İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/602 E. 2024/578 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/602
Karar No
2024/578
Karar Tarihi

T.C . İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/602 Esas KARAR NO: 2024/578 DAVA: Alacak (Uluslarası Hava Taşımacılığından Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 24/11/2020 KARAR TARİHİ: 12/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Uluslarası Hava Taşımacılığından Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından UYAP üzerinden sunulan 24.11.2020 harç ikmal makbuz tarihli dava dilekçesinde özetle,

Davacının, 22.07.2020 tarihinde, ------- faaliyet gösteren --------- isimli müşterisinin siparişi üzerine, ------------ gönderi takip numaralı, 31.586,00 USD bedelli ticari gönderiyi, --------- ---------- adresine ulaştırması için konşimento bedelini ödeyerek davalıya teslim ettiğini, 29.07.2020 tarihinde davalıya ait internet sitesinden gönderinin akıbetini sorgulayan davacı şirket çalışanı, gönderinin, 23.07.2020 tarihinden sonra herhangi bir hareketinin olmadığını görmüş ve davalıya e-posta atarak, kargonun akıbeti hakkında bilgi talep ettiğini, 24.08.2020 tarihine kadar yapılan yazışmalarda, davacı gönderinin bulunup teslimini, davalı ise gönderinin araştırılmaya devam ettiğini, talep halinde navlun gideri ve çekme tazminatının ödeneceği vb. beyan ve talepleri tekrar ettiğini, bu durum üzerine, -------- Noterliği 24.08.2020 Tarih ----------- yevmiye no ile ihtar keşide edilerek, yaklaşık 32 gündür alıcısına teslim edilmeyen gönderinin 10 iş günü içerisinde bulunarak alıcısına teslimini aksi halde gönderi bedeli olan 31.586,00USD’nin ödenmesinin talep edildiğini, davalı tarafından 15.09.2020 tarihinde verilen cevabi ihtarda, yapılan tüm araştırmalar neticesinde gönderinin yer tespitin yapılamadığı ve Montreal sözleşmesi gereği ancak sorumlu oldukları kayıp tazminat bedelini olan 6.567, 64 TL’yi (talep halinde) ödeyebileceklerini belirttiğini, gönderinin yeterli güvenlik, kontrol ve izleme tedbirleri ile antrepodan uçağa kadar takibinin yapılmaması nedeni ile davalının ağır hizmet kusurunun/ihmalinin bulunduğunu, bu ağır kast/kusurun neticesinde, gönderinin taşıyıcının adamları tarafından ağırlığı ve değeri de nazara alınarak, tedbir ve dikkatten uzak olarak, bilerek, isteyerek ve pervasızca zayi edilmiş olduğunu, meydana gelen zarardan, davalının (asil ve adam çalıştıran olarak) sınırsız sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile; Şimdilik 250 USD zayi gönderi bedelinin, fiili ödeme tarihindeki ---------- Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının, temerrüt tarihi olan 15.09.2020 tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödenen en yüksek faiz işletilerek, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ---------- Şti. vekilinin 12.01.2021 tarihli UYAP üzerinden dosyaya gönderilen cevap dilekçesinde özetle, davada taşımacılık hukukuna ilişkin uluslararası sözleşmelerin uygulanması gerektiğini, davacının --------- konşimento numaralı gönderisi için özel bir fayda beyanında bulunulmadığı ve gönderisinin sigortasız olduğu da gözetildiğinde somut olayda Müvekkil Şirket’in sadece sınırlı sorumluluğundan söz edilebileceğini, bu kapsamda, davacının taleplerini ilettiği ihtarnameye karşı söz konusu cevaplarının --------- Noterliğinin 15.09.2020 tarihli ve --------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de davacıya bildirildiğini, Sözleşmelerde sınırsız sorumluluk hallerinin yalnızca yolcu ve bagaj taşımaları için düzenlendiğini, müvekkili Şirket’in her halükarda sınırlı sorumluluğundan söz edilebileceğini, emsal Yargıtay kararlarında da yük taşımalarına ilişkin olarak taşıyıcının sınırsız sorumluluğunun gündeme gelmeyeceği ve uyuşmazlığın çözümünde sınırlı sorumluluk maddelerinin dikkate alınması gerektiğinin açıkça ortaya koyulduğunu; Sayın Mahkeme’nin aksi kanaatte olması halinde ise, Montreal Sözleşmesi’nin 22. maddesinin 5. fıkrası uyarınca “Bir çalışanın ya da acentenin bir fiil ya da ihmalinin gerçekleşmesi durumunda çalışan ya da temsilcinin istihdamları kapsamında hareket ettiklerinin de ispatlanması kaydıyla, eğer hasarın, taşıyıcının, bir çalışanının ya da temsilcisinin hasar vermek niyetiyle ya da hasarın muhtemelen oluşacağı bilinerek dikkatsizce yaptığı bir fiili veya ihmali neticesinde oluştuğu ispatlanırsa, bu maddenin 1. ve 2. paragraflarındaki koşullar geçerli olmayacaktır’ şeklinde hükmü uyarınca, Müvekkil Şirket’in sınırsız sorumluluğu olduğunu iddia eden davacının, Müvekkil Şirket’in kastı ya da kasta yakın kusurlu eyleminin olduğunu ispat etmek zorunda olduğunu, ancak dosyada bunu ortaya koyan hiçbir delil ve bilimsel, objektif bir tespit de bulunmadığından, müvekkili şirket’in somut olayda yalnızca sınırlı sorumluluğundan söz edilebileceğini, davacıya sınırlı sorumluluk kapsamında ödeme yapılabileceği söylendiği halde işbu huzurda görülen davanın açılmış olmasına sebebiyet vermesi nedeniyle de yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesini, tamamen kötü niyetli, haksız, maddi ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tüm talepleri ile birlikte reddine karar verilmesini talep etmiştir. 11/05/2022 tarihinde alınan bilirkişi raporunda; "Sayın Mahkeme görevlendirmesi, dosya içeriği ve dosyada mevcut delillerin yukarıda detaylı olarak ele alınıp incelenerek, sayın Mahkemenin belirlediği uyuşmazlık konuları çerçevesinde değerlendirilmesi neticesinde, her türlü hukuki mütalaa ve takdir hakkı tamamı ile sayın mahkemeye ait olmak üzere; 1. Davacının dava dışı alıcısına satmış olduğu ürünlerin, davalının sorumluluğundaki havayolu taşıması esnasında zayi olduğunun taraflar arasında çekişmesiz olduğu, Montreal Konvansiyonu 18’inci madde kapsamında davalının havayolu taşıması esnasında oluştuğu sübuta eren zayiden sorumlu olacağı,2.Montreal Konvansiyonu 22’nci madde 3.fıkra gereği, özel bir fayda beyanında (malın kıymeti) bulunulmadığı durumda, taşıyıcının kargonun ziyasından dolayı sorumluluğunun sınırlı olacağı, bu bağlamda somut olayda tamamı zayi olan emtiadan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulabileceği sınırın (hüküm tarihinde TL karşılığının hesap edileceği) 627,00SDR olacağı, 3. Davalı için 15.09.2020 tarihinde temerrüdün oluştuğu, 4. Davacının hüküm tarihinde hesap edilecek USD cinsinden alacağına, 15.09.2020 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereği Kamu bankalarının USD cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranında faiz talep edebileceği sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı, keyfiyetin nihai takdiri ve her cenahtan hukuki tavsifi sayın mahkemeye ait olmak üzere arz olunur." şeklinde değerlendirme yapılmıştır.29/10/2023 tarihinde alınan bilirkişi raporunda, "Dava Dosyasında bulunan ve yukarıda yer verilen mevcut bilgi ve belgeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda tüm delillerin ve her türlü hukuksal durumun takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; 1- Dava Konusu Kaybolan Eşyaların İstanbul Havalimanı Gümrük Müdürlüğünce onaylanan ---------- sayı ve 23.07.2020 tarihli beyanname ile işleme alındığı bu beyannamenin ise ---------- “----------” adlı internet adresinden kontrol sorgusu yapıldığında beyannamenin işlemlerinin tamamlandığı ve 23.07.2020 tarihinde saat 23:50’de “KAPANMIŞ” Statüye geldiği görüldüğünden , eşyaların Davalı Taşımacı tarafından Uçağa yüklendiği ve Uçağın Yurt dışına hareket ettiği yani Eşyaların -------- Gümrük Bölgesini fiilen terk ettiği, bu Eşyaların yurt dışı edildiği yani --------- kaybolmadığı anlaşılmaktadır.Dolayısıyla bu noktada Eşyaların Davalı Taşımacı tarafından yeterli Güvenlik, Kontrol ve İzleme Tedbirleri ile Antrepodan Uçağa kadar Takibinin yapıldığı ve yüklemenin gerçekleştiği, 2- Kaybolan eşyalar ile ilgili taşımacının sorumluluk sınırının Davalı Gönderici tarafından yapılacak “Özel bir Fayda beyanı” şartına göre değişeceği fakat Uluslararası Havayolu taşımacılığına ilişkin düzenlenen Montreal Konvansiyonunda “Özel bir fayda beyanının” sadece gönderici tarafından düzenlenecek Konşimento ile yapılması gerektiği hususunun açıkça belirtilmediği gibi ne şekilde ve nasıl yapılacağının da net olarak belirtilmediği yani bu aşamada yoruma açık noktaların olduğu bu sebeple Davacı tarafından yapılan gönderinin Gümrüklü bir gönderi yani İhracat olması ve bu durumun taşımacı tarafından da bilinmesi, bu ihracat işlemine istinaden de ortada --------- onaylı bir fatura ve --------- bağlı Gümrük İdaresince Onaylı bir beyanname de olduğu, bu evrakların Davalı gönderici tarafından gümrükte işlem yapmak üzere Taşımacıya da verildiği hususları dikkate alındığında taşımaya konu olan eşyaların esas Kıymetinin somut olan bu belgelere istinaden Taşıma ücreti (Navlun) dahil CFR 31.586,00 USD olduğunun detaylı bir inceleme yapmaksızın Davalı Taşımacı tarafından anlaşılabileceği, 3-Ayrıca 2920 sayılı Türk Sivil havacılık Kanununun yukarıda yer verilen 110.maddesine istinaden dava dosyasında Taşımacı tarafından düzenlenen Hava yük senedine yani Konşimentoya rastlanmadığından Taşımacının bu yönde bir evrak hazırlayıp hazırlamadığının tam olarak anlaşılamadığı, yönünde görüş ve kanaatlerine ulaşılmıştır. Yukarıda yapmış bulunduğum açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK ’nın 266. madde hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, arz olunur." şeklinde değerlendirme yapılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Alacak (Uluslarası Hava Taşımacılığından Kaynaklı) talebine ilişkindir.--------- Havalimanı Kargo Gümrük Müdürlüğü'ne, --------- Havalimanı Kargo Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Bölge Amirliği'ne, ---------- Havalimanı Başmüdürlüğü'ne, --------- Havalimanı Başmüdürlüğü Gümrük Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere ile gelen cevap ile evraklar dosya kapsamına alınmıştır.Davacının; dava dışı alıcı --------- ülkesinde yerleşik ---------- firmasına, --------- Havalimanı Gümrük Müdürlüğünce 23.07.2020 tescil tarihli ---------nolu beyanname tahtında, 22.07.2020 tarih, ---------- numaralı e-fatura muhtevası toplam 28,5kg brüt ağırlığında, 6 farklı türde 219 adetten oluşan, (330,00USD navlun bedeli dahil) 31.586,00USD tutarında, peşin ödeme, ----------- teslim şekliyle muhtelif sağlık ekipmanı cinsi emtiayı sattığı, emtianın 22.07.2020 tarihinde --------- nolu konişmento ile davacı alıcının adresine havayolu ile nakliyesinin yapılması amacıyla davalıya teslim edildiği, davalı taşıyıcı tarafından alıcısına teslim edilemediği, emtianın tamamının zayi olduğunun davalı tarafından kabul edilerek sorumluluk sınırında tazmin teklifinin davacı tarafından kabul edilmeyerek, davacı tarafından davalının ağır kusurlu olduğu ve sorumluluk sınırlaması hakkını davalınım kaybettiği iddiasıyla, zayi olan emtia bedelinin (navlun ücreti dahil) tamamı olan 31.586,00USD’yi davalıdan tazmin talebiyle iş bu dava açılmıştır.Emtia faturası: Davacı ---------- Şti. tarafından, ---------- yerleşik dava dışı ----------- firması adına, 22.07.2020 tarih, ---------- numaralı e-faturanın düzenlendiği, fatura muhtevasının toplam 28,5kg brüt ağırlığında, 6 farklı türde 219 adetten oluşan muhtelif sağlık ekipmanı cinsi emtia, fatura tutarının (330,00USD navlun bedeli dahil) 31.586,00USD, peşin ödeme, -------- teslim şeklinde olduğu görülmüştür.Çeki listesi: Dosyaya sunulu olan bir çeki listesi mevcut değildir. Ancak Gümrük Çıkış beyannamesinde ihraç edilen her bir kaleme ait adedin emtia faturası ile aynı, toplam brüt ağırlığın 28,5kg, 1 koli olduğu anlaşılmıştır. ---------- üzerinde 23.07.2020/---------- nolu kantar fişi belirtilmiş olup, bu fiş beyanname eklerinde mevcut olmasa da diğer sunulan belgelerle emtianın brüt ağırlığının 28,5kg olduğu anlaşılmıştır. Zayi davalı taşıyıcı tarafından kabul edilmiş olup, herhangi bir ihbar süresine uymama durumu söz konusu değildir. Emtiadaki hasar ve zayiin ise davalı taşıyıcının sorumluluğundaki havayolu taşıması esnasında meydana geldiği, Havayolu konişmento: Dosyaya davacı vekili tarafından sunulan, aynı zamanda Gümrük İdaresinden de gelen ve aynı olduğu anlaşılan 22.07.2020 tanzim tarihli, ------------ nolu (Havayolu Taşıma Senedinin) konişmentonun; Gönderici/yükleyici firmanın davacı ---------- Şti., alıcının dava dışı --------- ----------, 1 koli içerisinde, 28,5kg brüt ağırlıkta, ----------- cinsi emtianın, --------- ---------- havayoluyla taşınmak üzere teslim alındığı, navlun ücretinin davacı gönderici tarafından ödeneceği, Beyan edilen toplam Taşıma Değeri sütunun boş olduğu, Konişmento üzerinde davalı taşıyıcıya taşınan eşyanın kıymeti hakkında bir beyanda bulunulmadığı, taşınan eşyanın kıymetine ait özel fayda beyanında bulunulmadığı tespit edilmiştir. Gümrük çıkış beyannamesi: Dosyaya davacı tarafından bir örneği sunulan ve Gümrük İdaresinden celp edilen aynı örnek --------- ---------- Havalimanı Gümrük Müdürlüğünce 23.07.2020 tescil tarihli ---------nolu beyannamede yer alan bilgilerin emtia faturasında yer alan bilgileri teyit ettiği görülmüştür. Mail yazışmaları: Dosyaya sunulan mail yazışmalarında, davacı tarafından 29.07.2020’de gönderinin akıbetinin sorulduğu, davalı tarafından çeşitli tarihlerde araştırmanın devam ettiği bilgisinin verildiği, 14.07.2020 tarihinde bulundu bilgisi verildiği, ancak bulunanın sadece taşınan ürünlerden 1 tanesine ait zarf olduğu ve lot numarasının tutmadığı belirtildiği görülmekle, koli ve muhtevası olan ürünlerin zayi olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır. İhtarnameler: Davacı firma tarafından davalı firmaya, ---------Noterliği kanalıyla --------- yevmiye nolu 24.08.2020 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği, davalıya taşınmak üzere teslim edilen --------- takip nolu, 31.586,00USD bedelli bir koli halindeki kargonun 32 gündür alıcısına teslim edilmediği, ihtarnamenin tebellüğünden itibaren 10 gün içinde alıcısına teslimi veya ürün bedelinin ödenmesini talep edildiğinin bildirildiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından ---------Noterliği kanalıyla ---------- yevmiye nolu 15.09.2020 tarihli cevabi ihtarname ile; mevzuat gereği müvekkili şirketin sınırlı sorumluluğunun söz konusu olacağı, sorumlu olunan tutar (28,5kg X22SDRX10,4747TL) = 6.567,64TL’nin kayıp tazminat faturası kesilerek müvekkili şirkete iletilmesi akabinde ihtarnamede belirtilen banka hesabına yatırılacağının bildirildiği görülmüştür. Islah;Davacı vekilince, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile 250 USD (karşılığı olan ) dava değerini , 31.586 ,00 USD (ödeme tarihindeki --------- Efektif Satış Kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığı) olarak ıslah edilmiştir. Taşıyıcının bu konişmento kapsamında taşıma sorumluluğunu üstlendiği ve tamamının zayii taraflarca çekişmesiz olan emtianın gerek konişmento gerekse ---------- üzerindeki brüt ağırlığı 28,5kg olduğundan sorumluluk sınırının hesaplanmasında bu miktarın esas alındığı, Davalıya taşınmak üzere teslim edilen emtianın tamamının zayi olması nedeniyle, fatura ve --------- üzerindeki emtia kıymeti olan 31.586,00USD (taşıyıcının sorumlu tutulabileceği) gerçek zarar tutarı olarak belirleneceği, Ancak tamamı zayi olan emtianın brüt ağırlığı 28,5kg olduğundan, taşıyıcının tazminat bağlamında sorumlu tutulabileceği azami tutar (sorumluluk sınırı) karar tarihindeki geçerli olan --------- tarafından ilan edilen SDR kuru dikkate alınarak belirlenmesi kaydıyla (28,5kg X 22SDR=) 627,00SDR ile sınırlı kalacağı,Konvansiyonun 22. Maddesine göre öngörülen sınırlı sorumluluk hali ” kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcının kargonun tahrip olması, kaybolması ya da kargoya hasar gelmesi halinde her kilogram için sorumluluğu kilogram başına 17 SDR ile sınırlıdır” denilmekte olup, bu sınırın beşer yıllık periyodlarla yenilenmesi konusunda 2014 yılında taraf ülkelerin katıldığı konferansta beş yıl için belirlenen sorumluluk sınırı her bir kilogram için 19 SDR, 29 Aralık 2019 tarihinden sonra meydana gelen hasarlar içinse 22 SDR olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda; somut olay konusu taşımada ---------- nolu konişmento (havayolu taşıma senedi) incelendiğinde, Beyan Edilen Toplam Taşıma Değeri sütunun boş bırakıldığı, gönderen tarafından taşıyıcıya taşınan eşyanın kıymeti hakkında beyanda bulunulmadığı, bir diğer ifadeyle özel fayda beyanında bulunulmadığı tespit edilmiştir. Gümrük kayıtlarında ve emtia faturasında bu değerin ifade edildiği dolaysıyla taşıyıcının bu bilgiye sahip olduğu iddia edilse de ‘hava senedinin ekinde fatura bulunmasının özel değer bildiriminin olduğunu göstermeyeceği Yüksek yargı tarafından da belirtilmiş, taşıyıcının konişmento dışında diğer belgeleri kontrol etme ve bunlardan haberdar olma gibi bir yükümlülüğü olmayıp, taşıma ile ilgili tüm talimatlar da dahil taşıyıcının bilmesi ve sorumlu olması gereken tüm hususların konişmentoda belirtilmesi gerekmektedir. Taşınan emtianın kıymeti ancak özel fayda olarak konişmentoda yazılı olarak belirtildiğinde taşıyıcının sorumluluğunun sınırı beyan edilen değere kadar taşınabilecektir. Böyle bir beyanın konişmentoda yokluğunda ise taşıyıcının sorumluluğunun sınırı, 22’nci maddenin 3.fıkrasında belirlenen, hasarlı veya eksik kısmın ağırlığının brüt kg başına 22,-SDR olarak kabul edilecektir. Her hâlükârda taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olacağı yüksek Yargı kararları ile de sabittir. Sonuç olarak ; Davacının dava dışı alıcısına satmış olduğu ürünlerin, davalının sorumluluğundaki havayolu taşıması esnasında zayi olduğunun taraflar arasında çekişmesiz olduğu, Montreal Konvansiyonu 18’inci madde kapsamında davalının havayolu taşıması esnasında oluştuğu sübuta eren zayiden sorumlu olacağı, Montreal Konvansiyonu 22’nci madde 3.fıkra gereği, özel bir fayda beyanında (malın kıymeti) bulunulmadığı durumda, taşıyıcının kargonun ziyasından dolayı sorumluluğunun sınırlı olacağı, bu bağlamda somut olayda tamamı zayi olan emtiadan dolayı taşıyıcının sorumlu tutulabileceği sınırın (hüküm tarihinde TL karşılığının hesap edileceği) 627,00SDR olacağı, Davalı için 15.09.2020 tarihinde temerrüdün oluştuğu, davacının hüküm tarihinde hesap edilecek USD cinsinden alacağına, 15.09.2020 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun’un 4/a maddesi gereği Kamu bankalarının USD cinsinden 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranında faiz talep edebileceği değerlendirilmekle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-627 SDR'nin hüküm tarihindeki ---------- kuru üzerinden (1 SDR = 1,34888 USD) hesap karşılığı 828,96 USD'nin 250 USD'sine 15/09/2020 tarihinden, 578,96 USD'sine ıslah tarihi olan 08/07/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A mad. gereğince yürütülecek faizi ile birlikte tutarın tahsil tarihindeki --------- verilerine göre TL karşılığının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 449,79 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 54,40 TL harç ve 9.268,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 9.322,40 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 8.872,61 TL harcın davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan harçtan mahsup edilen 449,79 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 5.250,00 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen ret oranına göre hesaplanan 137,78 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan 5.112,22 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT göre hesaplanan 6.584,60 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT göre hesaplanan 38.646,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 12/07/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/602, K. 2024/578, T. 12.07.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-602-e-2024-578-k-5a7ce20d7457