İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/562 E. 2023/283 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/562
- Karar No
- 2023/283
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/562 KARAR NO : 2023/283
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2020 KARAR TARİHİ : 31/05/2023 YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında bulunan sözleşmeye istinaden müvekkili firma tarafından sunulan hizmetler karşılığında düzenlenen ve toplam değeri 46.825,62 TL olan faturaların bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Adana 9. İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu 06/10/2020 havale tarihli dilekçesinde; yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin Mersin Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan icra takibinde muavin defter kaydı ve faturalara dayanılmışsa da davacının defter kaydı ile müvekkili şirketin ticari defterlerinin uyuşmadığını, müvekkili şirket tarafından davacı şirkete yapılan 70.528,00 TL tutarındaki ödemeye ait dekont ile çekleri sunduklarını, davacının ödeme emri ekinde tebliğ ettiği defter sayfasında alacak talebinin hangi faturalara dayandığının anlaşılamadığını belirterek davanın reddine, %20 'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Adana 9.İcra Müdürlüğünün 2020/... esas sayılı icra dosyasında, alacaklı davacı borçlu davalı hakkında 09/01/2020 tarihinde faturalar dayanak gösterilmek suretiyle toplam 46.825,62 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmış, süresinde yapılan itiraz üzerine takip durmuştur. Taraflara ait mal ve hizmet alımlarına ilişkin BA ve BS formları getirtilmiş, ticari defter ve belgelerin incelenmesine karar verilmiştir. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için görevlendirilen bilirkişi ... tarafından hazırlanan 05/07/2021 tarihli raporda; davalı ve davacı firma arasında hizmet alım sözleşmesine dayalı ticari ilişkinin olduğunu, davacı şirketin yasal ticari defterlerinin HMK'nın 222/2 maddesinde yer alan şartları sağladığı delil olarak değerlendirilebileceğini, dava konusu faturaların ticari defterlere usulüne uygun olarak kaydedildiğini, davacının defter ve kayıtlarına göre tespit edilen takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 37.853,96 TL asıl alacak 8.971,66 TL faizi ile birlikte toplam 46.825,62 TL alacağı olduğunu belirtmiştir. Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için Mersin Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat sonucunda Mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan 12/08/2021 tarihli raporda: davalı firmanın 2016,2017 ve 2018 yıllarına ait yevmiye, envanter ve kebir defterlerinin TTK'nın 64.maddesine uygun olarak yasal süresi içerisinde tasdik edilmiş olduğunu, 2016,2017 ve 2018 yıllarına ait yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin yasal süresi içinde yapılmış olduğunu, ticari defterin delil olabilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiğini, davalı firmanın ticari defterlerinin HUMK 'un 222/2 maddesi kapsamında delil teşkil etmekte olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı firmanın ticari defterlerine göre davalı firmanın takip tarihi itibari ile davacı firmadan 1.389,27 TL alacağının mevcut olduğunu, davacı firmaya bakiye bir borcunun bulunmadığını belirtmiştir. Talimat sonucu düzenlenen davalıya ait defterler ile davacıya ait defterlerin incelenmesi sonucunda düzenlenen iki raporunda karşılaştırılarak farklılığın hangi kalemden kaynaklı olduğunun, alacak ve borç hususunun netleştirilmesi için dosyanın bilirkişi ... tarafından hazırlanan 13/12/2021 tarihli raporda; davacı şirketin kayıtlarında toplam 26.155,00 TL ödeme kalemlerinin bulunduğunu, ancak davalı şirketi kayıtlarında ise toplam 40.028,00 TL ödeme kalemlerinin bulunduğunu, davalı şirket kayıtlarında ... Bankası ile havale yapılan ödeme işlemlerinin kayıtlarında yer aldığını, ancak davacı şirket kayıtlarında yer almadığını, davacı şirketin 2016 yılından 12.786,90 TL devir 2017 yılında 51.222,06 TL olmak üzere toplam 64.008,96 TL fatura alacağına karşılık 26.155,00 TL defter kayıt ve 13.873,00 TL ödeme dekontları ile toplam 40.028,00 TL olduğunu, bu duruma göre davacı şirketin davalı şirketten toplam 23.980,96 TL alacağının bulunduğunu belirtmiştir. Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. ( 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.(Yargıtay 23 HD 2015/2467 E 2015/7975 K ve 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. İBK ) Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; Davanın, İİK.'nun 67.maddesi gereğince açılmış faturadan kaynaklı alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklı tarafından, davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine Adana 9. İcra Müdürlüğü'ne ait 2020/... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiği, takibin dayanağının, ..., ..., ... numaralı faturalar ile muavin defterlerinden kaynaklı 46.825,62 TL alacak olduğunun belirtildiği, başlatılan söz konusu takibe davalı borçlunun borca itiraz etmesiyle durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve bu ilişkiden kaynaklı borcun tespiti için taraf defterlerinin mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği ayrıca tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden BA-BS formlarının istenildiği, taraflarca hizmet alım satımından kaynaklanan ticari ilişkinin inkar edilmediği, somut uyuşmazlıkta davacı ticari ilişkiye konu mal veya hizmeti verdiğini davalı ise buna istinaden ödeme yaptığını ispatla yükümlü olduğu, hizmetin verilmediğine ilişkin bir iddianın bulunmadığı, uyuşmazlığın davalı tarafça ödeme yapılmadığına yönelik iddiadan kaynaklandığı, ödeme yapıldığına ilişkin ispat yükünün ise davalıda bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı borcun tespiti için taraf defterlerinin mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, taraf defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporları arasındaki farklılığın hangi kalemlerden kaynaklandığının tespiti için dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edildiği, düzenlenen 13/12/2021 tarihli raporda; davacı şirketin kayıtlarında toplam 26.155,00 TL ödeme kalemlerinin bulunduğunu, ancak davalı şirketi kayıtlarında ise toplam 40.028,00 TL ödeme kalemlerinin bulunduğunu, davalı şirket kayıtlarında ... Bankası ile havale yapılan ödeme işlemlerinin kayıtlarında yer aldığını, ancak davacı şirket kayıtlarında yer almadığını, davacı şirketin 2016 yılından 12.786,90 TL devir 2017 yılında 51.222,06 TL olmak üzere toplam 64.008,96 TL fatura alacağına karşılık 26.155,00 TL defter kayıt ve 13.873,00 TL ödeme dekontları ile toplam 40.028,00 TL olduğunu, bu duruma göre davacı şirketin davalı şirketten toplam 23.980,96 TL alacağının bulunduğunun" tespit edildiği, bilirkişi raporunda tespit edilen taraf defterlerindeki farklılıklar tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından 2016 yılında 46.786,90 TL fatura düzenlendiği ve davalı tarafça 34.000 TL'lik ödeme yapıldığının defterine işlendiği, davalı tarafçada davacı tarafından 34.310,23 TL'lik fatura düzenlendiğinin ve 30.500 TL'lik ödeme yapıldığının defterine işlendiği her iki tarafça da vergi dairesine 2016 yılı için 27.267 TL'lik bildirimde bulunulduğu gözetildiğinde vergi dairesine eksik bildirimin yapıldığının defter kayıtlarıyla sabit olduğu anlaşılmakla davalının defter kaydında bulunan fatura bedeli olan 34.310,23 TL'lik ürün/hizmeti davacıdan aldığının davalının kabulünde olduğu fazlasının davacı tarafça ispat edilmesinin gerektiği buna dair delilin bulunmadığı, ödemeye ilişkin olarak davacı defterinde 2016 yılı için 34.000 TL'lik ödeme yapıldığının kayıtlı olduğu gözetilerek davacı tarafça bu miktar ödeme yapıldığının kabul edildiğinin anlaşıldığı, 2017 yılı için ise Davacı tarafından davalıya 52.222,06 TL fatura düzenlendiği ve davalı tarafça 26.155 TL'lik ödeme yapıldığının defterine işlendiği, davalı tarafçada davacı tarafından 38.638,73 TL'lik fatura düzenlendiğinin ve 40.028,0 TL'lik ödeme yapıldığının defterine işlendiği her iki tarafça da vergi dairesine 2017 yılı için 37.835 TL'lik bildirimde bulunulduğu gözetildiğinde vergi dairesine eksik bildirimin yapıldığının defter kayıtlarıyla sabit olduğu anlaşılmakla davalının defter kaydında bulunan fatura bedeli olan 38.638,73 TL'lik ürün/hizmeti davacıdan aldığının davalının kabulünde olduğu fazlasının davacı tarafça ispat edilmesinin gerektiği buna dair delilin bulunmadığı, ödemeye ilişkin olarak davacı defterinde 2017 yılı için 26.155 TL'lik ödeme yapıldığının kayıtlı olduğu, ödemeye ilişkin ispat yükünün davalı da olduğu davalı defterine işlenen 2017 yılı için 40.028 TL'lik ödeme kaydının dosya içerinde bulunan banka dekontlarıyla sabit olduğu görülerek 2017 yılı için davalı tarafça bu miktar ödeme yapıldığının kabulünün gerektiği görülerek açıklanan tüm bu nedenlerle 2016/2017 yılları için toplam 72.948,96 TL fatura düzenlendiği mal/hizmet alındığı karşılığında 74.028,0TL ödeme yapıldığı davacının davalıdan alacağının bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine, takibin kötü niyetle yapıldığının gösterir bir delilin bulunmadığı dosya kapsamında verilmiş ve infaz edilmiş bir tedbirinde bulunmadığı gözetilerek kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Davalının kötü niyet tazminat taleplerinin reddine, 3-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 179,90 TL harcın peşin alınan 799,67TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 619,77TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00TLvekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ) 7-Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1320TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/05/2023
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza