam alacağı %10 tenzilat uygulandığında: 1.064.016,00 TL + 60.037,81 TL + 1.527.324,15 TL =2.651.377,86 TL /100 x90 =2.386.240,16 TL dir. Davacı itirazlarında, davalının 31/08/2017 tarihinde gönderdiği azilname tarihine kadar çalıştığını ve ayrıca Kurtlusoğuksu Deresi İnşaatından dolayı %5 oranındaki tenzilatın (106.914,75 TL) peşin ödendiğini, dolayısıyla işin bırakıldığı tarihten sonraki hakedişlere isabet eden tenzilatlarında peşin kesildiğini, diğer taraftan, Yarıkkaya Deresi İnşaatı'ndan dolayı %10 tenzilat karşılığı 25.000,00 TL'nin peşin ödendiğini ileri sürmüştür. Ancak davacı resmi kuruma verdiği dilekçede işi 18/08/2017 tarihinde bıraktığını bildirmiştir. Ne var ki davacının ileri sürdüğü gibi, 31/08/2017 tarihine kadar işi sürdürdüğü, Kurtlusoğuksu Deresi işinde %5 tenzilatın peşin alındığı kabul edilir ve bunun 31/08/2017 tarihinden sonraki hakedişlere isabet eden kısmının iade edilmesi gerektiği düşünülür ve nihayet 25.000,00 TL nin de davacıya iade edilmesi gerektiği kabul edilse dahi; davacının alacaklı olduğu miktar çıkmamaktadır. Çünkü: Kurtlusoğuksu Deresi İnşaatının ilk 3 hakediş tutarı 1.064.016,00 TL dir. 08/08/2017 -21/09/2017 dönemine ait 43 günlük 4.hakediş tutarı ise 258.162,60 TL dir. Davacının işi 31/08/2017 tarihinde bıraktığı ve bu hakediş için 08/08/2017 -31/08/2017 döneminde 23 günlük çalışması bulunduğu varsayılır ise; 258.162,60 TL /43x23 =138.086,97 TL iş bedeli bulunmaktadır. Peşin ödendiği belirtilen %5 oranındaki ve 106.914,75 TL tutarındaki tenzilatın 60.105,14 TL sinin 31/08/2017 tarihine kadarki hakedişlere isabet ettiği, kalan 46.809,61 TL sinin ise sonraki hakedişlere isabet ettiği ve davacının iddia ettiği gibi iade edilmesi gerektiği varsayılırsa Kurtlusoğuksu işinden dolayı; 1.064.016,00 TL +138.086,97 TL = 1.202.102,97 TL /100 x 90 =1.081.892,67TL+ 46.809,61 TL = 1.128.702,28 TL alacağı olur. Yarıkkaya Deresinden dolayı ise; 1.527.324,15 TL /100 x 90 =1.374.591,73 TL alacağı bulunduğu belirtilmiştir. Bu işten dolayı sözleşmenin 3. Maddesinde belirtilen 25.000,00TL peşin ödeme, %10 oranındaki tenzilata dahil olması gereken bir ödemedir. Dolayısıyla raporlarda hesaplanan %10 tenzilatın içinde yer almaktadır. Ancak bu kaleminde iade edilmesi gerektiği varsayılsa dahi sonuç itibariyle 1.128.702,28 TL +1.374.591,73 TL +25.000,00 TL =2.528.294,01 TL alacak çıkmaktadır. Oysa davacının aldığı ödeme miktarı 2.584.023,37 TL dir. Bu nedenle açıklanan ihtimalde de davacının bakiye alacağı çıkmamaktadır. Sonuç itibariyle; ... tarafından davalı ...'a ihale edilen 2 ayrı işin taraflar arasındaki iki ayrı taşeronluk sözleşmesi ile davacıya taşere edildiği, davacının bu işleri %10 tenzilatla yapmayı üstlendiği, bu işlerden Yarıkkaya Deresi işinin tamamlandığı, kesin kabulünün yapıldığı, idare tarafından asıl yükleniciye teminatların iade edildiği, Kurtlusoğuksu Deresi işinin davacı tarafından yarım bırakıldığı, bu nedenle sözleşmenin davalı tarafından feshinin haklı olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş bir kira sözleşmesi bulunmadığı, Kurtlusoğuksu Deresi'ne ait sözleşme gereği araç ve gereçlerin davacı tarafından temin edilmesi gerektiği, davacının kiradan kaynaklanan bir alacağının bulunmadığı, işin bırakıldığı tarihe kadar Kurtlusoğuksu Deresi'nden dolayı hakettiği iş bedeli ve ayrıca Yarıkkaya Deresi işini tamamlamasından dolayı hakettiği iş bedelinin toplamından daha fazla ödeme aldığı ve bakiye alacağının bulunmadığı, kendi defterlerine göre de alacaklı olmadığı, faturalar davalıya gönderilmiş ise de, tebliğle ilgili olarak yukarıda yapılan açıklamalar nedeniyle davacının TTK'nın 21. Maddesinde düzenlenen karineden yararlanamayacağı, kaldı ki faturaya dayanılarak başlatılan icra takibine itirazın iptali için açılan davanın sözleşmelerden kaynaklanan bakiye alacak davası olarak ıslah edildiği gözetilerek davanın reddine dair aşağıdaki hüküm hukuka uygun bulunmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2- Alınması gereken 179,90TL karar ve ilam harcının , peşin alınan 7.653,89 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 7.473,99 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, kararın verildiği tarihte yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 88.085,84 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya ödenmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalının yapmış olduğu 105,26 TL yargılama giderinin davacıdan tahsil edilerek davalıya ödenmesine, 5-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/05/2023

Başkan ... E-İmza

Üye ... E-İmza

Üye ... E-İmza

Katip ... E-İmza

Atıf: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/607, K. 2023/239, T. 23.05.2023, www.arakarar.com/karar/adana-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-607-e-2023-239-k-af7024a27151